bir öğrencinin başarılı olması için gereken kurallar

İsimli konu WH 'Skype & MSN ve Live Messenger' kategorisinde, bilgin94 üyesi tarafından 18 Kasım 2008 tarihinde yazılmıştır. bir öğrencinin başarılı olması için gereken kurallar hakkında bilgi ve tartışmalar.

  1. 1 - Hedefinizi (amacınızı ) tespit edin

    Başarı için, öğrencinin hayattan ne beklediğini amacının ne

    olduğunu bilmesi gerekir.

    Başarılı olmanın tek ve mutlak ölçüsü iyi bir üniversiteye girmek,

    herkesin gıpta ettiği bir mesleğe sahip olmak değildir.
    Elbette önemlidir ama İnsan, yetenekli olduğu çok değişik
    alanlarda, severek yapabileceği çeşitli işlerde kendini
    ortaya koyabilmişse, yaşamdan zevk alan biri ise,
    başarılı olmuş demektir. Hayatta en büyük amaç mutlu olmaktır.
    Her şey bunun uğruna yapılmaktadır. Ancak herkesin mutlu
    olmak için kullandığı araçlar farklıdır.

    Çalışmanızın yönünün belirlemek ve çalışma isteğinizi sürekli

    tutmak için yapmanız gereken en önemli şey, sizi ilerde umutlu
    edecek yolu belirlemektir. Neye ulaşmak için çalıştığınızı bilmeniz gerekir.



    2- Planlı ve Programlı Çalışın

    Amacınıza ulaşmak için hangi dersi ne kadar çalışacağınızı,

    ne zaman çalışabileceğinizi, ne kadar gayret göstermeniz gerektiğini bilmelisiniz.

    Zamanı israf etmemek, en sağlıklı şekilde değerlendirmek

    için, her etkinliği planlayarak yapmak gerekir. En kullanışlı
    çalışma planı, haftalık olandır. Haftalık çalışma planı yaparken,
    her gün, hangi saatlerde hangi etkinliği yaptığınızı düşünerek,
    her etkinlik için belli zamanlar ayırın. Dersi en verimli çalışabilmeniz i
    çin yapmanız gereken şey, dersinizi engelleyecek etkenlerin en az olduğu
    saatleri çalışmaya ayırmaktır.

    Bunu saptadıktan sonra yapacağınız şey ise, çalışmanız gereken dersleri,

    belirlediğiniz saatlere dengeli olarak dağıtmaktır.

    A. Planlı Çalışmanın Yararları

    a. Her işe daha rahat zaman ayırmanızı ve yapmak istediğiniz şeyleri

    daha huzurlu yapmanızı sağlar.

    Hangi dersi çalışacağınıza karar vermemekten dolayı zaman kaybetmenizi,

    bir dersi bırakıp diğerine geçmenizi önler.
    Her derse yeterince zaman ayırmanın verdiği bir güven sağlar.
    Günü gününe çalışma nedeniyle,sınav öncesi çalışma süresini kısaltır,

    sınav paniğini önler ve çalışma verimini yükseltir.
    Öğrenilecek konunun kısa bir zamana sıkıştırılması yerine, uzun zamana

    yayılarak daha kalıcı ve etkili olmasını sağlar.
    Anne-babanız ile aranızda ders çalışma konusunda çıkabilecek anlaşmazlıkları önler.
    Bilinçli bir plan yapmanız, derse kendinizi daha kolay vermenizi sağlar.
    B- Plan Yaparken Nelere Dikkat Etmeniz Gerekir?

    a. Derslerin planını dengeli olarak yapın, belli derslere ağırlık vererek,

    çalışılması gereken diğer dersleri ihmal etmeniz, amacınıza ulaşmanızı güçleştirir.

    Günde kaç saat çalışılması gerektiği, öğrenciden öğrenciye değişmektedir.

