Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu

Türk Mitlerinde Yaratılış

Burçlar Alemi ve Astroloji kategorisinde ve Mitoloji forumunda bulunan Türk Mitlerinde Yaratılış konusunu görüntülemektesiniz.Türk Mitlerinde Yaratılış Her seyden önce su vardir. Yer , gök , ay ve günes yoktu. Ilah Kara Han ( ...



Geri git   Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu > Her Telden > Burçlar Alemi ve Astroloji > Mitoloji

Maşaallah Türk Mitlerinde Yaratılış

İndir Sitemap Liseler Harita Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Türk Mitlerinde Yaratılış



Yeni Konu aç  Cevapla

 

LinkBack Seçenekler
Alt 12-16-2007, 09:26 PM  
Cool Türk Mitlerinde Yaratılış





Türk Mitlerinde Yaratılış



Her seyden önce su vardir. Yer , gök , ay ve günes yoktu. Ilah Kara Han ( Kayra Han ) ile insan vardi. Her ikisi de birer kara kaz seklinde , suyun üstünde uçuyorlardi.

Kara Han hiç bir sey düsünmüyordu. O sirada insan rüzgâri icât edip suyu dalgalandirdi, Kara Hanin yüzüne su siçratti. Bunu yapinca da kendisinin ilahlardan daha güçlü oldugunu sandi, daha yüksekte uçmak istedi.

Ama uçamadi ve suya düsüp dibe dogru dalmaga basladi. Neredeyse bogulacakti; "Bana yardim et!" diye bagirip Kara Handan yardim istedi.

Kara Han izin verdi ve insan su yüzüne bogulmadan çikti. Ondan sonra Kara Han: "Saglam bir tas olsun!" dedi; suyun dibinden bir tas yükseldi. Kara Han ile Insan, bu tasin üstüne oturdular. Kara Han Insana: "Suya dal, suyun dibinden toprak çikar!" diye emir verdi, insan bu emri yerine getirdi. Suyun dibinden çikardigi topragi Kara Han'a götürdü.

Kara Han, insanin getirdigi topragi suyun üzerine serpti ve serperken de: "Yer olsun!..." diye buyurdu. Buyruk yerine geldi, böylece yer yüzü yaratilmis oldu. Kara Han, insana yi-, ne: "Suya dal ve suyun dibindeki topraktan çikar!.." diye emir verdi, insan suya daldigi zaman, bu sefer, kendim için de toprak alayim, diye düsündü, iki avucuna da toprak doldurdu, birindekini Kara Han'dan gizlemek için agzina atti, sakladi. Maksadi, Kara Han'dan saklayip kendine göre bir yer yaratmakti.

Bu düsünceyle avucundaki topragi getirip Kara Han'a uzatti. Kara Han, bu topragi da suyun üzerine serpti ve genislemesini buyurdu. Ne var ki Kara Han’in suya serptigi toprak gibi, insanin agzinin içine sakladigi toprak da büyüyüp genislemege baslamisti. Bunu düsünmeyen insan korktu, solugu kesilecekti, neredeyse Ölecekti. Kaçmaga basladi. Ama nereye kaçsa yani basinda Kara Han’in varligini hissediyordu, ondan kaçamiyordu. Çaresiz kalinca yalvarmaga basladi.

Kara Han, insana: "Agzindaki topragi ne için sakladin?" diye sordu, insan: "Kendim için yer yaratmak niyetiyle saklamistim." diye cevap verdi. Kara Han da: "Öyleyse at agzindan da kurtul!" dedi. insan, agzinda sakladigi topragi atti. Bunlar yere dökülürken küçük tepeler meydana geldi. Bunun üzerine Kara Han: "Simdi sen artik günahli oldun" dedi; "Bana karsi geldin, kötülük düsündün. Senden sonra sana uyan, senin gibi kötülük düsünenler, senin gibi kötü kisi olacaklar; bana itaat edenler ise iyi ve temiz düsünceli olacak, onlar günes ve aydinlik yüzü göreceklerdir. Bundan sonra senin adin Erlik olsun. Günahlarini benden saklayanlar senin adamin olsun, günahlarim senden saklayanlar ise benim olsunlar!..."

