Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu

İsimli konu WH 'Felsefe, Sosyoloji ve Psikoloji' kategorisinde, kafkas67 üyesi tarafından 11 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu hakkında bilgi ve tartışmalar.

  1. Çocuklar doğası gereği canlı hareketli ve yaşam doludur.Okulda evde yolda ve daha bir çok sosyal ortamda oynarlar koşarlar zıplarlar.Gelişimleri çok hızlı olduğu için toplumun beklentilerini yerine getirecek istendik davranışları yerine getiremezler.Bu süreçte uygun olmayan davranışları ortaya çıkar ve çocuklar düşünmeden bu davranışları yerine getiririler.Çoğu zaman yetişkinler bu davranışları hoş görürler ve çocuklar bu davranışlarından dolayı çok büyük sorunlarla karşılaşmazlar.Ancak öyle çocuklar vardır ki normal olarak kabul edilen bu davranışların ötesinde aşırı hareketli ve dikkatsiz davranışlar sergileyerek hem öğrenmede hem de sosyal yaşama ayak uydurmada sorun yaşarlar.Unutkanlık düzensizlik ve eşyalarını sıklıkla kaybetme şeklinde belirtileri sürekli olarak gösterirler.Bu çocuklar Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar olarak adlandırılırlar.
    Aileler ve öğretmenler kimi zaman hiperaktiviteyi zeki olmanın belirtisi olarak görmektedirler. Kimi zamanda çocukların doğal gelişimleri gereği canlı ve hareketli olmaları dikkat eksikliği ve hiperaktivite olarak yorumlanmaktadır.Bu yanlış inançtan dolayı çocuklar haksız yere etiketlenmekte ya da çocukların tanılanmaları ve eğitimlerinde özel önlemler alınması çok geç olmaktadır. Bu da çocukların akademik sosyal ve duygusal gelişiminde olumsuz etkilere yol açmaktadır.
    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan çocukların erken tanılanmaları ve tıbbi tedavinin yanında özle eğitim hizmetlerinin hemen sunulması gerekmektedir.Öğretmenlerin ve ailelerin dikkat eksikliği ve hiperakvite bozukluğunun erken tanılanması için belirtilerini iyi gözlemlemeleri ,tanılanan çocukların tıbbi tedaviyle birlikte sunulacak olan psiko-eğitim hizmetlerinde aktif rol almaları gerekmektedir.
    Çoğunlukla bu çocuklar davranış problemleri yaşmaktadırlar.Aileler ve öğretmenler davranış problemlerine nasıl müdahale edeceklerini bilmedikleri için çocuklar sürekli eleştiriye ya da fiziksel şiddet gibi istenilmeyen durumlarla karşılaşabilmektedirler.Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların bu gibi durumlarla karşılaşmamaları bu çocukların öğrenme ve davranış özelliklerinin iyi bilinmesine bağlıdır.
    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu kişinin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik ataklık istekleri erteleyememe ve dikkat süresinin kalıcı ve sürekli olarak kısalığı ile kendini gösteren bir bozukluk olarak ifade edilmektedir.Dikkate eksikliği ve hiperativite bozukluğu çocukların zeka ve davranışsal eğitim düzeylerinin altında işlev ve davranışlar göstermesine yol açmaktadır. Dikkat eksikiliği ve Hiperaktivite bozukluğu yeni tanınan bir durum değildir. Bu belirtileri taşıyanlar her zaman varolmuştur. Daha önceleri DEHB’nin yanlış çocuk yetiştirmeden kaynaklanan bir yarmazlık sorunu olduğu ve yeterince otoriter davranılırsa sorunu çözülebileceği düşünülmekteydi. Ancak aşırı otoriter davranışın sorunun çözümünün bir parçası olma yerine problemin bir parçası olduğu açıkça görülmektedir.

