Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu

Ruhat Mengi: Kıyameti andıran senaryo!

Her Telden kategorisinde ve Genel Sohbet forumunda bulunan Ruhat Mengi: Kıyameti andıran senaryo! konusunu görüntülemektesiniz.Ruhat Mengi - VATAN Kıyameti andıran senaryo! İngiliz Independent gazetesinde çok güzel bir başyazı çıkmış. Ona geçmeden önce Times’ın başyazısına ...



Geri git   Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu > Her Telden > Genel Sohbet

Maşaallah Ruhat Mengi: Kıyameti andıran senaryo!

İndir Sitemap Liseler Harita Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Ruhat Mengi: Kıyameti andıran senaryo!



Yeni Konu aç  Cevapla

 

LinkBack Seçenekler
Alt 10-25-2007, 01:24 PM  
Arrow Ruhat Mengi: Kıyameti andıran senaryo!




Ruhat Mengi - VATAN


Kıyameti andıran senaryo!


İngiliz Independent gazetesinde çok güzel bir başyazı çıkmış. Ona geçmeden önce Times’ın başyazısına bir göz atmak istiyorum.
Türkiye’nin on yıllardır istikrarsız bir bölgede genel olarak güvenilir bir ortak olduğunu söyleyen Times, Türkiye içinde ve dışında yaşanan gelişmelerin ilişkileri ‘Ankara’nın yönünün Batı’ya dönük olduğuna artık garantili gözüyle bakılamayacağı bir noktaya taşıdığını’ şu cümlelerle anlatmış:
“Güçlü İslâmcı kökenleri olan AKP’ye (tekrarlayalım; İslâmcı, din kurallarına göre devlet yönetimi, laik/demokratik yapı yerine dine bağlı yapı isteyen demektir, İslâm’a önem veren değil. R. M.) bu yaz düzenlenen seçimle verilen yetki, modern Türkiye’nin kurucusu Kemal Atatürk’ün öngördüğü laikliğe ne ölçüde bağlı olunduğuna dair temel soruları gündeme getirdi.
Avrupalılar rahatsızlıklarını bastırdılar ancak artık Türkiye’nin Müslüman değerler ile laik kurumların bir arada varlığını kanıtlayan bir model olmayı sürdüreceğinden o kadar emin değiller. Bu arada Türkler ise AB’nin ihanetine uğradıklarını düşünüyorlar.”
Bu bölümü almamın nedeni, seçim öncesinde de aynı şeyleri benim yazmış olmam. AB önce bu gidişe inanılmaz bir destek veriyor, sonra da yukardaki görüşle hemfikir oluyor. Yani “ihanet” kısmı bu açıdan doğru... Oysa onlara göre ihanet yok, AB yalnızca kendi plânlarından, çıkarlarından yana o kadar.
70-75 milyonluk, işsizi, sorunu çok bir ülkeyi istemiyor ve bunu kolaylaştırmak için gerekli şartlara itiyor. Bunu da kendi bazı gazeteleri, yazarları, siyasetçileri açıklama dürüstlüğü gösteriyor. Demek ki neymiş; bizim hükümetin “AB’ye girmek istemeyi” anti-laik gelişmeler konusundaki tepkilere karşı bir garanti gibi sunması bunu bir garanti yapmazmış.
Gazete daha sonra Irak konusuna geçmiş ve “Bu zor döneminde İngiltere’nin Türkiye’ye dostluğunu kanıtlaması gerektiği” belirtilmiş.
TERÖRÜ ÇÖZMEK ABD’YE DÜŞÜYOR!
Independent ise başyazısında; “Türkiye bu yola tek başına girmek durumunda bırakılmamalı. PKK’yı dizginlemek için Iraklı Kürtlerle birlikte çalışmak Amerika’ya düşüyor” demiş ve (yine terörist yerine gerilla tanımını kullanmakla birlikte) terör örgütünün Irak sınırını geçmek zorunda bırakılacak Türk ordusuna karşı yaptığı plânı detaylarıyla anlatmış.
“Kıyameti andıran senaryo” olarak adlandırdığı bu plânda PKK’nın Türkiye’yi “Kürtlere özerklik tanınması” yolunda taviz vermeye başka türlü zorlayamadığı için amaçlarının orduyu sınırın her iki tarafında çatışmaya sokmak ve bu yangından bir şey çıkmasını ummak olduğu ifade ediliyor.
Gerçekten de, bırakın ellerinde son model Amerikan füzeleri, uçaksavarları olan peşmergelerle PKK’lıların sınırı geçen birliklere her tür hileyle zarar vermesini, atılacak füzelerde ABD’nin rolü var mı onu bile anlamak mümkün olmayacak. ABD’nin Türkiye’ye dost gibi, işbirliği içindeymiş gibi davranarak karşı tarafa destek verip vermediği bile anlaşılamayacak.
Onun için, Irak’ın Kuzey’ine top atışı da çoktan başladığına göre sınırı geçmek konusunda çok dikkatli karar vermek gerekiyor.
New York Times “Küstah PKK pususu tamamen provokasyon gibi görünüyor” demiş.
Çok doğru, bu alçakça pusuları kurup arkadan vuranların daha ne tür alçaklıklar yapacağı belli değil. Hele ABD’yi yanlarına almışken!


