Şehitlerle İlgili Şiir ve Mektuplar

İsimli konu WH 'Aşk & Sevgi' kategorisinde, bad-suvar üyesi tarafından 3 Kasım 2008 tarihinde yazılmıştır.

  1. Mehmet'İm Sana Nasil Kiydilar?




    Kömür karasıydı rüzgarda dalgalanan saçların,
    Bir ok gibi bağırları delerdi güzel bakışların,
    Kızdın mı aniden çatılırdı keman kaşların,
    Mehmet’im sana, gençliğine nasıl kıydılar?

    Fidan misali boyunla yirmi yaşındaydın
    Hayatının en güzel mevsimi baharındaydın
    Benim büyümeyen yavrum ana koynundaydın
    Mehmet’im sana, gençliğine nasıl kıydılar?

    Gelince askerlik çağın mutluluktan coştun,
    Güzel haberi vermek için yavukluna koştun,
    Gurur dolu yüreğinle başın dik dolaştın,
    Mehmet’im sana, gençliğine nasıl kıydılar?

    Hazırladım zevkle mutlulukla bütün eşyalarını,
    Üşümesin ayakların diye ördüm yün çoraplarını,
    Ellerine saçlarına yaktım damatlık kınalarını,
    Mehmet’im sana, gençliğine nasıl kıydılar?

    Elleri açtık semaya dualarla yolladık kapıdan,
    Düğün kurduk davul zurna çaldık ardından,
    Gözümde yaşlarla uğurladım seni yuvadan
    Mehmet’im sana, gençliğine nasıl kıydılar?

    Ana sütünü helal et vatan borcu gidiyorum dedin,
    Baba duanı esirgeme namus borcu gidiyorum dedin,
    Kardeşlerini öptün, yavukluna hasretle güldün,
    Mehmet’im sana, gençliğine nasıl kıydılar?

    Aylar sonra acı haberin geldi uzak diyarlardan,
    Kahbe kurşun yemişsin imanlı temiz bağrından,
    Canını, kanını vermişsin geçmemişsin vatanından,
    Mehmet’im sana, gençliğine nasıl kıydılar?

    Baba ocağına getirdiler al bayrak kefeninle,
    Uğurladık seni ebedi hayata cennete tekbirlerle,
    Şehit anası oldun dediler Allah şefaatine nail eyleye,
    Mehmet’im sana, gençliğine nasıl kıydılar?

    ZERRİN ÖZGÜR
    4 Kasım 2008
    #21
  2. Ne mutlu Türk'üm diyene!!!!!

    Gözünün yaşını sil be ana ve sakın ağlama gurur duy
    Hepimiz seniniz, oğlunuz, Mehmet'iz, askeriz. Bize güven.
    Ayakta kalacak hep bu vatan millet evet evlatlarla.
    Hepimiz bu çatı altında tek yürek, tek kalp ve tek bayrak.
    Seni bir başına bırakıp orda gitti sanma kocan bacım.
    Eşin bacım emanetim tamam, sen rahat uyu paşam.
    Kalbin yanacak tamam ama ana korkma biz varız daha.
    Yakında hepimiz gelicez oraya, ruhunuz şad olsun. Amin.

    (Ya Allah)
    Türk askerime de al bayrak, akan kan şeref namus vatan Allah.
    Tek yürek, tek bu devlet kan, şan da şöhret de bizim tamam.
    Kanla sulanmış bir vatanda yaşamanın değerini bizden iyi kimse bilemez.
    Üstümüze gelse de tüm cihan, bizi yeryüzünden asla silemez.
    Biz bir ölürüz ve de bin diriliriz. Biz dönersek eğer sağ, geri gideriz.
    Son damlamıza kadar direniriz. Neden mi biz şehit oğluyuz, deliyiz.
    Biz bize yeteriz ve biz de askeriz. Biz gözümüz kapalı da gideriz.
    Çünkü şehit anaların duaları bize yelek, göğsümüzdeki kurşun da madalya.

    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.

    Akan kan ***** gibi sana mahsus
    ve taarruz emri geldi mi size maruz
    bırakır Türk Devleti sanki kabus.
    Hayatında görmedin böyle husus.
    Üstelik üstelemeden de düşmanı, gerekeni yapar bu yurdun evladı.
    Son nefesine kadar yeter gücü ve de son nefeste alır milletin öcünü.
    Zırhını giy git abdestini al. Şehit olacaksın hadi hazırlan evlat.
    Seni seviyoruz biliyorsun dimi evlat, seni yaşatıcaz bunu biliyorsun evlat.
    Yaşlı gözlerimize bakma biz hepimiz gururdan ağlıyoruz yiğidim.
    Şehidim nefesim, nefesim yeminim, yeminim emanetimdir and içerim.
    Göğsünü siper et bu toprak uğruna, millet uğruna, bu bayrak uğruna.
    Türk gibi konuş ve Türk gibi bak ona haine de ki "bizi bölemezsin, anla"
    Yine söyle çözüm için illaki can mı yanmalı peki tamam o zaman.
    Varlığım Türk varlığına armağan olsun, ne mutlu Türk'üm diyene.
    Vatan sağolsun acımızı gömdük. Dostu düşmanı biz hepsini gördük.
    Ay-yıldız kaşlarını da çattı, şehit analarının omzuna yattı.
    Analarımız gazilere yaslandı. Türk milleti bak dünya ayaklandı.
    Hain amaçlarınız sonuca varmaz. Şehidin kanı asla yerde kalmaz.

    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.

