Rifai Tarikatı

İsimli konu WH 'Sahabeler' kategorisinde, S'onsuzLuk üyesi tarafından 3 Eylül 2010 tarihinde yazılmıştır. Rifai Tarikatı hakkında bilgi ve tartışmalar.


  1. Kurucusu: Seyyid Ahmed Er-Rifai (ks): O senet kabul edilen Seyyid, bilginlerin hocası, eşşiz kutb, velilerin önderi gönüllerin sultanı, müslümanların faziletlisi, büyük alim, veli, şeriatte derya ve bilginlerin lideridir
    Ebul Abbas Ahmed er-Rifai baba tarafından el-Hüseyni ve anne tarafından da el-Ensari olarak bilinmektedir Şafii mezhebinden olup Vasıt' lıdır
    " İder Hurşid-i Feyzinle Daima İrtifa-i
    Sana Derviş Olan Ya Hazreti Ahmed Er- Rifai "
    Doğumu ve Yetişmesi: Seyyid Ahmed er-Rifai (ks) hicri 512, miladi 1118 yılında Receb ayının ilk yarısındaki Perşembe günü Vasıt Bölgesinde bulunan Ümmi Ubeyde köyünde dünyaya gelmiştir Kuran-ı Kerim-i yedi yaşında hıfzetmiştir
    Baba tarafından soyu: O müminlerin emiri Ali bEbi Talip (kv)' in oğlu, Şehid İmam Hüseyin (ra) oğlu, İmam Cafer es-Sadık (as)' ın oğlu, İmam Musa el-Kazım (as)' ın oğlu, Seyyid İbrahim el-Murtaza (rha)' nın oğlu, Seyyid Musa es-Sani (rha)' nin oğlu, Seyyid Hüseyin (rha)' in oğlu, Seyyid Hasen (rha)' in oğlu, Seyyid Ebul Kasım Muhammed (rha)' in oğlu, Seyyid Mehdi (rha)' nin oğlu, Rifaa Lakabının verildiği Seyyid Hasen (rha)' in oğlu, Seyyid Ali (rha)' nin oğlu, Ahmed el-Mürteza (rha)' nın oğlu, Seyyid Ebul Fevaris el-Hazım Ali (rha)' nin oğlu, Seyyid Sabit (rha)' in oğlu, Seyyid

    Yahya (rha)' nın oğlu, Seyyid Sultan Ali (rha)' nin oğlu, alimlerin lideri, Seyyid Ahmed (ks)' dir
    SEYYÎD AHMED RİFA-'î (KS) 'NİN TARİKAT HIRKA SENEDİ
    Şeyhimizin (RA) tarikat hırkasında ki - Rasulullah (SAV) efendimize kadar varan - silsilesi şu şekildedir :
    Seyyid Ahmed Rifa'î (KS)
    Zamanın allamesi, devrin üstadı, asrın fakihi vaktin sufisi :
    Şeyh Ebu'1-Fadl Ali VASITÎ-KARİ (KS) den, o da :
    Şeyh Ebu'1-Fadl İbnu Kameh Ebu Muhammed Kamihanî VASITÎ (KS)' den, O da:
    Şeyh Ğulam bin Türkan (KS)' dan, O da:
    Şeyh Ebu Ali RÜZEBADÎ (KS)' den, O da :
    Şeyh Ebu BEKİR ŞÎBLÎ (KS)' den, O da:
    Şeyh Ali ACEMÎ (KS)' den, O da :
    Süfi yolunun imamı, mutasavvıfların seyyidi :
    Tacil'1-Arifın (Ariflerin baştacı) Şeyh Ebu'l-Kasım Cüneyd BAĞDADÎ (KS)' den, O da:
    Seriyyus Sakati (KS)' den, O da:
    Marufu Kerhi (KS)' den, O da :
    Davudu Tai (KS)' den, O da :
    Hasan-ı Basri (RA)' den O da : îmam-ı Ali (RA) Efendimiz' den,
    Ayrıca :
    Seyyid Ahmed Rifa'î (KS) dayısı: Zamanının gavsı, devrinin şeyhi, arifler sultanı, zahidler önderi :
    Şeyh Mansur RABBANİ  BETAÎHÎ (KS)' den, O da:
    Dayısı Ebu'l-Mansur TAYYİB (KS)' den, O da amca oğlu :
    Şeyh Ebu Sa'id Yahya NECCARÎ-VASITÎ (KS)' den, O da:


