Web Hattý - Türkiyenin En Güncel Forumu

Arhavili Ýsmail

Makaleler kategorisinde ve Hikayeler forumunda bulunan Arhavili Ýsmail konusunu görüntülemektesiniz.Arhavili Ýsmail ateþi ve ihaneti gördük. düþman ordusu yine baþladý yürümeðe. akhisar, karacabey, bursa ve bursa'nýn doðusunda aksu, çarpýþarak çekildik... ...



Geri git   Web Hattý - Türkiyenin En Güncel Forumu > Genel Kültür > Makaleler > Hikayeler

Maþaallah Arhavili Ýsmail

Ýndir Sitemap Liseler Harita Kayıt ol Forumlarý Okundu Kabul Et


Arhavili Ýsmail



Yeni Konu aç  Cevapla

 

LinkBack Seçenekler
Alt 04-07-2008, 12:20 PM  
Arrow Arhavili Ýsmail


Arhavili Ýsmail
ateþi ve ihaneti gördük.

düþman ordusu yine baþladý yürümeðe.
akhisar, karacabey,
bursa ve bursa'nýn doðusunda aksu,
çarpýþarak çekildik...
920'nin
29 aðustos'u:
uþak düþtü.
yaralý
ve dehþetli kýzgýn
fakat topraðýmýzdan emin,
dumlupýnar sýrtlarýndayýz.
nazilli düþtü.

ateþi ve ihaneti gördük.
dayandýk
dayanmaktayýz.

1920 þubat, nisan, mayýs,
bolu, düzce, geyve, adapazarý:
içimizde hilâfet ordusu,
anzavur isyanlarý.
ve ayný sýradan,
3 ekim konya.
sabah.
500 asker kaçaðý ve yeþil bayraðýyla delibaþ
girdi þehre.
alaeddin tepesinde üç gün üç gece hüküm sürdüler.
ve manavgat istikametlerinde kaçýp
ölümlerine giderken
terkilerinde kesilmiþ kafalar götürdüler.

ve 29 aralýk kütahya:
4 top
ve 1800 atlý bir ihanet
yani çerkez ethem,
bir gece vakti
kilim ve halý yüklü katýrlarý,
koyun ve sýðýr sürülerini önüne katýp
düþmana geçti.
yürekleri karanlýk,
kemerleri ve kamçýlarý gümüþlüydü,
atlarý ve kendileri semizdiler...

ateþi ve ihaneti gördük.
ruhumuz fýrtýnalý, etimiz mütehammil.
sevgisiz ve ihtirassýz çýplak devler deðil,
inanýlmaz zaaflarý, korkunç kuvvetleriyle,
silâhlarý ve beygirleriyle insanlardý dayanan.
beygirler çirkindiler,
bakýmsýzdýlar,
hasta bir fundalýktan yüksek deðillerdi.
fakat bozkýrda kiþneyip köpürmeden
sabýrlý ve doludizgin koþmasýný biliyorlardý.
insanlar uzun asker kaputluydu,
yalnayaktý insanlar.
insanlarýn baþýnda kalpak,
yüreklerinde keder,
yüreklerinde müthiþ bir ümit vardý.
insanlar devrilmiþti, kedersiz ve ümitsizdiler.
insanlar, etlerinde kurþun yaralarýyla
köy odalarýnda unutulmuþtular.
ve orda sargý,
deri
ve asker postallarý halinde
yan yana, sýrtüstü yatýyorlardý.
koparýlmýþ gibiydi parmaklarý saplandýðý yerden
eðrilip bükülmüþtü
ve avuçlarýnda toprak ve kan vardý.

ve asker kaçaklarý,
korkularý, mavzerleri, çýplak, ölü ayaklarýyla
karanlýkta köylerin içinden geçiyorlardý.
acýkmýþtýlar,
merhametsizdiler,
bedbahttýlar.
þosenin ýssýz beyazlýðýna inip
nal sesleri ve yýldýzlarla gelen atlýyý çeviriyor
ve bolu daðýnda ekmek bulamadýklarý için
deviriyorlardý uçurumlara:
þayak, cýgara kâadý, tuz ve sabun yüklü yaylýlarý.

ve çok uzak,
çok uzaklardaki istanbul limanýnda,
gecenin bu geç vakitlerinde,
kaçak silâh ve asker ceketi yükleyen laz takalarý:
hürriyet ve ümit,
su ve rüzgârdýlar.
onlar, suda ve rüzgârda ilk deniz yolculuðundan beri vardýlar.
tekneleri kestane aðacýndandý,
üç tondan on tona kadardýlar
ve lâkin yelkenlerinin altýnda
fýndýk ve tütün getirip
þeker ve zeytinyaðý götürürlerdi.
þimdi, büyük sýrlarýný götürüyorlardý.
þimdi, denizde bir insan sesinin
ve demirli þileplerin kederlerini
ve kabataþ açýklarýnda sallanan
saman kayýklarýnýn fenerlerini
peþlerinde býrakýp
ve karanlýk suda amerikan taretlerinin önünden akýp
küçük,
kurnaz
ve maðrur
gidiyorlardý karadeniz'e.
dümende ve baþaltlarýnda insanlarý vardý ki
bunlar
uzun eðri burunlu
ve konuþmayý þehvetle seven insanlardý ki
sýrtý lâcivert hamsilerin ve mýsýr ekmeðinin
zaferi için
hiç kimseden hiçbir þey beklemeksizin
bir þarký söyler gibi ölebilirdiler...

