bağtıl dinler HİNDUİZM
Hinduculuğun İslam Budacılık ya da Hıristiyanlık gibi belirli bir kurucusu yoktur.Hindistan tarihiyle birlikte başlar. Hinduculuğun Ortodoksluğu saptayan belirli bir yetke de yoktur. Vedalar gibi bazı kutsal metinlerin ve brahmanatman kavramı karma ve samsara yasası ve yeniden doğuş çevriminden son kurtuluş gibi birkaç öğretisel amaç dışında ruhsal üstatlar tarafından kendilerine özgü biçimde yorumlandı ve öğretildi. Hinduculuk belirli bir din değil yaşamın temellerini oluşturan gerçeğe getirilen farklı yaklaşımların bir bütünüdür. Hindu dinsel söz dağarcığında ‘Hinduculuk’ terimi yer almaz, dinsel gelenekleri belirtmek için bunun yerine sanat_d harma ya da ‘başlangıcı olmayan kozmik ve evrensel yasa’ deyimi kullanılır.
BUDİZM
Buddha tarafından kurulan din felsefe. Buddhacılık Hindistan’ın kuzey-doğu’sunda i.ö ıv yy’ın dinsel kuşku,arayış ve çalkantı ortamında, Brahmancılığın bazı dini uygulamalarında bir tepki olarak doğdu. Aynı dönemde başka dinsel öğretilerde ortaya çıktı. Bunlar arasında özellikle yazgının önemini vurgulayan acivikaların ve ruhu maddeden kurtarma gerekliliği üstünde duran çileci canilerin dinleri önemlidir. Ruh ve madde ikiliği üstünde duran samkhaya mezhebiyse daha o dönemde Hint düşüncesini etkilemeye başlamıştı. Tefekkür çevresinde yer alan yoga ise ruhaniliğin en yaygın biçimiydi. Buddha kendisini görmeye gelen herkese yasayı Sanskritçe değil kendi yerel dilleriyle öğretiyordu. Ona mal edilen ve ‘duyduğuma göre’ başlangıç cümlesiyle kulaktan kulağa nakledilen öğretisinden şu 4 soylu gerçeğe varılır;
1)İnsan varlığı acıdır
2)Bu acı kaynağı arzudur
3)Ve ancak arzuyu yenmekle acının üstesinden gelinebilir
4)Arzuyu yenmek içinde sekiz aşamalı yolu izlemek gerekir bunlar:doğru karar,doğru gerçek ve iyi söz,doğru davranış,doğru iş,doğru çaba,doğru bellek yada dikkat temaşa.
MANİHEİZM
1)Din Maniciler’in iki eşit ve karşıt iyilik ve kötülük ilkesinin birlikte var olmasına dayanan öğretisi.
2)Her şeyi biri tamamen benimsenen ve öteki ayrım gözetmeden reddedilen iki parçaya ayıran görüş.
Daha Mani’nin sağlığında Manicilik Sasani İmparatorluğu’nun çeşitli yörelerinde benimsendi. Sonraları baskıyla karşılaştıysa da özellikle Orta Asya’da yayıldı. Mısır üzerinden kuzey Afrika İspanya ve Fransa’ya da sıçradı. Ancak Avrupa’daki ömrü VI yy’a kadar sürebildi. Manicilik inancında madde ve ruhu temel alan bir ikicilik savunulur. Buna göre ruh tümüyle iyi madde tümüyle kötüdür. İyilik ve kötülük birbirinden ayrı birbirinin tam karşıtı iki ülkedir. İyilik aydınlık kötülük karanlıktır. İki ülke arasında bitmeyen bir kavga vardır. Bedensel tutkular,şehvet,açgözlülük,kin vb.. şeytani unsurların kaynağıdır. İnsanlar takvim kullanırlar. Bügü Kağan’ın maniciliği nasıl benimsediğini anlatan Uygur abecesiyle yazılmış 4 sayfalık Uygurca bir metin parçası günümüze kadar gelmiştir. Manicilik inancı dile getiren dua ve ilahiler buddhacı Uygurlardan kalan ürünlerden daha ustalıklı anlatıma sahiptir. Rahiplere din bilgisi vermek üzere soru-yanıt biçiminde düzenlenmiş yapıtlar yanında halka din kurallarını öğreten metinlerde vardır.
