WH Güncel Haberler kategorisinde ve WH Haber Bülteni forumunda bulunan Uyuşturucuyla savaşın son dört yılı konusunu görüntülemektesiniz.İstanbul Emniyeti'nin narkotik suçla mücadelesine ilişkin hazırlanan raporda son 4 yılda yapılan operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucu miktarını açıkladı. Rakam korkunç. ...
| |||||||
| Sitemap | Liseler | HaritaG | XML | Kayıt ol | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| İstanbul Emniyeti'nin narkotik suçla mücadelesine ilişkin hazırlanan raporda son 4 yılda yapılan operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucu miktarını açıkladı. Rakam korkunç. ![]() İstanbul'da son 4 yılda yapılan operasyonlarda yaklaşık 30 ton uyuşturucu ele geçirildi. Operasyonlarda 12 bin 272 şüpheli gözaltına alındı. İ stanbul Emniyet Müdürlüğünün narkotik suçla mücadelesini konu alan raporda, transit trafik ve sokağa yönelik çalışmaların yanında, uyuşturucunun hedefi olabilecek vatandaşların bilgilendirilmesi ve uyuşturucu maddelere direnç geliştirilmesi için eğitim çalışmaları da yürütüldüğü ve olumlu sonuçlar alındığı belirtildi. Uyuşturucunun, bireylerin sağlığını, refah düzeyini ve güvenliğini tehlikeye attığı vurgulanan raporda, özellikle fakir ve gelişmekte olan ülkelerin uyuşturucu madde suçlarıyla savaşmak için gerekli kaynağı ve olanakları bulamadıklarından uyuşturucunun zararlarından daha fazla etkilenmekte olduğu dile getirildi. Ancak uyuşturucu olgusunun sınır tanımayan nitelikleri nedeniyle dünya üzerinde tüm ülkelerin az veya çok bu sorunla yüzleştiği dile getirilen raporda, son dönemde hız kazanan uluslararası terörizm ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadelenin, üretim bölgelerinden tüketim merkezlerine ulaşan güzergahların değişmesine neden olduğu ifade edildi. Türkiye'nin de kararlılıkla devam eden uyuşturucu mücadelesi sonucunda kaçakçıların başka güzergahlar arama yoluna gittiği bildirilen raporda, ''Kuzey Karadeniz Rotası''nın oluştuğu belirtildi. Sınırlarda alınan güvenlik tedbirlerinin artmasıyla kaçakçıların başka yöntemlere de yöneldikleri anlatılan raporda, ''Örneğin, sınır kapılarında çok gelişmiş x-ray cihazlar faaliyete geçtiğinden bu yana, Pendik (İstanbul) ve Çeşme (İzmir) gibi daha önce atıl halde bulunan RO-RO çıkışlarında hareketlerin çoğaldığı ve her iki yerle ilgili artan TIR yakalamaları, bunun bir ispatı olarak karşımıza çıkmaktadır'' denildi. -''HER ŞEYE RAĞMEN ANADOLU VE İSTANBUL'' TERCİHİ- Türkiye'de konuşlanan kaçakçılık şebekelerinin her şeye rağmen tercihinin Anadolu ve İstanbul geçişinin kullanılmaya devam edilmesi yönünde olduğu belirtilen raporda, şöyle denildi: ''Eroin yakalamalarına bakıldığında son yıllarda belirgin artış görülmektedir. Uyuşturucu madde ticaretinde geçiş noktası olarak çok önemli bir coğrafyada bulunan ülkemizde yıllardan beri İstanbul ve periferisi (çevresi) önemli bir yer tutmaktadır. Balkan rotası kullanılarak yurt dışına çıkarılan uyuşturucu maddenin nakliyesi için ilimiz transit güzergah olarak tercih edilmektedir.'' Raporda, İstanbul polisinin son 4 yıldaki çalışmalarında, 3 ton 318 kilogram esrar, 13 ton 595 kilogram eroin, 5 ton 418 kilogram baz morfin, 201 kilogram kokain, 233 kilogram