Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu

SiVEREK KÜLTÜR KENTi

Eğitim Forumları kategorisinde ve İllerimiz Yöremiz forumunda bulunan SiVEREK KÜLTÜR KENTi konusunu görüntülemektesiniz.SiVEREK Tarihi Siverek, sönmüş, bir yanardağ olan Karacadağ'ın batısında, Fırat'a doğru uzanan bölgede, Diyarbakır-Şanlıurfa-Adıyaman arasındaki üçgen kurulmuş bir şehirdir. Tarihi, ...

Geri git   Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu > Eğitim Forumları > İllerimiz Yöremiz

SiVEREK KÜLTÜR KENTi

Sitemap Liseler HaritaG XML Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et
SiVEREK KÜLTÜR KENTi


 

Alt 10-07-2007, 10:48 AM   #1
 


Post SiVEREK KÜLTÜR KENTi




SiVEREK

Tarihi

Siverek, sönmüş, bir yanardağ olan Karacadağ'ın batısında,
Fırat'a doğru uzanan bölgede, Diyarbakır-Şanlıurfa-Adıyaman
arasındaki üçgen kurulmuş bir şehirdir.



Tarihi, Sümer ve Asurlulara kadar uzanan şehir,
Asurlular döneminde yığma bir tepe üzerine
inşa edilen kale etrafında kurulmuştur.
Şehire hükmedenler tarafından zaman zaman onarılan kalenin
son olarak Bizans İmparatoru II.Costantin tarafından
Diyarbakır'a gelecek saldırıları önlemek ve çevredeki önemli yolları
kontrol altına almak amacıyla yeniden tamir ettirilmiştir.
Tarihte pek çok medeniyetlere beşiklik eden ve değişik milletlerin
hakimiyetine giren Siverek, Milattan sonra Araplar, İranlılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlı İdarelerinde çok mamur günler geçirdiği gibi,
çeşitli savaşlarda tahrip edilip yıkık bir köy halini aldığı zamanlar da olmuştur. Diyarbakır'ın fethinden önce Halid b.Velid tarafından eyalet merkezi olmuş, daha sonra Bizanslıların idaresinde Batlamyus'un rivayetine göre Kontopolis'lik yapmıştır. Selçukluların Anadolu'ya girmesiyle, Melikşahın komutanlarından Bozan Bey tarafından (1097) Urfa Kontluğuna,daha sonra Musul Atabeyi Nureddin Zengi idaresine geçmiştir. 1400'lerde Timur'un tahribatından nasibini alan Siverek sırasıyla Mısırlıların (1426), Akkoyunluların (1435), bilahere İranlıların eline (1451) geçmiştir. Yavuz Sultan Selim'in Ridaniye Savaşı dönüşünde (1517) Osmanlı idaresine geçen şehir, İranlılar tarafından tekrar zapt edilmişse de, bu uzun sürmemiş, 1535 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından tekrar Osmanlıların idaresine geçmiş ve Harput eyaletine bağlı bir kaza merkezi yapılmıştır. Osmanlı idarecileri tarafından zamanla şehire camiler, hanlar, medreseler, hamamlar ve çarşılar yapılıp kalesi tamir edilerek, 1908 yılında mutasarraflık yapılarak Çermik, Hilvan (Karacurun), Viranşehir Siverek'e bağlandı.



Milli mücadelede ve Urfa'nın kurtuluşunda çok büyük kahramanlıklar gösteren Siverek 1923'te vilayet merkezi yapıldı. Ancak Sivereklilerin bu mutlu sevinçleri fazla uzun sürmedi. Bölgedeki aşiret yapılanması ve bu aşiretler arasındaki akıl almaz rekabet ve şahsi ihtiraslar maalesef Siverek vilayetinin 1926 yılında ilçe yapılmasına sebebiyet vermiştir.



İşte Siverek'in Cumhuriyet devri macerasının başlangıcı... 1926'dan 1996'ya kadar tam 70 yıl... Evet tam 70 yıl... Bu uzun yıllar içinde Siverek geniş arazisi, verimli toprakları, mücadeleci ve çalışkan insanları ile pek çok il merkezini sosyal ve kültürel açıdan geride bırakarak, ama maalesef çok acı günler yaşayarak, günümüze bir mücadelenin (il olma mücadelesinin) adeta sembolleşen şehri olarak Türkiye gündemine yerleşmiştir.



Türkiye genelinde kültür ve ilim dünyamıza pek çok değerli isimler armağan eden Siverek, maalesef belli başlı üç nedenle kendisine layık olan ve gelmesi gereken yere gelememiştir.



1.Aşiretler arasında bitip tükenmek bilmeyen ve bölgede adeta sosyal bir kangren olan kan davaları ve ölümler... Yerleşik hayatı cehenneme çeviren kan davalarının sosyal ve ekonomik, hatta zirai hayata getirdiği zararları yeri geldikçe inceleyeceğiz.