Bu sirada, yer yüzünde dalsiz budaksiz bir agaç yesermisti. Kara Han bu dalsiz budaksiz agaci görünce hoslasmadi ; "Dallan, yapraklari olmayan agaca bakmak hös degil, bu agacin dokuz dali birden olsun!..." dedi. dalsiz budaksiz agaç bir anda dokuz dalli oluverdi. Kara Han bunu görünce: "Bu dokuz dalin her birinin kökünde birerden dokuz kisi türesin ve bunlardan dokuz millet olsun!.." dedi.

Erlik, bunlar olurken büyük bir gürültü duymustu. Nedir acaba? diye bakinip düsünürken vardi Kara Han'a gürültünün sebebini sordu. Kara Han da: "Ben bir Hakanim sen de kendince bir Hakansin. Duydugun gürültüyü yapan insanlar benim insanlarimdir." diye cevap verdi. Erlik bu milleti kendisine vermesi için Kara Han'a rica ettiyse de Kara Han: "Hayir!" diye karsiladi; "Sen git kendi isine bak!"

Erlikçin cani sikildi. "Hele dur bir gidip su milleti göreyim" diye kalabaligin yanina vardi. Orada, insanlardan baska yaban hayvanlari, kuslar ve daha bilmedigi bir çok güzel yaratiklar vardi. Erlik: "Kara Han bunlari nasil yaratti acaba? Bunlar burada ne yiyip ne içiyorlar?" dîye düsünmege basladi. O düsüne dursun , insanlar agacin meyvelerinden yemege baslamislardi. Erlik bakti ki, insanlar agacin yalniz bir yanindaki meyvelerden yiyorlar, öte yandakilere ellerini bile sürmüyorlar. Gidip bunun sebebini sordu, insanlardan aldigi cevap ise: "Tanri bize o yandaki meyvelerden yemeyi yasak etti, biz de bunun için o meyvelerden yemiyor ancak, için verdigi günesin dogdugu yandaki meyvelerden yiyoruz. Su gördügün yilan ile köpek, o yasak yandaki meyveleri ye-mememiz için bekçilik ediyor."

Bu cevap Erlikçin canini sikacagi yerde sevindirdi. agacin çevresindeki insanlarin arasinda bulunan Doganay (Törüngey) denilen bir adam buldu ve ona: "Kara Han size yalan söylemis. Asil size yasakladigi meyvelerden yemeniz gerekir; daha tatlidir, göreceksiniz" dedi. Bu sirada uyumakta olan yilanin agzina girdi ve yilana agaca çikmasini söyledi. yilan da agaca çikip yasak meyvelerden yedi. Doganay'in karisi Ece (Eje) yanlarina gelmisti. Erlik, Doganay'la Ece'ye de meyvelerden yemeleri için israr etti. Doganay, Kara Han’in sözünü tutarak yasak meyvelerden yemedi ama karisi Ece dayanamadi, yedi. Meyve çok tatli-idi. Alip, kocasinin agzina sürdü o anda Doganay ile Ece'nin tüyleri dökülüverdi, birden utanmaga basladilar, kaçisip her biri bir agacin ardina saklandilar.

Bu isler olurken Kara Han oraya gelmisti, insanlarin hepsi birden kaçisip aklinca birer köseye gizlenmislerdi. Kara Han: "Doganay!. Ece!. Doganay! Ece!" diye haykirmaga basladi. "Neredesiniz?"

Dogan ay’la Ece: "Agaçlarin arasindayiz" diye cevap verdiler. "Sana görünemeyiz. Utaniyoruz."

Sonra, olanlari bir bir anlattilar. Kara Han, bildigi seyleri duymanin Öfkesi içinde her birine ayri ayri cezalar verdi: "Simdi sen de Erlik'ten bir parça oldun" diye yilana verdi ilk cezasini; "Insanlar sana düsman olsun, seni görünce vurup, ezip öldürsünler!" dedi.

