Yoğunluk Nasıl Hesaplanır

İsimli konu WH 'Eğitim ve Araştırma' kategorisinde, layl@m üyesi tarafından 20 Ocak 2011 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Yoğunluk Nasıl Hesaplanır. Alm. Dichte, Dichtigkeit (f), Fr. Densité (f), İng. Density. Homojen bir yapıya sahip maddenin birim hacminin kütlesi. Yoğunluk birimi gram/cm3... IQ Nedir, Nasıl Hesaplanır? Sayının yüzdesi nasıl hesaplanır? ...

  1. Alm. Dichte, Dichtigkeit (f), Fr. Densité (f), İng. Density. Homojen bir yapıya sahip maddenin birim hacminin kütlesi. Yoğunluk birimi gram/cm3 (gram/mililitre) veya kg/m3 tür. Yoğunluk, herhangi bir cismin hacminden kütlesinin veya kütlesinden hacminin hesaplanabilmesine imkan sağlar. Kütle hacimle yoğunluğun çarpımına, hacim ise kütlenin yoğunluğa bölümüne eşittir. İki tür yoğunluk vardır. Birincisi mutlak yoğunluktur ki, pratikte mutlak kelimesi kullanılmaz, sadece yoğunluk denir. İkincisi ise izafi yoğunluk (bağıl yoğunluktur. Mutlak yoğunluk: Katı ve sıvıların yoğunluğu ısı ve basınçla çok az değişir. Gazların yoğunluğu ise ısı ve basınçla çok değişir. Gazların yoğunluğu tarif edilirken bulunduğu sıcaklık ve basınç değerleri de verilir. Maddelerin yoğunlukları birbirinden çok farklılıklar gösterir. Atom çekirdeğinin yoğunluğu 1014 gram/cm3 değerindedir. Endüstride yoğunluk yerine genellikle özgül ağırlık tarifi kullanılır. Özgül ağırlığın birimi yoktur (Bkz. Özgül Ağırlık). Özgül ağırlık mukayese esasına dayanılarak ölçüldüğü için ölçme tekniği daha kolaydır. Elektrik akımı ve manyetik saha konularında geçen akım yoğunluğu ve manyetik saha yoğunluğu başkadır. Her ikisinde de birim kesitten geçen akım ve saha çizgisi, yoğunluğu tayin eder. Bağıl (İzafi) yoğunluk: Verilen bir hacimdeki bir cismin kütlesinin, aynı hacimdeki bir mukayese cisminin kütlesine oranı. Aynı zamanda verilen cismin yoğunluğunun, mukayese cisminin yoğunluğuna oranı olarak da tarif edilebilir. Her iki durumda da bağıl yoğunluk boyutsuz bir büyüklüktür. Bu sebepten dolayı bu sayı her türlü birim sisteminde aynıdır. Bağıl yoğunluğun belirlenmesinde mukayese cismi olarak 4°C’deki su alınır. Suyun yoğunluğu ise bu sıcaklıkta 1 gr/cm3tür. Gazların bağıl yoğunluğunun belirlenmesinde de 0°C ve bir atmosfer basıncındaki hava alınır. Gazların yoğunluğu sıcaklık ve basınçla değiştiğinden dolayı, bunların belirtilmesi önemlidir. YOĞURT; Alm. Joghurt (m, n), Fr. Yaourt, yogourt (m), İng. Yogurt. Sütün laktik asit (sütasidi) kültürleriyle mayalanması sonucunda elde edilen ekşimsi aromalı pelteleşmiş bir süt ürünü. Milli bir yiyeceğimiz olan yoğurdun ilk defa ne zaman ve nasıl yapıldığına dair eldeki bilgiler yetersizdir. Amerika’da yaklaşık olarak 45-50 yıl önce, Avrupa’da da yirminci yüzyılın başlarından itibaren tanınmaya ve yapılmaya başlanan bu yiyeceğin en azından 1000 yıl önce Türk ülkelerinde yapıldığı ve yendiği bir gerçektir. 