TAOCULUK
Büyük Çin dinlerinden biri. Söylentiye göre taoculuk VI yy’da Laozi’ye atfedilen üstat Cuang’ın kitabı ve üstat Lie’nin kitabı. Taoculuk hem örgütlenmiş bir din hem de tek başına uygulanabilen bir Mistik yaşamıdır. Taoculuğun gereği sürekle ve gözlemlenebilir bir değişme içinde olan doğanın temeli olan metafizik yola yani mutlak taoya götüren doğru yolu göstermektir. Dinsel sistem olarak babadan çocuğa geçerek şeklinde bir rahipler topluluğu kuran bu yolun, çok ayrıntılık bir ayin düzeni vardır.Taocu ayini gerçekleştiren filozoflar,simyacılar ve hekimler kademeli bir biçimde düzenlenmiş olan ve insandan evrene uzanan bu sistem üzerinde önemle dururlar çünkü insan ve evren arasında ortak olan şey onların özü yani dayanakları olan tao’dur. Varolmaya başlayan herşey kaynağını tao’dan alır ve tao’ya döner. Duygularla fark edilmeyen tao evrene durmadan biçim verir. Yin ve Yang’ın etkisinden doğan sürekli dönüşüm tao’nun dış görünümünden başka bir şey değildir. Doğayı saymak ve uymak gerekir insanın gerçek ereği budur.
ŞİNTOİZM
Japonya’nın ulusal dini. Şinto deyimi İ.S VI yy’da doğru buddhacılık rakip bir din olarak ülkeye girdiği zaman eski Japon animist dini için kullanılmaya başladı. Şinto’da tanrılar doğal güçlerin kişileştirilmiş şekilleridir. Güneş fırtına ay vb.. Ataların ruhlarına da tanrı gözüyle bakılır. İlk Şinto törenleri özellikle yıkanıp temizlenme ve arınlamalardan oluşuyordu. VI yy’da başlayarak Şinto ile buddhacılık arasındaki temaslar her iki dinide büyük ölçüde değişikliğe uğrattı. Buddhacılar panteonlarına şinto tanrılarını da kattılar ve şintonun dinsel uygulamalarını iç aydınlanmaya ulaşmayı sağlayabilecek yollar olarak gördüler. Bazı filozoflar bu iki dinin aynı hakikatin farklı ifade biçimlerinden başka bir şey olmadığını ileri sürdüler. Bu bağdaştırmacılık ryobu-şinto adıyla tanınır. Ancak XVII yy’da yeni şinto’cu mezhepler yabancı bir dinle her türlü uzlaşmayı reddettiklerini açıkladılar. 1868’de imparatorla halkı arasındaki bağları güçlendirmek isteyen meici hükümeti şinto’yu öteki dinlerden resmen ayırarak onu bir tür devlet dini haline getirdi. 1945 yenilgisinden sonra ulusal şinto dini terk edildi ve halk mezheplere bölünmüş geleneksel inançları yeniden benimsedi. Günümüzde Şinto dini aslında bu mezheplerden oluşan bir bütündür.
KONFÜÇYÜS ÖĞRETİSİ
Konfüçyüs’ün izleyicileri bilge kişinin kişiliğini işleyerek çevresine bir düzen ilkesi yaydığı düşüncesini geliştirdiler. Bu ilke adım adım adım ilerleyerek bireyden tüm evrene yayılır. İnsanın bu tanrısal düzel ilkesine uyması ondaki uyumu yansıtmak için onu tanımayı öğrenmesi ve eskiden yaşanmış büyük adamları ve bilgeleri kendine örnek alması gerekir. Kişiyi yetkin bir insan yapan başlıca Konfüçyüs erdemleri yardım etmemizi sağlayan acıma ya da sevgi ve başkalarının mallarına saygı duymayı ve herkesin toplumsal konumu göz önünde tutmayı sağlayan hakseverliktir. Konfüçyüs’e göre bilgelik çalışıp öğrenmekle düşünmekle ve çaba harcamakla elde edilir. Böylece bireysel üstün insan idealine varılır. Bu sakin ve erdemli bilge dürüst güvenli tanrının ne istediğini bilen ve hiç karşı gelmeksizin ‘onun hoşuna gidecek şeyi yapan’ insandır. Halkları yönetenler de ülkelerinde düzenin egemen olmasını istiyorlarsa bu üstün insan idealine ulaşmaya çalışmalıdırlar.
