Güneş bugün sadece benim için batıyor
Bu kızıllık gözlerindeki gölgeden daha koyu olmamalı
Koyuluklarda kaybolmuş sevdam,ilk kez renk görmüş gibi yanıyor
Ben ki seni düşünmeyi sevmek sanmışım...
Sevmek,ızdırap ateşinde boğulmakmış meğer..
Bir beden lazım şimdi bana
Hayalini kurduğum sevdamı onda yeşertmeliyim...
Zaman çoktan durmuş.
Sevgimden kurtulmak için ardısıra kaçıyorsun.
Saklanıyorsun belki köşe bucak.
Bu kadar korkunç muyum?
Bu kadar korkunç mu suretim?
Bilmek istediklerimi bile bilmiyorum artık...
Bir girdabın içinde seni arıyorum,
Bulabildiklerim ise sende arta kalan
Korkularım,hatıralarımın sessiz hıçkırıkları...
Çocuk yüreğim acıların içinde çırpınıyor.
Çığlıkların çınladığı gecelerde,
Uykumdan uyanıp,
Yanan başımı koyabilceğim o omzu arıyor,
Uykunun mahmurluğuna bürünmüş gözlerim.
Ağzımda öldürmeye hazır zehir tadı,
Kaçsam bile önümü keser yalnızlık,
Başım döner,gözlerim kararır ıssız sokaklarda...
Günahkar ruhum bedenimi sıkıştırır her fırsatta.
Ben belime kadar günahlara batmışım.
Yüreğim delik deşik her tarafı yara,
İrinler boşalır bu yaralardan.
Yıkanır vücudum bu pis suyla boydan boya.
Bir melek tutsa ellerimi,
Çekse beni kendine doğru...
O zaman küllerinden doğan ankalar gibi cesur bakar yüreğim,
Uyanır biçare ruhum yavaş yavaş,
Hastalıklı vücudum dirilir yeniden.
Susamışım sevdaya,
Kana kana içerim artık,
Küllenmiş sevdalarımdaki o eşsiz lezzeti.
Sevmek ölümü göze almaktır.
Ölüm bile korkutamaz o saatten sonra beni.
Rüzgarlarla yarışıyorum artık,
Kimse yetişemez bana.
İçinde ışıklar yanan gözlerin gülümsemesine,
Yalancı dudakların fısıltılarına kanmışım meğer...
Ben hiç bu kadar çocuk olmamıştım.
Bu kadar asi,bu kadar fedakar,bu kadar çılgın.
Kaybolan gecelerimde öğrendim seni sevmeyi.
Sevmenin sınrı yok benim dünyamda,
Akıllanmaz deli yüreğim,
Ve pişman değilim..

BENGİSU VAROL