WH Güncel Haberler kategorisinde ve Internet Teknolojileri forumunda bulunan Cebine güvenen film çekiyor konusunu görüntülemektesiniz.Cep telefonuyla da film çekilir mi? diyorsanız hazır olun. Bu yıl 2.'si düzenlenen Nokia Nseries Film Festivali'nin ön elemeleri gerçekleşti ...
| |||||||
| Sitemap | Liseler | HaritaG | XML | Kayıt ol | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| Cep telefonuyla da film çekilir mi? diyorsanız hazır olun. Bu yıl 2.'si düzenlenen Nokia Nseries Film Festivali'nin ön elemeleri gerçekleşti bile. 50 film arasından seçilen 10 kısa filmin yönetmenine, birer adet Nokia N95 verildi. Yönetmenler, ister ön elemedeki filmleri ile isterlerse de yeni bir senaryo ile finale katılabilecekler. Nuri Bilge Ceylan başkanlığında, sinema eleştirmeni Alin Taşçıyan, görüntü yönetmeni Gökhan Atılmış, Nokia Türkiye Pazarlama Müdürü Sertaç Şener'den oluşan jürinin belirleyeceği sonuçlar, 10 Nisan'da açıklanacak. 19. Uluslararası İstanbul Film Festivali kapsamında ilk üçe giren kısa filmler, Türk filmlerinden önce gösterilecek. Nokia Türkiye Pazarlama Müdürü Sertaç Şener, sinema çevrelerinden destek gördüklerini söylüyor. "Nokia Nseries Kısa Film Yarışması, sinemayı kitlelerle buluşturması ve sinemaseverlere destek olması açısından, kabul gören bir proje." İki senedir festivale 800'e yakın film başvurmuş. Katılımın yüksek olduğu festivali diğerlerinden ayıran şey aslında sloganında gizli. "Kısa film cepte." Bunu duyunca insan film çekmek gerçekten bu kadar kolay mı diye düşünmeden edemiyor. Hatta öğrencilik yıllarında kısa film çekmek için taşıdığınız bilmem kaç kilo ağırlığındaki kameraları ve tripotu düşündüğünüzde, ‘Yok artık daha neler.' diyebiliyorsunuz. Vakti zamanında analog makineleri savunan fotoğrafçılar gibi siz de teknolojinin kolaylıklarına gözünüzü kapatmak istiyorsunuz bir an. Ama gerçek ortada. Biz ne kadar gözümüzü kapasak da teknoloji alıp başını gidiyor tahayyül edemeyeceğimiz yerlere. Teknoloji, bir yandan kaliteyi artırıp film yapımını çabuklaştırırken, diğer yandan da herkesi film konusunda cüretkâr kılıp niteliksiz ürünlerin ortaya çıkmasına yol açıyor. Aslında cep telefonu film çekiminde büyük bir kolaylık sağlıyor. Sinemacının kamerayı olabildiğince küçültmek hatta yok etmek idealine ucundan da olsa yaklaşıyorsunuz. Hatta geçen yılki, Nseries Film Festivali üçüncüsü Eray Mert'e göre, oyuncular karşılarında kamera görmedikleri ve cep telefonuna zaten alışkın oldukları için performanslarını daha rahat sergileyebiliyorlar. Görüşlerini aldığımız bu seneki katılımcılardan Candaş Şişman ise telefonla film çekmenin sanat üretimini kolaylaştırdığı görüşünde. Şişman, "Film çekiminin kolaylaşması, toplumun sanata elit bir grubun üretimi şeklinde bakmamasını sağlıyor. Böylece söyleyecek sözü olan herkes, kendinde film yapma cesaretini bulabilir. Zaten ucuz malzemeyle film çekilebilmesi kişiye ruhsal açıdan çok iyi geliyor. Böylece maddi kaygılardan arınılarak daha özgür üretim yapımı sağlanıyor." diyor. Peki, cep telefonu ile film kamerasının görüntü kalitesi aynı mı gerçekten? Eray Mert'e göre yaklaşık olarak aynı. Beykent Üniversitesi öğretim görevlisi Arda Erdikmen'e göre ise ikisinin arasında ciddi fark var: "Birincisi, cep telefonlarının en düşük kalitedeki kameraya oranla bile pikselleri düşük. İkinci fark da telefonlar kameralarda olduğu gibi filtre, farklı objektif kullanımı gibi imkânlara sahip değiller. Bu tip teknik farklılıklar ise en azından % 20 oranında daha düşük kalitede film yapılmasına neden oluyor." Ama Erdikmen, teknik anlamda seyircinin belki de çok fazla bilmediği bir konuyu hatırlatıyor bize. "Sonuçta kamera da sinema için bir gereklilik değil. İnsanlar stüdyodayken New York sokaklarında gezebiliyorlar. Ya da 2007 yapımı ‘Bewoulf' animasyon filminde olduğu gibi ne kamera ne de oyuncu kullanılmadan bir film yapabiliyor. Oyuncular beyaz perdede, bilgisayar ortamında gerçeklerinin kopyası oluşturularak