afyon sakızı, 6 ton 789 kilogram asit ve 4 ton 711 kilogram sentetik hap ele geçirildiği ve 12 bin 272 şüphelinin yakalandığı belirtildi. ![]() Türkiye'de son 4 yılda yakalanan eroinin yüzde 50'sinin, ecstasy ve kokainin yüzde 80'inin, captagonun yüzde 20'sinin ve esrarın yüzde 15'inin İstanbul polisi tarafından ele geçirildiği belirtilen raporda, bu dönemde sokağa yönelik yapılan 5003 ayrı operasyonda 512 kilo eroin, 3 ton 318 kilogram esrar, 201 kilogram kokain, 3 milyon 182 bin adet ecstasy tablet, 267 adet ruhsatsız silah ele geçirildiği ve toplam 10 bin 329 kişinin yakalandığı bildirildi. -TÜRKİYE'NİN İMAJINDA DEĞİŞİKLİK- Türkiye'nin 1990'lı yılların sonunda Avrupa'nın en saygın dergilerinden birinde kapak olduğu, kapaktaki resimde Türk Bayrağı ve üzerinde şırınga bulunduğu hatırlatılarak, yani Türkiye ve uyuşturucunun yan yana vurgulandığı dile getirilen raporda, şimdi ise Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Ofisi başta olmak üzere tüm uluslararası örgüt ve toplumların son dört yıldır Türk güvenlik güçlerinin başarılı çalışmalarını raporlara geçirdiği ifadesine yer verildi. ![]() (Rapordan bir bölüm) 90lı yılların sonunda Türkiye, Avrupa'nın en saygın dergilerinden birinde (Der Spiegel-Almanya) kapak olmuştu. Kapaktaki resim şöyleydi: Bir Türk bayrağı ve üzerinde şırınga. Yani "Türkiye ve uyuşturucu" yan yana vurgulanıyordu. Oysa şimdi, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Ofisi başta olmak üzere tüm uluslararası örgüt ve toplumlar son dört yıldır Türk güvenlik güçlerinin başarılı çalışmalarını geçiriyor raporlara. Eroinde Türkiye yakalaması AB üyesi 25 ülke yakalamasına eşit seviyededir. Batı Avrupa'da eroin tüketimi azalmaktayken ve Avrupa genelinde yakalamalar düşerken sadece Türkiye'nin eğrisi artış yönündedir. Eroin oranında Türkiye yakalamasının AB üyesi 25 ülkenin yakalamasına eşit seviyede olduğu anlatılan raporda, Batı Avrupa'da eroin tüketimi azalmaktayken ve Avrupa genelinde yakalamalar düşerken sadece Türkiye'nin eğrisinin artış yönünde olduğu dile getirildi. Türkiye'deki 2004 ve 2005 yıllarındaki yakalamaların yüzde 50'sini İstanbul polisinin tek başına gerçekleştirdiği vurgulanan raporda, 2006 yılında Türk güvenlik güçlerinin eroin yakalamasının 10 ton 300 kilogram ile AB ülkelerinin üstüne çıktığı belirtildi. Raporda şöyle denildi: ''Yakalamalar maddelerin varlığının ve trafiğinin göstergesi olurken, ne var ki tersi bir durum yani yakalama oranlarının düşüklüğü veya yokluğu, mutlak olarak o bölgelerde madde kaçakçılığının yapılmadığı anlamına gelmemekte, aslında mücadele yetersizliğine işaret etmektedir. Türkiye'nin ortaya koyduğu başarılı mücadele örneği bu perspektiften ele alınmalı ve değerlendirilmelidir. Aksine yaklaşımlar mücadeleci birimlerin moralini olumsuz yönde etkilemekten başka bir işe yaramayacaktır.'' -ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ- Raporun uluslararası işbirliğine ilişkin bölümünde de uluslararası platformda mücadelede ikili ilişkileri ve koordinasyonu üst düzeyde tutan İstanbul polisinin, uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadelede başarılı olmanın ilk şartının işbirliği ve yardımlaşma olduğuna inandığı kaydedildi. Raporda, bu