    Günlük çalışma süresi, öğrencinin öğrenme kapasitesine, temel bilgisine,
    derslerdeki eksiğine göre değişir. Bugüne kadar hiç çalışma alışkanlığı
    edinmemiş bir öğrenci, başlangıçta daha az bir çalışma ile başlayıp,
    gittikçe arttırabilir. Günlük ortalama çalışma süresi olarak 4-5 saat
    verilebilir. Bu ihtiyaca göre azalır ya da artabilir.
    Ara vermeden yapılan uzun süreli çalışma da, sık aralarla, uzun dinlenmeli

    olarak yapılan kısa çalışma da verimsiz olur. En uygunu, 40-50 dakikalık
    çalışma sonunda 5-10 dakika bir ara vererek derse devam etmektir. Farklı
    özellikteki derslere geçerken verilen ara biraz daha uzun olabilir.
    Planınızda derslere vereceğiniz çalışma sürelerini, öğreneceğiniz dersin özelliğine

    ve sizin o dersteki başarı durumunuza göre ayarlamanız gerekir.
    Aynı tür çalışma gerektiren derslerin ard arda gelmesi yerine, değişik çalışma

    gerektiren derslerin ard yarda gelmesine çalışın. Örneğin problem çözme
    gerektiren bir dersin arkasına okuma, anlatma, yazma gerektiren derslerin
    gelmesi uygun olabilir.
    Zor dersleri en rahat anlayabileceğiniz saatlere yerleştirin. Araştırmalar, en

    verimli çalışma saatlerinin sabahın erken saatleri, öğleden sonra 14-16 arası
    olduğunu ayrıca, yatmadan önce yapılan tekrarların yararlı olduğunu ortaya
    koymakla birlikte, verimli çalışma saatleri öğrenciden öğrenciye değişmektedir.
    Tekrar için ayırdığınız saatler, genellikle dersin sınıfta öğrenildiği zamana

    yakın saatler olmalıdır. Çünkü dersin sınıfta işlendiği gün tekrar edilmesi
    unutma olasılığını azaltır, öğrenmeyi pekiştirir. Ayrıca derse gitmeden önce
    hazırlık yapılması da öğrenmeyi kolaylaştırır, dersi daha iyi izlemeye yardımcı olur.
    Çalışma planınızda, derslerinizi mümkün olduğunca günün aynı saatlerine

    yerleştirmeniz yararlı olur. Böylece her gün o saatlerde derse kendinizi
    daha kolay verebilirsiniz.
    Planınızda ilk çalışacağınız saate sevdiğiniz bir dersi koymanız, yine planınızı

    daha kolay uygulamanıza, kendinizi derse daha kolay vermenize yardımcı olacaktır.
    Yemeklerden hemen sonra çalışmaya başlamayıp, yemekten yaklaşık yarım

    saat kadar sonra derse oturmanız daha yararlı olacaktır.
    Planınızda, televizyon, müzik, arkadaşlık, kitap okuma gibi etkinliklerle ders

    çalışma saatlerini birbirinden ayırarak, bu etkinliklere de belli süreler vermeniz,
    çalışma saatlerinde aklınızın diğer etkinliklere takılmasını önleyecektir.
    Şunu da önemle belirtmek gerekir ki, yeterince uykuya, dinlenmeye, rahatlatıcı,

    keyif verici etkinliklere zaman ayırmadan çalışmaya gereğinden fazla zaman ayırmak,
    bir süre sonra bıkkınlığa neden olabilir. Bu nedenle asıl dikkat edilmesi gereken şey,
    çalışmaya çok fazla yer verip, bunun bir bölümünü verimsiz geçirmek yerine, çalışma
    sürelerini en verimli şekilde kullanma yollarını bilmektir. Bu durum da, çalışma için
    daha az süre yeterli olur.

    Ders çalışmaya başlayabilme davranışı “karar vermeyi” gerektirir. Çalışmaya başlamak

    için karar verebilmemiz ise ders çalışmaya yönelik olarak bildiklerimiz ile
    inandıklarımız arasındaki uyuma bağlıdır.