    Yüce Türk Mileti, hainler, teröristler ve tüm düşmanlarımız
    evladımıza askerimize kurşun sıkıp şehit ettikleri zaman
    onları bu dünyadan aramızdan gönderdiklerini düşünüyorlar.
    Peki Türk Milleti, bir bakalım onlar haal burda aramızda mı yoksa gitmişler mi?
    Astsubay Çavuş Ahmet Sarıoğlu. 'Burda'
    Piyade Astsubay Mehmet Bozkurt. 'Burda'
    Çavuş Mehmet Uyar. 'Burda'
    Onbaşı Kasım Aksoy. 'Burda'
    Er Mehmet Coşkun. 'Burda'
    Piyade Uzman Çavuş Selçuk Gürdal. 'Burda'
    Er Yavuz Öztürk. 'Burda'
    Gazi Mustafa Kemal Atatürk. 'Burda'
    O zaman tekrar hep bir ağızdan düşmana haykırırcasına bağıralım onlara anlatalım.

    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.
    Şehitler ölmez, vatan bölünmez.

    [Mustafa Kemal Atatürk]
    Ne Mutlu Türk'üm diyene..
    4 Kasım 2008
    #22
  3. O Şİmdİ Şehİt


    Yekpare Bekleyişin Getirdiği Bir Akşam
    Kulakları Tırmalayan Sağır Sessizlik
    Ümüğü Sıkılmış Musallat Yaşam...
    Cudi Dağı Eteklerinde Kokmuş ağız nefesleri
    Pusu, Kurşun, Kan
    Hain Ayak Sesleri...
    Tutuşur Gözbebeklerimde Alaşafak
    Savuşur Yüreğimde Ürkek Ceylan Hisleri,
    Aldatılmışlığın Sırrını Çözmeye Çalışan Ustalık
    Kör Kalem Uçlarında, Derin Uçurum İzleri...
    Fizik, Anatomi, Olasılık
    Kauçuk Suratlarda Asıklık,
    Karar: Bin Bilinmeyenli Denklem,
    Kararlı Adımlardaki Tutarlılık...

    Ve Ben Şairim,
    Sevdası Kürelenmiş Dağların Kır Nergizi Gözleri,
    Göbeği Çatlamış Dudakların Sabır Ezgisi Sözleri,
    Yarınları Yağmalanmış Varoşların
    Kahır Çizgisi Yüzleriyim Anlayacağın...

    Ağlamak Elbette Kolaydır,
    Elbette Kolaydır Kendini Paralamak
    Papyon Yakalara Siyah Kordele Bağlamak
    Resmi Tangolarla Yürekleri Palazlamak Kolaydır...
    Ajanslarda Münferit Olayları Kınamak,
    Kongre Salonlarında
    Miting Meydanlarında
    Barışçıl Sistemler Sağlamak Kolaydır.
    Uydurmak da Kolaydır, Uygulamak da...
    Çünkü Kader Yazgısı Silahlar Susmuştur,
    Derin Mevzilere Çekilmiş Birlikler
    Geçici Sukunet Kurulmuştur.
    Çünkü Firavun İştahıyla Çekilmiş Tetikler
    Kan Kusmuş, Kansız Senaristlerin Namlusu
    Figuran Hedefler Vurulmuştur...

    Yani, Yetsin Diyorum,
    Durulsun Kör Bulanık Akan Sular
    Bu Acılar Bitsin Diyorum.
    Yani, Ağlayan Çağaları Saran Korkular,
    Olur Olmaz Kabuslarla Bölünen Uykular
    Unutulsun, Kuşku Dolu Masum Dudaklarda
    Düş Olsun, Gitsin Diyorum.
    Sözüm Ona; Dili Kol, Eli Bol Soylular
    Tutulsun Mazlumların Ahına
    Allah Kahretsin Diyorum...

    Ne Çıkar, Davalarımız Devrin Divanlarında Görülse,
    Kalemler Kırılsa Sevdalarımıza
    Yumak Yumak Mahpuslar Örülse,
    Ne Çıkar, Dağbaşlarını Mesken Tutmuş
    Türkülerimiz Sürülse...
    Zalimi Dize Getiren Ağıtlar Bizim Değilmi Sanki...
    Omuzlarda Yanyana Taşınan Tabutlar,
    Kan Pıhtısı Bulutlar,
    Yok Olan Umutlar,
    Bizim Değil mi Kurşun Köreltmiş Ocaklar,
    Postallı Ayaklar,
    Şalvarlı Çocuklar,
    Tarh-Açık Kapılar Bizim Değil mi?
    Öyleyse Davranın Diyorum,
    Sarılın Kutalmış Ufuklar Şurasında
    Titreyin Canlanın
    Dün Yurdumun Dağlarında Çarpışan Yiğit
    Bugün Bayraklar Arasında,
    O Şimdi Şehit...

    ALİ YAŞAR ALINTIDIR
    4 Kasım 2008
    #23
  4. Öğretmenim bana şehitliği anlatsana

    Bana şehitliği anlatsana öğretmenim!” diye bir soru sorsa öğrencilerimden birisi, nasıl cevap veririm diye düşündüm?
    Nerden başlamalıyım anlatmaya?
    Şehit olanın ulaştığı makamdan mı başlamalı?
    Ateşin düştüğü yeri anlatmalı mıyım?
    Evlat acısı çeken anne babanın yüreğindeki ateşi kelimelere sığdırabilir miyim?
    Genç yaşta dul kalan, evinin direği yıkılan “hayat arkadaşının” acısını ifade edecek kelimeleri, sözlüklerde bulabilecek miyim?
    Babasının yolunu beklerken, babasının resmini öpen, “yetim çocuğun” tabuta bakışını ben nasıl anlatırım ki?

    “Evlat acısı nedir öğretmenim!” diye sorsa başka bir öğrencim nasıl anlatırım ben o annenin yüreğindeki ateşi. Ellerini bağrına vura vura ağlayan bir annenin acısını ben anlatamam ki! Anlatmaya yüreğim dayanmaz ki!

    “şehidin babası niçin Vatan sağ olsun!” dedi. “Vatan sağ olsun!” derken sesi niçin titriyordu şehidin babasının?” diye sorarsa öğrencilerim ben ne diyeceğim? 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır/ Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır'” mısralarını anlayabilirler mi?

