Usturasi Içinde USTURASI İÇİNDE
Öpüşlerde kehanetin çığlığı,
dudaklarda hazzın fısıltısıyım.
Sırnaşık bir sevgiliyim,
telâşlı ve taş kalpli.
Saatin kadranıyım,
ayar tutmayan.
Sularda, oynaşan dalgalarım,
ülkesine varamayan.
Muafım güzellikten,
güzelliğe imrenmem.
Hep günün suskunluğuna,
gizlenmiş tatlar.
Taylar sever kaşağıyı,
pembe renk aşk.
Alır, çıkartırım isyanı,
bezip sakladığım yerden.
Toplama bir yazım,
kıştan, bahardan artan.
Bir hayatım çabuk geçen,
bir canım gurbet çeken.
Gün ışığıyım parlak,
ay ışığıyım oynak.
Patlayan bir denizim,
usturası içinde.
İstek kurşundan hızlı,
delik iğneden dar.
Sırlara açılan geceler,
uyanık değilmiş meğer.
Emerim ıslak şafağı,
mektup gibi okurum.
Mızrakları yıldızlara,
rüyaları sana saklarım.
Beleklere sarınmış,
yeni doğmuş bebeğim.
Gözlerim seyiriyor,
menzilimi şaşınca.
Huysuzluğum bir balığın,
düşlerinden geçti.
Ne havaya, ne suya, ne toprağa,
ilk cemre, ilk önce düştü içime.
Öpüşlerde kehanetin çığlığı,
dudaklarda hazzın fısıltısıyım.
Hoyrat mavilerde sarhoşum,
deniz tutar başımı.
Gücenirim gücenmesine,
su damlasına, dantele, ipe.
Herkes bölünmüş kendine,
ben çarpılmışım.
Bazen içim mevsimsiz kurur,
akasyalardan önce.
Yay gerilir, ok fırlar,
her eylül gecesinde.
Ne renklerde sevilir ölüm
ne giysilerde.
Patlayan bir denizim,
usturası içinde. |