    Programlı bir çalışmanın temelinde yatan en önemli unsur “zaman denetimi”dir.

    Bizler zamanımızı planlayarak geleceğimizi bugüne taşırız. Aslında her öğrenci
    için zaman aynıdır. Her öğrenci için bir gün 24 saat, bir hafta 7 gündür. Önemli
    olan bu zamanı saptadığımız hedefler ve öncelikler doğrultusunda kullanmamızdır.

    Hedeflerimizi belirleyebilmemiz için şöyle bir liste yapabiliriz.

    Hayat Amaçları (Uzun Vadeli), Bir yıllık amaçlar ( Orta vadeli ), Bir aylık amaçlar

    (Kısa vadeli)

    10 yıl sonra neleri 1 yıl sonra neleri 1 ay sonra neleri başarmış olmayı başarmış

    olmayı isterdiniz?

    Benim gibi emlakçı olsaydınız Emlak (gayrimenkul ) alanın bir numara olmayı,

    isterdiniz değil mi ?

    Görüldüğü gibi bu hedeflerin hepsi birbirini tamamlayan ve biri olmazsa diğerinin de

    olamayacağı türdeki hedeflerdir.

    Belirlediğimiz amaçlara ulaşabilmemiz için günlük faaliyetlerimizi “öncelik sırasına”

    almamız gerekir.

    *Bir gün içinde yapılabilecek faaliyetleri yan yana yazalım.

    TV seyretmek , Arkadaşlarla buluşmak , Ders çalışmak , Müzik dinlemek , Yemek , Uyku.

    *Şimdi de her faaliyetin önem derecesini belirleyelim.

    A- En yüksek öncelik (önem) derecesine sahip (olmazsa olmaz grubu)

    B- Orta derecede öneme sahip (olmalı grubu)

    C- Düşük önem (öncelik) derecesine sahip (olsa da olur olmazsa da grubu)

    TV seyretmek , Arkadaşlarla buluşmak , Müzik dinlemek, Yemek , Uyku , Ders çalışmak

    Planlama yapabilmemiz için kuralımız, A grubu faaliyetleri bitmeden B; B grubu faaliyetleri

    bitmeden, C grubu faaliyetlerine geçmemek.

    Bizler programlı çalışarak daha önce belirlediğimiz önceliklere göre hareket etmiş oluruz.

    Böylece ilk önce sosyal faaliyetlere evet, derse hayır demek yerine; ders çalışmaya evet
    demeyi, sosyal faaliyetleri de ödül olarak almayı başarabiliriz.

    Çalışma programı, zamanımızı kontrol altına almamız konusunda bize yardım ederken,

    aynı zamanda ”hangi dersin hangi konusundan” çalışmaya başlayacağımızı da tespit eder.
    Planlamamızı yapıp, hedeflerimizi belirledikten sonra, bizi hedefimize ulaştıracak olan
    çalışma programı hazırlayabiliriz.

    “Ders Çalışacağım “ düşüncesiyle giden bir öğrenci bu dersin hangi konusundan

    çalışmaya başlayacağını düşünerek zaman kaybedecektir. Oysa
    “Ben bugün Matematik dersinin Sayılar konusunu çalışacağım
    .” Derse, daha sağlıklı bir yol izlemiş olacaktır.

    Çalışma programı denince aklımıza gelen şey “tekrar programı” olmalıdır.

    Sadece belirli saatlerde derse oturulan, belirli saatlerde mola alınan bir çizelge
    akla gelmemelidir.

    Programımız günlük tekrarı mutlaka içermelidir. Unutmayın ki

    öğrendiklerimizin %40’ını ilk 20 dakikada, % 55’ini 1 saatte,
    %65’ini 9 saatte, %80’ini 24 saatte unuturuz. Günlük yaşamda kontrol
    altına alamadığımız durumlarla karşılaşılabileceği dikkate alınmalıdır.

    Programımız günlük ya da haftalık olarak düşünülmeli, her programın ybir

    amacının olması sağlanmalıdır.

