Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu

----------ATATÜRK İLKELERİ------------

Her Telden kategorisinde ve Türkiye ve Ulu Önder Atatürk forumunda bulunan ----------ATATÜRK İLKELERİ------------ konusunu görüntülemektesiniz.cok sagol...



Geri git   Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu > Her Telden > Türkiye ve Ulu Önder Atatürk

Maşaallah ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

İndir Sitemap Liseler Harita Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


----------ATATÜRK İLKELERİ------------



Yeni Konu aç  Cevapla

 

LinkBack Seçenekler
Alt 04-14-2007, 04:48 PM  
Standart Ce: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------


cok sagol
 
Alt 04-22-2007, 05:09 PM  
Standart Ce: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

paylasım ıcın saol
 
Alt 04-24-2007, 05:53 PM  
Standart Ce: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

Atatürk Daha Ölmedi Yüreğimizde Yaşıyor!!!
 
Alt 10-09-2007, 10:45 AM  
Standart Ce: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

eline sağlık
 
Alt 12-29-2007, 02:17 PM  
Standart Ce: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

paylaşım için saol
 
Alt 02-14-2008, 07:18 PM  
Standart Ce: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

laiklik için herkes farklı bir tanım yapıyor senin kaynakçan nedir. Anayasamızda bunun açık bir tarifi yok mu acaba ?
 
Alt 02-22-2008, 07:15 PM  
Standart Cevap: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

teşekkür ederim
 
Alt 03-03-2008, 01:34 AM  
Standart Cevap: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

harika
 
Alt 03-03-2008, 08:04 PM  
Standart Cevap: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

yararlı paylaşım için teşekkürler birader
 
Alt 04-20-2008, 10:58 AM  
Standart Cevap: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

paylaşım için teşekkürler
 
Alt 04-24-2008, 12:57 AM  
Standart Cevap: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

KİN
Göster sema-yi mağribe yüksel de alnını,
Dök kalb-i saf-ı millete feyz-i beyanını!
Al bayrağınla çık, yürü sağken zafer nüma,
Bir gün şehit olunca sen, olsun kefen sana!

Ey makber-i muazzam-ı ecdadı titreten,
Düşman sadası, sus, yine yükselme gölgeden!
Kafir! Hilal-i rayet-i İSLAM’ a hürmet et,
Toplar boğar hitabını dağlarda akibet!..

Dağlar lisana gelse de anlatsa hepsini ,
Binlerce can dirilse de nakletse geçmişini!
Garbın cebin-i zalimi affetmedim seni,
TÜRK’üm ve düşmanın sana kalsam da bir kişi!..

Ben şurezar-ı kalbimi kinimle süslerim,
Kalbimde bir silah ile ferdayı beklerim.
Kabrinde müsterih uyu ey namdar atam!
Evladının bugünkü adı sade intikam!

Emin Bülent SERDAROĞLU
(Vatan Şairi ve Galatasaray Spor Kulübü 2 Numaralı Kurucusu)
 
Alt 05-15-2008, 11:48 AM  
Standart Cevap: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

laiklik gercektende oylemiymis.orada yazanlar eksik olmasin/laiklik din ve vicdan hurriyetini gerektirmezmi/
Laikliğin birinci cephesi din hürriyetidir. Bir devletin laik olabilmesi için, o devlette din hürriyetinin tanınmış ve güvence altına alınmış olması gerekir. Din hürriyeti de kendi içinde “inanç hürriyeti” ve “ibadet hürriyeti” olarak ikiye ayrılır.
1. İnanç Hürriyeti