    Ebu Ali künyesiyle anılan : Şeyh Muhammed ÜBEY KIRMİZİ (Kırmisi)-TİRMİZİ (KS)' den, O da:


    Şeyh Ebu'l-Kasım SENDÜSÎ (KS)' den, ki SENDURSÎ de denilir Oda:
    Kadı Ebu'l-Mefahır Muhammed Ruveym BAĞDADÎ (KS)' den, O da dayısı :
    Şeyh Sırrî SEKATî (KS)' den, O da :
    Tinak-ı Mücerreb :-)Her derde deva bir iksir) İmam Ebu Mahfuz Ma'ruf KERHÎ (KS)' den Ma'ruf Kerhî (KS)' nin de iki yoldan hırka silsilesi vardır :
    BİRİNCİSİ:
    Mar'uf Kerhî (KS)
    Şevh Davud TAİ (KS)'den, O da :
    Şevh Habib ACEMÎ (KS)' den, O da:
    Tabi'ilerin Seyyidi : Ebu Sa'id Hasen BASRİ (RA)' den O da:
    Müminlerin Emiri : Ali bin Ebî TALÎB (KV)' den
    İKİNCİSİ:
    Ma'ruf Kerhi
    İmam ALİ RIZA (AS)' dan, O da:
    Babası: İmam MUSA KÂZİM (AS)' dan, O da babası:
    İmam CATER SADIK (AS)' dan, O da babası:
    İmam MUHAMMER BAKIR (AS)' dan O da babası:
    İmam ZEYNÜ'L-ABİDÎN -ALİ EKBER- (AS)' den, O da babası:
    Büyük İmam Rasulullah (SAV) efendimizin torunu Seyyidimiz, efendimiz seyyidiş şüheda: İmam HÜSEYİN (RA)'dan O da babası:
    Allah (CC) kılıcı, İslam Sancağı- Peygamber (SAV) damadı büyük imamların babası :
    Allah (CC)' ın yenilmez arslanı müminlerin emiri seyyidimiz ve efendimiz ALİ BİN EBİ TALİB (KV)den O da amca oğlu :
    Peygamberler seyyidi mahlukatın yaratılış sebebi, Alemler Rabbi'nin habibi :-)sevgilisi) günahkarların şefaatçısı, seyyidimiz Şefaatçimiz, hidayet
    rehberimiz Allah Rasulu Muhammed (SAV)' den
    Rasul (AS)'da buyurdular ki: "Beni Rabbim terbiye etti :-) yetiştirdi), terbiyemi de (ne) güzel eyledi!"
    Seyyid Ahmed Rifa'î (RA)'nin şeyhi ve dayısı olan Şeyh Mansur Rabbanî-Betaihî tarikat hırkasını amca oğlu olan :Varlığın bereketi, zamanın ğavsı Mu'izzüddin Seyyid Şeyh Ebu Muhammed TALHA ŞENBEKÎ-ENSARÎ-HASENÎ-HÜSEYNÎ (KS)' den giymiştir O ise tarikat hırkasını iki şeyhten giymiştir :
    l Ümmetin şeyhi, imamların önderi Şeyh Ebu Bekir bin Hevvar HEMEDANÎ-BETAHÎ (KS)' den Bu zat rüyada Rasul (SAS)' den gelen izinle, tarikat hırkasını, sahabenin seyyidi, muhacirlerin ve ensarın şeyhi Muhammedî halifelerin ilki seyyidimiz : EBU BEKİR SIDDÎK (RA)' den giymiştir
    (Bu manen gerçekleşen olaydan) sonra, zamanın şeyhi SEHL b Abdillah TÜSTERÎ (KS) ile biraraya gelmiş ve ondan tarikat hırkasını giymiştir Tüsteri Hzleri ise:
    - Büyük şeyh ZÜ'NNUN MISRÎ (KS)' den, o da:
    Şeyh İsrafil MAĞRİBÎ (KS)' den, o da :
    - Ebu Abdullah MUHAMMED HABİŞE (KS)' den -ki tabiîlerden-dir, o da :
    Seyyidimiz (Sahabe) CABÎR ENSARÎ RA)' den, o da:
    Seyyidimiz Ali (KV)' den,


