Sevmekle Mi Başlıyor Her şey? Sevmekle mi başlıyor her şey?
Acılar,
Hüzünlerle sulanan geceler,
Büyüyen yalnızlıklar,
Yapılan yanlışlıklar,
Ayrılıklar,
Affedilmez hatalar,
Dönülmez yollar,
Kaybolan yıllar,
***** yalanlar,
Veya
Sevgi dolu sözler,
Umut dolu gülüşler,
Heyecanlı ilk dokunuşlar,
İlk öpücük
Ve
Saf hayaller…
Acaba artılar eksileri götürüyor muydu;?
Yoksa sevmek matematikle ölçülmüyor muydu?
Kalp neden eksileri görmüyordu
Ya da
Neden artıları olmasa bile sevme taraftarıydı?
Sevgi kalbe girdi, akıl çatıya saklandı,
Dostluklar zarar gördü,
Arkadaşlıklar askıya alındı,
Gurur yasaklandı
Ve
İçten gülüşler yerini faili belli bir ağlayışa bıraktı…
Karanlığın rengi alacadan zifiriye dönüyordu;
Ama herkes biliyordu ki
Zifiri karanlık yerini uzun süren çabalardan sonra ferfecire bırakacaktı
Ve
Sonrası umudun rengi olan güneşti…
Bu sıra hep böyle sürecekti,
Hep böyle sürecekti ama güneş gücünü kaybetti
Bulutlar önüne geçti…
Sıra doğruydu;
Ama umudun rengi değişmişti.
Kimi gün sarı,
Kimi gün gri
Ve bazen karaydı…
Sevgi sevilmiyor,
“aşk yasaklanıyordu halka açık yerlerde”
İnsanlık nefret adasına demir atıyordu…
Sevgi bilinçaltına mı atılmıştı?
Akıl ile kalbi birbirine düşüren aşk mıydı?... |