Ece'ye döndü: "Sen Erlikçin sözüne uydun, yasak meyveyi yedin, öyleyse cezani çekeceksin. Çocuk doguracaksin, dogururken de türlü eza cefa ve aci çekeceksin. Sonunda öleceksin, ölümü tadacaksin!"

Doganay’e da söyle diyerek cezasini verdi: "Erlikçin gösterdigini yedin. Benim sözümü dinlemedin. Madem Erlikçin sözüne uydun öyleyse onun adamlari onun ülkesinde yasar, karanlik dünyasinda bulunur. Benim isigimdan mahrum kalir. Benim sözümü dinlemis olsaydin benim gibi olacaktin. Dinlemedigin için dokuz oglun ve dokuz kizin olacak. Bundan sonra ben insan yaratmayacagim. Bundan sonra insanlar senden türeyecek. Tek basina ne yaparsan yap."


Erlige de kizdi: "Benim adamlarimi neden aldattin?" diye sordu öfkeyle. ,

Erlik: "Istedim vermedin" dedi; "Ben de senden çaldim. artik hep çalacagim. Atla kaçarsa düsürüp çalacagim; içip içip sarhos olurlarsa birbirine düsürüp dövüstürecegim.. Suya girseler, agaçlara çiksalar bile yine çalacagim."

Kara Han da: "Öyleyse üç kat yerin altinda, ayi günesi olmayan karanlik bir dünya vardir. Seni oraya atiyorum!" diye Erlikçi cezalandirdi.

Bu is de bitince bütün insanlara birden ceza verdi: "Bundan sonra kendi yemeginizi kendiniz kazanacak, gücünüzle elde edeceksiniz, benim yemegimden yemek yok" dedi; "artik yüz yüze 'gelip sizinle konusmayacagim. Size bundan sonra Gök Ogul’u (May tere) gönderecegim."

Gök Ogul gelip insanlara bir çok seyler yapmasini ögretti. Arabayi da Gök Ogul yapti. Ayrica ot köklerini, yenebilecek bir kisim otlan yemeyi insanlara ögretti.

Bu böylece sürüp giderken Erlik Gök Ogul’a yalvariyordu: "Ey Gök Ogul, bana yardim et, Kara Han'dan izin iste, yanina çikmak dilegimi söyle, yardim et bana!" ,

Gök Ogul, Erlikçin bu dilegini Kara Han'a iletti ise de Kara Han aldiris bile etmedi; Gök Ogul tam altmis yil yalvarma-Sina devam etti. Bunun üzerine, altmis yilin sonunda Kara Han Erlik'e haber gönderdi: "Düsmanliktan vazgeçersen, insanlara kötülük etmezsen sana izin veririm, yanima gelirsin." dedi. Erlik söz verdi. Bunun üzerine, Kara Han’in huzuruna çikti, bas egdi: "Beni kutsa, bana izin ver, ben de kendime gökler yapayim" diye yalvardi.

Kara Han buna da izin verdi, îzni koparan Erlik kendisi için gökler yapti Adamlarini basina topladi, yaptigi göklere yerlestirdi, kendisi de baslarina geçti, çok kalabalik oldular. . Ilâh Kara Han (Kayra Han) in en sevgili kullarindan olan Ulu kisi bu durumu görüp üzülmüstü. Üzüntü içinde düsündü: "Bize bagli, bizim öz insanlarimiz yer yüzünde cefa çekip yoruluyor; Erlikçin adamlari ise göklerde keyfedip duruyor. Bu is, bir ise benzemez."

Bu üzüntülü düsünce içinde, biraz da Kara Han'a gücenmis olarak, Erlik'e savas açti. Ne var ki Erlik daha güçlü çikip karsi geldi ve atesle vurup Ulu kisiyi kaçirdi. Ulu kisi dogrulayip Kara Han’in huzuruna çikti. Kara Han’in: "nereden geliyorsun?" diye sormasi üzerine Ulu kisi: "Erlikçin adamlarinin gökyüzünde oturmasi, buna karsilik bizim iyi insanlarimizin yer yüzünde yorgun argin yasamalari aginma gitti, bu çok kötü bir durum diyerek Erlikçin yandaslarim yere indirmek göklerini basina yikmak için Erlik'le savas etmek istedim. Fakat gücüm yetmedi, o beni kaçirdi" diye üzgün ve aglamakli cevap verdi.