    Programı derslere verdiğimiz önemli bir randevu gibi düşünebilir, çalışmaya daha

    kolay başlayabiliriz.

    Programımızı oluştururken dikkat edeceğimiz noktalar arasında konuları bilme

    oranımız ve amacımıza göre hangi konulara öncelik vereceğimizin belirlenmesi gerekir.

    Programlı çalışma size bir pusula görevi görecek ve hedefinize ulaşmada size yardım edecektir.



    Günlük çalışma programı,

    O gün öğrenilen konuların tekrarı ve test çözümü,
    Ödevlerin tamamlanması,
    Bir gün sonra işlenecek konuların ön hazırlığını içermelidir.


    Öyleyse; Program

    Zamanı etkin şekilde kullanmanızı,
    Neye, nereden başlayacağınıza karar vermenizi,
    Bilgilerinizi ne kadar özümsediğinizi görmenizi,
    Ne zaman dinlenip, ne zaman çalışacağınıza karar vermenizi,
    Geleceğinize bir adım daha yaklaşmanızı kolaylaştıran çok önemli bir araçtır.


    Planınızı Uygulamakta Güçlük Çekiyorsanız:
    Tüm bu sıraladığımız özelliklere dikkat ederek plan yaptığınız halde kendinizi derse

    veremiyorsanız; temel bilgi eksikliği nedeniyle ya da dersi anlayamadığınızdan çalışmayı
    istemiyor olabilirsiniz. Bu durumda “Sosyal Dersleri Çalışırken” ve “Matematik-Fen Derslerine
    Çalışırken” bölümlerini inceleyin ve yazılanları uygulamaya çalışın.

    Böyle bir durum söz konusu değil de güvensizlik, kazanamama korkusu vb. olumsuz duygu

    ve düşüncelerle kendinizi derse veremiyorsanız öncelikle bundan kurtulmaya çalışın.
    Bu durumda, elinizdeki kitapçığın “Sınav Kaygısı” bölümünü dikkatlice okuyun, önerileri
    uygulamaya çalışın.

    3-Belirli Bir Çalışma Odası yada Köşesi Düzenleyin

    Evin değişik yerlerini değil, belli bir yerini çalışma yeri olarak hazırlayın. Hep aynı yerde

    çalışmak, çalışacağınız yere geldiğinizde kendinizi derse daha kolay vermenizi sağlar.
    Çalışma davranışı için uyarıcı bir rol oynar.

    En uygun çalışma ortamı şöyle olmalıdır:

    Üzerinde çalışmak için tüm araç ve gereçlerin (kitap, defter, kalem, kağıt, silgi vb.)
    Oda ısısı ne çok soğuk, ne çok sıcak olmamalıdır.
    Oda sık sık havalandırılmalı, düzenli ve temiz olmalıdır.
    Çalışma ortamında radyo, teyp, televizyon gibi dikkat dağıtabilecek nitelikte fazla resim,

    fotoğraf, afiş, poster gibi uyarıcılar olmamalıdır.
    Çalışma masası ve odası sadece ders çalışmak için kullanılmalıdır.


    4- Masa Başında Oturarak Çalışın

    Uzanarak ya da yatarak çalışmak yerine masa başında oturarak çalışmak, dikkatin daha

    uzun süreli derste kalmasını kolaylaştırır. Uzanarak, yatarak, masanın üzerine abanarak ya
    da sandalyede geriye yaslanarak çalışmak, çalışırken kısa sürede dikkatin dağılmasına,
    hemen gevşemeye ve uykuya neden olan davranışlardır.

    Çalışma masanızda, ders dışı faaliyetlerde (mektup yazmak, kitap okumak, hayal kurmak,

    günlük yazmak, şiir yazmak vb.) bulunmayın.