    2 Şeyh Talha Şenbekî Hzleri babası olan:
    Şeyh Musa NECCARİ (KS)' den, o da babası:
    Şeyh KAMÎL (KS)' den, o da babası:
    Şeyh YAHYA (KS)' dan, o da babası;
    Büyük Şeyh Ebu Bekir VASITÎ (KS)' den (ki daha sonra Ferğana ve Merv'de ikamet etmiştir), o da:
    Mutasavvıflar şeyhi CÜNEYD BAĞDADÎ (KS)' den giymiştir
    ( Daha önce Cüneyd BAĞDADÎ'nin hırka senedi belirtilmişti)
    Irak-Basra yakınlarında Ümmi Abide (Ubeyde) karyesinde bulunan Seyyid Ahmed Er-Rifai (KS) Efendimizin Türbe-i Saadetleri ve Külliyesi
    Hz Pir Seyyid Sultan Ahmed Er Rifai (KS)'nin, Resulullah (SAV) efendimizin kabri şeriflerini ziyaret etmeleri ve Resulullah (SAV)'ın mübarek yed'i saadetlerini öpmeleri:
    Seyyidimiz sığınağımız ve pirimiz Ahmed Er Rifai (KS) H555 senesinde yaptığı ilk haccında onunla beraberdim Günü gelince Mediune-i Münevvere'ye dahil oldukŞam,Irak, Yemen, Mağrib, Hicaz ve Acem diyarlarından kafilerle gelen hacıların sayısı 90000'i geçiyordu
    HzPir Medine'ye teşrif buyurduğunda ayağındakilerini çıkararak Peygamberimizin şerefli haremine kadar yalınayak yürüdü Mübarek kabrin karşısına gelip:
    -"Esselamu Aleyke ya Ceddi" dedi Resulullah (SAV):
    -" Ve aleykes selam ya veledi" dedi ve orada hazır bulunanların hepsi de bunu işittiler
    HzPir bu büyük lutuf ve nimet karşısında vecde

    geldi, inledi, ağladı ve iki dizi üzere titreyerek çöktüSonda ayağa kalkıp kendinden geçmiş bir halde o yüce sevgiyle ünsiyet hali içerisinde şu mealde bir şiir söyledi:
    Uzakta iken senin yüce huzuruna ruhumu gönderiyordum!
    Benim nabibim olarak (yerime) toprağını öpüyordu
    İşte şimdi bedenimle senin saadet huzurundayım:
    Müberek elini uzat ki, dudaklarım elini öpmek ile şereflensin!
    Resulullah (SAV) o nurlu-şerefli elini mubarek kabirden uzattı ve Ahmed Er Rifai(KS) de öptü İnsanlar da bu olayı açıkça müşahede ediyorlardı
    Ravza-i Mütahare'de o esnada binlerce kişi vardıBunlar arasında birçok da büyük zatlar vardı Onlardan bazıları;
    - Şeyh Hayat bin Kays Harrani (KS)
    - Şeyh Adiy bin Misafir (KS)
    - Şeyh Akil bin Menbeci (KS)
    Bu üç zat, tasavvuf hırkasını o gün Seyyid Ahmed Er Rifai (KS)' den giydiler ve onun müridlerinden oldular
    Yine orada hazır olanlar arasında;
    - Şeyh Ahmed Kebir Zaferani (KS)
    - Şeyh Abdulkadir Geylani (KS)
    - Şeyh Ahmed Zahid Ensari (KS)
    ( Kaynak: "Seyyid Ahmed Er Rifai ve Nurlu Yolu"--İzzeddin Ahmed El Farusi El Vasiti- Ehlibeyt Vakfı Yayınları-Ankara)
    Seyyid Ahmed Er-Rifai (KS) Hazretleri'nin "El- Bürhan-ul Müeyyed" adlı eserinden;
    ZÜHD-Ü TAKVA