İnanç hürriyeti , kişinin istediği dini seçebileceği anlamına gelir. Keza bir dini seçmekte hür olan kişi, herhangi bir dini seçmeme hakkına da sahiptir. Bir devletin lâik olabilmesi için, o devlette inanç hürriyeti tanınmış olmalıdır. Anayasamız 24’üncü maddesinin ilk fıkrasında “herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir” diyerek “inanç hürriyeti”ni tanımıştır. “İnanç hürriyeti”ne maddenin kendisinde bir “özel sınır” veya bir “anayasal sınır” da getirilmemiştir. Keza, Anayasa “kimse... dinî inanç ve kanaatleri açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz” (m.24/3) diyerek, inanç hürriyetine bir ek-güvence de getirmektedir. Anayasamız olağanüstü hallerde dahi dinî inanç hürriyetini özel olarak korumaktadır. Aşağıda olağanüstü hallerde temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasını inceleyeceğimiz bölümde göreceğimiz gibi, Anayasamızın 15’inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde bile, “kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz”.
Anayasa Mahkemesi de 4 Kasım 1986 tarih ve K.1986/26 sayılı Kararında inanç hürriyeti konusunda şöyle demiştir:
“Lâik devlette herkes dinini seçmekte ve inançlarını açığa vurabilmekte, tanınmış olan din ve vicdan özgürlüğünün sınırları içinde serbesttir. Hiçbir dine itikadı olmayanlar için de durum aynıdır. Lâik bir toplumda herkes istediği dine veya inanca sahip olabilir. Bu husus yasa koyucunun her türlü etki ve müdahalesinin dışındadır”Linkler sadece üyelere.... Üye ol].
 
Alt 06-23-2008, 11:36 PM  
Standart Cevap: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

Alıntı:
cadawra´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Atatürk ilkeleri, altı ana başlık altında toplanabilir:
<div align="center">
Cumhuriyetçilik:

Atatürk devrimleri siyasi nitelik taşır. Çok uluslu bir
İmparatorluktan ulus devlete geçiş gerçekleştirilmiş ve böylece
modern Türkiye'nin ulusal kimliği oluşturulmuştur. Bu kimliğin oluşmasında, kul nitelikli insanların yurttaş-birey niteliği kazanması önemli bir noktadır. Atatürk bunun yolunu, kısaca halkın kendi kendisini idaresi, yani demokrasi demek olan Cumhuriyet’te görmüştür.

Halkçılık:

Gerek içeriği gerekse hedefleri açısından bakıldığında, Cumhuriyet Devrimi
ayrıca bir sosyal devrim niteliği de taşır. Başta İsviçre Medeni Kanunu
olmak üzere, Batı kanunlarının Türkiye'de uygulamaya konulmasıyla birlikte
kadınların statüsünde köklü değişiklikler olmuş, 1934
yılında kabul edilen bir kanun ile kadınlar seçme ve seçilme hakkını almışlardır.
Atatürk çeşitli ortamlarda, Türkiye'nin gerçek yöneticilerinin köylüler
olduğunu söylemiştir. Aslında bu durum Türkiye için bir gerçek olmaktan
çok bir hedef niteliğindedir. Halkçılık ilkesi sınıf ayrıcalıklarına ve sınıf
farklılıklarına karşı olmak ve hiçbir bireyin, ailenin,
sınıfın veya organizasyonun diğerlerinin daha üzerinde olmasını kabul
etmemek demektir. Halkçılık, Türk vatandaşlığı olarak ifade
edilen bir fikre dayanır. Gurur ile birleşen vatandaşlık fikri,
halkın daha fazla çalışması için gerekli psikolojik teşviki
sağlar, birlik fikrinin ve ulusal bir kimliğin kazanılmasına yardımcı olur.

Laiklik:

Laiklik yalnızca devlet ve dinin birbirinden ayrılması anlamına
gelmez ayrıca eğitim, kültür ve yasama alanlarının da dinden bağımsız olması
anlamını taşır. Laiklik, devletin dini düşünce ve dini kuruluşların etkisinden bağımsız
olması, ve genel olarak düşünce özgürlüğü anlamına gelmektedir.

Devrimlerin birçoğu laikliği gerçekleştirmek amacıyla yapılmış ve diğerleri
ise laikliğe ulaşılmış olması sayesinde gerçekleştirilebilmiştir. Laiklik ilkesi
akılcı ve dini siyasetin dışında tutan bir ilkedir.

