Dişi olmak ya da olamamak!

İsimli konu WH 'Kadınca' kategorisinde, .мєℓσ∂у. üyesi tarafından 16 Mayıs 2012 tarihinde yazılmıştır. Dişi olmak ya da olamamak! hakkında bilgi ve tartışmalar.

  1. [​IMG]

    Küçük bir kız çocuğu iken annenizin topuklu ayakkabılarını giyer miydiniz? Makyaj malzemelerine bulandığınız oldu mu? "Halasına çekmiş, süslü ne olacak..." derlerdi meselâ. Kadın olacak çocuk edasından, işvesinden belli olur muydu? Tanıdığım kadınlardan, çevremde gördüklerimden, bana gelen kadın danışanlarımdan 'aseksüel' görünümlü, dişi görünmekten uzak, giyim ve kuşamında olabildiğince kamuflaj yapan, kadın kimliğiyle barışık olmayan kadınları gördüğümde, cinsel olgunlaşma sürecinin tam olarak tamamlanmadığı izlenimi ediniyorum. Ruh ve beden bütünlüğü, cinsel kimliğin sağlıklı bir şekilde gelişmesi ve kabulu ile olur. Dişil kimliğin sağlıklı gelişiminde annenin rol model olması çok önemlidir. Cinsel yaşamı sağlıklı, cinsel duyguların ifadesine olanak sağlayan, kadınsı özellikleri taşıyan ve gösterebilen annenin kız çocuğu da benzer özellikler gösterecektir. Ergenlik döneminde bedensel değişikliğe uyum sağlamaya çalışan kız çocuğuna annenin yaklaşımı katı, ilgisiz, uzak olursa yetişkin dönemde cinsel yaşamda güçlükler olması kaçınılmazdır. Tabii ki bu dönemde babanın baskılayıcı tutumu da olumsuz etkileyecektir. Göğüsleri büyümeye, boyu uzamaya, kilosu değişmeye başlayan kız çocuğuna doğru ve güzel aynalama yapmak önemlidir. Bir tanığım küçükken tombul yanaklım diye seven yakınlarına, 30 yaş civarında olduğu dönemde hala kızgın olduğunu, yanaklarından nefret ettiğini söylüyordu. Yine bir danışanım annesinin sürekli kendisinin kilosu ile ilgili serzenişte bulunmasından rahatsızlık duyuyor ve sık sık bununla ilgili rüyasını getiriyordu. Bu nedenle dış görünümün çok önemli olduğu büyüme çağında çocuklarımıza söylediğimiz tanımlamalara ve yansıtmalara dikkat etmeliyiz. Kimin neyden, nasıl etkilendiğini kestiremeyiz ve bu konuda düşünceli olmalıyız. Öte yandan bakışımızdan yürüyüşümüze, gülüşümüzden ses tonumuza, kıyafetimizden saçımıza, manikürümüzden makyajımıza kadar kadınsı olmak, kadınsı olurken bunu en doğal içsel güdülerimizden almak, libidomuzu gereksiz yere baskılamamak, cinselliği sevmek mutlu bir yaşamın kapılarını açar. Cinsel yaşamda partnerinizle sağlıklı bir ilişkiniz olabilmesi için önce kadınsı özelliklerinizin farkında, bedeninizle barışık ve cinsel konulara ilgi duymalısınız. Cinsel konularda konuşmaktan kaçınmak, bu konuları düşünmekten uzak durmak, bunun için zaman, mekan, ortam hazırlamamak kadın oluşunuzu ve dişiliğinizi budamak anlamına gelir. Cinsel birlikteliği 'iş' gibi gören, evet evet "Bir an önce bitse de kurtulsam..." diyen veya görev gibi yapan ve hatta kocasının talebi karşısında "Uff şimdi bir saat zaman harcayacağım." diyen kadınlar var. Tabii ki buna sebep birçok etken olabilir ama ben burada tamamen kişinin kendi yaklaşımından kaynaklanan, yanlış inanç, öğreti ve bastırılmış duyguların yol açtığı davranışlardan sözediyorum. Hanımlar; cinsel yaşamın işlemesi, dişi özelliklerimize sahip çıkmak, güzelleşme çabalarımız, topuklu ayakkabılarımız, bakımlı görünmek için elimizden geleni yapmamız ve bütün bunları gururla taşımamız; hepsi biziz... Çok bakımlı ve hoş bir danışanım ev için alışveriş yaparken düz ayakkabılarını giyiyor eve gelirken eşiyle karşılaşma ihtimaline karşı otoparkta topuklu ayakkabılarıyla değiştiriyordu. Yorumu size bırakıyorum. Son söz; sağlıklı ve doyumlu bir cinsel yaşam için yatakta teslimiyet önemlidir; kadın olarak teslimiyetten sözediyorum. Bu, cinsel olgunlaşmanın en önemli göstergesidir, yolu da yukarıda anlattıklarımdan geçer.



    alıntı
    16 Mayıs 2012
    #1
  2. Dişi olmak ya da olamamak! Cevapları

soru sor

Dişi olmak ya da olamamak!