    Zühd: Allah (cc)'a yönelen kişilerin ilk adımıdır ki takva esasına dayanır Takva ise hikmetin başı olan Allah korkusundan ibarettir Bütün bunların toplanıp düğümleneceği başlıca nokta ise, gelmiş geçmiş ve gelecek, geçecek bütün insanlığın en şereflisi Resulullah efendimizin yoluna kendini adamaktır Bu da:
    "Ameller ancak niyetlere bağlıdır" hadisi şerifini uygulamak suretiyle tam bir ihlas içinde Allah
    Resulü' nün yoluna uymakla mümkündür
    Allah'ın Resulü (sav) amelde yapılan niyetteki ihlasın lüzümluluğunu şu aşağıdaki hadiste ne güzel izah etmişlerdir:
    "Bir adam dünyalık elde etmek için Allah yolunda savaşa gitmek isteyen kişi hakkında Resulüllah Efendimize bir sual yöneltirler Allah'ın Resulü (sav) şu cevabı verirler:
    "Sevabı yoktur!" Oradakiler, defişete kapılıp: "Tekrar sor, belki meramını anlatamamışsındır" derler Bunun üzerine adam:"Ey Allah'ın Resulü, dünya menfaatı için Allah yolunda cihada çıkan kişi hakkında ne buyurursunuz?" diye sorar Peygamber (sav) den "Sevabı yoktur!" cevabını alır Orada bulunanlar yine dehşete kapılırlar, adamın soruyu tekrarlamasını söylerler Adam, üçüncü defa olarak yine;
    "Ey Allahın Resulü! Dünya menfeatı için Allah yolunda cihada çıkan kişi hakkında ne buyurursunuz?" diye sorunca; Resulullah (SAV)'dan: "Sevabı yoktur!" cevabını alır
    Bu ve benzeri hadislerden anlıyoruz ki, amellerin neticesi, niyete bağlıdır Yani niyet sağlam olursa


    amelde sağlam olur Niyet ihlastan arınırsa amelin de hiçbir değeri kalmaz!
    Öyle ise Allah (CC)' a karşı olan davranışlarınızda temiz niyet ve ihlastan ayrılmayınız Her davranış ve işinizde Allah (CC)'tan korkunuz! İnançlarınızı, gerek kitap ve gerekse sünnetteki müteşabihlerin ( gerçek manasını Allah ve Resulü 'nün bilebileceği ayet ve hadisler) zahirine uymaktan uzak tutunuz
    ALLAH' IN ZATI

    Ariflerden biri, Zat-ı Ecelli Ala hakkında, kendisinden bilgi isteyenlere şöyle demiştir: "Eğer
    Allah'ın zatından sual ediyorsanız şunu iyi bilin ki
    O, hiçbir şeye benzemez Eğer Uluhiyet sıfatlarından sual ediyorsanız, bu husus İhlas suresinde anlatılmıştır: "De ki: O, Allah'tır, bir tektir, Allah'tır, Samed'dir, doğurmamıştır, doğurulmamıştır O Hiçbir şey de O'nun dengi (vebenzeri)değildir " Eğer ismi celili mevladan soruyorsanız O, öyle Allah'tır ki, ondan başka ilah yoktur! Gaybi bilen de O, meydandakini de Rahman da O Rahim de O!Eğer Allâh'ın işlerinden soruyorsanız: "Hergün O, bir iştedir!" mealindeki ayet bu hususu açıklamaya kafidir
    İmamımız Şaii Hazretleri Tevhid hususunda ne denilmiş ise hepsini bir sözde toplamıştır Şöyle ki: "Eğer fikrinin yetişebileceği bir şeye kadar tefekkür edip de kalırsa teşbihtir ki, böyle düşünen kişiye müşebbih denir (Kalbi) mücerret, yokluğa yatışırsa bu takdirde o muattıl olur Bir varlığa inanıp da o varlığın bütününü anlamaktan aciz olduğunu itiraf ederse, işte bu takdirde muvahhid olur"
    ALLAH'IN ZATINI TENZİH ETMEK


