Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu

Sahipsiz kalan Diploma

Her Telden kategorisinde ve Genel Sohbet forumunda bulunan Sahipsiz kalan Diploma konusunu görüntülemektesiniz.Sahipsiz Kalan Diploma Üniversitede derslerin bitmesine az bir zaman kalmıştı. Birkaç ay sonra diplomasını alacak, öğretmen olacaktı. Hayalleri ve hedefleri ...

Geri git   Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu > Her Telden > Genel Sohbet

Sahipsiz kalan Diploma

Sitemap Liseler HaritaG XML Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et
Sahipsiz kalan Diploma


 

Alt 12-05-2006, 09:49 PM   #1
 


Standart


Sahipsiz Kalan Diploma

Üniversitede derslerin bitmesine az bir zaman kalmıştı. Birkaç ay sonra diplomasını alacak, öğretmen olacaktı. Hayalleri ve hedefleri vardı. Arkadaşlarına karşılık beklemeden yardım eder, herkes onu daha çok bu özelliğiyle tanırdı. Ders kitaplarının ilk sayfalarına güzel sözler yazar, bunları hayatına uygulamaya çalışırdı. Bu güzel sözlerden biri, "Sizin en hayırlınız, insanlara en faydalı olanınızdır." hadîs-i şerifiydi.
O gün Salim Bey, "Osmanlı Tarihi" dersinin vize sonuçlarını açıklıyordu. Elindeki son yazılı kâğıdı Tayfun Şahin'indi. Üzerinde 100 yazıyordu. İsmini okumadı; ama Salim Beyin yüz ifadelerinden sınıf arkadaşları bu kâğıdın ona ait olduğunu anlamışlardı. Sınıfı birden derin bir sessizlik kapladı. Herkesin üzüntüsü yüzünden okunuyordu.
Tayfun, bir öğrenci yurdunda kalıyordu. Yurt idarecilerini çok seviyor, onlardan insanî değerler adına çok şeyler öğrendiğini söylüyordu. Yurt, onun için evi kadar sevdiği bir yuvaydı. Ona ek bir bina daha yapılmıştı. Kendisi gibi daha birçok talebe orada barınacaktı. Buna çok seviniyordu. Sadece temizlik işleri kalmıştı; o da tamamlanınca yeni öğrenciler gelecekti. Temizlik yapmak için öğrenciler arasından birkaç gönüllü aranınca, Tayfun ve iki arkadaşı, "İnsanlığa hizmet, Hakk'ın rızasını kazanmaktır." diyerek hemen kolları sıvayıp işe giriştiler. Gayretli bir çalışmayla iki gün içinde binanın temizliği bitti. İkinci gün akşam geç vakitte toz toprak içerisinde odasına döndüğünde, Tayfun sıcak bir duş alıp rahatlamak istedi. İşte ne olduysa o anda oldu. Bu bir dalgınlık mıydı, yoksa bir davetiye mi yollanmıştı kendisine? Şofbenden sızan gazın tesiriyle derin bir uykuya daldı. Kimsenin bundan haberi yoktu. Uzun bir süre sonra, yurt müdürü, banyonun ışığını açık görünce olayın farkına vardı. Derhal Tayfun'u hastahaneye kaldırdılar. Ama yapılacak bir şey kalmamıştı.
Müdür, gece yarısına doğru yurda döndü. Bitkin bir halde idare odasına geçti. Üzüntüsünden ne yapacağını bilemiyordu ki telefon çaldı. Gecenin bu saatinde arayan da kimdi? Ahizeyi korkuyla kaldırdı. Telefondaki ses, yurdun ihtiyaçlarının temininde kendilerine yardımcı olan emekli öğretmendi. O, yurda on kilometre kadar uzakta bir evde oturuyordu. Gördüğü bir rüyanın tesiriyle uyanmış, bir daha uyuyamamıştı. Yurdu aramadan içi rahat etmeyecekti. Hemen gördüğü rüyayı müdüre anlattı: "Rüyamda, Kâinatın Efendisi (sas) ile yeni yapılan yurdu gezdik. Allah Resulü (sas) yurttan ayrılırken, sevdiği bir genci yanında götürdü."
Tayfun'un vefat haberi kadar bu rüya da dostları arasında yayıldı. Bütün sınıf arkadaşları da duydu. İşte onun adı okunmadan sınıfı sessizlik ve hüzün kaplamasının sebebi buydu. Selim bilinen rüyayı anlatarak sınıftaki sessizliği bozdu. Diğer arkadaşları da o güzel insanla olan hatıralarını anlatıp biraz olsun rahatlamak istiyorlardı. Bunun farkında olan Salim Bey, o günü Tayfun'u anmaya ayırdı. İlk sözü Enver aldı. "Liseyi de onunla beraber okudum. Yedi yıldır beraberdik. O sanki başka bir dünya için yaşıyordu. Şimdi bana bıraktığı büyük bir hatıra var elimde: ders notlarını tuttuğu büyük bir defter... Her ders için ayrı bir bölüm ayrılmış. En sonda ise duygu ve düşüncelerini yazdığı bir bölüm var. İşte dikkatimi çeken bir yazı. 'Dikkat!' ile başlıyor. O bir mektup mu, yoksa vasiyetname mi, bilemiyorum. Şöyle devam ediyor yazı: 'Dizmeye başladığın boncukları bitirmeden ölebilirsin. Sıvamaya başladığın odanı tamamlamadan hayata gözlerini yumabilirsin. Çıktığın seferini tamamlamadan fâni ömrün bitebilir. Evet, her an ölebilirsin. Madem hakikat böyledir; gurur ve enaniyeti bırak, üzerindeki gafleti at ve ölüme daima hazırlıklı ol. Tâ ki, ölüm meleği geldiğinde seni hazır bulsun. İşte sen böylesine bir şuurla yaşa ki kabirde de, mahşerde de rahat edesin. Öyleyse, işlediğin günahları pişmanlık ve istiğfar gözyaşlarınla yıkamaya bak; onlara bir daha yaklaşmamaya karar ver! Olur ki, Yüce Mevlâ, hâline ve gözyaşlarına acır da merhamet eder."
Sınıftaki herkes bir şeyler söyledi. Kimi onun vefasından, kimi çok kitap okumasından, kimi bilgiçlik için değil, yaşamak için okuduğundan, kimi Yaratıcı’sıyla alâkasından bahsetti. Ama konuşmaktan çok dinlediler. Enver'in okuduğu yazı ve emekli öğretmenin gördüğü rüya, zihinlerde bir araya gelince herkes bir daha sarsılmıştı. Bundan da öte, hepsinde bir merak vardı. Tayfun bu satırları yazarken, vefatının yakın olduğunu mu hissetmişti, yoksa sürekli ahiret endişesiyle mi yaşıyordu? Belki her ikisi de söz konusuydu!

