Bir şarkı söylemek Organizasyon zor iştir; birkaç kişiyi bir araya getirmek bile sabır ve maharet gerektirir. Yüz on ülkeden çok farklı dillere, kültürlere, hatta renklere sahip yüzlerce çocuğu Türkiye'ye getirip ağırlamak, şarkılar, türküler, halk oyunları öğretmek, yarıştırmak, farklılıklarını koruyarak tek ses, tek yürek halinde dünyaya seslenmelerini sağlamak nasıl bir gayretin ve inancın sonucudur, artık siz tasavvur edin!
Türkçe Olimpiyatları'nın 1 Haziran gecesi gerçekleştirilen ödül töreni hakikaten muhteşemdi. İç güzellikleri yüzlerinden okunan birbirinden sevimli çocuklar sahneye çıktıkça, benim kalbimde insanlığın geleceğine dair ümitler yeşeriyordu. Özellikle, büyük koro sahnede şarkılar söylerken aslında ne kadar renkli ve güzel bir dünyada yaşadığımızı düşündüm. Renk renk çiçeklerin açtığı büyük bir bahçe gibi. Korodaki çocukların derilerinin renkleri, hançereleri ve kıyafetleri farklıydı, ama işte Türkçe şarkı söylüyorlardı. Bir Asya veya Afrika diliyle de söyleyebilirlerdi.
Farklılıkları birbirine düşman da edebilirsiniz, birbirini besleyen zengin kaynaklar haline de getirebilirsiniz. Avrupa ve Amerika hep birinci yolu kullanarak dünya üzerinde hegemonya kurmaya çalıştı. İnsanlık bu anlayışın acı sonuçlarını yaşıyor ve daha da acılarını yaşayacak. Fakat Türkçe Olimpiyatları tecrübesi -ki bana sorarsanız, mensup olduğumuz derin tarihin ve kültürün kaynaklarından beslenen bir tecrübedir bu- ikinci yolun pekâlâ yürünebilir bir yol olduğunu gösterdi: Hem farklılıklarınızı koruyabilir, hem de tek ses, tek yürek olabilirsiniz.
Asla göz ardı edilmemesi gereken temel ilke şu olmalıdır: Kimse kendi şarkısını başkasına zorla söyletmemeli; ama gerektiği zaman onlar benim şarkımı söyleyebilmeli, ben onların şarkısını... Ve gerektiği zaman aynı şarkıyı hep birlikte söyleyebilmeliyiz. Bu ideali gerçekleştirmenin ilk ve tek şartı, kendi içine kapanmamak, geniş ufuklara açılmaktır. Türkçe Olimpiyatları'nda sahneye çıkıp bize bizim dilimiz ve şarkılarımızla seslenen sevgi dolu çocuklar, onlara kendi dilleriyle seslenmeyi başaran idealist insanların eserleriydi. O çocuklar arasından dünyanın geleceğini etkileyecek büyük ruhların çıkacağından eminim.
alıntı
Beşir Ayvazoğlu |