Anka Kuşu' tutmazsa bir daha sinemaya para yatırmam Çöküş, İskilipli Atıf Hoca, Reis Bey, Sonsuza Yürümek, Ölümsüz Karanfiller ve Anne ya da Leyla gibi filmleriyle toplumsal sorunları beyazperdeye taşıyan senarist-yönetmen Mesut Uçakan'ın son filmi 'Anka Kuşu/Bana Sırrını Aç' seyirciyle buluşmak için gün sayıyor.
Film, 9 Kasım'da gösterime girecek; ancak izleyicinin göstereceği ilgi, bir yönetmenin sinema kariyerinde önemli rol oynayacak. Cuma günü Bolu'da düzenlenen gala, filmin senaryosu, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın açıklamaları, sinema çevrelerinden gelen tepkiler bir yana; 'Anka Kuşu', Uçakan'ın bundan sonra çekeceği filmlerle ilgili radikal bir karar almasına kapı açacak.
Abant'ta görüştüğümüz Uçakan, bugüne kadar filmlerini pek çok imkansızlığa göğüs gererek yaptığını ifade ediyor ve Anka Kuşu'nun tutmaması halinde bir daha kendi imkanlarıyla film çekmeyi düşünmeyeceğini söylüyor: "Anka Kuşu'nu çok büyük özveriyle çektik. Eğer seyirci çeker, biraz da kazandırırsa devamı gelecek. Yoksa sinemayı ciddi ciddi düşünmem gerekecek. Kendi paramı kendim buluyor, parçalanıyorum. Çok ciddi filmler çekiyorumum. Kimsenin çekemeyeceği konuları perdeye taşıyorum."
Klasik hale gelen filmleriyle başörtüsü sorununa, faili meçhul cinayetlere ve İstiklal Mahkemeleri'ne ilk defa el atan yönetmen, son filmi 'Anka Kuşu'nda ise inancı sorguluyor. Aslında film 2004'te 'motor' diyecek hale gelmiş. Ancak elde olmayan sebeplerle ertelenmiş. 1995'te çektiği 'Ölümsüz Karanfiller'den sonra on yıl kamera arkasına geçmeyen Uçakan, 'Anne ya da Leyla'yı 2006'da çekerek sinemadan kopmadığını gösterdi. 'Sinemaya uzak kaldığım yıllardaki ruh halimi anlattım' dediği 'Anka Kuşu', Uçakan'a göre bu ülkedeki insanların ortak sancısı: "Bu film benim için çok önemli. Sinemadan uzak kaldığım dönemleri, travmalarımı, heyecanlarımı ve metafizik sırlarımı yansıtıyor. Film, yalnızca benim değil, herkesin hikâyesi." |