ÇİN
Çin uygarlığı Sarı nehrin oluşturduğu büyük balçık ovasında doğdu. Çinli çiftçileri erken çağlarda batı yaylasına çeken bu bereketli topraklardı. Doğal koşulların büyük farklılıkların göstermesi ve ülkede yaşayan halkların ayrı etnik kökenlerden gelmiş olmaları şüphesiz güçlü bölgecilik duygularının sürüp gitmesine elverişliydi.
Şialar à III bin yılın sonuna doğru ilk Çin krallığını kurmuşlar krallıkları 500 yıldan fazla sürmüştür.
Şanglar à İ. Ö. 1770-İ.Ö. 1050
Coular à İ.Ö 1050-İ.Ö. 221
Çinler à İ.Ö. 221-İ.Ö. 206
Çien Hanlar veya eski Hanlar à İ.Ö. 206-İ.Ö. 9
Hou Hanlar yada Doğu Hanlar à İ.S. 23-220
Üç Krallık à 220-316 / Altı Hanedan à 316-581
Tanglar à 618-907 / Baş Hanedan yada Vu Dai (907-978)
Sanglar à 960-1279 / Yüenler à 1280-1368
Mingler à 1368-1644 / Çingler à 1840’a kadar
Avrupalıların yayılması à 1840-1894
1841 à Londra misillemesi 1853 à Kendini ilahi kral ilan eden Hong şiuçan Honkou’yu ele geçirdi.
1862 à Tongci Krallığı’nın başlangıcı 1874 à Tongci döneminin sonu
1884-85 à Çin-Fransız savaşı 1894-95 à Çin-Japon savaşı
1900-1910 à eğitimde orduda ve yönetimde reform girişimleri dönemi
1914 à Japonya Almanların Çin’deki bölgelerini ele geçirdi.
1920 à Aydınlar ve işçiler devrimci bir parti kurdular.
1922 à Çin Komünist Partisi Komütern’e girdi.
1931 à Mao Zidong’un başkanlığında bir Çin Sovyet cumhuriyeti kuruldu.
1933 à Japonlar Kuzey Çin’e girdiler.
1936 à Yan’an Çinli Sovyetlerin başkenti oldu.
1945 à Japonya teslim oldu.
1946 à İç savaş yeniden başladı.
1949 à Halk kurtuluş ordusu kısa sürede başarıya ulaştı.
1951 à Tibet Çin’e bağlandı.
1953 à Stalin Ölümü.
1961 à Ülke kıtlık içindeydi.
1966 à Kültür devrimi yılı
1970 à Siyasal yaşam yavaş yavaş düzene girdi.
1973 à İlk Çin-Japon anlaşması imzalandı.
1976 à Mao öldü.
1979 à Ding Şiapoing ABD’ye giderek bilimsel ve teknik iş birliği anlaşması imzaladı.
1983 à Li şiennien Cumhurbaşkanı oldu.
1986 à Genel gümrük ve ticaret antlaşması ve Asya kalkınma bankasına katılma kararı alındı.
1990 à Sıkı yönetim kaldırıldı.
1992 à Çin parlamentosu nükleer silahların sınırlandırılması antlaşmasına katılmayı kabul etti.
