Televizyon İzleme İle İlgili Anket Sonuçları

İsimli konu WH 'Genel' kategorisinde, kızılkıyamet üyesi tarafından 17 Ocak 2013 tarihinde yazılmıştır. Televizyon İzleme İle İlgili Anket Sonuçları hakkında bilgi ve tartışmalar.

  1. Tv İzleme Anket Sonuçları


    Bu kısımda anketle öğrencilerden toplanan nicel ve nitel verilerin istatistik tekniklerle
    analizi sonucu ulaşılan bulguların sonuçları verilmiştir.
    • Anketi cevaplayanların yoğunluğunun 13–14 yaş ve 16–17 yaş grubunda toplandığı
    görülmektedir.
    • Ankete cevap verenlerin % 55,6’sı kız, % 44,5’i ise erkektir.
    • Öğrencilerin ailelerinin genelinde görülen düşük ve orta düzey gelir grubuna sahip
    olmasıdır.
    • Öğrenci annelerinin büyük çoğunluğu ev hanımıdır.
    • Öğrenci ailelerinin birey sayısı dört ve beşin üstünde yoğunlaşmaktadır.
    • Öğrenci annelerinin öğrenim durumlarının yoğunluğu ilkokul, ortaokul ve liselerdedir.
    • Öğrenci babalarının öğrenim durumları ilkokul, ortaokul ve lise mezuniyetinde
    yoğunlaşmaktadır.
    • Öğrencilerin % 86,3’lük bir bölümü “TV izlemeyi seviyor musunuz?” sorusuna
    “Evet” cevabı vermiştir.
    • Katılımcıların hemen hemen hepsinin evinde TV vardır.
    • Evinde ulusal ve uluslararası TV izlemek için gerekli olan dijital anten alıcısı
    kullananlar ise %51,9; yerel TV’leri izlemek için anteni evin – apartmanın çatı katında
    olanlar %41,8; şifreli kanalları izlemek için gerekli alıcıları kullananlar % 6,3’tür.
    • Öğrencilerden hafta içi 1 saatten az TV izleyenler % 40,0; hafta sonu TV izleyenler %
    18,6’dır.
    • Hafta içinde 1 – 3 saat TV izleyenler % 49,3; hafta sonunda % 50,4’tür.
    • Hafta içinde 4 – 6 saat TV izleyenler % 7,3; hafta sonunda % 22,6’dır.
    • Hafta içinde 6 saatten fazla TV izleyenler % 3,3; hafta sonunda % 8,3’tür.
    • Öğrencilerden 18.00 – 21.00 arasında TV izleyenler %54,3’tür; 21 ve sonrası
    izleyenler ise %21,1’dir.


    • Çizgi film izleyenler % 31,0’dir.
    • Yabancı film izleyenler % 51,6’dır.
    • Yerli film izleyenler %53,9’dur.
    • Magazin ve paparazzi programlarını izleyenler % 19,2’dir.
    • Eğitici program izleyenler % 33,8’dir.
    • Belgesel ve çevre bilincini artıran yayınlar izleyenler % 50,3’dir.
    • Spor programlarını izleyenler % 41,9’dur.
    • Dizi izleyenler %56,6’dır.
    • Müzik programlarını izleyenler %58,6’dır.
    • Haberler ve haber programlarını izleyenler %54,0’dır.
    • TV programlarında seçim yapmayanlar %91,2’dir.
    • Gerilim ve şiddet içeren programları izleyenler %31,8’dir.
    • TV izlemeyenler %5,1’dir.
    • Öğrencilerin % 30,6’sı TV izleme konusunda anne ve babaları tarafından
    yönlendirilmemekte; % 52,3’ünün bazen yönlendirilmekte; % 17,1’i ise her zaman
    yönlendirilmektedir.
    • Öğrenciler TV izleme konusunda yönlendirilirken izleme süresi konusunda
    yönlendirilenler %45,4; izleme saati konusunda yönlendirilenler % 31,8; program
    seçimi konusunda yönlendirilenler % 22,8’dir.
    • Öğrencilerin çoğunluğu okullarında veya okul dışında sosyal etkinliklere
    katılmaktadırlar (% 59,2).
    • Öğrencilerin % 37,8’inin evinde kişisel bilgisayarı olup % 62,2’sinin evinde kişisel
    bilgisayarı yoktur.
    • Öğrencilerin % 11,3’ü her gün, % 15,0’ı haftada birkaç kez, % 11,2’si haftada bir kez,
    % 62,5’i ise ara sıra VCD, DVD ve video izlediklerini belirtmişlerdir.
    • İzlediğim programlardaki kahramanları rüyamda görüyorum diyenlerin oranı %
    16,8’dir.