    Efendiler! Cenab-ı Hakk'ı, (noksan sıfatlardan) tenzih etmelidir Hadis (sonradan yaratılmış) ların sıfatından ve bütün yaratıkların benzerinden onu tenzih etmek kutsa lbilmek gerekir "İstiva "bahsinde inançlarınızı tertemiz tutmalısınız! "İsteva alel arşı" (arşın üzerine yerleşmek) ile yorumlamamalıdırÇünkü bu türlü "yerleşmekte" hulul manası vardır, oysa Cenab-ı Hak bundanmünezzeh ve müberradır Cenab-ı Hakka "yukarıdadır, aşağıdadır" da denilemez Bu gibi sözlerden kaçılmalıdır Cenab-ı Hakk'ı mekan, el ve göz gibi organ, inip çıkmak gibi hareket ve davranışlardan tenzih etmek gerekir
    Gerek Kur'an ve gerekse hadislerde geçen müteşabihler hususuna gelince, bu babta
    yapacağımız tek şey, çok şerefli selef alimlerinin beyanlarına uymak ve takip ettikleri yoldan gitmektirSelamet yolu ancak budur Selef alimleri bu gbi müteşabihlerhakkında, "Hepsi Allah tarafından indirilmiştir" deyip iman etmişler, tefsir edip manalarını açıklamışlar, ilmini A4lah ve Resulüne havale etmişlerdir Vacip tealayı keyif (şekil) ve yaratıkların hal ve davranışlarindan tamamen tenzih edip, Kur'an'ı Kerim'de Zat-ı Ecelli Alas'ını nasıl anlatmış ise, öylece okuyup tefsir etmezlerdi Çünkü müteşabih olan sıfatları kendi yüce zatından ve Peygamber-i Zişan Efendimiz'den başka hiç kimse açıklayamaz Bu hususta izlenecek en çıkaryol, müteşabihleri muhkemlere haml etmektir
    Şurası da kesinlikle bilinmeli ve teslim edilmelidir ki, müteşabih ayetlerle muhkem ayetler arasında hiçbir çelişme bahis konusu olamaz


    İmamı Malik Hazretlerine birisi:"Errahmanu Alel Arşisteva - Rahman Olan Allah Arşta Karar Kılmıştır" ayeti celilesinin tefsirini sormuş, imam Malik: "Her ne kadar "İstivanın" manası malum ise de keyfiyet, Hak Teala hakkında düşünülemediği için, bizce vazife ancak buna iman etmekten ibarettir Böyle şeyleri soruşturmak bid'atten sayılacağı vechiyle siz ehli bid'atten olsanız gerektir" demiş, ve kendisine bu suali soranı huzurundan (kibarca) kovmuştur
    RİFAİLER ALIRLAR FEYZİ CENABİ SEYYİD AHMEDDEN
    TECELLİ ETTİ HAK O SULTANI MÜEYYEDDEN
    ULUVVİ ZATINI TAKDİRİ TALTİF EYLEMEK ÜZRE
    UZANDI DESTİ KUDRET RAVZAYI PAKİ MUHAMMEDDEN
    * * * * * * * * * * * * *
    Hazreti Gavsi Rifai zübde-i ali Resül
    Mesleki zi şanına hadim olan pür nur olur
    Şedd olup bağla belin erkanı pire tacıya
    Hürmetine ceddinin cürmün senin mağfur olur

    * * * * * * * * * * * * *
    Şüphesiz ali Resul'sün Ya Rifai ced be ced
    Bende-i bi çarenem geldim kapına yed be yed
    Ya müridi la tehaf dedin bize oldu sened
    El meded pirim sultanım ya Rifai el meded
    3 Eylül 2010
    #1
  2. Rifai Tarikatı Cevapları

soru sor

Rifai Tarikatı

Alakalı Aramalar:

  1. rifai tarikati