Kara Han üzülmemesini söyledi. "Erlik'e benden baska kimsenin gücü yetmez" dedi. "Erlikçin gücü senden fazladir. Ama bir gün gelecek senin gücün Erlikçin gücünden daha üstün olacak..."

Bu söz üzerine Ulu Kisi’nin yüregi "ferahladi rahat rahat uyudu.

Bir gün geldi Ulu kisi o gün güçlenecegini hissetti. Yine o gün Kara Han Ulu kisiyi yanina çagirtti ve: "Var git, güçlendin gayri; Erlikçin göklerini basina yikacak güce kavusturdum seni, maksadina ereceksin" dedi. "Kendi gücümden sana güç verdim."

Ulu kisi önce hayret etti: "Yayim yok, okum yok, kargim yok, yataganim yok. Kupkuru bir bilegim var. yalniz bilek gücüyle Erlikçi nasil yok edebilirim ben?"

Kara Han, Ulu Kisi’ye bir kargi verdi. Ulu kisi kargiyi alip Erlikçin göklerine gitti. Erlikçi yendi, kaçirdi; göklerini alt üst edip kirdi geçirdi. Erlikçin gökleri parça parça oldu yeryüzüne döküldü. O zamana kadar dümdüz olan yer yüzü, o günden sonra kayaliklarla, sipsivri daglarla doldu. Görklü Güzel Tanrinin özene bezene yarattigi o güzel yer yüzü egri bügrü oldu. Erlikçin bütün yandaslari yere döküldü; suya düsenler boguldu; agaca çarpanlar sakatlanip can verdi; sipsivri taslarin kayalarin üstüne düsenler öldü; hayvanlara çarpanlar hayvanlarin ayaklarinin altinda kaldilar.

Durum böyle olunca Erlik varip Kara Han'dan kendine bir yer istedi. "Benim göklerimin yikilmasina sen izin verdin, benim barinacak bir yerim kalmadi" dedi. Kara Han Erlikçi yerin altindaki karanlik ülkesine sürdü, üzerine yedi kat kilitler vurdurdu. "Burada günes ve ay isigi görmeyesin; iyi olursan yanima alirim kötü olursan daha derinlere sürerim" dedi. Erlik bunun üzerine: "Öyleyse ölmüs insanlarin canlarini bana ver; bedenleri senin olsun canlari benim isime yarasin" diye bir istekte bulundu. Kara Han : "Hayir, onlari da sana vermeyecegim" dedi; "Istiyorsan kendin yarat." Böylece yaratma iznine kavusmus olan Erlik eline bir çekiç, bir körük ve bir örs alarak vurmaga basladi. Her vurusta bir hayvan ortaya çikti. Sirasiyla kurbaga, yilan, ayi, domuz, deve ve kötü ruhlar yer yüzünü doldurdu. Sonunda Kara Han gelip Erlikçin elinden çekici, örsü ve körügü aldi, atese atti. Körük bir kadin, çekiç bir erkek oldu. Kara Han kadini yakalayip yüzüne tükürdü. Tükürür tükürmez, kadin bir kus olup uçtu. Bu kus, eti yenmeyen tüyü bir ise yaramayan Kurdan denilen kustur.

Kara Han erkegi yakalayip onun da yüzüne tükürdü, o da bir kus olup uçtu, adina Yaldan Kusu dediler.

Bütün bunlardan sonra Kara Han, insanlara: "Ben size mal verdim, as verdim; yer yüzünde iyi, güzel, temiz ne varsa verdim, yardimciniz oldum, siz de iyilik yapiniz. Ben göklerime çekilecegim, belki bir daha dönmeyecegim." dedi. Arkasindan yardimci ruhlarina: "Gün Asan, sen, içki içip aklini yitirenleri; körpecik çocuklari, kisrak yavrularini inek buzagilarini koru, onlara kötülük gelmesin. Sagliginda iyilik yapmis olanlarin ruhlarini yanina al, intihar edenlerinkini alma. Zenginlerin malina göz dikenleri, hirsizlan, baskalarina düsmanlik edenleri koruma. Benim için, bir de Hâkanlari ile Yurtlan için savasip ölenlerin ruhlarini da yanina al, benim yanima getir.