    “Tabuta bakıp ne olduğunu bile anlayamayan o küçük çocuk, niçin etrafına şaşkın şaşkşn bakıyordu öğretmenim?” diye soran olursa nasıl cevap vereceğim. Cümle kuramam ki o zaman. Kelimeler boğazımda düğümlenir. Harfler kelimeye, kelimeler cümleye dönüşemez ki!

    “Geline kına yakılır, koyuna kına yakılır da Askere niçin kına yakılır öğretmenim?” sorusuna cevap verebilir miyim?
    “Gelin kocasına kurban olsun, koyun Allah’a kurban olsun, askerde vatana kurban olsun diye kına yakılır!” diye cevap versem yeterli gelir mi acaba?

    “şehitler mektup yazar mı öğretmenim?” diye soran olursa, ne derim ben onlara. Sınıftan öğrencinin biri ayağa kalkar ve “Benim babam şehit oldu. işte size bir şehit mektubu!” diyerek şehit babasının mektubunu gözyaşları içerisinde okumaya başlarsa ben ne diyebilirim ki?


    Şehit Mektubu…

    Sana evlat acısı yaşattığım için beni affet anne!
    Biliyorum bana kızmıyorsun. Ama içinde yanan ateşle “ağıt” yakıyorsun anne. Ana yüreği bu. Biliyorum yüreğinde kocaman bir kor yanacak bundan sonra. Bayramların bayram olmayacak bensiz. Mezarımın başında geçireceksin tüm bayramlarını. Mezar taşımı temizleyeceksin gözyaşlarınla.
    Düşman işgaline uğramasın bu topraklar anne. Dayan annem dayan! Ben seni şehitlerin arasında bekleyeceğim.

    O koca yüreğinde ateş yaktığım için beni affet baba!
    “Vatan sağ olsun!” derken sesin titreyecek biliyorum baba. Bayrağımıza bakarken “Vatan sağ olsun!” diyeceksin tekrar tekrar… Çocukluğumda bana anlattığın Çanakkale şehitlerine senden selam götüreceğim baba.

    Beni affet taze gonca gülüm, hayat arkadaşım!
    Seni genç yaşta dul bıraktığım için. Ben şehit oldum, sen şehit eşi. Dünya hayatında yokluğumun acısını yaşayacaksın belki…
    Tabutumun başında ağlarken “Doyamadım sana yiğidim!” diyerek gözyaşlarını damlattın tabutuma. Ben sana doydum mu sanıyorsun? Ya senin namusuna leke getirecek alçaklar ülkemi işgal etseydi! işte o zaman ben gerçekten ölmüş olurdum.

    Sizi “yetim” bıraktığım için beni affedin evlatlarım!
    O küçük ellerinizi tutup yanaklarınıza bir öpücük daha kondurmak için neler vermezdim. Kokunuz burnumda tüterken şehitlik nasip oldu. Size doyamadım.
    Sen beni öldü sanma oğlum. “şehitlere ölü demeyin!” diyen Allah, bize ölmeden önce yerimizi gösterdi. Orayı görsen sende bir an önce şehit olmak istersin. Seni orda bekleyeceğim oğlum! inşallah sende şehit olursun!

    Kolay mı bırakıp gittim sizi sanıyorsunuz. Hepiniz gözümün önünden geçtiniz. “Ben sizi nasıl bırakıp giderim?” diye düşünürken, Hz. Peygamberi gördüm anne. Ellerini açmış beni bekliyordu anne. Ruhumu teslim ederken gideceğim yer gösterildi bana. O ne güzellik! Cennete uçtuğumu anladım. Bakmayın siz cesedimin kan revan içinde kaldığına. Hiç acı çekmedim ben. Dünyada şehitlerden başka hiç kimsenin yaşayamayacağı kadar rahat bir ölüm yolculuğu yaptım.

    Milletime söyleyin, beni Fatihasız bırakmasın!


    Mektubu okuduktan sonra, babasının ellerinden öper gibi, mektubu öpüp alnına koyarsa öğrencim, ben onun gözlerinin içine nasıl bakarım? Babasının son mektubunu okurken bile dimdik duran öğrencimin alnından öperken, gözyaşlarımı tutabilir miyim?
    4 Kasım 2008
    #24
  5. Sevgili Ailem

    Adı Soyadı : Serhat GENCER
    Rütbesi : Dz.P.Astsb.Çvş.
    Doğum Yeri : Kırıkkale
    Doğum Tarihi : 1973
    Olay Tarihi : 08.01.1994
    Şahadet Tarihi : 08.01.1994
    Şehit Olduğu Yer : Şırnak - Maden


    Sevgili Ailem

    İlk önce hepinizi çok sevdiğimi söylemek istiyorum. Bu mektup ancak ben öldükten sonra sizin elinize geçecektir. Beni asla unutmayın. Hep kalbinizin bir köşesinde saklayın. Şunu asla unutmayın. Allah'ın verdiği canı Allah'tan başkası alamaz. Bu yüzden üzülmeyin. Yalnız size söylemek istediğim bir şey var. Ben Burcu’yu çok seviyordum ve bu sevgimi de mezara götürüyorum. Ben burda öldümse Allah yolunda, vatan namus ve millet yolunda öldüm. Benimle aslında gurur duyun ve gülün. Asla ağlamayın. Eğer ağlarsanız ben yattığım yerde rahat edemem. Dedeme de hepinizin selamını söylerim. Kendinize çok iyi bakın. Sizleri çok seviyorum. Hepinizi çok özledim. Oğlunuz. Yazacak başka bir şey bulamıyorum.

