Kendİlerİne Hİzmet Etmekten Mutluluk DuyduĞumuz DeĞerlİ Halkimiz Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde de her yıl mayıs ayının ilk
cumartesi günü kutlanan *"Karayolu Trafik Haftası"* nedeniyle, ülkemiz
ekonomisinden sosyal hayatımıza, aile yaşantımızdan sağlık hayatımıza kadar
hemen her alanda kanayan yaramız olmuş, bir türlü önlenemeyen ve her geçen
gün kemiren bir kurt gibi başımıza bela olmuş trafik canavarı hakkında
paylaşımda bulunmak ve kendi öz kardeşini yine bu canavarın acımasız
pençesine feda etmiş bir Polis Müdürü olarak bu mesajı sizlere göndermiş
bulunmaktayım.
Ümit ederim ki, kıymetli vakitlerinizi ayırarak, okuma zahmetinde
bulunacağınız bu mesajın çoğaltılıp paylaşılması neticesinde, muhtemel bir
canın kurtulması ve milli servetimize katkı sağlayacak asgari bir kıymete
sebep olmaktan son derece memnunluk duyacağımın bilinmesini istiyorum.
Geçtiğimiz yıl trafik kazaları sonucu ülkemizde 5004 vatandaşımız maalesef
hayatını kayıp etmiştir. Bu sayıya, yaralanmalı ve maddi hasarlı kazaları da
eklediğimizde, maddi ve manevi değer kaybımızın ne kadar çok olduğu açıkça
görülecektir.
İstatistiklerde de görüldüğü gibi, ulaşım sorununun çözülmesi ve trafik
kazalarının azaltılması için, araç ve sürücü sayısındaki artışa, alt yapı ve
eğitim faaliyetlerinin aynı hızda uyum sağlaması gerekmektedir.
Araç ve sürücü sayısının artışına orantılı olarak, kaza sayısında da artış
meydana gelmektedir.
Geçtiğimiz yıllar Ülkemiz genelindeki kaza sayısı ile Gaziantep'teki kaza
sayısı karşılaştırıldığında,, Ülke genelinde kaza sayısında % 17'lik bir
artış olurken, Gaziantep'te ise % 13 lük bir artış olmuştur.
Gaziantep'teki araç ve sürücü sayısındaki artışın, Ülkemiz genelindeki artış
oranından fazla olması, kaza oranının ise az olması; Ülke geneline göre iyi
durumda olduğumuz gibi bir anlam çıkarılsa da, bu bizim için asla yeterli
değildir.
Yapmış olduğumuz ayrıntılı kaza analizleriyle; planlı, projeli ve etkin
denetimlerle kazaları minimum seviyeye düşürmeyi hedeflemekteyiz.
Ancak şu bilinmelidir ki; trafik sorunu yalnızca polisiye tedbirlerle
çözülemez. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; kazaların azaltılmasında
yapılan denetimlerin etkisi %15'ler civarındadır. Kalan %60'lık bölümünü
eğitim, %25'lik bölümünü ise altyapı oluşturmaktadır.
Bu da göstermektedir ki; sorun toplumumuzun belirli bir kısmını değil,
bireyleri ve kurumlarıyla birlikte toplumun tamamını ilgilendiren çok
boyutlu bir nitelik taşımaktadır. Bu sebeple herkes üzerine düşen görevi
hakkıyla yapmalıdır.
Ülkemiz genelinde son üç yılda meydana gelen kazalar incelendiğinde; sürücü
kusuru ortalama % 97 iken, yaya ve yolcu kusurları da eklendiğinde insan
faktörünün % 99 olduğu, araç ve çevreden kaynaklı kusurların ise ortalama %
1 olduğu tespit edilmiştir.
Buna göre kazaların azaltılmasında sürücü kusurunun öne çıktığı
görülmektedir. Bu nedenle sürücü kurslarındaki eğitimin yeniden gözden
geçirilerek, aksaklıkların giderilmesi için gerekli çalışmalar en kısa
sürede yapılmalıdır.
Trafik sorununu çözmek için Emniyet Genel Müdürlüğümüz 2008 yılında *"Trafik
Güvenliğinde Yeni Açılımlar Hedefler Ve Çözüm Projeleri"* adı altında bir
ana proje hazırlamıştır.
İl Emniyet Müdürlüğü olarak da bu proje kapsamında kısa, orta ve uzun vadeli
faaliyetler ve hedefler belirleyerek çalışmalarımıza başladık ve üç ay
içerisinde 93 bin araç kontrol ederek ilimizde kayıtlı araç sayısının
yaklaşık üçte birini kontrol ettik.
Biz üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar ağır olduğunun bilinci ile
aralıksız olarak yeni projeler üreterek etkin ve "sıfır" toleransla
denetimlerimize devam etmekteyiz. Önümüzdeki günlerde hız kontrolü, kırmızı
ışık, telefon ile konuşma, aşırı yük yükleme ve park yasağı konularında
denetimlerimiz aralıksız sürecektir.
2007 yılı eğitim çalışmaları çerçevesinde 10 bin öğrenciye eğitim verilmiş,
1.500 sürücü eğitim seminerine alınmış, 35.000 el broşürü ve 5.000 adet afiş
bastırılarak dağıtılmış, yaptığımız bu çalışmalarla ilgili yerel yazılı ve
görsel basınımızın da desteği alınmaya çalışılmıştır.
Gelin hepimiz gönüllü ve istekli birer *"Fahri Trafik Polisi"* olalım. Başta
kendimiz olmak üzere, çevremizdeki yakın akraba, aile ve dostlarımızın
sürücü hatalarını denetleyerek puan verelim.
Onları uyarıp küçük cezalar keselim. Herkes kendi kapısının önünü temizlese
belediye temizlikçilerine gerek kalmaz savında hareketle, kurallara önce biz
uyalım, kural ihlallerinde kendimizi cezalandıralım.
Örneğin: 1 kg baklava alarak dostlarımıza ben bugün kırmızı ışıkta geçtim,
kavşakta trafik polisi yoktu, fahri trafik polisi olarak kendimi
cezalandırdım ve sizlere bu ikramı aldım diyebilirsiniz. Emniyet kemerini
takmayan babanızın borç hanesine dondurma yazıp, kırmızı ışıkta yaya
geçidini kullanmak isteyen annenize tatlı cezası verebilirsiniz.
Trafik bilincinin bir kültür olduğu düşüncesinden hareketle, herkesin
üzerine düşen görevini yerine getireceğine ve ilimizdeki trafik sorununun
çözülebileceğine inanıyor, 2008 yılının kazasız belasız bir yıl olmasını
temenni ediyorum. 09 Mayıs 2008
* Dr. Ali YILMAZ
Gaziantep Emniyet Müdürü
1.Sınıf Emniyet Müdürü* |