    • Öğrencilerden çok sevdikleri bir filmin kahramanıyla karşılaştıklarında ona “ Sizin
    hayranınızım.” diyenler % 60,4; “Sizi örnek alıyorum.” diyenlerin % 15,0; “Her
    olayda sizin gibi davranmak istiyorum.” diyenler 5,9; “Sizi her izlediğimde yerinizde
    olmak isterdim.” diyenler 18,7’dir.
    • Öğrencilerin evlerinde çizgi film seyredilme oranı % 23,4’tür.
    • Dizi film izlenme oranı % 57,8’dir.
    • Haber izlenme oranı % 61,4’tür.
    • Müzik - magazin programlarının izlenme oranı % 24,5’tir.
    • Spor programları izlenme % 38,2’dir.
    • Tartışma- açık oturum izlenme oranı % 22,2’dir.
    • Eğlence programlarının izlenme oranı % 20,1’dir.
    • Belgesellerin izlenme oranı % 37,8’dir.
    • Yarışma programlarının izlenme oranı % 34,6’dır.
    • Öğrenciler evlerinde izlenen TV kanallarının seçiminde babalarının % 19,3 oranında
    etkilidir. Annelerinin etkisi ise % 7,1’dir. kendileri % 7,4 oranında etkilidir.
    • Öğrencilerin %39, 8’i çizgi filmleri Maxi TV’de, %21,4 ATV’de, % 31,4’ü Kanal
    D’de, %7,4 Star’da izlediğini belirtmiştir.
    • Öğrenciler eğlence programlarını TRT’ de %38,0; Show TV’de %37,7; ATV’de
    %9,4; Kanal D’de %14,9 oranında izlemektedirler.
    • Öğrenciler Yarışma programlarını TRT %41,5; Show %26,3; ATV %13,8; Kanal
    D%18,4 oranında izlemektedirler.
    • Öğrenciler tartışma programlarını Show TV’de %68,4; ATV %14,1; Star %9,2;
    Kanal D%8,4 oranında izlemektedirler.
    • Öğrenciler haber programlarını Show TV %59,3; ATV %16,7; Kanal D %8,9; Star
    %8,8; oranında izlenmektedirler.
    • Öğrenciler magazin programlarını Show TV’de %60,2; Kanal D’de %16,7; Star’da
    % 12,1; Kral TV’de % 11,1 oranında izlemektedirler.