1000 yıl önce Balasagunlu Hacip ve Kaşgarlı Mahmud tarafından yazılmış olan Kutadgu Bilig ve Divanü Lügati’t-Türk adlı eserlerde yoğurda bugünkü anlamda raslanılmaktadır. Fransa’ya yoğurt, 16. yüzyılda, Birinci Fransuva’yı tedavi gayesiyle Türkler tarafından götürülmüş ve o tarihte yoğurt Fransa’da daha ziyade ilaç olarak tanınmıştır. Yoğurdun esas yayılması ve geniş çapta Türk sınırlarını aşması 20. yüzyılın başlarına rastlar. Yapılışı: İşlenişi pek zor değildir. Küçük çapta yapılacağı zaman fazla alet ve ekipmana da ihtiyaç göstermez. Hammadde, yani süt pişirilip sıcaklık 42-46°C’ye getirildikten sonra yoğurt mayası ile aşılanır. 3-4 saat böyle bırakılarak sütün yoğurtlaşması, yani ekşimsi bir tatla, peltemsi bir yapı alması sağlanır. Yoğurt mayası olarak genellikle bir gün önceki yoğurt kullanılır. Yoğurt yapılacak sütün seçimi önemlidir. Yoğurt hemen her çeşit sütten yapılabilir. Ancak kaliteli ve dayanıklı yoğurt yapmak için hammaddenin de aynı özellikte olması gereklidir. Yoğurt yapılacak süt temiz, taze, normal ve hilesiz olmalıdır. Hastalık yapıcı faktörlerden arındırmak, fazla suyu uçurarak yoğurda daha iyi bir kıvam kazandırmak, oksijeni bertaraf etmek ve hammaddedeki yağı yumuşatmak gayesiyle süt ısıtılır. Isıtma genel olarak 85-90°C’de 30 dakika süreyle yapılmaktadır. Sütün ısıtılması işleminde gözönüne alınması gereken bir husus da homojenlendirmedir. Yağın yüzeyde toplanmasını üstte kaymaklı, altta yağsız bir kısım meydana gelmesini önlemek için homojenizasyon gerekli olmaktadır. Homojenizasyon genellikle pastörize kazanlarda 60°C’ye kadar sütün ısıtılmasından sonra yapılır. Süt homojenizatürden geçirilir. Burada 200 kg/cm2 basınç altında homojenize edilerek esas ısıtmanın yapılacağı pastorize kazanına sevk edilir. Isıtma sistemi tamamlandıktan sonra soğutucularda soğutulur. Yoğurt mayası sütün asitliğini geliştirerek onu pıhtılaştıran ve yoğurda has aromanın meydana gelmesini sağlayan bir bakteri kültürüdür. Yoğurt mayasında başlıca iki bakteri bulunur. Bunlar streptecoccus thermophilus ve loctobasillus bulgaricus’tur. Ülkemizde yoğurt yapımı için genellikle saf olmayan karışık mayalar kullanılmaktadır. Bu da birgün önce yapılan yoğurttur. Bu şekilde maya kullanıldığında başarı tesadüflere kalmaktadır. Mayalamada sütün sıcaklığı 42-46°C’ye getirildikten sonra iyi kaliteli maya ile (% 2-3 oranında) mayalanır. Steril bir çubukla yavaşca karıştırılır. Sonra hemen doldurma kaplarına gönderilir veya mayalanmış olarak kazanda bir miktar bekletilir. Modern yoğurtçulukta mayalanmış süt genellikle hemen kaplara doldurulur. Kapların ağızları hava almayacak şekilde kapatılır. Yoğurtlaşma mayalanmış sütün 42-44°C’de 2.5-3 saat tutularak bilinen kıvam ve aroma kazanması sonucu olmaktadır. Buna inkübasyon da denir. İnkübasyondan sonra yoğurtlar 10°C’nin altına kadar soğutulur. Bununla, yoğurt bakterilerinin faaliyetleri için en elverişli derecelerden uzaklaştırılarak çalışmalarına, dolayısıyle asitliğin gelişmesine, mümkün mertebe engel olunmaya çalışılır. Soğuması tamamlanan ve 4°C’lik bir depoda birkaç saat veya satış durumuna göre en fazla bir gece bekletilen yoğurtlar ambalajlanarak satışa arz edilir. Evlerde pratik bir yoğurt yapımı şöyle olabilir: Süt geniş bir kapta kaynatılır, kaynama işleminin, süt içindeki suyun buharlaşmasına yetecek sürede olması önem taşır. Kaynama süresi 1.5 veya 2 saat olarak hesaplanabilir. Bu sırada, sütün taşmaması ve dibini tutmaması için