Osmanlı döneminde matbaanın geciktirilmesinde olduğu gibi dinin yenilikler karşısında nasıl tutucu bir silah haline geldiğini yaşamış olan Türkiye Cumhuriyeti kurucuları açısından dinin din dışı sivil yapı üzerinde yaratabileceği baskıları önlemenin bir aracıdır.

Devrimcilik(İnklapçılık):

Atatürk'ün ortaya koyduğu en önemli ilkelerden birisi de devrimciliktir. Bu ilkenin anlamı
Türkiye'nin devrimler yaparak geleneksel kuruluşlarını modern kuruluşlarla değiştirmiş olmasıdır.
Geleneksel kavramların bir kenara itilip modern kavramların benimsenmesi demektir.
Devrimcilik ilkesi, yapılmış olan devrimlerin tanınıp kabul edilmelerinin çok ötesine geçmiştir.

Milliyetçilik:

Cumhuriyet devrimi ayrıca milliyetçi bir devrimdir. Bu milliyetçilik
ırkçı bir yapıda değildir; yurtseverlikle sınırlıdır. Bu devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesidir.

Bu milliyetçilik, tüm diğer ulusların bağımsızlık haklarına saygılıdır; sosyal içeriklidir;
yalnızca anti - emperyalist olmayıp, aynı zamanda gerek hanedan yönetimine,
gerekse herhangi bir sınıfın Türk toplumunu yönetmesine de karşıdır ve nihayet bu milliyetçilik
Türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır.

<span style="color:#FF0000">Devletçilik:

Mustafa Kemal Atatürk yapmış olduğu açıklamalarda ve politikalarında Türkiye'nin
bir bütün olarak modernizasyonunun ekonomik ve teknolojik gelişmeye önemli ölçüde bağlı
olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, devletçilik ilkesini de devletin, ülkenin genel ekonomik faaliyetlerinin düzenlenmesi ve özel sektörün girmek istemediği veya yetersiz kaldığı ya da ulusal çıkarların gerekli kıldığı alanlara girmesi anlamında yorumlamaktadır. Ancak, devletçilik ilkesinin uygulanmasında, devlet yalnızca ekonomik faaliyetlerin temel kaynağını teşkil etmemiş, aynı zamanda ülkenin büyük sanayi kuruluşlarının da sahibi olmuştur.</div>
Teşekkürler değerli paylaşım için.
 
Alt 06-24-2008, 01:30 PM  
Standart Cevap: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

Bu ilkelere çok gerek duyduğumuz ve sahip çıkmamız gereken günlerde bu paylaşımı yaptığın için çok teşekkür ederim....
 
Alt 07-05-2008, 01:49 AM  
Standart Cevap: ----------ATATÜRK İLKELERİ------------

sağolasınn çok makbule geçti
 
Cevapla

Etiketler:


Seçenekler

----------ATATÜRK İLKELERİ------------

Her Telden kategorisinde ve Türkiye ve Ulu Önder Atatürk forumunda bulunan ----------ATATÜRK İLKELERİ------------ konusunu görüntülemektesiniz.cok sagol...


----------ATATÜRK İLKELERİ------------ konusuna benzer konular:

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
**ATATÜRK' ün Resminin İçinde 2500 ATATÜRK Resmi** cadawra Türkiye ve Ulu Önder Atatürk 22 11-08-2007 09:18 AM
AtatÜrk Bİlİncİ İle AtatÜrk’Ü Anlamak RocKmaNia Türkiye ve Ulu Önder Atatürk 2 06-20-2007 07:31 PM
ATATÜRK İLKELERİ gfbemre21 Türkiye ve Ulu Önder Atatürk 1 11-24-2006 09:27 AM
ATATÜRK DENİZCİ Gereksiz Mesajlar 2 07-01-2006 09:57 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:59 AM .





Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
eXTReMe Tracker
Forums Directory
We Hattı RSS Besleme Alexa Toolbar

Benzer Forumlar: izafet | UslanmaM | TEKplatform | MaxiCep.Com | iDo-FoRuM