    Serhat Gencer
    Dz.P.Astsb.Çvş
    4 Kasım 2008
    #25
  6. Soran Olursa



    Seni tek başına gören olursa
    Dertliyim derman bulunmaz dersin
    Gözünden akan yaşı gören olursa
    Sevdiğim askerden gelmedi dersin

    Başkasını seversin diyen olursa
    Ondan başkasını sevemem dersin
    Seni evlendirecekler diyen olursa
    Ömrümde başkasına yar olmam dersin

    Ne zaman gelecek diye soran olursa
    Geldi kalbimde yaşıyor dersin
    Onun aşkı yalan diyen olursa
    Ettiğimiz yemin büyüktür dersin

    "Askerler vurulunca değil
    unutulunca ölürler."
    4 Kasım 2008
    #26
  7. şehadete gidiyorum ben anne:((

    Öyle Yiğitler vardır ki,
    kimisi şehid olmuştur
    kimi şehid olmak için
    sira beklemektedir. O KOÇ YİGİTLERE İTHAF OLUNUR!!



    ŞEHADETE GİDİYORUM
    BEN ANNE !
    Anneciğim! Senin o sıcak bağrından, o yavrum diye kucakladığın kollarından ayrılıp, soğuk sahrâlara, karlı dağlara, Allah için cihâd’a gidiyorum ben Anne. Bir daha geri dönmeye bilirim Anne, hakkını helal et Anne. Sende ki o sıcaklığı, sende ki o candanlığı birde şehâdette görüyorum Anne. Sende ki o tatlılığı şehâdet şerbetinde hissediyorum Anne. Kara sevdaya tutuldum ben Anne, aşık oldum şehâdete ben Anne. Bu ne sevda ki, gece gündüz hep onu düşlerim, onun ateşiyle yanıp tutuşurum Anne. Bende ki bu harâreti ancak şehâdetin şerbeti söndürür Anne. Anaların duâsı kabul olurmuş, o halde şehid olmam için duâ et bana Anne! İslam uğruna ölmem için duâ et bana Anne! Karşımda gelinliğini giymiş bekliyor beni şehâdet Anne. Rabbim nasib ederse bana şehâdeti, o gün benim bayramım olacaktır Anne. Hani insanlar bayram gelmeden önce temiz elbiselerini giyip beklerler ya Anne, işte bende kefenimi giydim şehâdeti bekliyorum Anne, Allah için öleceğim o günü bekliyorum ben Anne. Düşmanın kurşununa hedef olacağım günü bekliyorum Anne. Canım Annem; şehâdeti dört gözle bekliyorum, şehid olmak için can atıp duruyorum Anne. Ne olur beni anla. Hem şehidlerin seyyid-i Hazreti Hamzaya komşu olmamı istemezmisin be Anne, Resûlullah’a (S.A.V.) kavuşma mı istemezmisin be Anneciğim, yetmiş kişiye şefaat etme mi istemezmisin Annem. Ölümsüzlüğe kavuşma mı istemezmisin be Anne? O halde dua et bana Anne, benim şehid olmam için ve senin de şehid anası olabilmen için Anne. Bilirsin Anne, kaybetmeyi hiç sevmezdim. Düşmanın kurşunu yüreğime saplandığı an ilk haykıracağım şey«Kazandım» olacaktır. Neyi diye sorarsan şehâdeti be Anneciğim. O zaman hem dünyayı hemde Ahireti kazanmış olacağım Anne. Rabbimin rızasını kazanmış olacağım Anne. Cennet-i kazanmış olacağım Anne. Birde tek düşüncem sensin Anne. Eğer birgün cepheden mektup gelirde «mübârek olsun, oğlun şehid oldu» haberini alırsan sakın ha ağlama canım Anam. Hiç şehid anaları ağlar mı Anne, bilhassa tebessüm eyler. Sevin,dik tut başını, şehid anası lakâbını taşıyacaksın Anne. Hem şehidler ölmez ki Anne, onlar diridirler fakat bunu bilmezler. Asıl ölüler Cihâd’ı - şehâdeti düşünmeyenler ve istemeyenlerdir Anne. Onlar yaşayan ölülerdir Anne. Bacak bacak üstüne atıp televizyon ekranlarından Çeçenistanda ki, Filistinde ki, Keşmirde ki, Afganistanda ki, Irakta ki zulmü mü, orada şehid düşen en yakın arkadaşlarımı mı izleseydim Anne. Allah dedikleri için yahudiler tarafından kolları kırılan gençlerimi seyretseydim Anne. Din-i mübini İslam’a küfredilirken, dünyanın her tarafında müslümanlar kan ağlarken kadınlar gibi evdemi oturaydım Anne? Hayır, hayır; Bedirde en ön saflarda Allah Rasûlünün kılınç salladığını duydukca, Uhud’da mübârek dişini şehid verdiğini, yanağının yara aldığını işittikce bana evde oturmak haram değil mi Anne? Vallahi ben yorganda değil urganda ölmeyi tercih ettim Anne. Ben inanıyorum ki Anne; kâfirlerin yaşamayı sevdikleri kadar bizde ölümü sevmedikce hiç bir zaman muvaffak olamayız. İşte Anne atıldım ben meydâne, korku saldım küfrün kalbine, şehâdet isterim diye diye. Hem benim kaybedecek hiç bir şeyim yok ki Anne. Ölürsem de kazanan ben olurum,kalırsam da ben Anne. Bu dünyada tek kaybedeceğim şey senin o yavrum dediğin sözlerin, beni beslediğin ellerin, bana baktığın gözlerin, beni kucakladığın kolların olacaktır Anneciğim. Ama Rabbim nasib ederde şehid olursam, Cennet’te inşaallah beraber oluruz Anneciğim. Kevser havuzunun başında Hz. Muhammed Mustafa (Sallallahu aleyhi vesellem) efendimizin başucunda Kevserin suyunu tadarız Anne. O zaman beni doyasıya kucaklar, bana doyasıya bakar, doyasıya yavrum der ve hiç ayrılmayız canım Annem. Orada ömür bitmez Ana. Üç beş günlük dünya hayatını ebedi hayata tercih mi etseydim Anne. Şimdi söyle bana Anne! Bana duâ edeceksin emi, hakkını helâl edeceksin emi, eğer şehid olursam (inşâallah) arkamdan ağlamayacaksın emi, sakın ha üzülmeyeceksin emi, tamam mı Anne? Haydi şimdi ne olur otur seccadenin başına,benim şehâdetim için duâ eyle bana. Allah’a ısmarladık Ana. Cennet’te buluşmak üzere Allah’a emanet ol Ana …. Biricik Oğlun…..