karıştırılması gerekir. Kaynama ise sütün dörtte biri buharlaşır. Kaynatılan süt, yoğurt yapılacak kaplara, biraz yüksekten, azar azar dökülür. Yoğurdun sütün kaynatıldığı kapta yapılması düşünülüyorsa kap bir kenara alınır. Bir kenara alınan kaplardaki süt, kış aylarında 50, yaz aylarında 45 dereceye kadar ılıması için bekletilir. Süt, elin dayanabileceği kadar ılıtılmalı, daha fazla soğutulmamalıdır. Bu bekleme süresi içinde sütün üzeri kaymak tutacaktır. Bu arada maya hazırlanır. Maya olarak kullanılacak yoğurdun tatlı veya ekşi olmasına göre, yapılacak yoğurt tad kazanır. Bir litre süt için bir çorba kaşığı yoğurt, maya olarak hesaplanır. Hazırlanan maya, biraz süt karıştırılarak sulandırılır. Maya, bir kaşıkla veya bir şırıngayla süt üzerindeki kaymağın kenarı biraz kaldırılarak sütün içine katılır. Sütün üzeri kapatılır, kalınca bir örtü ile sarılır ve 4-5 saat mayalanmaya bırakılır. Mayalanma ortamında daha fazla kapatılarak bekletilirse yoğurdun tadı ekşir. Yoğurt, üzeri açıldıktan sonra iki saat kadar serin bir yerde bekletildikten sonra kullanılır. Yoğurt çeşitleri: Birçok çeşidi vardır. Başlıcaları adi yoğurt, aromalı yoğurt, silivri tipi yoğurt, dayanıklı yoğurt, reform yoğurt ve bioghurttur. Memleketimizde hatta diğer ülkelerde de en fazla yapılan yoğurt çeşidi adi yoğurttur. Bunlar normal olarak işlenir, aroma maddeleri katılmaz. Tabii tad ve kıvamda tüketiciye sunulur. Aromalı yoğurtlar batı memleketlerinde fazlaca ilgi görmüş çok yaygınlaşmıştır. Bunlar iki gruba ayrılabilir. Meyveli yoğurtlar, şekerli yoğurtlar. Meyveli yoğurtlar ilk önceİsviçre’de yapılmıştır. Çeşitli ülkelerde değişik işleme usulleri vardır. Çok çeşitli meyvelerden işlenmektedir. En fazla yaygın olanı da çilekli yoğurttur. Dayanıklı yoğurtları torba yoğurdu, pastörize yoğurt, kış yoğurdu (pişmiş yoğurt) ve kurut olmak üzere dört grupta toplanabilir. Sindirim üzerinde etkileri: Yoğurt hazmı çok kolay olan bir besindir. Bunun sebebi şu şekilde izah edilebilir: Çok yavaş asit teşekkülü süt asidi bakterileri ile sütü çok ince zerrecikler halinde pıhtılaştırır. Böylece mide barsak kanallarının hazım suları, proteine nisbi olarak çok büyük bir yüzey üzerinden etki etmektedir. Diğer taraftan yoğurt yapımında mikroorganizmalar, proteini kısmen peptitlere ve serbest amino asitlerine kadar parçalamakta, böylece bir çeşit ön hazım vuku bulmaktadır. Yoğurt kalsiyumdan yararlanmayı gıdadaki laktozdan daha fazla düzeltmektedir. Çünkü süt asidi ilave olarak kalsiyumun hazmolmasına yardım etmektedir. Sıhhatli insanlara herhangi bir rahatsızlık olmadan günlük bir litreye kadar yoğurt verilebilir. Sağlık için önemi: Yoğurt, bazı enterit ve kolit gibi gastro intestinal bozukluklarda diet olarak çok kıymetli gıda maddesi sayılmaktadır. Çeşitli yaştaki insanların özellikle süt çocuklarının ishallerinin veya diğer hazım bozukluklarının tedavisinde çok faydalı görülmüştür. Çok sayıdaki araştırmalar neticesinde yoğurtta antibiyotik özellikler tespit edilmiştir. Çünkü birçok bakteriye karşı önleyici bir etkisi tetkikler sonucu anlaşılmıştır. Antibiyotik etkili maddeler herşeyden önce gram negatif barsak bakterilerinin gelişmesini, çoğalmasını