    TARİHÇE
    Yıllar boyunca DEHB çeşitli terimlerle anılmıştır. Bu tanımlamalar DEHB’nin en belirgin görünümlerine göre yapılmıştır. 19.yüzyılın sonlarında “çılgın aptallar” “dürtüsel delilik”ve “yetersiz engelleme” olarak adlandırılmıştır. Aynı yıllarda İngiliz hekim Frederic Still bu gün kullanılana benzer kolay anlaşılır bir tanımlama yaparak bu çocukları aşırı hareketli, bir konuya yoğunlaşamayan öğrenme güçlükleri ve davranım sorunları olan çocuklar olarak tanımlamaktadır.1954’te DEHB’nin tedavisinde kullanılan ve ticari adı Ritalin olan ilaç piyasaya sürülmüştür. 1957’de Laufer DEHB’nin merkezi sinir sistemindeki olgulaşma eksikliğinden kaynaklandığını düşünmüştür. 1962’de bu bozukluk “Minimal Beyin Disfonksiyonu” olarak isimlendirilmiştir.1970’li yıllardan itibaren biyolojik etkenlerin bozukluğun oluşumunda daha önemli olduğu vurgulanmıştır.Son olarak DSM 4’te bu günkü kullanımı ile tanımlanmıştır.

    TANIM VE BELİRTİLER
    DEHB gelişim düzeyine uygun olmayan dikkat eksikliği, ataklık ve hiperaktivite oluşmaktadır. DEHB tanısının konulması için üç özelliğin bir arada olması gerekmemekte yalnızca birinin veya ikisinin birden görülmesi de yeterli olmaktadır. DEHB olanlarda genellikle dikkat problemi rastlanırken hiperaktivite durumu bir kısmında görülmektedir. Bu çocuklarda ataklık hiperaktivite ve dikkat eksikliği çocukların sosyal yaşamlarını, akademik gelişimlerini olumsuz yönde etkilemektedir.
    Hiperaktivite: Çocuklar erişkinlere göre daha canlı ve hareketlidir.Ancak bu hareketlilik çocuğun kendi yaşıtları ile karşılaştırıldığında belirgin düzeyde daha fazla olduğunda hiperaktiviteden söz edilebilir. Ayrıca bu hareketlilik oyun ,anaokulu ve okul gibi günlük işlevlerde çocuk aile ve öğretmenler için sorun oluşturduğunda aşırı hiperaktif diye nitelendirilir.
    Dikkat sorunları:Dikkatin bir noktaya toplanabilmesinde güçlük, dış uyaranlarla dikkatin çok kolay dağılması, unutkanlık, eşyalarını ve oyuncaklarını sık sık kaybetme ve düzensizlik gibi belirtiler dikkat sorunlarını bulunduğunu gösterir.
    Ataklık:Acelecilik, istekleri erteleyememe, sorulan sorulara çok çabuk yanıt verme, başkalarının sözlerini kesme ve sırasını beklemekte güçlük çekme gibi özellikler ataklık bulunduğunu gösterir.
    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) için teşhis ölçütleri (DSM-IV):

    Aşağıdaki (1) veya (2) maddelerinden en az birinin karşılanması gerekir.

    1-Aşağıdaki dikkatsizlikle ilgili maddelerden en az altısının , en az 6 ay boyunca, çocuğun gelişim düzeyiyle uyumlu olmayarak ve çocuğun uyumunu bozacak şekilde varolması gerekmektedir.

    Dikkatsizlik
    a- Genellikle ayrıntılara dikkat edemeyip, iş, okul ve diğer aktivitelerde dikkatsizce hatalar yapmak.
    b- Genellikle oyunlarda ya da verilen görevlerde dikkati sürdürmekte zorluk çekmek.
    c- Kendisiyle karşılıklı olarak konuşulduğunda, dinliyor izlenimi alınmaması.
    d- Genellikle kendisine öğretilip gösterilmesine karşın, bunları uygulayamayıp, okul ödevleri, işyerindeki görevler ve ev işlerini tamamlayamamak.
    e- Çoğunlukla yapacağı aktiviteler ve planları sıralayıp, düzene koyamamak.
    f- Beyin gücü gerektiren görevlerden ( ders yapmak gibi) kaçınma, hoşlanmama ya da bunları yapmaya isteksiz olma.
    g- Çeşitli aktiviteler için gerekli oyuncak, ders araç ve gereçleri gibi şeyleri sıkça kaybetmek.
    h- Konu dışı çevresel bir uyaran tarafından kolayca dikkatin dağılması.

    i- Günlük olağan aktivitelere karşı da unutkanlık hali.
    2-Aşağıdaki hiperaktivite ve ataklık belirtilerinden en az altısının, en az 6 ay boyunca , çocuğun gelişim düzeyiyle uyumlu olmayarak ve çocuğun uyumunu bozacak şekilde varolması gerekmektedir.