Alt 12-05-2006, 09:57 PM   #2
 


Standart

ortak cok duygulandım valla
su fanı dunyadan ne zaman gocup gıdecegımız bellı degıl
onun ıcın her zaman olume hazır olamk lazım
ama nerdee

Alt 12-05-2006, 10:05 PM   #3
 


Standart

bak gene haklisin ama gercekten ne zaman ne olacagimiz belli degil
Alt 12-05-2006, 10:07 PM   #4
 


Standart

onun ıcın elımızı cabuk tutup amerıca ya ucmamız lazım
Alt 12-06-2006, 08:39 PM   #5
 


Standart

ben su davalara tekrar bakayim bi


Seçenekler


Sahipsiz kalan Diploma

Her Telden kategorisinde ve Genel Sohbet forumunda bulunan Sahipsiz kalan Diploma konusunu görüntülemektesiniz.Sahipsiz Kalan Diploma Üniversitede derslerin bitmesine az bir zaman kalmıştı. Birkaç ay sonra diplomasını alacak, öğretmen olacaktı. Hayalleri ve hedefleri ...


Sahipsiz kalan Diploma konusuna benzer konular:

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
düşlerde kalan sevda.. sicakveneseli Aşk Hikayeleri 3 05-14-2008 03:28 PM
öz abısınden hamıle kalan kız yldrm.exe Genel Sohbet 70 11-18-2007 05:02 PM
Giden mi Sürgün Kalan mı? RocKmaNia Aşk & Sevgi 4 09-02-2007 09:45 PM
Yarım Kalan Şiirler shempatiq Aşk & Sevgi 6 11-09-2006 07:11 PM
Canaydın: Kalan sağlar bizimdir ∂αяк_αηgєℓ Galatasaray 0 08-16-2006 09:48 PM

Saat: 09:35 AM


c="http://s32.sitemeter.com/meter.asp?site=s32webhatti" alt="Site Mete

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.