    4 Kasım 2008
    #27
  8. şehide sesleniş

    Aylardır uyku nedir bilmez bu gözler oğul,
    Bir günlükmüş , meğer söylenen sözler,
    Bir günlükmüş, ardından toplanan kalabalık,
    Bir namazlıkmış meğer saltanatın…

    Şükür ki şehitsin, şükür ki cennettesin…
    Tesellim bu oğul, bulutların üstündesin…

    Aylardır konuşmaz olmuş, susmuş bu dil oğul,
    Nice ana kuzusu şehit oldu, senden sonra,
    Nice yürekler yandı, nice ocaklar,
    Yine yanan yalnız biz olduk oğul,
    Bizse unutulduk…

    Şükür ki şehitsin, şükür ki cennettesin…
    Tesellim bu oğul, bulutların üstündesin…

    Oğuz Kaçtan / İzmir

    __________________
    4 Kasım 2008
    #28
  9. Şehidimin kanı yerde kaLmasıN



    Seksendört yılında Siirt ilinde
    İlk pusuyu kurdular Eruh yolunda
    Mehmedim’in türküsü alem dilinde
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Okullar camiler yanmış yıkılmış
    Üç günlük bebeğe kurşun sıkılmış
    Analar hep yasta boynu bükülmüş
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Yakılan köyleri anlatır biri
    Dili dolaşıyor benzi sapsarı
    Gidenler bir daha dönmüyor geri
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Suriye Bekaa dolaşıp durdun
    Çoluğu çocuğu ölüme sürdün
    Birinci dersini Kenya’da gördün
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Gözün aydın olsun yurda hoş geldin
    Onbeş yıl bekledik niye geç kaldın
    Sürdüğün saltanat bitmezmi sandın
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Fırsat verilirse hizmet edecek
    Çoban olup dağda davar güdecek
    Bir yolunu bulsa Şam’a gidecek
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Bu rezil yüzünden ne canlar yandı
    Otuzbin can gitti ocaklar söndü
    Annem de Türk dedi Kıble’ye döndü
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Suriye İran Irak destek olmasın
    Avrupa bu işe köstek olmasın
    Gerek yok gözlemci filan gelmesin
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Pişmanlık yasası çıksın ne demek
    Bunun Türkçesi katile af demek
    Abesle iştigal resmen halt yemek
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Yetim yavruların yükselen sesi
    Hakim bey savcı bey dinleyin bizi
    Kırılsın o kalem yazmasın yazı
    Asın bu katili nefes almasın,
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Ağlayan sızlayan analar gördüm
    Düşündüm taşındım kararı verdim
    İlmeği yağladım urganı gerdim
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Şehit Hüseyin’in oğlu büyümüş
    Mahkemede bir bak yiğit ne imiş
    Biz kararı verdik yok artık dönüş
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Yerin yurdun belli rahat olsunlar
    Adresin İmralı böyle bilsinler
    Dağdaki itlerin gelip alsınlar
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Avukatlar gelip gelip gitsinler
    İmralı havası alıp gitsinler
    Savunmana delil bulup gitsinler
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Yetmiş avukata ne gerek vardı
    Dangalos Dallama gelse yeterdi
    Üçü bir arada olup biterdi
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Şehidin geride oğlu kızı var
    Yanmış yüreklerde dinmez sızı var
    Bir bilsen kellende kimin gözü var
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Şehitlikte açık görüş olmuyor
    Feribotla bacı kardeş gelmiyor
    Olanları aklım fikrim almıyor
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın


    Cümle şehitlerin adı sorulsun
    Kıssadan hisse hesap görülsün
    Fazla uzatmayın kalem kırılsın
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın
    4 Kasım 2008
    #29
  10. Şehİdİn Buldukları



    Karşımda herc-ü merc yığınlar
    Nelere gebe bilinmez yarınlar

    Bugün şen şakrak yarın üzüntülü
    Rahmet bu gaybın üstü örtülü

    Dün dağlarda eşkıya peşinde
    Bugün kalmamış eser neşesinde

    Binmiş dört inanmışın omzuna
    Cevap veriyor meleklerin sorusuna

    Sorular ne olursa olsun korkmuyor
    Meleklerin yerine geçmiş o soruyor.

    Siz Münker-Nekir ben ölmedim ki
    Ölüm denilen şey nedir ki sanki

    Her şeyi görmek görünmemekse
    Bin defa ölürüm Allah ömür verse


    Yusuf İNAN
    5 NİSAN 1994

    __________________
    4 Kasım 2008
    #30
  11. Şehİt Asker



    Albayrağa sarılı tabutun önünde
    Durmuştu bir imam kıblemizin yönünde
    Saf saf oldu insanlar hocanın arkasında
    Şehidin resmi vardı herkesin yakasında

    Büyük bir boy resimle kortejin önlerinde
    Özenle taşınıyor asker ellerinde
    Gençliğin baharında henüz yirmi yaşında
    Mavi bir bere vardı o tertemiz başında

    Tüm cemaat ağlıyordu yaşları sel gibiydi
    Esen meltem rüzgarı kara bir yel gibiydi
    Seni uğurlarken içimiz yasla doldu
    Tüm analar babalar ak saçlarını yoldu

    Omuzlarda yükseldin göklere erdi başın
    Olmasa da dünyada bir tek taşın
    Öteki yaşamında makamın cennet oldu
    Sen gidince yurdumun tüm çiçekleri soldu

    Benim şehit askerim sen ölmedin asla
    Vatanın dağlarına ismin yazıldı kanla
    Sana silah çeken el kırılacaktır bir gün
    Bu dünyadan edilecektir sürgün

    Bunu asla unutma ey kahraman şehit
    Her şeyi bilen Tanrı bize olsun ki şahit
    Seni toprağa değil yüreğimize gömdük
    Yanıyor çiğerimiz sanki ateşe döndük

    Celaleddin Alıcı
    Emekli Kıdemli Albay
    30.04.2006
    4 Kasım 2008
    #31
  12. Şehit Asker Ağıdı...