2.1970'lerden sonra başlayan anarşi ve terör olayları,Siverek'i ve çevresini çalkalamış,şehri zaman zaman yaşanmaz bir hale getirmiştir. Bunun neticesi olarak pek çok insan ve bilhassa zengin ve şehirli tabaka Siverek'i terk etmiştir.Bunun yanı sıra okumuş kitle de büyük şehirlere giderek beyin ve sermaye göçüne sebep olmuşlardır.



3.Siverek'in ilçe merkezi olarak kalması ilçede gerekli alt yapı ve yatırımların yapılmamasına neden olmuş.Diyarbakır ile Şanlıurfa illeri arasında sıkışmış, bu iki büyük il ile rekabet imkanı da olmadığından buralara da büyük oranda sermaye ve yetişmiş insan gücü vermiştir.



Siverek'te yapılması gereken ve Siverek'in hakkı olan özel ve kamu yatırımları maalesef yukarıda sayılan üç nedenle çevre illere kaymıştır.Kısaca bugün Siverek,sosyal, kültürel,ekonomik,sanayi ve idari yönden olması gereken yerde değildir.



İşte bu çalışmamızda, yıllarca ihmal edilen, yeterince tanınmayan ve tanıtılmayan Siverek'i bu günkü ve gelecekteki insanlarımıza anlatmak, geçmişini bu güne, bu gününü de yarınlara, gelecek nesillere aktarmak istedik. Başarabildik mi? Bu soruya maalesef gönül huzuru ile evet diyemeyeceğiz.Neden mi?



Öncelikle itiraf edelim ki bu kitabın hazırlanmasında emeği geçen arkadaşlar,bu işe gönüllü ve pek çok zorluğu ve imkansızlığı göze alarak girişmişlerdir. Tarihi ve arkeolojik araştırmalarda,ekipman ve finans ihtiyacı herkesin malumudur.Bizler maalesef bu imkandan mahrumduk.Geçmişin derinliklerine fazla uzanamadık.İmkanlarımız buna elvermedi. Ayrıca bir bölgeyi etraflı bir şekilde tam olarak ortaya koyabilmek için, tarih, arkeoloji, antropoloji, coğrafya, sosyoloji, edebiyat gibi bilim dallarının uzmanlarına ihtiyaç vardır. Bizler tamamiyle bu konuların uzmanı olduğumuz ve dört dörtlük bir çalışma ortaya koyduğumuz iddiasında değiliz. Biz karanlıkta çevreye küfredileceğine, bir mum yakarak,hiç olmazsa o mum ışığı kadar karanlığı aydınlatma görevini üstlendik. En azından bu günkü Siverek'i gözler önüne serdik. Kitapta kullandığımız resimler orijinaldir. Bir çok konu ilk defa işlenmiştir. Ayrıca kitabın sonunda Viranşehir Varidat katibi Siverekli A.Celilzade Zühtü Efendi'nin "KEŞKÜL" kitabının Siverek'le ilgili bölümünü ilk defa aslına sadık kalarak yayınlıyoruz. İkincisi yine ilk defa 1852-1853 yılları Siverek Şer'iyye Sicillerinin tez konusu olduğu bir çalışmanın özetini de Araştırmacı Sayın A.Nasır YİNER'in imzasıyla yayınlıyoruz. Bunlara ilaveten kitabımızda yer yer şiir makale ve Siverek'i anlatan hikayelere de yer verdik.



Üzülerek belirtelim ki, Siverek'in tarih ve kültürü ile ilgili yapılmış çalışmalar çok azdır. Dileğimiz bundan sonraki günlerde Siverek'in tarih ve kültürünün konunun mütehassıslarınca daha bilimsel bir tarzda,araştırılıp gelecek nesillere aktarılmasıdır.












Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Seçenekler


SiVEREK KÜLTÜR KENTi

Eğitim Forumları kategorisinde ve İllerimiz Yöremiz forumunda bulunan SiVEREK KÜLTÜR KENTi konusunu görüntülemektesiniz.SiVEREK Tarihi Siverek, sönmüş, bir yanardağ olan Karacadağ'ın batısında, Fırat'a doğru uzanan bölgede, Diyarbakır-Şanlıurfa-Adıyaman arasındaki üçgen kurulmuş bir şehirdir. Tarihi, ...


SiVEREK KÜLTÜR KENTi konusuna benzer konular:

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kültür ve Sanat Ödülü Sezai Karakoç'un. Shady08 Kültür - Sanat 1 12-04-2007 06:52 PM
İstanbul dünyanın en iyi 8'inci kenti kavvas Genel Sohbet 8 07-13-2007 08:56 AM
Rumlar, 'Avrupa Kültür Başkenti' İstanbul'a eşit giriş izni istedi RocKmaNia Dünya 0 11-21-2006 02:12 PM
ödev bilim kültür siteleri scream_vasiyet Gereksiz Mesajlar 8 09-30-2006 12:37 PM

Saat: 02:31 AM


c="http://s32.sitemeter.com/meter.asp?site=s32webhatti" alt="Site Mete

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.