    5- Dersi Ezberlemeden Öğrenmeye Çalışın

    Öğrenmeye çalıştığınız konuyu ezberlemekten kaçının. Ezberleyen öğrencide yorum yapma,

    bağlantı kurma, sebep-sonuç ilişkisini görme, ana fikir bulma gibi yetenekler gelişmez. Ayrıca
    ezberlenen bilgi ile sınav soruları arasında bağlantı kurmak zor olur. Bu nedenle mutlaka
    çalışılan konularla ilgili bol ve değişik soru örnekleri çözmek gerekir. Çözülemeyen sorular
    mutlaka tekrar edilmelidir.

    Sosyal Bilimler Derslerini Çalışırken:

    Sosyal dersler, amaçsız okunduğu zaman, kısa sürede sıkıcı hale gelir, uyku getirir ve derse

    istek azalır. Bu nedenle çalışmanız gereken konuyu, mutlaka hangi amaçla okuduğunuzu,
    size gerekli bilgilerin neler olduğunu belirleyerek okuyunuz. Böylece, hem amacınıza ulaşmak
    için daha yoğun dikkat harcadığınız için uyanık kalacaksınız, bu sıkılmanızı önleyecek, hem
    de okuduğunuz bölümlerde size gerekli bilgileri ararken, gereksiz ayrıntıları ezberlemekten
    uzaklaşacaksınız.

    Sosyal dersleri çalışırken şu sırayı takip edebilirsiniz:

    Önce konuyu, geriye dönüşler yapmadan, duraklamadan süratle bir kez okuyun

    .(Çok kısa bir zaman alır.)
    Tekrar başa dönerek ara başlıklardan, ana başlıklardan koyu yazılmış yerlerden

    yararlanarak konunun size ne kazandıracağını, hangi amaçla okuyacağınızı belirtmek
    üzere sorular çıkarın, varsa başka kaynaklardan konu ile ilgili soruları ekleyin.
    Böylece, konunun size hangi soruların cevabını vereceğini belirlemiş olursunuz.
    Sorularınız, konudaki bilgilerin özelliğine göre; tanımlarla, benzerlik ve ayrılıklarla ilgili ne,

    nasıl nerede, ne zaman şeklinde, örneklerle ilgili sorular olabilir.
    Çıkardığınız soruların cevabını bulmaya çalışarak konuyu daha dikkatli olarak tekrar

    okuyun. Böylece ayrıntıları daha kolay atarsınız, bir sorunun cevabını aradığınız için daha
    dikkatli okursunuz ve daha az sıkılırsınız.
    Bulduğunuz cevapları, daha önce çıkardığınız soruların karşısına yazın.
    Tema haline getirilebilecek bölümleri tema haline getirin.
    Çıkardığınız soru ve cevaplarla, varsa şemaya bakarak konuyu bir kez anlatın.
    Son kez parçalar, sorular arasında bağlantı kurmaya çalışarak konuyu bütünleştirip,

    hafızadan tekrarlayın.
    Hatırlayamadığınız bölümleri tekrar ele alın.
    Bu şekilde çalışma, bir konuyu uzun süre çalışıp zaman kaybetmenizi, ezberlemenizi,

    gereksiz ayrıntıları yüklenmenizi önleyecek, aynı zamanda elinizde konu ile ilgili önemli
    notların olması da, sınav
    öncesi tekrarlarda size zaman kazandıracaktır.

    6- Çalışmanızı Değerlendirin

    Çalışmanızın sonunda, kendinizi değişik sorularla, problemlerle değerlendirin.

    Cevaplayamadığınız soruların ait olduğu konuları tekrar ele alın.

    Özellikle, ara ve deneme sınavları sonunda, boş bıraktığınız, yanlış yaptığınız sorular

    üzerinde durarak, bu konuları tekrar çalışın. Çalışırken şunlara dikkat edin.