    Canım yandı telefonum çalarken
    Anlamıştım, komutanım ağlarken.
    Yaz sonunda tezkereni beklerken,
    Getirdin ömrümün kışını oğul.

    Yavrum sana yanmayan can kalmadı,
    Ağlamayan hiçbir insan kalmadı.
    Dizimde fer, damarımda kan kalmadı
    Kuruttun gözümün yaşını oğul.

    Kundaklar beledim, beşikler kurdum,
    Yirmi yıl seninle avundum durdum.
    Yuvamdan uçurdum, yuvanı kurdum,
    Ya kime bıraktın eşini oğul?

    Takdir-i ilahi böyle dediler,
    Taze çiçeğimi erken derdiler,
    Çınar teslim ettim tabut verdiler,
    Koydular önüme na'şını oğul...



    ALINTIDIR.
    4 Kasım 2008
    #32
  13. Şehİt Babasına



    Yiğit Babam karalar bağlama sakın,
    Sakın çevrene yaşlı gözlerle bakmayasın...
    Güçlü olmalısın sen hiç olmadığın kadar,
    Sen gururlu bir Şehit Babasısın...
    Ben iyiyim, ferahtayım üzülme,
    Titremesin hiç o güçlü sesin...
    Sitem etme sakın kadere,
    Bayrağıma artık gururla bakmalısın...
    Güzel bir uyku baba benimkisi,
    Tıpkı beşikteyken hayran hayran baktıgın gibi,
    Sarı lacivert şapka koyardında başucuma,
    Yine Sarı Lacivert şapkam var başımda...
    Çok rahat bir uykudayım şimdi...
    Çok şanslıyım ben baba..

    Hep yanındayım aslında,
    Ay- Yıldızdır artık benim yüzüm...
    Görmek istersen beni baba,
    Bak bu güzel vatana...
    Güzel ülkemin topragıdır tenim,
    Okşa baba toprağını gururla...
    Ve ormanıdır benim saçım,
    İyi bak onlara...
    Dağları gibi heybetli işte göğsüm,
    Kanatlarım hala güçlü kartalları kadar...
    Kanım hala asil akar sularında,
    Ve hiç olmadığım kadar yakınım sana.
    Baba görmek istersen eğer beni;
    Diyar diyar gez şehirlerimi.
    Ve bak o masmavi göklerine,ne güzel;
    Görmek istersen gözlerimi...
    İşte aslan oğlun, dimdik karşımdasın,
    İşte gururla hala ayaktasın,
    Anla yiğit babam anla,
    Sen artık bu vatanının babasısın! ..

    İlker ÜNLÜ
    Hv.Plt.Tğm
    22 Şubat 2005
    4 Kasım 2008
    #33
  14. şehit eşin mektubu

    ŞEHİT POLİS

    ADI VE SOYADI : Osman Çınar
    Doğum Yeri : Beyşehir 24/07/1958
    Şehit Olduğu yer : Bingöl- 28.07.1991
    Defin yeri : Beyşehir-KONYA
    Olayın Açıklaması : PKK terör örgütünün yol kesme eylemi sırasında kaçırılarak şehit edilmiştir.

    Eşi …………. ÇINAR’ ın Mektubu


    1980 Yılında eşim polis olmuştu. İlk görevine Yozgat’ ın Yerköy İlçesinde başladı. Yerköy’ de 8 yıl görev yaptı. 1988 yılında tayinimiz Van’ a çıktı. Van’ da 3 yıl görev yaptıktan sonra 6. ayın 11. inde 1991’ de Konya İlinin, Beyşehir İlçesine izine gelmiştik. 40 gün iznimizi kullandıktan sonra izin dönüşü, Bingöl- Solhan Karayolunda PKK terör örgütü yolumuzu keserek kendimize ait arabadan beyimi indirdiler. O anda bir çok araba durdurmuşlar, biz o olayın üstüne vardık. Beyim arabadan inerken bana siz arabadan inmeyin dedi. Bende iki kızımla arabanın içinde 2 saat bekledim. Daha sonra eşim sağındaki ve solundaki teröristler ile yanıma gelip 1- 2 dakika sonra “ ÇOCUKLARIMA İYİ BAK İYİ SAHİP OL” dedi. Eşimin bu son sözü buydu. O anda beyimle aramızda 15-20 metre vardı. Teröristler bana çabuk in arabadan dediler. Bende sadece el çantamı alıp, 2 çocuğumla arabadan indikten sonra arabamızı yaktılar. Beyimi şehit ettiler. O kalabalığın içinde bir polis ailesi daha varmış. Bizi o polis kardeşimiz, Solhan polis karakoluna kaçırdı. Orada 50-60 tane terörist vardı. O polis kardeşimizde o pislikleri, işçiyim diye kandırmış.

