Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu

SİZ OLSANIZ NE YAPARDINIZ????

Her Telden kategorisinde ve Genel Sohbet forumunda bulunan SİZ OLSANIZ NE YAPARDINIZ???? konusunu görüntülemektesiniz.>Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... >Biri tıpta okuyordu,öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere ...

Geri git   Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu > Her Telden > Genel Sohbet

SİZ OLSANIZ NE YAPARDINIZ????

Sitemap Liseler HaritaG XML Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et
SİZ OLSANIZ NE YAPARDINIZ????


 

Alt 12-09-2005, 10:23 AM   #1
 


Standart


>Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez....
>Biri tıpta okuyordu,öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir
kere, bir kere, bir kere
>daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı
otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti
bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah
otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında
kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf
birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin
öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf
ettiler bir süre sonra...
>
>Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu...
Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki
yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor
>getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar
olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara
yenik düşen, banka
>hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da
kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi
onlarınki... Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de
büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi
sürecine rağman çocuk sahibi olmayınca, ?bütün mutlulukların bizim
olmasını beklemek, bencillik olur? diyerek devam ettiler hayatlarına.
Çocuk yerine,
>sevgilerini büyüttüler... ?Senin için ölürüm? derdi kadın, sımsıkı
sarılıp adama ve adma ?Hayır, ben senin için ölürüm? diye yanıt verirdi
hep...
>
>Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, ?Bir
tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak....? Kütüphanenin ikinci rafında
başka
>bir not olurdu, ?Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi
sakın
>unutma? Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya
okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en
sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı...
Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten....
>
>Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun
hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların
ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam,
hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı.. Kadın
da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık
daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap
durumda bir ev gördü kadın, üzerinde ?satılık? levhası asılı olan. ?Ne
dersin, bu evi alalım mı?? dedi adama. ?Bu viraneyi yıktırır, harika bir
ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları
kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı...? ?Sen istersin
de ben hiç hayır diyebilirmiyim?? diye yanıt verdi adam. ?Amerika?daki
>tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa
olsun, burası bizimdir artık....?
>
>Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor
oldu adam Amerika?ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla.
Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra,
kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu
görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi
hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap
>aldı: ?Canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut...?
>
>Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da
çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini
söylemesi için yalvardı adama, ?Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur
anlat? diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve
sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton
duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği...
>
>Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği
arkadaşına dert yanarken, ?Artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım?
diye sözünü kesti arkadaşı. ?O, seni aldatıyor. İş yerimin tam
>karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor her öğlen.
Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya....?
>?Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları? diye bağırdı kadın.
Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı..... Ertesi gün,
öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri
masallarının sadece masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı
hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde
ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın...
>
>Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen
ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi.
İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa
geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve
bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, ?son bir kez kucaklamak
isterim seni? diyecek oldu ama kadın, ?defol? dedi nefretle...
>
>İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle son
bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya
çalıştı kadın. Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika?ya yerleştiğini
öğrendi.. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama
nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan
nefretin alması için dua ediyordu.
>
>Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile,
kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle
uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. ?Sen, buraya ne yüzle
geliyorsun? diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. ?Lütfen, içeri girmeme
>izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor.? dedi genç kadın. Kanepeye
ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı: ?Hiçbir şey göründüğü
gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl
>Amerika?daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir
senelik ömrü kaldğını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla
birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için,
benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi.
Birlikte Amerika?ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız
otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve
kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı,
son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi...? Gözlerinden akan
yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu.
Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla
katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda. İlk kağıtta, ?Lütfen bütün
notları sırayla oku bir tanem? diyordu... Sırayla okudu; ?Seni çok
sevdim?, ?Seni sevmekten hiç vazgeçmedim?, ?Senin için ölürüm derdin hep,
doğru
>söylediğini bilirdim.? ?Fakat benim için ölmeni istemedim? ?Şimdi bana
söz vermeni istiyorum.? ?Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?? son kağıdı
eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kağıtta
şunlar yazılıydı:
>Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman
terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım.....!


THE END

Alt 12-09-2005, 10:28 AM   #2
 


Standart

walla bu çok uzun ya ben iyice yafşak oldum okurdum ben böle seyleri ya

Alt 12-09-2005, 10:36 AM   #3
 


Standart

AMA ANLAMI BU ZAMAN DA OLAMAYACAK BIR DUYGUDAN BAHSETIYOR BENCE OKUNUR WALLA
Alt 02-22-2006, 08:01 PM   #4
 


Standart

ya biraz özet olsaydı
Alt 04-02-2006, 06:48 PM   #5
 


Standart

harika bir aşkmış bu allah herkese böyle sevmeyi ve sevilmeyi nasib etsin
Alt 04-04-2006, 07:45 PM   #6
 


Standart

ben biliyorum bunu ben olsam hayatta boşamazdım ne kötü bi durum aslında ya
Alt 04-22-2006, 10:38 PM   #7
 


Standart

ya arkadaşlar bu cadawramı yoksa banamı ölee geliyoo konu çok uzundu ama ben okudum
Alt 04-23-2006, 04:51 AM   #8
cevd_@
 


Standart

iyi iyi süpermiş çook beğendim hem uzunfalan değil millet okuyun neolucakki
Alt 04-24-2006, 10:20 PM   #9
 


Standart

okumaktan zarar gelmez bu ülke okumakla ilerler
emege saygı
Alt 09-09-2006, 09:43 PM   #10
 


Standart

gerçekten bunu hakeden bir aşk
Alt 09-16-2006, 09:50 AM   #11
 


Standart

hı bunu biliorum paylaşım için saol yinede
Alt 09-24-2006, 03:49 PM   #12
 


Standart

ne biçim aşk be roman gibi uzun


Seçenekler


SİZ OLSANIZ NE YAPARDINIZ????

Her Telden kategorisinde ve Genel Sohbet forumunda bulunan SİZ OLSANIZ NE YAPARDINIZ???? konusunu görüntülemektesiniz.>Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... >Biri tıpta okuyordu,öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere ...


SİZ OLSANIZ NE YAPARDINIZ???? konusuna benzer konular:

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
MAFYA OLSANIZ İSMİNİZ NE OLURDU umut111 Komik Şeyler 31 07-17-2006 05:56 AM

Saat: 07:00 AM


c="http://s32.sitemeter.com/meter.asp?site=s32webhatti" alt="Site Mete

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.