karanlýkta kurþunîi derisi kýrmýzýya boyanan
baltabaþ gemi
ingiliz torpitosudur.
ve dalgalarýn üstünde sallanarak
alev alev
yanan:
þaban reisin beþ tonluk takasý.

kerempe fenerinin yirmi mil açýðýnda,
gecenin karanlýðýnda,
dalgalar minare boyundaydýlar
ve baþlarý bembeyaz parçalanýp daðýlýyordu.
rüzgar:
yýldýz - poyraz.
esirlerini bordasýna alýp
kayboldu ingiliz torpitosu.
þaban reisin teknesi
ateþten diregiyle gömüldü suya.

arheveli ismail
bu ölen teknedendi.
ve þimdi
kerempe fenerinin açýðýnda,
batan teknenin kayýðýnda
emanetiyle tek baþýnadýr,
fakat yalnýz deðil:
rüzgârýn,
bulutlarýn
ve dalgalarýn kalabalýðý,
ismail'in etrafýnda hep bir aðýzdan konuþuyordu.

arheveli ismail
kendi kendine sordu:
«emanetimizle varabilecek miyiz? »
kendine cevap verdi:
«varmamýþ olmaz.»

gece, tophane rýhtýmýnda
kamacý ustasý bekir usta ona:
«evlâdým ismail, » dedi,
«hiç kimseye deðil, » dedi,
«bu, sana emanettir.»

ve kerempe fenerinde
düþman projektörü dolaþýnca takanýn yelkenlerinde,
ismail, reisinden izin isteyip,
«þaban reis, » deyip,
«emaneti yerine götürmeliyiz, » deyip
atladý takanýn patalyasýna,
açýldý.

«allah büyük
ama kayýk küçük» demiþ yahudi.
ismail bodoslamadan bir saðnak yedi,
bir saðnak daha,
peþinden üç-kardeþler.
ve denizi býçak atmak kadar iyi bilmeseydi eðer
alabora olacaktý.

rüzgâr tam kerte yýldýza dönüyor.
ta karþýda bir kýrmýzý damla ýþýk görünüyor:
sývastopol'a giden bir geminin
sancak feneri.

elleri kanayarak
çekiyor ismail kürekleri.
ismail rahattýr.
kavgadan
ve emanetinden baþka her þeyin haricinde,
ismail unsurunun içinde.
emanet:
bir aðýr makinalý tüfektir.
ve ismail'in gözü tutmazsa liman reislerini
ta ankara'ya kadar gidip
onu kendi eliyle teslim edecektir.

rüzgâr bocalýyor.
belki karayel gösterecek.
en azdan on beþ mil uzaktýr en yakýn sahil.
fakat ismail
ellerine güvenir.
o eller ekmeði, küreklerin sapýný, dümenin yekesini
ve kemeraltý'nda fotika'nýn memesini
ayný emniyetle tutarlar.

rüzgâr karayel göstermedi.
yüz kerte birden atlayýp rüzgâr
bir anda bütün ipleri býçakla kesilmiþ gibi
düþtü.

ismail beklemiyordu bunu.
dalgalar bir müddet daha
yuvarlandýlar teknenin altýnda
sonra deniz dümdüz
ve simsiyah
durdu.
ismail þaþýrýp býraktý kürekleri.
ne korkunçtur düþmek kavganýn haricine.
bir ürperme geldi ismail'in içine.
ve bir balýk gibi ürkerek,
bir sandal
bir çift kürek
ve durgun
ölü bir deniz þeklinde gördü yalnýzlýðý.
ve birdenbire
öyle kahrolup duydu ki insansýzlýðý
yýldý elleri,
yüklendi küreklere,
kýrýldý kürekler.

sular tekneyi açýða sürüklüyor.
artýk hiçbir þey mümkün deðil.
kaldý ölü bir denizin ortasýnda
kanayan elleri ve emanetiyle ismail.
ilkönce küfretti.
sonra, «elham» okumak geldi içinden.
sonra, güldü,
eðilip okþadý mübarek emaneti.
sonra...
sonra, malûm olmadý insanlara
arhaveli ismail'in âkýbeti...

 
Alt 04-16-2008, 11:23 PM  
Standart Cevap: Arhavili Ýsmail

PaylaÞim ÝÇÝn TeÞekkÜrler...

 
Cevapla

Etiketler: , , , ,


Seçenekler

Arhavili Ýsmail

Makaleler kategorisinde ve Hikayeler forumunda bulunan Arhavili Ýsmail konusunu görüntülemektesiniz.Arhavili Ýsmail ateþi ve ihaneti gördük. düþman ordusu yine baþladý yürümeðe. akhisar, karacabey, bursa ve bursa'nýn doðusunda aksu, çarpýþarak çekildik... ...


Arhavili Ýsmail konusuna benzer konular:

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
> Ýsmail Ertan ReAlWaN Siyaset 1 04-23-2008 04:57 PM
Ýsmail Han ReAlWaN Biyografiler - Hayat Hikayeleri 3 04-03-2008 09:24 PM
Ýsmail Hakký ReAlWaN Biyografiler - Hayat Hikayeleri 3 04-03-2008 09:20 PM
> Ýsmail (a.s.) ReAlWaN F - J 0 01-02-2008 06:05 PM
Ýsmail YK - Þekerim HoLyWar Yerli Videolar 0 12-25-2007 12:22 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:10 AM .





Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
eXTReMe Tracker
Forums Directory
We Hattý RSS Besleme Alexa Toolbar

Benzer Forumlar: izafet | UslanmaM | TEKplatform | MaxiCep.Com | iDo-FoRuM