    Hiperaktivite
    b- a-Sürekli olarak el ya da ayaklarını hareket ettirmek, yerinde oturamayıp,oturduğu yerde kıpırdanmak.
    b-Oturmasının beklendiği ve gerekli olduğu ortamlarda (sınıfta ders esnasında olduğu gibi) yerini terk edip dolaşmak.
    c-Uygunsuz olmayan ortamlarda ( sınıf, kalabalık mekanlar gibi) koşmak, bir yerlere tırmanmaya çalışmak gibi davranışlar sergilemek.
    d- Oyun oynarken ya da boş vakit aktivitelerinde sessiz bir şekilde davranamama, gürültü çıkararak bir şeylerle oyalanabilmek.
    e-Daima ‘sanki bir motor tarafından çalıştırılıyor’ şeklinde hareket halinde bulunmak.
    f-Sıklıkla aşırı ölçüde konuşmak.

    Ataklık
    g-Kendisine sorulmakta olan soru tam olarak tamamlanmadan, yanıtlamaya çalışmak.
    h-kendisine herhangi bir şey için sıra gelmesini bekleyememek.
    i- Çevresindekilerin iznini almadan , aniden konuşma ya da oyunlarına katılmak, müdahale etmek.
    B-Bu şekilde kişide sorunlara yol açan yakınmaların 7 yaş öncesinde başlaması gerekmektedir.
    C-Sorunlara yol açan yakınmaların en az 2 farklı alanda kendini göstermesi gerekmektedir ( okulda, işte ya da evde gibi).
    D-Toplumsal alan, okul hayatı ya da iş ortamında kişinin işlevselliğinde belirgin bozulmanın açık kanıtlarının olması
    E- Rahatsızlığa ait yakınmalar başka bir psikiyatrik bozukluğa bağlı olmamalıdır.

    GÖRÜLME SIKLIĞI
    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu okula giden çocukların yaklaşık %3 oranında rastlanır. Erkeklerde kızlara oranla 4-8 kat daha sık görülür.Ergenlik öncesi görünüş sıklığı %5-10 olarak belirtilmektedir.

    NEDENLERİ
    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun nedenleri kesin olarak bilinememektedir.Sorumlu olduğu düşünülen bazı etkenler vardır.Bu etkenler kalıtım,genetik
    faktörler,çevresel etkenler,beyindeki yapısal ve işlevsel farklılıklar olarak ifade edilmektedir.
    Kalıtım:DEHB olan çocukların anne babalarında benzer belirtiler olma oranı normal çocuklara oranla 2-8 kat daha fazladır.Kardeşlerinde normal çocuklara oranla 2-3 kat daha fazla görülür.
    Çevresel nedenler:Çevresel etkenler direkt olarak DEHB’ye neden olmaz ancak genetik olarak yatkın olan bireylerde riski artırır. Annenin hamileliğinde alkol sigara ilaç kullanımı,erken doğum, doğum komplikasyonları, bazı hastalıklar ve bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri, kurşun gibi bazı maddelere maruz kalma riski artırabilmektedir.
    Beyindeki yapısal işlevsel farklılıklar :Beyinde dikkatin yoğunlaştırılmasından sorumlu olan ön bölge ,bazal ganlionlar ve serebellum DEHB olan bireylerde normal bireylere göre daha küçük bulunmuştur. Yada farklı bir simetri vardır.Bu bölgelerde oksijen glukoz kullanımı ve kan akımı normallerden fazladır. Ancak bu incelemeler bir tanı aracı olarak kullanılmaz.

