Durustlugun guzellik uykusu!
Modern is dunyasinin son akimi "Bugun yorganin altinda uyumak
istiyorum"
diyerek ise GELMEMEK.
Isyerinden gelen cevap da "Keyfine bak, yarin gorusuruz" oluyor!
Selahattin Duman dun konu etti, bizde boyle durumlarda "Uyumak
istiyorum"
yerine, bir akraba -temsilen- öldürülür.
Ise gelmemenin baska bahanesi OLMAZMIS GIBI....
Oysa yabancinin yaklasimi bizimkinden daha iyi sonuc veriyor, o
uygulamanin
temelinde bir yasam tarzi, dunyaya bakis ve algilayis yontemi
yatiyor.
Bu sistemde tanismam, Amerika'da (Texas Universitesi) ilk
asistanlik aylarina denk gidiyor... Ogrenci geldi, "Ben sabah
uyuyakaldim, imtihani kacirdim. isterseniz simdi imtihan
olabilirim" dedi. Haydaaa...
Alismisiz bizim sisteme, "Imtihani kacirirsan kalirsin ikmale
kardesim.
Bir
de sana ozel imtihan mi yapacagiz?" diye dusunuyorum. Ama talebe
o kadar rahat ki... Profesore, "ogrencinin biri uyuyakalmis
imtihani kacirmis, ne
yapacagiz"
dedim.
"Bir make-up (telafi sinavi) yapiver, ayni testi verme, konu
ver, kompozisyon yazsin" cevabini verdi. Ogrencinin kagidi "A"
aldi, meger calisirken sabahlamis, masa
basinda
uyuyakalmis.
Aslinda diskoda sabahlasaydi da olurdu ya yine sinava
girecekti... "Uyuyakaldim" demesi cezalandirilmiyor, dogruyu
soyluyor, sistem
aninda
bir
imkan daha taniyor.
Insani durustlukten sasmaya davet etmiyorlar!
Meshur hikayedir, iki ogrenci sinavi kacirir, hocaya "Beraber
arabayla
geliyorduk, lastik patladi, sinava yetisemedik" derler. Hoca
ikisini ayri ayri odalarda sinava alir, soru iki kelimedir:
"Hangi lastik?"
Sistemi aldatmadikca sistem sana hak taniyor, sistemle oynamaya
baslarsan
sistem de sana karsi tavir aliyor.
Sistemin temelinde DÜRÜSTLÜK var.
Baska yerde insanin sadece bedenini degil ruhunu da ciddiye
aliyor,
oyle
davraniyorlar.
Bizde caninin ise gitmek istememesi gibi bir ruh hali sozkonusu
olamiyor.
Ille de bedeni bir sey olacak, ya grip olacaksin, veya cok
yakinin
birine
fiziki bir sey olacak. Hele olurse, izin garanti! Adamlarin
mantigi farkli... "Canim bugun ise gelmek istemedi" dediginde
"Bak keyfine" diye cevap
veren
isyerinde calismak istiyorsun!
Adamlar bunun farkinda.
Denklemi -bizim gibi- ters kurunca, saglikli oldugun surece
karsi
tarafin
seni hayattan bezdirme hakki doguyor.
INSANI insan yerine koymak, kisinin hatasini kabullenmesi,
hatayi
yapana
bir sans daha verilmesi, ruha hitap... Bunlar hep kaliteli
toplumsal
yasam
emareleri.
Bizde de yerlesiyor, umut yok degil...
Bir ara ne cok vardi "Satilan mal geri alinmaz"!
Simdi iade sistemi, bizde de yerlesti, 20 yil once yoktu...
Arkadasim Altan, Dallas'tan -dayanamadi- bir tenis raketi aldi,
sonra
verdigi paraya acidi. "Gel iade edelim" dedi, beraber gittik.
Bir de baktim ki Altan elini bandaja sarmis. Iade ederken satici
kiz, "Iade nedeniniz" diye sordugunda "Elimi
sakatladim,kullanamiyorum maalesef" dedi. Tezgahtar kiz not
etti, raketi geri aldi, parasini Altan'in saglam
(!)
eline saydi.
Kiza, "Arkadasim 'Eve gidince rengini begenmedim' deseydi, geri
almayacak
miydiniz?" diye sordum.
Tezgahtar, "Sadece istatistik icin arastirma departmanina verdi
diye
bu
soruyu soruyoruz, bir hafta icinde geri getiren her sartta
parasini
geri
alir" dedi.
Sahte bandaj sahibi ne komik!
Sistem saglikliysa sahte hastaliklara gerek kalmiyor. Obur turlu
sistem, adami hasta ediyor!
Esnek calisma saatleri...
Kravatsiz Cuma"lar...
Yorgan günleri...
Hepsi daha verimli olunmasi için!
Yoksa aklin baska yerde, gelmissin ISE...