Anoreksiya Nevroza Anoreksiya Nevroza
En çok genç kadınlarda görülen, aşırı zayıflamalara yol açan ve fiziksel bir nedene bağlanamayan bir iştahsızlık. Zayıflamak amacıyla aşırı perhiz yapmak ya da duygusal bir sarsıntıya uğramak da bazen bu sonuca yol açabilir.
Bu hastalar her tür besine karşı iştahlarını yitirirler. Bazen günlerce hiç bir şey yemeden dururlar. Sonuçta aşırı bir zayıflama, deride solukluk ve soğukluk, kabızlık, adetten kesilme görülür. Bu duruma rağmen hasta çok hareketli ve dış görünüşü neşelidir. Anoreksiya nervozada açlık sonucu ölüme rastlanmaz.
Anosmi
Koku alma yeteneğinin yitirilmesi. Soğuk algınlıklarında ve saman nezlesinde sıklıkla geçici anosmi görülür. Adenoidler olarak adlandırılan burun boşluğu polipleri, koku alma sinirinin incinmesi ya da histeri de anosmi nedeni olabilirler. Anosmi insanda önemli güçlüklere yol açmaz.
Ansefalit
Ansefalitler, sinir sisteminin bozulan yerine göre çeşitlere ayrılır: polyoansefalitler, özellikle bozmaddede, lökoansefalitler akmaddede, panansefalitler aynı anda hem bozmaddede hem de akmaddede olur. Teşhis sırasında, yaygın ya da yerel sinirsel belirtiler gösteren enfeksiyonlu bir sendromun birlikte bulunup bulunmadığı da göz önünde bulundurulur; bazen bir beyin zarı sendromuyla karşılaşılır. Epidemiyolojik veriler teşhis koymakta önemli kanıt olabilir.
Ansefalitlerde öteden beri şöyle bir ayrım yapılır: ansefalitlerin en belirgin olanları virüslerden ileri gelenlerdir, zaten ansefalit sözcüğü ile en çok bunlar kastedilir. Sonra alerjik sayılan döküntülü hastalıklardan doğan ansefalitler ondan sonra da bakterilerden, asalaklardan ve mantarlardan kaynaklanan ansefalitler gelir.
Anüri
Sidiğin, böbreklerden sidik torbasına akımının durması. Sidik torbasının boş kalması sonucu, anürisi olan hasta, hastalığı boyunca işemek ihtiyacını duymaz. Anüri, sidiğin sidik torbası içinde toplanmasına, dışarı akmamasına yol açan siyek tıkanıklıkları ile karıştırılmamalıdır.
Anürinin çeşitli nedenleri vardır. Nefrit ya da polikistik böbrek hastalığı gibi hastalıklar, bazı ilaçlar, zehirler ve başka gruptan kan verilmesi anüriye sebep olabilirler. Taşların ya da çeşitli urların tıkaması sonucu, böbreklerden sidik torbasına sidik ileten sidik borucuklarınm tıkanması da anüriye yol açar. Ağır şoklar, yaralanmalar, ameliyatlar kolera ve sıtma gibi bazı enfeksiyon hastalıkları da anüriye yol açan nedenler arasında yer alır.
Tedavi edilmeyen anüri, kanda ürenin çoğalmasına (üremi) yol açar ve yaklaşık olarak on beş gün içinde ölümle sonuçlanır. Bir tıkanıklık söz konusuysa cerrahi yöntemlerle giderilmesi, bir böbrek yangısı varsa bunun ve üreminin etkilerinin tedavisi gerekir. Böbrekler alman tedbirlere (antibiyotikler, steroid hormonlar ya da bağışıklık gideren ilaçlar) cevap vermezse, kanda biriken ürenin ve gereksiz maddelerin giderilmesi için diyalize başvurulur.
Diyaliz böbreğin temizleyemediği kanın, hastanın periton boşluğuna doldurulup, burada bir süre bırakıldıktan sonra geri alınan sıvılarla ya da özel süzgeçlerden geçirilerek temizlenmesi işlemidir. Bu şekilde, böbreklerin iyileşip yeniden yeterli bir şekilde çalışabilmeleri için zaman kazanılmış olur. Bazen bu süre çok uzun sürer ya da böbrekler hiç bir zaman iyileşemeyecek kadar bozulmuş olurlar. Bu durumda sürekli olarak diyaliz yapılması ya da hastaya bir başkasının böbreğinin takılması gerekir.
Hastalığın tedavisi güç olmakla beraber çok kez, hastanın evinden ve çevresinden uzaklaştırılması, hekimin anlayış göstermesi yeniden normal aralıklarla ve normal miktarlarda beslenmesini sağlar. İştahın uyarılması için ensülin ya da elektroşok kullanılması denenmişse de, bu yöntemler bugün pek kullanılmamaktadır. |