    TEDAVİ
    DEHB olan çocukların tedavi edilebilir olduğu ve tedaviye erken başlanması bu çocukların akademik sosyal ve duygusal gelişimlerinde daha çabuk ilerleme göstermelerini sağlamaktadır.Tedavi olanakları İlaçla tedavi,Psiko-eğitimsel Müdahaleler (Aile eğitimi,Davranışsal terapiler,Aile terapisi,Psikanaliz,Problem çözme becerileri ) Alternatif tedaviler (Bitkisel tedavi, Diyet, Biofeedback,TM)olarak sıralanabilir.
    Bu yöntemler içinde en etkin ve en kısa sürede yanıt veren tedavi ilaç tedavisidir. Ancak çocuğun anne babasının ve öğretmenin bu konudaki eğitimi tedavinin etkinliği ve kalıcılığı için önemlidir.Uzun süreli bir sorun olduğu için tedavi planı da uzun süreli ve çocuğa özle olmalıdır.Ancak ilaçlar kullanılırken psiko-eğitimsel yaklaşımının mutlaka uygulanması gereklidir.

    SONUÇ ve ÖNERİLER
    Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar hem okulda hem de evde bir takım güçlüklerle karşılaşmaktadırlar.Bu çocukların yetiştirilmesinde alınacak tedbirlerle sosyal becerilerde iyileştirme kendine güvende artma , saldırganlığı azaltma, akademik gelişiminde ilerleme sağlanabilir.Çocuk için alınacak tedbirlerde okul personeli ve ailelere önemli görevler düşmektedir.Aileler ve öğretmenler bu görevlerini yerine getirirken birbirleriyle işbirliği içinde olmalı ve etkili iletişim stratejileri geliştirmelidirler.

    Ailelere Öneriler

     DEHB belirtilerini çocuğunuzda gözlerseniz Rehberlik Araştırma Merkezine ya da Hastanelerin çocuk psikiyatrisi bölümüne hemen başvurun.
     Çocuğunuzun DEHB olduğu gerçeğini kabul edin ve bu duruma yönelik , ailenizin tepkilerine, arkadaşlarınızın ve daha geniş toplumun tepkilerine alışın .Gelen tepkilerden dolayı kendinizi, çocuğunuzu suçlamayın.
     DEHB olan çocuklara destek verecek kişileri ve grupları araştırın.
     DEHB çocukların sağlıkla, eğitimle ilgili hizmetlere nasıl ulaşacaklarını öğrenin ve çocuğunuzla çalışan profesyonellerle ilişki kurun.
     Çocuğun aşırı hareketliliğini ortadan kaldırmaya çalışmak çocuğu aşağılamak eleştirmek diğer çocukları örnek göstermek doğru değildir.Çocuğun güven duygusunu ve benlik saygısını örseleyecek bu davranışlardan kaçının.
     Çocuğun enerjisini boşaltabileceği ve doyum sağlayabileceği bazı uğraşlar edinmesine olanak tanıyın.
     Çocuğunuzun olumlu davranışlarını görün ve hemen ödüllendirin.
     Evdeki kuralları açıkça anlatın. Kurallara uymadığında neler olacağını açıklayın kurallara uymadığında yaptırımlar adil olmalı davranışın hemen ardından olmalıdır.
     Olumsuz davranışlarını hemen cezalandırmak yerine görmezden gelmeyi deneyin.
     Ne olursa olsun fiziksel cezaya başvurmayın. Fiziksel cezanın işe yaramayacağını sorunları daha da artıracağını unutmayın.
     Çocuğunuza yerine getirebileceği sorumluluklar verin ve yerine getirdiğinde ödüllendirin.Çocuğunuzun benlik saygısını yükseltmek için çok sık ödül almasını sağlayın
     Çocuğunuzla zaman geçirin.Çocuğunuzla geçireceğiniz zamanda televizyon izlemek bilgisayarla oynamak gibi etkinlikler yerine etkileşimli oyunlar oynayın.
     Çalışma ortamını çocuğun dikkatini dağıtabilecek oyuncaklardan arındırın
     Kendinize zaman ayırın