    • Öğrenciler dizi filmleri Show % TV’de 56,8; ATV’de %17,7; Kanal D’de %15,9;
    Star’da %9,6 oranında izlemektedirler.
    • Öğrenciler Belgeselleri TRT’de %69,8; NTV’de %12,4; CNN Türk’te %3,8;
    National Feofraphic’de %14,0 oranında izlemektedir.
    • Öğrenciler Spor programlarını Digi Türk’te %53,6; TRT’de %15,9; Show TV’de
    %8,0; NTV’de %22,4 oranında izlemektedir.
    • Öğrenciler sırasıyla; komedi filmlerini % 57,6; macera filmlerini % 54,0; aksiyon
    filmlerini % 42,7; duygusal filmleri % 39,0; savaş konulu filmleri % 30,9; tarihi
    filmleri % 30,1; aile konulu filmleri % 29,2; Vestern türü filmleri % 20,8 oranında
    • Öğrencilerin % 34,2’si şiddet içerikli programların, % 80,1’i cinsel içerikli
    programların, % 18,5’i korku ve gerilim içerikli programların, % 46,6’sı kötümserlik
    veren yayınların evlerinde velileri tarafından izlenmelerine izin vermediğini
    belirtirken; % 16,3’ü ise böyle bir ayırım yapılmadığı yönünde görüş bildirmiştir.
    • Öğrencilerden TV’nin insanlara katkısını “Bilgi ve görgümüzü artırıyor.” olarak
    belirtenler % 46,6; “Eğitim konusunda daha bilinçli olmamızı sağlıyor.” diyenler %
    34,7; “Çevre bilincini artırıyor.” diyenler % 31,6; “Haber, açık oturum programları
    aile bireylerinin kendini ifade etmesine yarıyor.” diyenler % 28,7; “Ailenin aynı
    ortamda buluşmasını sağlar.” diyenler % 28,5; “Sevilen ortak programlarla aile içi
    paylaşım artıyor.” diyenler % 27,3; “Siyasal olarak bilinçlenmeme katkı sağlıyor.”
    diyenler % 25,7; “Millî ve manevi değerlere duyarlılığımızı artırıyor.” diyenler %
    21,0; “Kendimi dünya vatandaşı gibi hissetmemi sağlıyor.” diyenler % 17,6; “Değerler
    dünyama olumlu katkı sağlıyor.” diyenler % 14,0; “Direkt konuşulmayan ailevi
    sorunların konuşulmasına zemin hazırlıyor.” diyenler % 12,2 oranındadır.
    • Öğrencilere göre TV’nin zararları sırasıyla yüzde olarak şu şekilde sıralanmaktadır.
    “Okulda ve çevrede şiddet eğilimini özendirip artırıyor.” ifadesine “Evet”
    diyenler %48,1; Aile içi sohbeti engelliyor.” ifadesine “Evet” diyenler % 46,3;
    “Bazı yayınlar aile içi tartışmalara sebep oluyor.” ifadesine “Evet” diyenler %
    30,2; “İzlediğimiz reklamlar ve diğer programlar tüketim alışkanlığımızı
    değiştirerek bilinçsiz tüketime yönlenmemize neden oluyor.” ifadesine “Evet”
    diyenler % 28,2; “Aile bireylerinin sorunlarını ve çözümünü bulmayı sağlıyor.”
    ifadesine “Evet” diyenler % 21,0; “İzlediğimiz programlardan etkilendiğinde
    bende başkalarıyla yarışma ve onları asma duygusu uyanır.” ifadesine “Evet”


