12-16-2007, 09:27 PM
|
|
| | iskandinav mitlerinde yaratılış
Iskandinav Mitlerinde Yaratılış
Baslangiçta yalnizca büyük bir bosluk vardi (Ginnungagup). Yeryüzü biçimlenmeden önce, ölüler dünyasindan (Niflheim) baska hiçbir sey yoktu ve burasi içinde 11 nehri barindiran büyük bir kuyuydu. Niflheim’in güneyi asiri sicakti ve muhafizligi Sutr (zifir anlaminda) adli bir dev tarafindan yapilirdi. Niflheim’in geri kalanindaki tüm nehirler donmustu ve bu nehirler Ginnungagup tarafindan çepeçevre sariliyordu. Ta ki sihirli kivilcimlar donmus nehirlerin üzerine düsene ve onlari eritene dek. Eriyen sulardan sizan damlalar Ymir’in, bir devin, seklini alir ve Ymir’in terinden diger disi ve eril devler meydana gelirler. Mitolojinin bir baska anlatimina göre eriyen damlalar Audumbla adli bir inegi olusturur, Ymir bu inegin sütüyle beslenir. Audumbla, ayrica tuzlu buz parçalarini yalayarak ilk tanri Buri’ye biçim verir. Bir zaman sonra, Buri’nin oglu Bor, Bolthorr adli devin kiziyla evlenerek Odin, Vili ile Ve’den olusan tanrilar birligini meydana getirirler.
Odin ve erkek kardesleri tanrilarin düsmani olan Ymir’i ve ondan meydana gelen devleri öldürdükten sonra iki kutsal agacin gövdesine sahip olduklari maharetlerinden bazilarini sunarlar: düsünme, nefes alma, isitme, görme… Gerçekte bu agaçlar insan irkinin arketipidir. Erkek Askr’dir (kül agaci) ve kadin Embla’dir (sarmasik).
Ardindan Asgard’i, tanrilarin kralligini insa ederler. Snorri diger versiyonlarda kader agaci Yggdrasil’in nasil dünyanin merkezinden filizlenip büyüdügünü anlatir. Agacin altindaki disi olarak tarif edilen kader kuyusunda insan yasaminin yönü tayin edilir. Bir diger versiyonda, tanrilar meclisi agacin etrafinda toplanir. Agaç iki kökten destek almaktadir; köklerden biri yeralti dünyasina uzanir (Hel), digeri buz devlerinin dünyasina ve sonuncusu insan varliklarinin dünyasina… Tüm dünyanin refahi Yggdrasil adli bu ilkel agaçla iliskilidir. |
|
| |