yalnızlığını bekleyen bir bekçi gibiyim sonsuzluk denilen şey hangi kalıplara sahip ..Belki kalıpsız olduğu için bu denli büyütülüyor ve evrenin bir parçası olmakdan çıkartılıyor.Sonsuzluk bittiği yer bilinmediği için mi onsuz acaba peki başlangıcı.ilk senfonisi nerde hangi çığlığın düğümlerinde çınlıyor..
Peki bu sonsuzluk denen büyü nerde anlaşılıp nerde sessizleşiyor....
Sesli bir sessizlik içinde karışık duygulara gebe bi şeyler,bencillik mi elimdeki ve hep o mu kalacak.Büyük bier şatoda yalnızlığını bekleyen bir bekçi gibiyim çoğu zmaan ,dalgalar üzeirmden geçiyor ve yılların pürüzünü temizliyor..Sular kanıma karışıyor sonra uzun bi sessizlik..Yavaşka,kanımı eritircesine üstümden yol alıyor,damarlarıma bi sessizlik çökmüş,he şey düzeninde işte,her gece ve gündüz olduğu gibi.hEr sabah ve akşam,her nefes alış veriişlerimde saklı olan o büyük değişmezlik..
Yalnız ben miyim evrende kendini yineleyen acaba,aynı devinimler sadece benim mi kanımda donuyor..Kalbimi bir adada hapsedilmiş ve mektupları erimiş hissetmek karamsarlıkdan mı acaba..yalnızmıyım peki yoksa sadece kendimi öyle mi görüyorum..Ne çok laf var ve ne çok arkadaş.Sonra ne de çok insan ..bir işe yarıyorlarmı acaba.Zoraki bir şarkının ,dizeleri mi yaşam,başladığı yer neresi sevginin...
Bir ah olabilmek iççin önce yanmak mı lazım acaba,sessiz gurbet yazıları kadar yalnız mı
olmak gerek sonra bide hissetmek var....ne uzak ne dipsiz bir yaşam bu,başşlangıcı bir mezarlık mı sonsuzluğumun yoksa yallnız bir yaşam kaydımı..ikiçift göz olabilmek ve yalnızca bakabilmek o kadar zorken,bir ağız kadar sakin kalabilmek nede sinsi bir sessizliğe..sahip...öksüz dizelerim var belki,sessiz cümlelerim,bi de gözyaşlarım ...Ne de çok şeye sahibin..belkide ellerimdeki geniş boşluklar onlarıneserii.
aradığımdan habersiz sürüklenir bu gönül,yakalamak için kaybolmuş,bir dava kadar katı ve bir boşwermişlik gibi rahatsız edici yaşamın kıyısında...
yalnızlığıma bir ses ver yeter,bir nefes ol dudaklarımda ve benim için değil belkide kendin için var ol!!! |