İmam Hüseyinin Mantığında İnsanca Yaşamak

İsimli konu WH 'Ehl-i Beyt' kategorisinde, Alemdar üyesi tarafından 3 Ocak 2009 tarihinde yazılmıştır. İmam Hüseyinin Mantığında İnsanca Yaşamak hakkında bilgi ve tartışmalar.

  1. Aşurâ’nın muazzam hamaseti insanların hayata bakış açısını değiştirerek, gerçek yaşam, hak taleplik, adalet yanlılığı, insanın şerefi ve azametini yeni ve çok güzel bir yorumla çizdi.

    Batılı yazar L.M.Boyd, İmam Hüseyin matem merasimlerinden birine katılarak şöyle diyor: “Tarih boyunca insanlar her zaman yüce, cesur ve büyük ruha sahip insanları sevmiştir. Bu sebepten dolayı özgürlük ve adalet asla zulüm ve fesada teslim olmadı. Hüseyin İbni Ali’nin de yüceliği, özgürlükçü ve muazzam ruhundadır ve ben onun törenine katıldığım için çok mutluyum, zira bu benzersiz fedakarlığı ve izzet-i nefsi övenlerle birlikteydim, her ne kadar olayın üzerinden 1300 yıl geçmiş olsa da…” Yaşamak güzeldir.

    Yaşamın tadına varan bir insan güzelliklerden haz duyar, sevgi gösterisinde bulunur ve varlık aleminin azametini kavrar ve ilim ve marifetten yararlanır. Böyle bir insan çabalarıyla diğer insanları sapmalardan korur. Fakat bazen kendini beğenmiş insanların varlığı diğerlerinin hayatını normal süreçten uzaklaştırarak, onların yaşam ve hayattan yararlanmalarını engeller.

    İmam Hüseyin as. insanoğlunu insani bir yaşama geri götürmek amacıyla Kerbelâ hamasetini yarattı ve bilinçli ölümü seçerek, gerçek yaşamın azametinden bir diğer boyutunu gözler önüne serdi. İmam Hüseyin, İslamın hayata baktığı açıdan hayata bakıyor. O hazret çocukluktan itibaren sevgili büyükbabası hz. Muhammed sav. , kıymetli babası Hz. Ali as ve mutahhar annesi hz. Fatıma selamullah aleyhanın yanında bilinçli bir yaşama başladı.

    İmam Hüseyin as. engin basiret ve selim düşünce ile, insanın keramet ve izzetine dayanan bir yaşamın, güzel ve anlamlı olduğunu kavradı. İmam’ın mantığına göre hayat Allah tarafından kullarına bahşedilen bir nimettir ve bu sebepten dolayı insanların hayatını mahvedecek her yol ve iş kınanırken zulme maruz kalan herkese kıyam etmek farz kılınmıştır. Tabii ki böyle davranmayanlar kendilerine zulmediyorlar. Nisa sûresinin 97. ayetinde melekler zulme maruz kalanlardan şöyle soruyorlar. Melekler kendi kendilerine zulmedenlerin hayatına son verecekleri zaman derler ki;

    Siz dünyada ne haldeydiniz?

    Onlar; Biz yer yüzünde zayıf bırakılmışlar idik, derler . Melekler de: Onda hicret etmeniz için Allah’ın arzı geniş değil miydi? derler. İşte onların barınma yerleri cehennemdir. Ne kötü yataktır o?

    İmam Hüseyin as. hayatının en önemli hedefinin, bilinçli faaliyetler sayesinde insanın kemale ermesi olduğunu defalarca beyan etmiştir. Hazretin kendisi de bu yolu yegane Allah’ı tanıyarak ve O’nu severek izledi ve bu doğrultuda büyük fedakarlıklarda bulundu. Yezid’in İslam toplumu tehditler ve baskılarla yönetmeye çalıştığı bir dönemde İmam Hüseyin as. şerefli ölüm ve ebedi hayat okyanusuna ulaşmayı en yüce saadet olarak tanıttı. Bu bağlamda İmam, zalimlere boyun eğmeyerek. “Ben ölümü saadet, ve zalimlerle yaşamayı zillet olarak görüyorum” dedi.

    Aslında İmam Hüseyin as’ın kıyamı, büyük ilahi peygamberlerin izinde, insanları cehaletten kurtarmak ve kaybettikleri hüviyetlerini bulmak amacıyla gerçekleşti. Bu yüzden insanlığın uyanışı ve canlanmasını imamın kıyamında adım adım görebiliriz. Yaratılışın en önemli hedefi, bu dünyada erginleşmiş ve yücelmiş insanın halifetullah olarak ortaya çıkmasıdır.

    İmam Hüseyin as. bu olayın en bariz örneğidir. Böylece İmam Hüseyin ve ashabının fedakarlıklarına dikkatlice baktığımızda yaratılış sırlarından birini görebiliriz. İmam Hüseyin as. insan hayatının bu seçkin aslına hayat vererek, insanlara hayatlarını yaradılışın hedefi üzerine kurmalarını, çünkü ancak bu şekilde alçaklık bataklığından kurtulabileceklerini hatırlattı.

    O hazret düşmanın karşısında durduğunda bile hayata anlam veren ahlaki değerlerden zerre kadar uzaklaşmadı. İmam Hüseyin as. düşman askerlerinin susamış olduklarını öğrenince, ashabından onlara son kişiye kadar su vermelerini istiyor. Fakat Yezid’in vahşi askerleri hiçbir cinayetten geri kalmadılar, günler boyunca İmam Hüseyin, Ehl-i Beyt ve yarenlerine suyu keserek onları susuz bırakıp, çadırlarını yaktılar.

    İnsani düşüncenin en mükemmel erginliği ve basiretin enginliğini İmam Hüseyin as’ın mantığında hem de en doruk noktada görmek mümkün. Hüseyin bin Ali insanlığın kurtulması için kendisi ve ailesini en korkunç fırtınalara siper etti. Arap şairlerden biri şöyle diyor: İnsan ruhu yüce olunca, ten ve vücudunun onun peşinden gitmekten başka çareleri yoktur. Tam tersi alçak ruhlar, vücudun peşinden gidiyor, akıl ve mantıktan uzak olan bu olay sebebiyle her türlü zilleti kabul edip, her cinayeti işliyorlar.” Bu sebepten dolayı Kerbelâ hamaseti 72 kişilik bir topluluğun şehadetiyle son bulmuyor, ve yankıları tüm insanlığı kapsıyor ve İmam Hüseyin ve ashabının fedakarlığı dünyanın dört bir yanında saygıyla anılıyor.

    Öyle ki Hindu inancından “Purşu Tamlas Tondan” şöyle diyor: “Ben bu tarihi büyük olayın canlı tutulmasının önemini biliyorum. İmam Hüseyin as’ın yüce hedefleri ve fedakarlıkları insanlığa yeni hayat verirken, insanoğlunun düşünce düzeyini yükseltti. O hamasetin anılması ile birlikte, maneviyat, özgürlük, yücelik ve fedakarlık ruhu halk arasında coşacak ve toplum her zaman canlı olarak makul insani hayat yolunda ilerleyecektir”.
    3 Ocak 2009
    #1
  2. İmam Hüseyinin Mantığında İnsanca Yaşamak Cevapları

  3. Allah razı olsun kardeş..
    17 Mart 2009
    #2
soru sor

İmam Hüseyinin Mantığında İnsanca Yaşamak