*****


Referandum adıyla oynanan komedi=

=Bu komediyi daha haftalar önce Atatürk Havaalanı’na yurtdışından gelen Türklerin oy kullanması için konmuş kırık dökük sandıkları görünce fark etmiştim.
Başındaki kişinin veya gece, kaldırıldığı odalarda isteyen herhangi birinin kolayca açıp oyları değiştirebileceği, paket ipiyle sözüm ona bağlanmış, kenarı kırık, ağzı kırık sandıklardı gördüğüm... Yazısını da hemen yazdım ama bir türlü sıra gelmedi.

Aslında bu yersiz, anlamsız, zamansız, kimsenin neden aceleye getirildiğini ve neden yapıldığını anlamadığı olayın önleneceğini, iptal edileceğini de düşündüm.
Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Muammer Aydın’ın bile yapılmaması gerektiğine inandığı, Anayasa hukukçularının “Hem başbakan, hem cumhurbaşkanını halkın seçmesi ciddi sorunlar yaratır. Bunun örnekleri Yunanistan dahil birçok ülkede görülmüştür” demeleri, hele sık sık referanduma başvurmanın yöneticileri diktatöre çevireceği uyarıları hiç dikkate alınmadan, tartışılmadan sadece “Başbakan istedi” diye referandum yapılması olacak şey değildi.
Ama aynen tahmin edildiği gibi “Başbakan istedi” diye yapıldı, o istedi diye sandık kurulu olmayan sandıklarda oy verildi ve hiç de güven duyulmayacak bir sonuç ortaya çıktı.

Sanıyorum benim gibi artık seçimlere de güven duymayan oldukça çok sayıda insan yaşıyor Türkiye’de. Ben İlhan Kesici’nin girdiği belediye seçimlerinde onun oylarının çöpten çıktığı görüldüğü günden beri seçimlerin adil, düzgün şekilde yapıldığına inanmıyorum.

Onun için referandum sonuçlarını YSK ve TRT’nin farklı vermesi de beni şaşırtmıyor.

Dün TV’de referandum sandığı başında halkla yapılmış röportajları izledim. Muhabir türbanlı kadınlara sormuş:

“Neye oy verdiğinizi biliyor musunuz?”
Kadınlar da aynen bir oyun oynuyor havasında gülerek cevaplıyorlar:
“Ne biliyim, herkes neye oy verdiyse ben de ona verdim”...
“İnan ki bilmiyorum”...

Hani Temel’in ehliyet soran polise “Olsa vermez miyim memur bey” demesi gibi. Bilse doğru hareket etmez mi, ama bilmiyor!
Neden sandığa gidiyor? Tayyip bey “git” dedi diye...
Neden “Evet” veriyor? Meselâ; kocası öyle verdi diye...
Ama asıl neden hakkında hiçbir bilgisi yok. Olmadığı gibi olayın ciddiyetinin farkında değil. Birçok sandıkta -kimse görev almak istemediği için- sandık kurulu yok, partilerden kimse yok, kimin seçtiği bilinmeyen iki kişiyle sandık beklenmiş.

Bunlardan biri de TV’de konuşuyordu; 17-18 yaşında bir çocuk.
Madem ki bir ülkenin cumhurbaşkanına veya anayasasına, kısacası can damarlarına karar vermek bu kadar kolaydır, o zaman Meclis’e de gerek yok.
Başbakan söylesin, “halkı” istediği oyu versin, her konu böyle kararlaştırılsın.
Allah aşkına komedi değilse adı nedir bunun, biri de bana söylesin.

alıntıdır..

 
Alt 10-25-2007, 09:34 PM  
Standart Ce: Ruhat Mengi: Kıyameti andıran senaryo!

kardeş çok güzel konulara değirmişsin, eline sağlık

 
Alt 10-26-2007, 07:19 AM  
Standart Ce: Ruhat Mengi: Kıyameti andıran senaryo!

Paylaşım için teşekkürler
 
Alt 08-18-2008, 01:31 PM  
Standart Cevap: Ruhat Mengi: Kıyameti andıran senaryo!

SSAAOOLL
__________________
][***\_0\/€***Y0U!!
ÖmRüM SeNi BeKlEmEkLe GeÇeCeKsE Ve öLüM SeNi bEkLeRkEn GeLiRsE BiL Ki SeNi OrAdA Da bEkLeYeCeĞiM!!!!!!!!!!
 
Cevapla

Seçenekler

Ruhat Mengi: Kıyameti andıran senaryo!

Her Telden kategorisinde ve Genel Sohbet forumunda bulunan Ruhat Mengi: Kıyameti andıran senaryo! konusunu görüntülemektesiniz.Ruhat Mengi - VATAN Kıyameti andıran senaryo! İngiliz Independent gazetesinde çok güzel bir başyazı çıkmış. Ona geçmeden önce Times’ın başyazısına ...


Ruhat Mengi: Kıyameti andıran senaryo! konusuna benzer konular:

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kıyameti Koparır Öyle Gideriz !!! {T.C} ProOf Genel Sohbet 12 08-20-2007 12:24 AM
senaryo neymis okuyun.... LogarDanger Komik Şeyler 4 10-22-2006 01:22 PM
kendi yazdıım senaryo pegasus_um Genel Sohbet 2 10-09-2006 11:11 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:04 AM .





Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
Forums Directory
We Hattı RSS Besleme Alexa Toolbar

Benzer Forumlar: izafet | UslanmaM | TEKplatform | MaxiCep.Com | iDo-FoRuM