önlemektedir. Hayvanlar üzerinde yapılan denemelerde barsaklarda koli bakterileri tamamen yok edilmemekle beraber sayıları yoğurtta iyice azaltılabilmiştir. Bünyeye alınan patojen, yani hastalık yapıcı koli bakterileri yoğurt alınmasıyla çok çabuk dışarı atılabilmektedir. Nisbi olarak kısa zaman içinde öldürülebilen mikroorganizmalara karşı bakteriyostatik veya bakterisit etki gösterir. Şayet bu tip bakteriler ekşi süte bulaşmışlarsa, mesela salmonellerin yoğurt içerisinde yaşama kabiliyeti çok kısa sürmektedir. Türberkülozlu hastalar üzerinde de antibiyotik etki göstermektedir. Yoğurt aynı şekilde bulaşıcı hastalıkların tedavisinde de oldukça öneme sahiptir. Ayrıca çocukların bulaşıcı karaciğer iltihabı (hepatit) hastalıklarının dietik tedavisinde yoğurt kullanılır. Yoğurdun bundan başka radyoaktivitelerin sebep olduğu hastalıklarda, kalp rahatsızlıklarına karşı hatta kanser tedavisinde bile faydalı olduğu ileri sürülmüştür. Bazı zehirlenmelere karşı da yoğurt tavsiye edilmektedir. YOĞURTOTU (Galium); Alm. Labkraut (n), Fr. Gaillet (m), İng. Cheese rennet. Familyası: Kökboyagiller (Rubieaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Batı Anadolu’da yaygın olarak. Mayıs-ağustos ayları arasında küçük sarı renkli çiçekler açan 10-75 cm boyunda çok yıllık otsu bitki. Gövdeleri dik veya tırmanıcı dört köşeli tüysüz ve hafif yapışkanlıdır. Yaprakları dar sivri uçlu ve koyu yeşil renklidir. Çiçekler gövdelerin ucunda salkım şeklinde toplanmıştır. Kullanıldığı yerler: Bitkinin toprak üstü kısımları uçucu yağlar organik asitler ve glikozitler taşır. İdrar söktürücü, kabız edici ve yatıştırıcı etkilere sahiptir. YONCA (Medicago); Alm. Luzerne (f), Fr. Luzerne (f), İng. Lucerne, alfalfa, medick. Familyası: Baklagiller (leguminosae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Yaygın olarak yetişir. Yaprakları üç parça olan otsu bitkiler. Meyveleri küçük fasulye gibidir veya helezon şeklinde kıvrıktır. Gerek tırfıl (Torijolium) türleri gerek Yonca (Medicago) türleri genel olarak yonca adıyla bilinir. Yoncanın hayvan yemi bakımından önemi oldukça büyüktür. Bu maksatla memleketimizin çoğu yerinde ekimi yapılmaktadır. Tıbbi olan türü kokulu yonca (Melilotus officinalis) olarak bilinir. Bu tür haziran-eylül ayları arasında güzel kokulu, sarı renkli, küçük çiçekler açan 25-100 cm boylarında tarla ve yol kenarlarında rastlanan otsu bitkilerdir. Çiçekleri dalların ucunda, uzunca ve dik salkımlar teşkil ederler. Kullanıldığı yerler: Kokulu yonca yumuşatıcı olarak, romatizma ağrılarını teskin edici ve kabız edicidir. Su yoncası (Menyanthes trifoliata): Avrupa ve Kuzey Asya’da yetişen çok yıllık otsu bir su bitkisidir. Memleketimizde Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde görülür. Rizomları kalın, silindirik ve sürünücü, yaprakları uzun saplı üç parçalıdır. Çiçekler pembemsi beyaz renklidir. Bitki glikozit taşır. Kullanıldığı yerler: Yaprak ve kökleri iştah açıcı, kuvvet verici ve ateş düşürücü olup yüksek dozları zararlıdır.
    20 Ocak 2011
    #1
  2. Yoğunluk Nasıl Hesaplanır Cevapları

soru sor

Yoğunluk Nasıl Hesaplanır

Alakalı Aramalar:

  1. sütün yoğunluğu nasıl değişir