    Beyimin cenazesini Bingöl Hastanesine götürdüler. O zaman ben 3 aylık hamileydim. O korkuyla, o ızdırapla birlikte rahatsızlandım. Beni polisler sağlık ocağına götürdüler. Doktorlar bebeğimi kaybetme tehlikesi olduğunu söylediler. Bana orada bir iğne yaptılar.
    Daha sonra Malatya devlet hastanesine kadar cenazeyle birlikte geldik. Cenaze arabası
    Hastanenin önünde beklerken, bende hastanede kürtaj oldum. Ben o anda 1 şehit değil, 2 şehit verdim. Ben apo’ nun etini değil kemiklerini dahi kül edeceğim. Bir de o haini elime geçirebilsem, o çocuk katili apoya doktor hekim götürmemenizi rica ediyorum. Benim 8 yıldır çektiğimi Allah ile ben biliyorum. Ben 8 yıldır sinir hastası oldum. Apo ya işkence çektirerek
    Öldürmenizi rica ediyorum.
    4 Kasım 2008
    #34
  15. Şehit Hasan Burunsuz....

    ADI VE SOYADI : HASAN BURUNSUZ
    BABA ADI : MUSTAFA
    D.YERİ : ELAZIĞ


    Çıkılan operasyonlar da askerlerimiz susuz, aç ve bir şişe şaşal suyla bir hafta geçirdiği günler olmuştur. Bunun en büyük örneğini Hasan Burunsuz Gölgelibeş üst bölgesinde şiddetli yağan yağmurda radyodan dinlediği;

    “Eğer ölürsem buralarda
    Eğer benim için ağlayan biri varsa baş ucumda
    Eğer ölürsem buralarda
    Vasiyetimdir beni götürsünler doğduğum topraklara
    Beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar
    Baş ucumda biten yediverenleri ah aşıklar koklasınlar……”

    Türküsünü dinledikten sonra arkadaşına dönerek. “ Devre, beni köyümün yağmurlarında yıkamasınlar. Beni şaşal suyuyla yıkasınlar” dedi ve o akşam şehit oldu.
    __________________
    4 Kasım 2008
    #35
  16. Şehit İlyas Acar'dan mektup

    ADI VE SOYADI : İLYAS ACAR
    D.YERİ-TARİHİ : ANTALYA-1976
    ŞEHİT OLDUĞU YER : Van/ Gürpınar yalınca J.KRk. 1997
    Olayın açıklaması : Teröristlerle çatışma


    ARKADAŞA MEKTUP

    Ey benim değerli, sağlam ciğerli, bazen kederli, halden, her türlü dilden anlayan, yüz altın değerinde, bir çanak bal lezzetinde 9. amerikan çikleti, canlar parçası, yürek yarası, gönül karası, havuç ortası, genç arkadaşlar hası, kral arkadaşım. (…………………)

    Kalbimin derin köşesinden, gülyağı şişesinden, her günkü neşesinden sevgilerimle saygılarımı, sevgilerimle selam eder, odun gibi ellerinden sıkarım.

    Gelelim halden hatırdan birkaç sıra satırdan yazması benden, okuması senden, dinlemesi yanındaki arkadaşlarından.

    Kral arkadaşım nasılsın, iyimisin, iyi olmanı seni beni uzaktaki dümeni, gemideki yelkeni, gizli hasretlik çekeni, buralarda ve oralarda olup biteni, tarladaki karpuzu, gökteki ay yıldızı, sofradaki tuzu yaradan Cenabı Allah’tan dilerim.

    Sende beni soracak olursan buralarda hasta kaldım ve doktora çıktım, doktor reçete yazdı bulamadım. Sana rica ediyorum.

    12 Eşek arısı, bir çuval üzüm kurusu, iki çuval mısır sarısı, 50 gram yaprak, 70 lil konyak, bir de elma gibi yanaklarından, kiraz gibi dudakları , 18 yaşında gül gibi bir kız. Bu dediklerimi incirin çekirdeğine koy bana yaz gönder.

    Mani yazar coşarım, insan gibi yaşarım, mektup karşı olmazsa be seni boşarım. Haydi mektubum uğurlar olsun, dağlar kadar yolun olsun. Bana selam vermeyenin iki gözü kör olsun.

    Sevgiler Selamlar

    Burası ne cennet nede harikalar diyarıdır.
    Burası insanların susup, silahların konuştuğu yerdir.
    Kuşların yerine, mermilerin uçtuğu çiçeklerin yerine
    Barutun koktuğu, kurtların bile yuva yapmaya korktuğu
    Akreple yılanın yan yana yattığı, ırmak yerine kanların
    Aktığı insanların yaşamak için öldürmek zorunda kaldığı
    Zalim Gürpınar dağlarıdır.

    J.KD.ONB.
    İLYAS ACAR

    kaynak : Koray GÜRBÜZ ve Hüseyin ÖZLÜK tarafından hazırlanan ŞEHİT MEKTUPLARI KİTABI