    diyenler % 19,2; “Aile bireylerinin daha bencil olmasına neden oluyor.” ifadesine
    “Evet” diyenler % 17,5; “ Aile bireylerinin kendi başına buyruk olmasına neden
    oluyor.” ifadesine “Evet” diyenler % 16,7; “İzlediğimiz programlardan
    etkilendiğimde benden daha iyi yaşayan insanlara karşı içimde nefret duygusu uyanır.”
    ifadesine “Evet” diyenler % 10,1; “Aile ve akrabalık ilişkilerinde yönlendirici rol
    oynuyor.” ifadesine “Evet” diyenler 9,5%; “Aile bireylerinin daha özverili
    olmasına neden oluyor.” ifadesine “Evet” diyenler % 4,6 oranındadır.
    • Öğrenciler; “TV Programları inandırıcıdır.” ifadesine %27,1 oranında kesinlikle
    katılmakta; %18,7 oranında katılmakta; %30,3 oranında fikir belirtememekte; %23,9
    oranında katılmamaktadırlar.
    • “TV programları çocuğun yaşayabileceği şeylerle ilgilidir.” ifadesine “Kesinlikle
    katılıyorum.” diyenler %23,8; “Katılıyorum.” diyenler %20,8; Fikrim yok.” diyenler
    %32,4; “Katılmıyorum.” diyenler %23,0 oranındadır.
    • “TV programları güvenilirdir.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler %36,8;
    “Katılıyorum.” diyenler %12,3; “Fikrim yok.” diyenler %16,3; “Katılmıyorum.”
    diyenler ise %34,5 oranındadır.
    • “TV programları çocuğun olmak isteyeceği insanı tanımlar.” ifadesine “Kesinlikle
    katılıyorum.” diyenlerin oranı %27,8; “Katılıyorum.” diyenlerin oranı %18,9; “Fikrim
    yok.” diyenlerin oranı %29,6; “Katılmıyorum.” diyenlerin oranı %23,7’dir.
    • “TV programları gerçek hayata uygundur.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.”
    diyenler %20,2; “Katılıyorum.” diyenler %21,0; “Fikrim yok.” diyenler %26,4;
    “Katılmıyorum.” diyenler %32,4 oranındadır.
    • “TV programları beni okuldan soğutuyor.” ifadesine kesinlikle katılanlar %49,4;
    katılanlar %12,6; fikri olmayanlar %15,3; katılmayanlar %22,7 oranındadır.
    • “Her eve dijital kanal ve uydu anteni gereklidir.” ifadesine “Kesinlikle
    katılıyorum:” diyenler %39,5; “Katılıyorum.” diyenler %21,5; “Fikrim yok.” diyenler
    %20,5; “Katılmıyorum.” diyenler %18,4 oranındadır.
    • “TV programlarının tercihinde aile içi tartışmalar olması bazen huzursuzluğa
    yol açmaktadır.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 31,8; “Katılıyorum.”
    diyenler % 28,4; “Fikrim yok.” diyenler % 18,0; “Katılmıyorum.” diyenler % 21,8
    oranındadır.