çerçevede Türkiye'de görev yapan ABD, Almanya, Suudi Arabistan, İngiltere, İtalya, Hollanda, Danimarka, İsveç, Norveç, Belçika, İspanya ve İsrail'in narkotik irtibat görevlileriyle aylık toplantılar yapıldığı, diğer ülkelerle de işbirliği yapılarak küresel mücadeleye destek olunduğu ifade edildi. İstanbul'da 2006 yılı içinde ABD, Almanya, Danimarka, Hollanda, İngiltere ve İsrail ile yapılan işbirliği sonucu narkotik içerikli 17 planlı operasyon gerçekleştirildiği vurgulanan raporda, bu operasyonlarda İstanbul'da toplam 643 kilogram eroin, 58 kilogram kokain, 75 bin adet ecstasy ve 1 kilo amfetaminle birlikte 63 kişinin yakalandığı kaydedildi. Raporda, Hollanda polisince ''Spohr'' ve İstanbul polisince ''Akdeniz'' adıyla yürütülen ortak araştırmanın, 10 Mayıs-15 Ağustos 2006 tarihleri arasında Hollanda, Almanya ve Türkiye'de yapılan 5 operasyonda 29 şüphelinin yakalanması ve 960 kilogram eroinin ele geçirilmesiyle sonuçlandığı kaydedildi. Raporda, ''İstasyon'' adlı operasyonda da geçen yılın Şubat ayında Bolivya'dan 2 konteyner içinde yola çıkarak Gambiya-Umman-İran rotasını takiben Türkiye'ye gelen kokainin ele geçirilmesi sırasında, ABD'nin DEA ve Danimarka'nın SOCA teşkilatlarıyla yürütülen işbirliğinin sevindirici olduğu ifade edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün narkotik suçlarla mücadele konusundaki raporunda, uyuşturucu satıcılarının profiline ilişkin, ''Önceleri iş gücü tükenmiş, eski bağımlıların kendi maddelerini temin amaçlı satış yapmalarının yerini servet hırslıları almıştır'' denildi. Raporda, İstanbul sokaklarında yakalanan esrar, kokain ve ecstasy artışının, polisin sokak mücadelesindeki başarısı olarak algılanabileceği gibi Türkiye'de büyüyen pazara da işaret ettiği dile getirildi. ![]() İstanbul'da sokak satıcılarına karşı 2006 yılında yapılan 1713 ayrı operasyonda, 90 kilogram eroin, 1 ton 229 kilogram esrar, 76 kilogram kokain, 1 milyon 266 bin 212 adet ecstasy, 964 kök hint keneviri ve 151 adet ruhsatsız silah ele geçirildiği belirtilen raporda, olaylarla ilgili toplam 3 bin 183 şüphelinin yakalandığı kaydedildi. ![]() | |
| | #2 |
| Operasyon ve şüpheli sayısında, bir önceki yıla göre geçen yıl önemli bir artış gözlendiği vurgulanan raporda, bu artışın özellikle sokakta madde satan şebekelere yönelik planlı ve münferit operasyonların yoğunlaşmasının sonucu olduğu ifade edildi. -İSTANBUL'UN UYUŞTURUCU PROFİLİ- İstanbul'un uyuşturucu madde profiline yer verilen raporda, bağımlılık yapan maddelerin günümüz toplumlarının en öncelikli sorunları arasında yer aldığı vurgulanarak, ''Dünyanın 15-64 yaş arası nüfusunun yüzde 5'ine tekabül eden yaklaşık 200 milyon insanın son bir yıl içerisinde bağımlılık yapan maddelerden en az bir kez kullandığı göz önüne alındığında, sorunun büyüklüğü ve yaygınlığı daha iyi anlaşılmaktadır'' denildi. 2005 yılında İstanbul Adli Tıp Kurumuna intikal eden şüpheli ölüm olaylarından 62'sinin uyuşturucu maddelerden kaynaklandığının belirlendiği ifade edilen raporda, bu olayların, Avrupa Uyuşturucu Maddeler ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi'ne göre, Batı Avrupa'daki rakamının 2002 yılında 7 bin 122 olduğu vurgulandı. Tüm dünyada özellikle gençler arasında yaygınlaşan madde kullanımının kendisi ciddi bir problem olduğu gibi polisiye yönüyle suç oranlarını ve şiddeti artırarak toplumsal barışa zarar veren bir fenomen olduğu kaydedilen raporda, artan talep karşısında sokak satıcısı profilinin değiştiğinin de gözlerden kaçmadığı dile getirildi. 