MOĞOLİSTAN
1911’de özerk duruma gelen Dış Moğolistan dinsel lideri Bogdo Gegen tarafından yönetiliyordu.1915’te Moğolistan’ın özerkliğini tanıyan Çinliler Rus devriminin yol açtığı karışıklıklardan yararlanarak bu özerkliğe son verdiler ve ülkeyi işgal ettiler. Temmuz 1921’de Dış Moğolistan kızıl ordunun yardımıyla özgürlüğüne kavuştu. Ülkenin ekonomik kalkınmasını sağlamak amacıyla Rusya ile iş birliği antlaşması imzaladı. Bogdo Gegen ölünce (1924) Moğolistan halk cumhuriyetini ilan etti ve başkanlığa Çoibalson getirildi. Başında büyük Hural’ın yer aldığı Sovyet tipi bir örgütlenme yerleştirildi. 1921’de prenslerin topraklar üzerindeki hakları yürürlükten kaldırıldı. 1935’ten sonra iç Moğolistan’ı Japonların işgal etmesi Moğolistan halk cumhuriyeti karşısına sorunlar çıkardı. 1937-38’de son buddha manastırları da kapatıldı. Bu bunalımın sonunda Çoibalson Başbakan oldu (1939) ve 1952’ye kadar ülkenin siyasal yaşamına hükmetti. Yalta’da alınan kararlar uyarınca bir plesit düzenlendi. Moğolistan halkı bağımsız oldu (1945). Çoibalson’ın ölümü üzerine (1952) Yumyang Tseden balonun yerine parti başkanı ve başbakan oldu. Büyük Hural başkanlığında da 2. Sambu seçildi (1954) 1961’de Birleşmiş milletlere kabul edilen Moğolistan halk cumhuriyeti uluslar ailesinin bir üyesi oldu. Önce büyük Britanya (1963) sonra da Fransa ve ABD (1965) onunla diplomatik ilişki kurdular. Çin Sovyet uyuşmazlığında SSCB’nin yanında yer alan Moğolistan 1962’de Comecan’a üye oldu ve SSCD ile bir barış ve dostluk antlaşması imzaladı (1965). Öte yandan 1972’de Japonya ile diplomatik ilişki kurdu. 1974’te Tseden bal 2 sambu’nun yerine büyük Hural Başkanlığına seçildi. 1984’de parti devlet başkanlığından alındı yerine Jambin Batmunn geçti. Moğolistan 1990’da AT ile diplomatik ilişki kurdu. Eski başbakan Tseden bal komünist partisinden atıldı. Parti yöneticileri istifa etti. Komünist partisinin tekeline son verildi. Rus askerleri ülkeden çekildi. Tseden bal 1991’de Moskova’ya kaçtı. Eylül 1991’de çıkarılan bir yasayla resmi görevlerin tek elde ve tek partide toplanması yasaklandı. Mart 1990’dan beri cumhurbaşkanı olan Punsalmaagiyn Oşirbat Moğol devrimci halk partisinden istifa etti. Bu arada 8 tanede muhalefet partisi kuruldu.
JAPONYA
Japon adalarına ilk yerleşenler İ.Ö. VIII bin yıl öncesinden başlayarak Kuzey Asya’dan geldikleri sanılan ve üst Yontma taş aşamasında yaşayan topluluklardı. Japonya’nın tarih öncesi birkaç evreye ayrılır. Comon dönemi Yayoi dönemi, Tümülüsler dönemi Koaki ve Nion şaki.
Asuka dönemi à VI yy VIII yy başı 538-587 (Yamato’da krallık kurulduktan sonra Kore ve Çin sarayları karşılıklı elçi gidiş gelişlerine başladı. 663 Japon birlikleri Kore’de bozguna uğradı.