    Soruların hangi konudan ve konunun hangi bölümünden çıkarıldığını belirleyin.
    Tuttuğunuz notlardan, kaynak kitaplardan, ders kitaplarından o bölümü inceleyin.
    Soruları çözmekte yine güçlük çekiyorsanız, önceki yıllardan konu ile ilgili temel

    bilgi eksikliğiniz olup olmadığını inceleyin. Eksiğiniz varsa Lise-1 ve Lise-2 kitaplarından da
    ilgili bölümleri tekrar gözden geçirin.
    Anlama gücünüzü geliştirin. Öğrenme anlamaktır. Öğrenmekte olduğunuz konu ile

    ilgili bilgileri nerede ve nasıl uygulayabileceğinizi kendinize sorun.
    Yine anlamakta güçlük çekiyorsanız. İlgili ders öğretmenine sorun.
    7- Kaynaklardan Yararlanma

    Çalıştığınız dersle ilgili, anlamakta güçlük çektiğiniz konu olduğunda, değişik

    kaynaklardan yararlanın. Elinizin altında test kitapları, yardımcı kitaplar, ders kitapları,
    sözlük, ansiklopedi gibi kaynaklar bulunsun.

    8-Zorlandığınız Dersi Bir Kenara Bırakmayın

    Özellikle Matematik ve bazı Fen derslerinde zorlanan öğrencilerin, o dersleri tamamen

    bırakıp hiç çalışmadıklarını görüyoruz.

    Bu öğrenciler, bu derslerin içinde mutlaka kolay anlayabilecekleri konular olduğu bilmelidir.

    Çok zorlandığınız bir dersin, tüm konularını öğrenmeye çalışıp, güveninizi yitirerek

    dersten uzaklaşmak yerine, anlayabileceğiniz konulardan çıkabilecek soruları çözerek,
    kazanma şansınızı arttırabilirsiniz.

    9- Kendinizi Çalışmaya Zorlayın

    Yukarıda açıklamaya çalıştığımız verimli ve etkili ders çalışma yöntemlerini

    uygulamak, tamamen bir irade ve iç disiplin olayıdır.

    Ders çalışmak için iyi bir nedeniniz varsa, kendinizi biraz zorlayarak, çalışma

    sırasındaki güçlükleri tek tek ortadan kaldırmanız zor olmaz.
    Yeter ki ne istediğinizi bilin, çalışmak için kendinize iyi bir zemin
    hazırlayın ve öğrenmeyi isteyin. Gerisi kendiliğinden gelecektir.

    Fizik Egzersizinin Öğrenmeye Etkisi

    Yapılan araştırmalar, düzenli bir fizik egzersizinin, öğrenme üzerinde çok olumlu

    etkiler yaptığını göstermektedir.

    Uzmanlar fizik egzersizinin yararlarını şu şekilde sıralamaktadırlar:

    Kas gevşetmesi
    Zihinsel gevşeme
    Yapılan işte etkinliğin artması
    Enerjide artış
    Duygusal boşalma ve rahatlık
    Daha iyi uyku
    Kendine güven artışı
    Endişelerde azalma
    Daha iyi sağlık
    Bel ve sırt ağrılarından korunma
    Kalp hastalığı riskinin azalması
    Özellikle yoğun sınav stresi yaşayan öğrenciler için fizik egzersizlerinin önemi büyüktür.

    Gerginlik, damarlarda daralmaya sebep olduğu için, hücrelerin kanla beslenmesini zorlaştırır.
    Gerginlik sırasında vücutta fazla
    miktarda adrenalin salgılanır ve bu da öğrenme için gerekli protein zincirinin kurulmasını
    güçleştirir. Düzenli fizik egzersiz,
    adrenalinin kullanılarak kaygının azalmasına ve rahatlamaya sebep olur. Ayrıca düzenli
    fizik egzersizleri sonunda vücutta,
    serotonin denilen bir madde salgılanır. Bu madde kişide huzur, rahatlama
    duygusu yaratan bir maddedir.

    Öğrenmeyi engelleyen stres, kaygı ve endişelerden kurtulmaya

    yardımcı olması bakımından, her sabah 10-15 dakika beden
    hareketleri yapmak yararlıdır. Ancak bu hareketleri yaparken aşırıya
    kaçmamak gerekir. Yani fizik egzersizleri sonunda kendini daha yorgun hissetmek,
    bir yanlışlık yapıldığını gösterir. Uygulanan egzersiz programı sonucunda kişi kendini
    dinlenmiş huzurlu hissetmelidir.