2006 yılında yakalanan 3 bin 183 şüphelinin yüzde 80'inin hırsızlık, gasp, kapkaç gibi suçlardan arşivi olduğu kaydedilen raporda, ''Önceleri iş gücü tükenmiş, eski bağımlıların kendi maddelerini temin amaçlı satış yapmalarının yerini servet hırslıları almıştır'' denildi. -ECSTASY- Türkiye'de yapılan eroin yakalamalarının hiçbir zaman kullanım ile doğrudan bir paralellik göstermediği dile getirilen raporda, 1996 yılında ilk yakalamayla birlikte ecstasy yakalamalarının hep yukarıya doğru bir hareket izlediği anlatıldı. Bu artışın, Türkiye'deki gençlerin pazar olarak hedeflenmeye çalışıldığının bir göstergesi sayılabileceği ifade edilen raporda, şöyle denildi: ''Avrupa ülkelerinde özellikle hafta sonları yoğun bir şekilde tüketildiği bilinen bu maddenin, ülkemizde de artış trendine girdiği görülmekte olup, küreselleşmenin önemli bir sonucu olarak sentetik uyarıcı maddelerin yaygınlaşmakta olduğu izlenmektedir. Son yıllarda sentetik madde kaçakçılığında görülen büyük artış, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüzce ele geçirilen sentetik madde miktarına yansımıştır. Bu tür maddelerin kaçakçılığında görülen artışın en önemli sebebi, bu tür maddelere duyulan talebin artmasıdır. Ayrıca uyuşturucu madde kaçakçılığı organizasyonları için bu tür maddelerin ticaretini yapmak hem daha az riskli, hem de toplu yapıldığında daha fazla kazanç sağlamaktadır. (Rapordan bir bölüm) Eroin yakalamaları Ülkemizin transit bir ülke olmasından dolayı sokak kullanımı açısından bir orantılılık ifade etmemektedir. Ülkemizdeki madde bağımlısı sayısının artışında Ecstasy yakalamalarının daha geçerli bir gösterge olduğu söylenebilir. 2006 yılı içerisinde Türkiye'deki Ecstasy yakalamalarının %85'ini İstanbul Polisi gerçekleştirmiştir. Ecstasyde ülkemiz son kullanıcı durumunda olup, buradaki yakalamaların 3 katına varan bir artış sergilemesi bile pazarın büyüdüğünün yanı sıra polisin yakalama başarısını göstermektedir. Yine, yapılan operasyonlar göstermiştir ki eroin işinden sabıkalı bazı kişiler doğrudan ecstasy işi de yapmaktadırlar. Hatta takas yöntemi ile eroin yerine ecstasy yurda sokulmaktadır.'' Raporda, 2006 yılı içerisinde Türkiye'deki ecstasy yakalamalarının yüzde 85'inin İstanbul polisi tarafından gerçekleştirildiğine de yer verildi . -KOKAİN- Beyinde kalıcı hasarlara neden olduğu bilinen uyarıcı maddelerden olan kokain ile ilgili yakalamaların son yıllarda zirveye çıktığı ifade edilen raporda, ''Bilindiği gibi dünya piyasasına sunulan kokainin çok büyük bir kısmı Güney Amerika ülkelerinde yetiştirilen koka bitkisinden elde edilmektedir. Buradan da diğer ülkelere, özellikle ABD ve Batı Avrupa ülkelerine gönderilmektedir. Bu güzergahta ülkemiz önemli bir noktada bulunmamaktadır. Ülkemiz kokain kaçakçılığından kullanıcı düzeyinde etkilenmektedir'' denildi. Raporda, 2006 yılı içerisinde Türkiye'deki kokain yakalamalarının yüzde 96'sını İstanbul polisinin gerçekleştirdiği