HER GECE BİR YILDIZ KAYAR ÖMRÜMDEN
Yalnızlık hüzün bırakır saçlarına gecelerin
dudaklarda susku
gözlerde kar
efkarlı zamanlara saklanır son söz
hangi kıyıdan baksam rengi hüzündür hayatın
hangi yola çıksam yamalı ve yaralıdır yüzüm
hiç bir şehir saklamaz beni deli gönlüm
hiç bir şehir aklamaz artık...
çekip gitti her sabah yüreğinden öptüğüm işte
ne giden döner artık ne de acı diner yüreğimden.
Her gece bir yıldız kayar ömrümden
erdemin, vefanın beş para etmediği
kardeşin kardeşi sattığı, oğulun babayı aldattığı
ihanetin kol gezdiği zamanlardayız ey deli gönlüm
tutunacağım ne dal, ne de gül kalmış
içtenliksiz ilişkiler kesmiş yol başlarını
senki, hayatın kirli sahnesinde gönlümün dimdik delikanlısı
namertlerin yıkamadığı onurumla
biçmeden ömrümü ihanetin ***** kılıcı
atıver gitsin hüzünlü bir ırmağa mavi düşlerimi...
Benki, bunca ihanet lekesiyle
ipince bir yaprağa dayayıp sırtımı
***** yüzünde yüzsüzlerin,
kokmuş ve acılı bir hayatı yaşadıysam da
ve utanmanın en ağır yükünü taşıdıysam da sol böğrümde,
utanmazlar adına...
teslim olmadım inadına, *****liklere, kalleşliklere...
Hüzne bulanmış bir ömürden
acı damladı yüreğimin üstüne her yağmurda
korlar serili yollarda yürüdüm kendi hesabıma
boyun eğmedim çıkarcı şerefsizlere, satılmışlara
ihanetler içinde kan oldu yazdığım tüm şiirler
göğsümün üstünde en yakınlarımdan bir hançer
yara açtı yara üstüne...
Yine de yanına alıp acıyan yanlarımı
çevirip gözlerimi içime
dönüşü olmayan bir yolda, dizilip hayatın uçurumlarına
yerlerde çiğnenmiş boynu bükük çiçekler gibi
yürüdüm salına salına, sarsıla sarsıla...
yürüdüm, acıyan adımlarla...
kaybolan umutlarla...
teslim olmadan rezil, kepaze *****liklere...
Nuri CAN