    En Etkili Öğrenme Sınıf İçinde Oluşur

    Eğitim-öğretim olayı bir bütün olarak ele alınır, ayrı ayrı düşünülemez.

    İleri gitmiş toplumlarda da devletin denetimi ve gözetimi altında yapılır.
    Fert ve toplumu esas alır. Bu nedenle de fert ve toplum için çok önemlidir.
    Bilimsel olarak yapılır. Bilimsel olmayan eğitim-öğretim etkinlikleri fertlere de,
    topluma da istenen yararı sağlamaz.
    Aksine zararlı olabilir.

    Eğitim-öğretim olayının ele alan, bilimsel araştırmalar yapan eğitim biliminin bulguları sonunda

    en etkili öğrenmenin sınıf içinde, karşılıklı tartışarak, öğrencilerin öğrenme olayının içine
    aktif olarak girmeleriyle, yaparak
    ve yaşayarak oluştuğu ortaya çıkmıştır. Sınıfta öğretmenin gözetiminde konuların ele alınması,
    irdelenmesi, tartışılması,
    öğrencilerin konu ile ilgili görüşlerini rahatça söyleyerek düşüncelerini savunabilmeleri,
    eksik kalabilecek noktaların

    çok kişi tarafından daha kolay sezilebilmesi, sorularla bu eksikliklerin de giderilebileceği
    dikkate alındığında öğrenmenin
    sınıf içinde daha verimli oluştuğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kısaca öğrenme olayı
    iki kişinin karşılıklı direkt iletişimi ile değil,
    sınıf içinde, doğrular yanlışlar tartışıldığında dolaylı olarak en iyi biçimde oluşmaktadır.

    Öğrenme Zihinsel Yorgunluk Yaratmaz

    İnsan vücudundaki hücrelerin önemli bir özelliği arka arkaya gelen uyarılara cevap

    verme sürelerindeki faklılıktır. Kas hücrelerinde bu süre, sinir hücresine oranla çok
    uzundur. Kas hücresi bir uyaranı
    aldıktan hemen sonra ikinci bir uyarana cevap veremez ve bu süreye "cevapsızlık
    süresi" denir. Eğer kas hücresine uyarıcılar
    arka arkaya gelir ve kas hücresi buna cevap vermezse yorgunluk meydana gelir.

    Buna karşılık sinir hücresinin cevapsızlık süresi, kas hücresine göre çok daha kısadır.

    Yani sinir hücresi arka arkaya gelen uyaranlara cevap verebilir ve kas hücresi gibi yorulmaz.
    Bu nedenle "çok öğrendim
    yoruldum" duygusu yanlıştır. Yorgunluk varsa kas yorgunluğudur, zihni yorgunluk değildir.
    Ancak öğrenme için gerekli
    protein zincirinin iyi kurulması için, sürekli değil aralıklı ders çalışmak gerekir.

    18 Kasım 2008
    #1
  2. bir öğrencinin başarılı olması için gereken kurallar Cevapları

  3. :D saol emeğine sağlık
    18 Kasım 2008
    #2
  4. valla çok şeyy öğrendim allah razı olsun tüm emeği geçenlerden
    4 Mayıs 2014
    #3
  5. ben çok beyendim tüm derslerim beş takdir aldım sizin sayenizde
    8 Mayıs 2014
    #4
soru sor

bir öğrencinin başarılı olması için gereken kurallar

Alakalı Aramalar:

  1. iyi bir öğrencide bulunması gereken özellikler

    ,
  2. bir öğrenci nasıl başarılı olur

    ,
  3. iyi bir öğrencide olması gereken özellikler

    ,
  4. bir öğrencinin başarılı olması için neler yapması gerekir,
  5. ögretmende bunması gereken özellikler