yer alırlar; tabii bir de seslendirmeleriyle." Teknolojinin sağladığı bu kolaylıklar, aslında kişiyi biraz da bireysel olmaya itiyor. Cep telefonuyla film çekebilen, kurgusunu bilgisayar ortamında yapabilen bir yönetmen, üstüne bir de senaryo yazabiliyorsa tamamen kendisine ait adeta çocuğu konumunda bir film ortaya çıkarabilir. Bu durum, ekiple üretimin yolunu kapatıyor gibi gözükse de film maliyeti büyük ölçüde düşüyor. Türkiye şartlarında her ne kadar teknik imkânlar gelişmiş olsa da film çekimi hâlâ pahalı. Bu da bütçesiz ve hatta sponsorsuz yola çıkan kısa filmciler için küçümsenmeyecek bir faktör. Ayrıca koca bir orkestrayı bir araya getirip seslerini kaydetmek yerine bilgisayar ortamında tek kişinin orkestra sesini (üstelik daha kaliteli) oluşturması çok daha pratikse; film yapımı için de aynı şey söz konusu. Daha kısa yol varken neden lüzumsuz efor sarf edilsin! Fakat Arda Erdikmen, sinemacıların diğer meslek gruplarına göre değişime ve teknolojiye çok daha açık olduklarından, analog-dijital fotoğraf çatışmasının onlara arasında gerçekleşmeyeceğini düşünüyor ve aksinin tutuculuk olduğunu düşünüyor. Yapımda sağlanan tüm bu kolaylıklar neticesinde içinde bir yerlerde film çekme isteği taşıyan herkes, bunu yapacak cesarete sahip oluyor. Hatta içinde olmayan bile heves edebiliyor. Artık Türkiye'de çok sayıda film okulu ve atölyesi var. Üretilen bu filmlerin tek gösterim mekânı olan festivaller de gün geçtikçe artıyor. Kısa film yönetmeni Mehmet Bahadır Er'e göre sinema, asil sınıfa ve aristokrasiye ait bir sanat değil. "Festivallerin örneklerini Almanya, Fransa, Rusya, Polonya ve Amerika gibi bu işe önem veren ülkelerde görebilirsiniz. Yüzlerce festival vardır ve bu sektöre her manada olumlu yansır." Bu sebepten olsa gerek; 1931 senesinden beri Oscar'da, başlangıcından itibaren de Cannes Film Festivali'nde kısa film bölümü yer almış. Festivallerin sağladığı gösterim imkânları sayesinde, birkaç sene öncesine kadar, "Ben kısa film çekmek istiyorum." dediğinizde yüzünüze tuhaf tuhaf bakan herkes bu işe bir yerinden başlama derdinde şimdilerde. Zamanında enstrüman kursları modası olduğu gibi bu sıralar kısa film çekiminin de modası var. Tabii bu kısa filmciler için yine de iyi bir durum. Çünkü her ne kadar niteliksiz üretimi kolaylaştırsa da bu moda, kaliteli ürünlerin sayısını da artıracak; film çekiminin imkânsız değil aksine yapılabilir bir şey olduğunu gösterecektir. Yeter ki söyleyecek sözünüz olsun. Aslında Eray Mert bu durumu çok güzel özetliyor: "Mesele bir filmin basit olarak yapılması değil, doğru düzgün bir film yapabilmek." Tüm bu olumlu gelişmeler (kısmen olumsuz da görülse) bizlere kısa filmin özel konumunu da hatırlatıyor. Nseries katılımcılarından Candaş Şişman'ın da dediği gibi kısa film, süslü yapımların yanında çok daha sıcak duruyor: "Toplumsal ve ekonomik kaygılardan uzak olunduğu için daha özgün ve sanatsal filmler ortaya çıkıyor." Ne diyelim; kısa ve öz konuşmanın hatırlı sayıldığı bir toplumda dileriz kendi kısa ama anlamı uzun filmler çoğalır | |
| | #2 |
| paylaşım için tşk ler | |
| Etiketler: en düşük film maliyeti, kısa film çekiminin kolaylıkları |
| Seçenekler | |
| |
WH Güncel Haberler kategorisinde ve Internet Teknolojileri forumunda bulunan Cebine güvenen film çekiyor konusunu görüntülemektesiniz.Cep telefonuyla da film çekilir mi? diyorsanız hazır olun. Bu yıl 2.'si düzenlenen Nokia Nseries Film Festivali'nin ön elemeleri gerçekleşti ...
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| KIZ MİLLETİNE GÜVENEN VARMIII | atadogu35 | Aşk & Sevgi | 74 | 11-15-2008 04:42 PM |
| zekasına güvenen gelsin hi hi | verbs | Genel Sohbet | 12 | 11-30-2007 08:14 PM |
| matematiğine güvenen var mı? | bayzeka | Genel Sohbet | 17 | 11-20-2007 02:01 PM |
| Demirören yine elini cebine atıyor | ProOf | Beşiktaş | 0 | 11-16-2007 10:25 AM |
| kendine güvenen war mı | red suvari | Web Tasarım ve Hazır Kodlar | 2 | 10-14-2007 12:05 AM |