Bİlİmsel Çikmaz Bilim (Parapsikoloji) psişik veya paranormal oluşumlara getirilecek açıklamaları en azından 1700’lerden beri araştırmaktadır. Bilim adamları için sorun, psişik yeteneğin tabiatı dolayısıyla kontrollü koşullarda ölçülmesinin zor oluşudur. Bir duyguyu veya rüyayı, bir örnek olarak nasıl sayabilirsiniz? Bir gelecek olayı bildirme yeteneği nasıl açıklanabilir? Bu önceden biliş neden veya nereden yayılmaktadır? Bu durum, enerjinin tabiatı hakkında veya bizim dünyada var oluşumuz hakkında ne söylemektedir?
Bilim için bilhassa ilginç olan alan, neden psi’yi (bilimsel deneylerde bazen bilinmeyen bir ölçümü tanımlamak için sembol olarak kullanılan Yunan alfabesinin 23. harfi) insanların bazılarının deneyimledikleri ve bazılarının deneyimlemedikleridir. Bir dizi deney, insanların psi’ye yaklaşımlarının önemli bir faktör olduğunu önermektedir. New York’taki Şehir Kolejinden Gertrude R. Schmeidler, psi’ye inanan süjelerin psi testlerinde iyi sonuç alırken şüpheci eğilimlilerin şans seviyesinin altına düştüklerini bulmuştur.
Parapsikooloji psişik yeteneği iki temel alana bölmektedir:
Duyular Dışı Algılama (DDA): DDA, parapsikolojinin babası Profesör J.B. Rhine tarafından, duyusal fonksiyonlar gibi görünen psi’nin herhangi bir tezahürünü göstermek için tanıtılan genel bir terimdir. Diğer tanımlar ise şunları içermektedir: falcılık, kahinlik, kehanet, cam küre okuma, tele veya para-gnosis, ikinci görüş, anormal biliş, anormal bilgi nakli. Bunlar aşağıdaki türden fenomenleri kapsamaktadırlar:
Telepati (uzaktan hissediş/ algılama): Geçerli duyu kanalları kullanılır durumda değilken bir kişi tarafından fark edilen bilginin başka bir kişi tarafından alınması.
Durugörü (açık görüş): Geçerli duyu kanalları kullanılır durumda değilken kişinin çevre hakkında bilgi alır gibi görünmesi.
Prekognisyon (önceden biliş): Gelecekte olacak bir olay hakkında sonuç çıkarılamayacak bir bilgiyi herhangi bir şekilde almak.
Psikokinezi (PK): Psikokinezi veya zihin hareketi, Profesör Rhine tarafından bir kişinin sadece isteyerek çevresini etkileyebildiği psi fenomenini açıklamak üzere ortaya atılmış bir terimdir. DDA duyusal fonksiyonlar olarak düşünülürken, PK motor fonksiyonların psi karşılığıdır. PK genel olarak iki kategoriye ayrılmıştır:
Mikro PK: Ortada bir olayın olduğunu belirlemek için araçlara veya istatistik analizlere gerek duyulan olaylardır (mikroelektronik aygıtlar üzerindeki etki gibi).
Makro PK: Basit, çıplak gözle gözlemin ortada fiziksel bir etki olduğunu önerdiği olaylar (darbeci varlık faaliyetleri, masa tıklamaları, levitasyon vs...). |