    • “TV çocukların ruhsal ve bedensel gelişmesinde etkili olmaktadır.” ifadesine
    kesinlikle katılanlar % 33,7 oranında; katılanlar % 28,1 oranında; fikri olmayanlar %
    23,3 oranında; katılmayanlar % 14,8 oranındadır.
    • “Evde birkaç televizyon bulunduğu zaman aile içi ilişkiler zedeleniyor.” ifadesine
    “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 36,4; “Katılıyorum.” diyenler % 21,2; “Fikrim
    yok.” diyenler % 20,3; “Katılmıyorum.” diyenler % 22,1 oranındadır.
    • “TV’de sunulan programların içeriği eğitim hayatını önemsizleştirmektedir.”
    ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 24,8; “Katılıyorum.” diyenler % 21,4;
    “Fikrim yok.” diyenler % 30,5; “Katılmıyorum.” diyenler % 23,3 oranındadır.
    • “TV akrabalık ve misafirlik ilişkilerini olumsuz etkiliyor.” ifadesine “Kesinlikle
    katılıyorum.” diyenler % 30,5; “Katılıyorum.” diyenler % 19,3; “Fikrim yok.” diyenler
    % 27,7; “Katılmıyorum.” diyenler % 22,5 oranındadır.
    • “TV ahlaki ve millî duygularımı güçlendirir.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.”
    diyenler 27,0% ; “Katılıyorum.” diyenler % 19,4; “Fikrim yok.” diyenler % 33,9;
    “Katılmıyorum.” diyenler % 19,8 oranındadır.
    • “TV yayınları dünyayı ve değişik kültürleri tanımamıza katkıda
    bulunmaktadır.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 40,6;
    “Katılıyorum.” diyenler % 33,8; “Fikrim yok.” diyenler % 14,9; “Katılmıyorum.”
    diyenler % 10,7 oranındadır.
    • “TV yayınları ve reklamlar ihtiyaç dışı tüketimi artırıp aile ekonomisine zarar
    vermektedir.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 30,3; “Katılıyorum.”
    diyenler % 20,9; “Fikrim yok.” diyenler % 29,5; “Katılmıyorum.” diyenler % 19,3
    oranındadır.
    • “Yabancı TV ailede eski yeni kuşak arasındaki iletişimin bozulmasında etkili
    olmaktadır.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 30,3; “Katılıyorum.”
    diyenler % 18,7; “Fikrim yok.” diyenler % 37,8; “Katılmıyorum.” diyenler % 13,2
    oranındadır.
    • “Yayınların birçoğu Türk aile yapısına uygun değildir.” ifadesine “Kesinlikle
    katılıyorum.” diyenler % 33,2; “Katılıyorum.” diyenler % 30,1; “Fikrim yok.” diyenler
    % 22,9; “Katılmıyorum.” diyenler % 13,8 oranındadır.
    63
    • “TV yayınları aile bireylerinin yaşayışına olumsuz olarak yön verici özellikler
    taşımaktadır.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 25,1; “Katılıyorum.”
    diyenler % 24,7; “Fikrim yok.” diyenler % 30,8; “Katılmıyorum.” diyenler % 19,4
    oranındadır.
    • “TV yayınları aile bireyleri arasındaki ilişkilere olumsuz olarak yön
    vermektedir.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler 25,6% ; “Katılıyorum.”
    diyenler % 27,4; “Fikrim yok.” diyenler % 27,6; “Katılmıyorum.” diyenler % 19,4
    oranındadır
    • “TV yayınları aile içi davranışlara yön vermektedir.” ifadesine “Kesinlikle
    katılıyorum.” diyenler % 25,8; “Katılıyorum.” diyenler % 27,7; “Fikrim yok.” diyenler
    % 30,0; “Katılmıyorum.” diyenler % 16,3 oranındadır.
    • “Evde TV izlenirken cinsellik, şiddet ve korku içeren bazı sahnelere müdahale
    edilmelidir.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 45,7; “Katılıyorum.”
    diyenler % 23,2; “Fikrim yok.” diyenler % 20,9; “Katılmıyorum.” diyenler % 10,2
    oranındadır.
    • “Aile içi ilişkileri konu alan yapımlar aile bireyleri arasındaki ilişkileri olumlu
    olarak etkilemektedir.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 31,6;
    “Katılıyorum.” diyenler % 24,8; “Fikrim yok.” diyenler % 30,5; “Katılmıyorum.”
    diyenler % 13,1 oranındadır.
    • “Magazin programları gençlerin yaşantı ve beklentilerini olumlu olarak
    etkilemektedir.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 38,1; “Katılıyorum.”
    diyenler % 26,2; “Fikrim yok.” diyenler % 22,4; “Katılmıyorum.” diyenler % 13,3
    oranındadır.
    • “TV gençleri ailelerinden bağımsız yaşamaya ve davranmaya itmektedir.”
    ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 37,0; “Katılıyorum.” diyenler % 22,0;
    “Fikrim yok.” diyenler % 23,1; “Katılmıyorum.” diyenler % 17,9 oranındadır.
    • “TV programları dürüstlüğü aşılayıcı niteliktedir.” ifadesine “Kesinlikle
    katılıyorum.” diyenler % 29,7; “Katılıyorum.” diyenler % 20,5; “Fikrim yok.” diyenler
    % 27,0; “Katılmıyorum.” diyenler % 22,8 oranındadır.
    • “TV programları bana göre kötü söz içermez.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.”
    diyenler % 32,1; “Katılıyorum.” diyenler % 15,1; “Fikrim yok.” diyenler % 30,2;


