en aziz dosta!!! Ağla ey dost!
Gurur seti çekme gönül olukları önüne
Sızdır üzerine şekva yazan gözyaşlarını
Kirpiklerinin arasındsan sessizce….
Belki o yaşlar bir güle düşer
Gül yanar…
Belki bülbülün diline düşer
Bülbül susar…
Belki uçuşan martıların yüreğine düşer
Şerha olur denizler
Bizar olur afak
Tutuşur küllenen ne varsa
Acı,keder,gam…
Bende ki tüm hasretlerin siyah fisunu kadar
Derdin var ey dost
Ama belki benim yüreğime muamma geceler köhner
Versem geceleri divane sahralara senin için
Ferdaları doldurduğum yüreğimi yaralarına sarsam
Az da olsa diner misin dost?...
Sever misin dost?
Ben yaşamayı bilmem
Rüzgarlar savurur neysem o beni
Bil ki bir gün
Kapıların ardından hakikat uyanıklara baksam
Sair bir zamanda yanımda olur musun ey dost?...
Yol çetindir dedin
Yol aşılmaz dedin
Yol sabırdır
Tesbih tesbih çekilir dedin
Sonu naim bahçeleri olan yol açıksam
Yol arkadaşım olur musun dost?...
Ney nedir bilirsin
İşte hasrettir bataklığa ney
Özü katrandır neyin
Ama ney dert söyler,aşk,hasret söyler
Sazendesi olup kendi kendinin
Anlatsa derdini
Yanıp yanıp benimle dinler misin dost?...
Bir gün derdin bitse bile
Durulup durulup yürekler kadar ağlar mısın?
Yazar mısın bulutlara birkaç dörtlük?
Yağmur gibi yüreğinle denizleri ıslatır mısın?
Gözyaşların ışıkları temizler
Bir gün ışık dahi olamayan bana
Yağmuru verir misin dost?
Aldırma!!
Yürek acısın
Bağrımda ki koru körüklesin
Ağlayan gözlerin gizlice
Herkes senin gibi ağlayamaz bunu bil dost!!!
Ey! Dağlardan doğacak şiirler kadar
Engin yürekli dost
BENİM İÇİN DE AĞLAR MISIN ? |