Insanlar! Size yardim ettim, sizden kötü ruhlari uzaklastirdim. Onlar insanlara yaklasirlarsa insanlar onlara yiyecek versinler, ama o kötü ruhlarin yemeklerinden yeme-sinler, yerlerse onlardan olurlar. Simdi ben aranizdan ayriliyorum ama yine gelecegim beni unutmayiniz, geri gelmez sanmayiniz. Tekrar geldigimde iyiliklerinizin ve kötülüklerinizin hesabini görecegim. Simdilik benim yerimde Agca Dag, Ulu kisi ve Gün Asan kalacaklar, sizlere yardimci olacaklar.

Agca Dag! Gözlerini dört aç! Erlik senin elinden ölenlerin ruhlarini çalmak isterse, Ulu Kisi’ye söyle, o güçlüdür. Gün Asan, sen de iyi dinle, kötü ruhlar yerin altindaki karanliklar ülkesinden yukari çikmasinlar, çikarlarsa hemen Gök Ogul’a git ve haber ver, ona güç verdim, kötü ruhlari kovar.

Alma Ata ayi ve günesi bekleyecek. Ulu 'kisi yer yüzünü ve gök yüzünü koruyacak Gök Ogul ise iyilerden kötüleri uzaklastiracaktir."

Bunlar söyledikten sonra Kara Han uzaklasti.

Ulu kisi Kara Han’in ögütlerini bir bir yerine getirdi. Olta yapti, balik avladi; tüfegi barutu icât etti, sincap o vurdu.

Sonra bir gün geldi Ulu kisi kendi kendine mirildandi:

"Bugün beni rüzgâr uçuracak, alip götürecektir!"

Ulu Kisi’nin dedigi gibi rüzgâr geldi, aldi Ulu kisiyi uçurdu götürdü. Agca Dag bunun üzerine insanlara: "Ulu Kisi’yi ilâh Kara Han yanina aldi. Onu bulamazsiniz artik, beni de bir gün gelecek yanina çagiracak, nereye isterse oraya gidecegim. Siz ögrendiklerinizi unutmayin, Kara Han böyle istedi" dedi.

Insanlar kendi hâline birakip o da gitti....

 
Alt 06-12-2008, 02:27 PM  
Standart Cevap: Türk Mitlerinde Yaratılış

Paylaşımın iin Tşkler..

 
Cevapla

Etiketler: ,


Seçenekler

Türk Mitlerinde Yaratılış

Burçlar Alemi ve Astroloji kategorisinde ve Mitoloji forumunda bulunan Türk Mitlerinde Yaratılış konusunu görüntülemektesiniz.Türk Mitlerinde Yaratılış Her seyden önce su vardir. Yer , gök , ay ve günes yoktu. Ilah Kara Han ( ...


Türk Mitlerinde Yaratılış konusuna benzer konular:

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
.::TÜRK İŞİ XP ::. korsanhack İşletim Sistemleri 39 07-10-2008 12:17 PM
madem TÜRK'SÜN OZAMAN NİCK'İNDE TÜRK OLSUN cazablanka MSN ve Live Messenger 97 06-22-2008 09:40 AM
Yunan Mitlerinde Yaratılış .nymphadora. Mitoloji 0 12-16-2007 09:25 PM
> Doğadaki Yaratılış..... ReAlWaN Hayvanlar Alemi 0 12-13-2007 11:10 PM
En İyi 10 Yaratılış Miti newrojey Mitoloji 0 12-06-2007 08:27 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:06 PM .





Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
eXTReMe Tracker
Forums Directory
We Hattı RSS Besleme Alexa Toolbar

Benzer Forumlar: izafet | UslanmaM | TEKplatform | MaxiCep.Com | iDo-FoRuM