    “Katılmıyorum.” diyenler % 22,6 oranındadır. Öğrencilerin yarıya yakını TV
    programlarının kötü söz içermediğini belirtmektedir.
    • “TV programları beni mutlu eder.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler %
    29,0; “Katılıyorum.” diyenler % 26,2; “Fikrim yok.” diyenler % 25,4;
    “Katılmıyorum.” diyenler % 19,4 oranındadır.
    • “TV programları çocuğun taklit edeceği saldırganlık tavırları içermez.” ifadesine
    “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 39,1; “Katılıyorum.” diyenler % 17,3; “Fikrim
    yok.” diyenler % 22,4; “Katılmıyorum.” diyenler % 21,2 oranındadır.
    • “TV programları çocuğun taklit edeceği bir kişilik canlandırmaz.” ifadesine
    “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler % 33,6; “Katılıyorum.” diyenler % 12,5; “Fikrim
    yok.” diyenler % 25,5; “Katılmıyorum.” diyenler % 28,4 oranındadır.
    • “TV programları öğreticidir.” ifadesine “Kesinlikle katılıyorum.” diyenler %24,8;
    “Katılıyorum.” diyenler %25,2; “Fikrim yok.” diyenler %30,0; “Katılmıyorum.”
    %20,0 oranındadır.
    • “TV programları çocuğu duygusal olarak harekete geçirir.” ifadesine “Kesinlikle
    katılıyorum.” diyenler % 31,7; “Katılıyorum.” diyenler % 23,6; “Fikrim yok.” diyenler
    % 30,4; “Katılmıyorum.” diyenler % 14,3 oranındadır.

    Öneriler


    • Televizyon programlarındaki olumlu modellerin çocuklar için yapıcılığı göz önüne
    alınırken olumsuz modellerin de o denli yıkıcı olduğu bilinmeli ve çocuk
    programlarının buna göre yapılandırılmalıdır.
    • Hatasız bir gramerle ve yaşayan bir Türkçe ile program oluşturmaya özen
    gösterilmelidir.
    • Çocuklar için hazırlanan televizyon programlarının eğiticilik yönü izlenmeli izleme
    sonucunda çıkan değerlendirme raporlarına göre programlar hazırlanmalıdır.
    • Yayınlardaki eğitici kavramlar soyut düzeyde verilmemeli, somut örneklerle çocuğa
    “yaşatılarak” aktarılmalıdır.
    • Çocuk için hazırlanan televizyon dizileri, ondaki yardımseverlik, yurtseverlik ve
    insan severlik gibi değerleri pekiştirmeli; farklı konularda düşünme fırsatı vererek
    gerektiğinde sentez, yorum ve kıyaslama yapabilmesine olanak hazırlamalıdır.
    • Yayınlarda çocuğa verilecek iyi değerler, çocuğun iyiyi ve doğruyu kendi başına
    bulabilmesi sağlayacak nitelikte olmalıdır.
    • Çocuk yayınları toplumsal değerleri çocuğa aktarabilmelidir.
    • Anne ve babalar zaman zaman televizyonu kapatabilmeli, müzik dinlemek ve kitap
    okumak gibi farklı uğraşlarda bulunarak, çocuklarına örnek olabilmelidirler.
    Okullarda buna yönelik olarak veliye seminerler verilmelidir.
    • Anne ve babalar; çocuktaki saldırganlık tepkilerini harekete geçirebilecek ya da
    onları aşırı uyaran ve toplumsal değer yargılarını değiştirmeye neden olan dizileri
    izlemelerine engel olmalıdırlar.
    • Aileler çocuklarının televizyon izleme saatlerini ve televizyonda izleyecekleri
    programları önceden belirlemeli ve asla taviz vermemelidirler.
    • Çocukların kurmaca gerçeklikle yaşanan gerçekliği ayırt etmelerine yönelik eğitici
    seminerler verilmelidir.
    • Çocukların televizyona fazla bağlanıp arkadaş çevresinden uzaklaşması
    engellenmelidir.


