Seni istiyorum.
Senin bana arkadan vurmanı,
Benim canımı yakmanı,
Geceleri zonklatmanı.
Neredesin, dar ama güzel kösele ayakkabılarım?
***
Belini ellerimle kavrayınca
Ağzımı ağzına dayayınca,
İçime sıcak bir şey akar,
Sevgili çay bardağım.
***
Onun uzun sert bedenini avuçlarının arasına al.
Sımsıkı tut.
Ucunu istekli dudaklarının arasına al.
Ve o eşsiz sıvının ağzına akmasını bekle.
Hayatın tadı Coca Cola...
***
Karanlıkta gözleri ışıl ışıldı.
Yavaşça yaklaştım,
Bacaklarını araladım,
Memelerini avuçladım,
Çok heyecanlıydım.
Çünkü;
İlk defa inek sağıyordum.
***
Boynuma sürterek,
Göğüslerimin arasından aşağı,
Kalçamın yanına kadar getirip,
Yuvasına oturttun.
Çıkan ıslak sesi bana güven veriyordu.
Emniyet kemerini sen de tak...
***
Sadece bir deliğe sokmak yetmiyordu onun için.
Önemli olan aynı anda ikisine birden vurmaktı.
İnce ayarını yaptı, önce önündeki deliğe, sonra da
arkadaki deliğe sokmalıydı.
Kararını verdi, çok heyecanlıydı.
Nefesini tuttu ve vurdu.
Ohh, iki deliğe de sokmuştu.
Arkadaşına döndü ve "Bilardoyu öğren de gel." dedi!
***
Dayanılacak gibi değildi, mutlaka biraz ısırmalıydı.
Eğildi bacaklarının arasından yavaşça süzüldü.
İşte oradaydı, mis gibi kokuyordu mübarek.
Parmaklarıyla karanlığı yokladı bulmuştu.
Ve burnunu uzattı, kokluyordu.
Ohh, sıcacık ama ağzına alamıyordu.
"Kahretsin, her iftar öncesi annem şu dolmaları masanın altına
saklamasa olmaz sanki!"
***
Elini uyuyan güzelin üzerinde gezdirirken içi bir
tuhaf olmuştu.
Ne kadar estetik, ne kadar düzgün bir kıçı vardı.
Adı da güzeldi: LEYLA.
Bir an kendini çırılçıplak düşündü üstünde.
Üstünde ve güneşlenirken muhteşem yelkenlinin...
***
Elinde aletini tutmuş, ağzını açmasını söylediğinde isteklerine
karşı koyamamıştı. İstemeden ağzını açtı.
Biraz sonra her şey bitmişti.
Ağzında biriken sıvıyı lavaboya boşaltırken
diş doktorunun sesini duydu:
"Geçmiş Olsun" |