    Öğretmenlere öneriler

     Sınıfınızda DEHB belirtileri ile öğrenci gözlerseniz tıbbi ve eğitsel değerlendirmesinin yapılması için hemen harekete geçin.
     Aile ve rehber öğretmenle sürekli işbirliği içinde olun.
     Değerlendirmeleri çocuğa göre uyarlayın.Zamana dayalı sınavları azaltın.
     Sınıfta kapı pencere gibi dikkat dağıtacak hareketli alanlardan uzak tutun.
     Sınıf rutinlerini açıklayın kuralları yazılı olarak sınıfın bir bölümüne asın.
     Problem davranışlar için davranış düzeltme programı hazırlayın.
     Denetlenebilir tekrar ve pratiğe dayalı bir öğretim tarzı geliştirin.
     İlgisi olan ve başarılı olduğu konularda sorular sorun ve ödevler verin.
     Küçük etkinliklerle çocuğun enerjisini boşaltmasına izin verin
     Çocuğa zamanı kullanmayı öğretin.
     Davranışların sorumluluğunu üstlenmeyi öğretin.
     Uygun davranış değiştirme tekniklerini (pekiştirme, ayrımlı pekiştirme, simgesel ödül biriktirme, model olma, davranış kontratı, sönme , tepki bedeli) kullanın bu tekniklerin kullanımı ilgili uzmanlardan yardım alın.
     Okul yönetimini ve disiplin kurullarını DEHB olan çocukların özellikleri hakkında bilgilendirin.
     DEHB konusunda sınıftaki diğer çocukları ve bu çocukların ailelerini bilgilendirin.

    KAYNAKLAR

    Amerikan Psikiyatri Birliği.(2001).Psikiyatride Hastalıkların Tanımlanması ve
    Sınıflandırılması (DSM-IV).Çev.Köroğlu, E. Hekimler Yayın Birliği: Ankara

    Özyürek,M.(2004). Sınıfta Davranış Değiştirme.Kök Yayıncılık:Ankara

    Selçuk, Z.(2000).Dikkat Eksikliği ve Hiperaktif Çocuklar.Pegem A Yayıncılık: Ankara

    Ercan, E Aydın ,C.(2002).Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu.Gendaş A.Ş: İstanbul

    Stein, D.(2002).Ritalin Çözüm Değildir. Çev. Ercivan, A . Kuraldışı Yayıncılık: İstanbul

    Saygılı, S.(2004). Çocuklarda Davranış Bozuklukları. Elit Yayınevi.İstanbul

    Özgür, İ.(2004).Engelli Çocuklar ve Eğitimi Özel Eğitim. Karahan Kitabevi: İstanbul

    Kaner, S .(2003).Özel Gereksinimli Çocuklar ve Özel Eğitime Giriş. Ed. Ataman,
    A.Gündüz Eğitim ve Yayıncılık: Ankara.

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite ve Özel Öğrenme Güçlüğü Derneği.(2004).Dikkat Eksikliği
    ve Hiperaktivite Bozukluğu.www.hiperaktivite.org.tr.

    Yavuzer,H. (1998).Çocuk ve Ruh Sağlığı.Remzi Kitabevi: İstanbul

    Erbaş,D., Kırcaali İftar,G., Tekin,E. (2004).İşlevsel Değerlendirme Davranış sorunları ile
    başa çıkma ve uygun davranışlar kazandırma süreci.Kök Yayıncılık:Ankara
    11 Ocak 2010
    #1
  2. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu Cevapları

  3. PayLasm İcin SaoL..!XD
    20 Ocak 2010
    #2
  4. teşekkürler
    21 Ocak 2010
    #3
  5. yazına paralel,kendimize ve mükellifliğini üstlendiklerimize,kaldırbilecekleri kadar ki sorumluluğu tatlı tatlı sevdirerek yüklersek,ve bu sorumlulukların altında birer amac oluşturursak ,dikkatimiz artacaktır. amac'ın içi (niçini)gerektiği gibi doldurulursa,üst noktalara ulaşmak zor olmayacak. teşekkürler,seçmiş olduğun,hepimize lazım olan ve olacak olan paylaşımına.
    11 Ocak 2011
    #4
soru sor

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu

Alakalı Aramalar:

  1. dikkat eksikliği ve hiperativite bozukluyğ