    • Velilere çocuklarına yapıcı yönlendirmenin nasıl yapılacağı konusunda seminerler
    verilmelidir.
    • Velilere olumlu model olma konusunda eğitimler verilmeli.
    • Çocukların televizyonda şiddet izlemelerinin önüne geçilmelidir.
    • Televizyon izleme süreleri konusunda çocuklar yönlendirilmelidir.
    • Çocukların hangi televizyon programlarını izlediklerini, hangi filmlere eğilimli
    olduklarını belirlemeye yönelik çalışmalar yapılmalıdır.
    • Şiddet içeren filmlerin etkisinden çocukların korunmasına için tür filmler geç
    saatlerde yayına konmalıdır.
    • Haberlerde, şiddet içeren ve üzücü görüntüler yer almamalı ve defalarca, üstü bantlı
    olsa da gösterilmemelidir.
    • Çocuk programları ve çizgi filmlerin çeşidi ve süresinin arttırılmalı; bu filmlerde
    çocukların kimliklerinin oluşumunu sağlayıcı içerik önceden belirlenmelidir.
    • Türk kültüründe yer etmiş halk tiplemelerine çocuk programlarında daha çok yer
    verilip çocuklara tanıtılmalıdır.
    • Çocuk dizileri ve çocuk programlarında argo sözcükler kullanılmamalıdır.
    • Çocuklara yönelik programlar akşam 19.00 ile 21.00 arasında gösterilmelidir
    • Resmî televizyon kanalları arasında sadece çocuklara yönelik ve çocukların sunduğu
    bir kanal yer almadır.
    • Televizyonda izlenen görüntülerin anlamlarının okunması ve yorumlanması eğitimi
    verilmelidir.
    • İzleyicinin kendini savunabilmesi için, hazırlıklı bir kafaya ve birbirini bütünleyen
    bir değer sistemine sahip olması için çalışmalar yapılmalıdır. Bu çerçevede
    öğrencilerin bilinçli okur olmaları sağlanmalıdır.
    • Ebeveynlere TV nin etkileri konusunda eğitim vermeye çaba gösterilmeli, çocuklara
    eleştirel TV izleme becerisi kazandırılmalıdır.
    • Ebeveynler çocuklarının TV izlemesini günde 1–2 saatle sınırlandırılmalıdır.
    • Ebeveynler çocuklarının seyredeceği programların seçimine katılmalıdır.


    • Ebeveynler çocukların izlediklerini yorumlamalarına yardım etmek amacıyla onlarla
    birlikte TV izlenmelidir.
    • Ebeveynler çocuklarına model olup programlar konusunda seçici davranmalıdır.
    • Ebeveynler çocuklarını televizyon izlemek yerine, kitap okumaya yönlendirmelidir.
    • Ebeveynler çocuklarının odalarına ve kendi yatak odalarına televizyon koymamalı;
    televizyon, oturma odasında ve merkezi olmayan bir yere konulmalıdır.
    • Zararlı yayınlarla ilgili Bakanlıkta bir birim kurulmalı bu tür programları izlemeye
    alarak raporları RTÜK’e bildirmelidir. Ayrıca bu birimde raklamlarla tüketim
    alışkanlıklarının körüklendiği programların belirlenmesi sağlanıp önlemler almaya
    çalışmalıdır.
    • Eğitim programları çoğaltılmalı MEB RTÜK bu konuda iş birliğine gitmelidir.
    • Öğrencilerin izleyebileceği eğlence programları eğitici nitelikte olmalıdır.
    • Çocukların izlediği programlarda okul arkadaşlığının, komşuluğun önemi
    vurgulanmalı; bunlar ciddi biçimde ele alınmalı; bu konuda gayri ciddi programlar
    yayına konmamalıdır.
    • Son yıllarda, televizyon programlarındaki evlilik dışı kadın – erkek ilişkileri ve
    cinselliği ön plana çıkaran tavırlar, tutumlar ve kıyafetler karşısında, genel olarak
    toplumumuzun sistematik olarak duyarsızlaştığı görülmektedir. Bir çocuğun,
    kavrayamayacağı düzeyde cinsellikle televizyonda karşılaşması, bu konudaki
    sağlıklı gelişimini çeşitli biçimlerde etkileyebilir. Bu nedenle, çocukların televizyon
    izledikleri saatlerde gösterilen, cinselliğin açık biçimde sergilendiği, özendiriciliği
    yüksek ve eyleme geçmeyi cesaretlendiren filmler yayına konmamalıdır.
    • Ebeveynler için çocuklarının ne tür programları izleyebileceğini, kontrol eden teknik
    mekanizmalar geliştirilmelidir.
    • Karar vericiler tarafından şiddet içermeyen, olumlu sosyal davranışları özendiren
    programların sayısını artırmaya ve yapılmasını özendirmeye yönelik çalışmalar
    yapılmalıdır.
    • Okullarda aileler için şiddet içerikli filmlerin olumsuz etkilerinin azaltılmasıyla ilgili
    eğitim paketleri geliştirilmeli ve bunların velilere dağıtılması sağlanmalıdır.