ifade edildi. -EN YAYGIN UYUŞTURUCU ESRAR- Esrarın kolaylıkla yetiştirilebildiği ve kullanımının gençler arasında yaygınlaştığı dile getirilen raporda, Türkiye'de halen en yaygın kullanılan uyuşturucunun esrar olduğuna işaret edildi. (Rapordan bir Bölüm) 2006 yılı içerisinde Türkiye'deki kokain yakalamalarının %96'sını istanbul Polisi gerçekleştirmiştir. Esrar, ülkemizde de kolaylıkla yetiştirilebilmekte ve kullanımı gençler arasında yaygınlaşmaktadır. Hollanda'nın "Cafe snop" uygulaması, özellikle üniversite gençliğini olumsuz etkilemektedir. Ülkemizde halen en yaygın kullanılan uyuşturucu, Esrardır ![]() Raporda, şu ifadelere yer verildi: ''Uyuşturucu madde sorunu, bir üretim, kaçakçılık veya temin sorunu olmanın yanı sıra bir kullanım, bağımlılık ve her şeyden önce bir talep sorunudur. Dünya Uyuşturucu Kontrol Kurulu'nun 2004 raporunda, arzla mücadelenin tek başına uyuşturucu olgusuna çözüm getiremediği, arz odaklı mücadele stratejilerinin giderek artan madde bağımlılığını ve bunun doğal sonucu olarak da üretim artışını durdurmada kifayetsiz kaldığı açık bir dille ifade edilmektedir.'' Polisin ilk işlevinin uyuşturucunun arzıyla mücadele olmasına rağmen bunun tek başına Türkiye'nin narkotik sorununu çözmesinin mümkün olmadığı belirtilen raporda, İstanbul polisinin, 2003 yılından itibaren gençliğe kurulan tuzakların anlatıldığı gerçek hayat öykülerinden oluşan ''Öyküyle Madde Kullanımını Engelleme Projesi'' (ÖMKEP) ile talep azaltımı çalışmalarını başlattığı, projenin daha sonra ulusal düzeyde kabul gördüğü anlatıldı. Raporda, eğitim çalışmaları kapsamında ''Okul Servis Sürücüleri Eğitim Projesi'' (OSEP) ve ''Güvenli Eğlence Mekanları Projesi'' (GEM) ile konferans, seminer ve tiyatro projelerine değinildi. ![]() (Rapordan bir bölüm) Mücadele Şube Müdürlüğü, suçluları yakalama iği, çalışmaların yanı sıra aynı paralellikte, Talep da ara vermeden devam etmektedir. Talep Azaltımında madde kullanım konusunda en sağlıklı yöntem olan "Hiç başlamamak" kuralının tüm topluma öğretilmesidir. Okullarda yapılan tüm eğitimler, okulların talepleri doğrultusunda. Rehberlik Servisleri ile birlikte yapılmaktadır. Eğitimlerimiz geliştirdiğimiz ve gençlere en faydalı olabilecek tarzdaki projelerin ışığında sürdürülmektedir. 4 yıl İçerisinde toplam 650 konferans ile yaklaşık 325.000 genç farkındalık eğitiminden geçirilmiştir. Konferanslar öğretmenlere, öğrencilere ve ana-babalara yönelik olarak üç ayn kategoride yapılmaktadır. | |
| Seçenekler | |
| |
WH Güncel Haberler kategorisinde ve WH Haber Bülteni forumunda bulunan Uyuşturucuyla savaşın son dört yılı konusunu görüntülemektesiniz.İstanbul Emniyeti'nin narkotik suçla mücadelesine ilişkin hazırlanan raporda son 4 yılda yapılan operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucu miktarını açıkladı. Rakam korkunç. ...
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ürdün Kralı: Orta Doğu'da 3 iç savaşın çıkma olasılığı var... | RocKmaNia | Dünya | 0 | 11-26-2006 07:32 PM |
| Savaşın ikiyüzü | 7294936 | Genel Sohbet | 9 | 10-13-2006 07:36 PM |
| dört mevsim aşk | shempatiq | Aşk & Sevgi | 2 | 08-07-2006 01:06 PM |
| dört kutsal kitap | ensevgiliye | Genel Sohbet | 5 | 07-30-2006 10:30 AM |