    __________________
    4 Kasım 2008
    #36
  17. şehit isimsiz kahraman

    [FONT=arial, helvetica, sans-serif]"Huzura,
    Ben, vatan ve millet uğrunda bana düşen vazifeyi ifa ettim. Artık gerisini size terk ediyorum. Ben cümlenize hakkımı helâl ettim. Tabiidir ki, siz de helâl edersiniz.Hemşiremin, Ziya'nın kemali hasretle gözlerinden öperim.
    Muhterem amcamın ellerinden öperek dualarını her zaman beklerim. Çoluk çocuğumu evvel Cenab-ı Hakka sonra da vatana, millete ve sizlere emanet ederim. Sevgili valideme, çocuklarıma güzel bakınız. Arzularına himmet ediniz. Maaşlarının tahsisi için icap eden muamele ifası bakımından arkadaşlardan alayımızın tabur katibi ki, ayni zamanda alay katibi bulunan Hasan efendiye yazdım. Bulunduğum fırkanın kumandanı Miralay Remzi Bey'dir. Alay Kumandanı Binbaşı Halil Bey'dir. Bu isimler size lâzım olursa kendileri ile muhabere edersiniz. Binbaşımız Şevki Bey de benim gibi tehlikede bulunduğu için sağ kalırsa ona da müracaat edersiniz. Kolordu Kumandanımız malûm olduğu üzere Esat Paşa hazretleridir.
    Havva Hanım hakkında lâzım gelen muamele için kâtip efendiye yazdım. Sana çok rica ederim, efradı ailemi ve validemi hiçbir vakit üzme, daima rıfk ile muamele et. Bana acımasınlar. Ben mukaddes vatan vazifem uğrunda terki can ettim, bahtiyarım. Cenabı Hak sizleri de bahtiyar eylesin. Baki cümlemizi Cenabı Hakka emanet ederim, sevgili kardeşim."
    Mektubun altında imza yok. İsimsiz bir şehit. Allah makamını Cennet etsin. Şimdi bu isimsiz şehidi, şehit olmazdan önce yazdığını nasıl anlatabileceksiniz? Onu hangi cümlelerle tahlil edeceksiniz? O, Büyük bir Ahlâk Abidesidir der, noktayı koyarsınız.
    Hülasa, Çanakkale topraklan bugün birçok devletin abidesini taşır. Bunların en heybetlisi Mustafa Kemal'in dediği gibi "Bu toprakları Türk sınırları içinde bırakmakla, Mehmetçiğin kendi diktiği anıttır
    [/FONT]
    __________________
    4 Kasım 2008
    #37
  18. ***Şehit Mektubu***
    Dokuz ay karnında taşıdın Ana,Baba olan anlar
    Bir çikolata,bir silgi için yapılmadımı fedakarlıklar
    İlk tekme atışımda nasıl heyecanlanmıştın Anne
    Doğdum gülücüklerle,mazhar oldum sevginize
    Okudum,büyüdüm,koca adam oldum
    Nişanlandım,sevdiceğim aşık olduğum
    Önümde kocaman duvardı Askerlik
    Çekilecekti çaresiz hasretlik
    Heyecanlıydım,gurur doluydum
    Bekle seni korumaya geliyorum canım yurdum
    Olduk memleketimin Şanlı Askeri
    Gözlerimizin ışıltıları aydınlatıyordu mahşeri
    Derken görevde,***** kurşun buldu beni
    Bütün hayatım,gülücükleriniz film şeridi
    Sardılar bedenime kefeni
    Battı sinem’e kardeş dikeni
    Dedelerim Şehit oldu yurdum uğruna
    Savaş yok,memleketim değil işgal altında
    Peki ben neden Şehit oldum ana

    Bu şiir Tüm Şehitlerimize İthaf edilmiştir,Allah Rahmet Eylesin
    Kubilay Enginol
    4 Kasım 2008
    #38
  19. Şehit Mektubu
    Oğlun Şehit... çatma kaşını Anne,
    Metin olda dik tut başını Anne,
    Gel; öp... kokla... mezar taşımı Anne,
    Akıtma gözünden yaşını Anne!

    Olsada bu dünyada gönlün ezik,
    Eğilme kimseye tut başını dik!
    Bu duygular bize tanıdık bildik,
    Akıtma gözünden yaşını Anne!

    Ölüm vaktin gelsin kavuşacağız,
    Albayrak altında buluşacağız...
    Mahşerde birleşip sarılacağız,
    Akıtma gözünden yaşını Anne!

    Bitmedi soysuzlar ona yanarım,
    Dökülen bunca masum kana, yanarım.
    Öldüğüme değil sana yanarım,
    Akıtma gözünden yaşını Anne!

    Bizler bedeni olmayan diriyiz!
    Şanlı Peygamberin Askerleriyiz,
    Kanımızla vatanın vergileriyiz,
    Akıtma gözünden yaşını Anne!

    Ya devlet başa ya kuzgun leşe!
    Vermeyiz kimseye vatanı beleşe...
    Hele hele üç beş soysuz gebeşe,
    Akıtma gözünden yaşını Anne!

    Siyasiler çıkar adlı oyunda,
    Oyunlar oynandı hep bizim kanda!
    Babam, gardaşlarım, yarim bir yanda,
    Akıtma gözünden yaşını Anne!

    Oyunlar oynanıyor kanımızda,
    Feryatlar kopar yürek kapımızda,
    Cenazede olurlar yanımızda,
    Akıtma gözünden yaşını Anne!

    Sen Şehit Anasısın gurur duy Anne,
    Bugün bizim için hem şölen hem toy Anne,
    Türk: tarihe yön veren o asil soy Anne,
    Akıtma gözünden yaşını Anne!
    Samih Hacıarifoğlu
    4 Kasım 2008
    #39
  20. Şehit Olursam Ağlama Anne



    Düşümde gördüm
    beni bir sokakta köşeye kıstırıp vurdular anne
    gerçekten birgün nasip olurda şehit olursam
    ağlama anne
    polis, zaten milleti için nefer
    kanı aksada vatanındır zafer
    hani bu yolda kör kurşunla eğer
    şehit olursam
    ağlama anne
    bin canım olsada fedadır yurda
    yedirmem ülkemi köpeğe kurda
    vatan kalesinde yüksek bir surda
    şehit olursam ağlama anne
    cenazemi omuzlar üstünde taşırlar
    sokağımıza belki de ismimi yazarlar
    babama bir şilt yada madalya takarlar
    şehit olursam ağlama anne
    benim ömrümden kutsaldır vatan
    boşuna ölmedi ya şu şehit yatan
    bir nifak uğruna vatanı satan
    benide şehit ederse ağlama anne
    düşmesin gökteki bu yıldız bu hilal
    silinmesin bayrağımdaki bu beyaz bu al
    ne olur sende et hakkını helal
    şehit olursam ağlama anne
    ağlama anne
    ağlama anne​


    Ahmet Şafak​
    4 Kasım 2008
    #40
soru sor

Şehitlerle İlgili Şiir ve Mektuplar

Alakalı Aramalar:

  1. emanetim emanetimdir şehidim