    • Ana-babalar; şiddet içeriği izleyen çocuklarının saldırgan tutumlarının, antisosyal
    davranışlarının, korkularının ve şiddet karşısındaki duyarsızlıklarının artması
    riskinin farkında olmalıdırlar.
    • Çocuklar, gerçeklik, haklılık ve sonuçlar bağlamında programlarla ilgili eleştirel bir
    değerlendirme yapabilmeleri için eğitmelidirler.
    • Politika Oluşturucular; medyanın tüm türlerinde şiddetin doğasını, derecesini ve
    bağlamını izlemelidirler ve uygun ilkeler, standartlar ve cezalar belirleyerek hayata
    geçirmelidirler.
    • Toplumun değer yargılarıyla çatışan, aileyi ve diğer sosyal kurumları
    değersizleştiren, insan bedenini ve ruhsal değerlerini maddeleştiren, insanlığın ortak
    değer ve doğrularına aykırı olan her tür aşırılığın denetlenmelidir. Denetleme
    sonucunda yeterli ağırlıkta yaptırımlar da mutlaka olmalıdır. Bununla ilgili yasal
    düzenlemeler yapılmalıdır.
    • Nüfusun asıl büyük kısmının çoğunluğunun tek odalı bir evde yaşayan, çok çocuklu,
    zamanının büyük bölümünü televizyon karşısında geçiren, düşük sosyo-ekonomik
    düzeyden ve eğitimsiz insanlar oldukları hatırlanmalı; bu ana-babaların, çocuklarının
    bilinçli televizyon izlemeleri konusundaki büyük sorumluluğu ne kadar
    taşıyabilecekleri çok iyi sorgulanmalıdır.
    • Televizyon programları izlenebilirliği çağdaş tekniklerle artırılmış, toplumsal ve
    psikolojik sorunları gizlemeyen, ama bunlara sağlıklı çözüm yolları da önerebilen
    programların yaygınlaştırılmalı ve şiddetin önlenmesinde işlevsel hâle getirilmelidir.
    • TV kanalları, sorumlu yayıncılık anlayışı içerisinde, çocukların TV izleyebilecekleri
    saatlerde çocuklar için olumsuz içerik özellikleri taşıyan yayınlara yer vermemeyi,
    bir sorumluluk sorunu olarak görmelidirler. Ayrıca konuyla ilgili kişiler ya da yetkili
    kurumlar tarafından 3 ay, 6 ay ya da 1 yıllık yayın dönemini temsil edecek, çocuk
    programlarının da bu açıdan inceleneceği çalışmaların yapılması yararlı olacaktır.
    17 Ocak 2013
    #1
  2. Televizyon İzleme İle İlgili Anket Sonuçları Cevapları

soru sor

Televizyon İzleme İle İlgili Anket Sonuçları

Alakalı Aramalar:

  1. trt tv izleme anket sonuclari

    ,
  2. televizyon dizileri ahlaki değerler anket

    ,
  3. televiyon programları ile igili anket

    ,
  4. öğrencilerin televizyon izlemesi ile ilgili anketler,
  5. tv izleme alışkanlıkları ve sonuçları