Nara Dönemi à 710-794 Kociki yazıldı (712) İmparator Kommu Nara’daki buddhacı keşişlerinin etkisinden kurtulmak için Nagauka’da yeni bir başkent kurdu. Heian dönemi à 794-1192 General Sakanue Comon ve Aynı topluluklarını kuzey ucuna sürdü. (800-803) Japonya Çin kültürünün etkisinden kurtulmaya çalıştı ve elçiler göndermekten vazgeçti (838) Doğuda Tairalar klanından bir senyör ayaklanarak kendini imparator ilan etti.(940) Kamakura Dönemi à 1185-1333 Japonca yazılmış 51 maddelik bir yasa derlemesi olan Coei Şikimoku
Yürürlüğe girdi.(1232) Kubilay Han öldü. (1294) Aşikaga yada Muromaçi dönemi à 1333-1582 Koreliler Tsuşima adasındaki vakolar’ı yok ettiler (1491). Büyük bir kıtlık ve salgın hastalıklar dönemi başladı. (1457) Fransıcode Jaso ülkeyi Hıristiyanlaştırmaya başladı. Diktatörler dönemi à 1582-1616 Kore’deki Japon birlikleri üst üste yenilgiye uğradılar.(1595-1597) Edoya yada Tokugavalar dönemi à 1616-1868 iktisadı durum bozuldu. (1716) Yeni ve kanlı köy ayaklanmaları oldu. (1764-1773) İngiliz donanması Kagoşima limanını bombaladı (1862-63) Mutsuhits iktidarı ele aldı (1868) Meici çağı à 1968-1912 imparator derin değişikliklere girişti. Çin’e çıkarma yaptı.(1894) Almanya’ya karşı savaşa girildi.(1914) Korkunç bir deprem Tokyo ve Yokohama’yı bütünüyle yıktı.(1923) SSCB doğu Çin demiryolu ağını Japonya’ya bıraktı (1935). Aşırı milliyetçiler iktidara geldi. Çin savaşı kızıştı (1936) Alman-Sovyet Paktı imzanlandıysada Japonya bu pakta katılmadı (1939) İngiltere ile antlaşma imzalandı.(1941) Asya ve büyük okyanusun hemen tamamını ele geçiren Japon birlikleri şaşırtıcı bir başarı kazandılar.(1942) Amerika’nın yeniden fetihleri yoğunlaştı ve Japonya büyük okyanus adalarını yitirdi.(1944) Amerikan birlikleri Okinava’ya çıktı. 6 ağustosta hiroşimaya 9 ağustosta nagazaki’ye atom bombası atıldı.SSCB 8ağutosta Japonya’ya resmen savaş ilan etti. Mac Arthur Japonya’ya koşulsuz teslim antlaşması imzalattı. Japonya bu savaşta 1.800.000’den fazla kurban verdi. Kentlerinin %40 ı yerle bir oldu. Ekonomisi bütünüyle çöktü. Sömürgeleri elden çıktı. 1946’da anayasal bir krallık kuruldu.
HİNDİSTAN
Hindistan M.Ö. 2000 yıllarında argalar tarafından işgal edildi. Buranın asıl yerlileri olan siyah derili Dravitler, argalardan kaçarak güneye indiler.Böylece güney Hindistan’ın dışında kalan yerler Argalar’ın hakimiyetine girdi. Hindistan’da 1000yıl kalan argalar saskritae’yi geliştirdiler,kast sistemi kurdular.Ülkenin yazılı tarihi M.Ö. 600’de başlar M.Ö. 323’te Morgo imparatorluğu kuruldu. Daha sonra Hindistan Türklerin Arapların Yunanlıların istilasına uğradı. Gazneliler Hindistan’ın işgal ederek Hint padişahı unvanı aldı. Hindistan yüzlerce yıl Türklerin idaresinde yaşamış buradaki Türk imparatorluğu ancak 1858’de sona ermiştir.Hindistan 16 ve 17 yy’larda Avrupalıların bir yerleşme yeri haline geldi.Çeşitli devletler arasında çekişilen Hindistan nihayet 1457’de İngiliz hakimiyetine girdi. 1877’de Kraliçe Victoria Hindistan İmparatoriçesi ilan edildi. 1885’te Hindistan millet meclisi kuruldu. 1919’dan sonra Hindistan’ın bağımsızlık mücadelesi ve savaşı başladı.Bu alanda büyük çalışmaları olan Gandhi Millet meclisi başkanlığına getirildi. Öte yandan Müslümanlarla Hintliler arasında büyük gerginlik vardı. Mehmet Ali Cinnah 1934’te bütün Müslümanların lideri oldu. 1917’de Müslümanlar ayrı bir dominyak olarak ayrıldılar. Böylece Pakistan doğmuş oldu 1949’da ülke tam bağımsızlığını kazandı. Bugün Hindistan 29 birleşik devletten kurulu bir cumhuriyettir. |