Yâ Fettâh

İsimli konu WH 'Dualar' kategorisinde, \\marjory\\ üyesi tarafından 30 Aralık 2008 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Yâ Fettâh. [IMG] Yâ Fettâh Zamanların Fâtihisin Lutf ile nusret edensin Mü’mini cihanda muhsin Seçen sensin “Yâ Fettâh” Yâ Fettâh, Ey büyük Allah’ım,... Yâ-sin <<< Fettâh >>> ...

  1. [​IMG]

    Yâ Fettâh


    Zamanların Fâtihisin
    Lutf ile nusret edensin
    Mü’mini cihanda muhsin
    Seçen sensin “Yâ Fettâh”


    Yâ Fettâh,

    Ey büyük Allah’ım,

    Sabahın ılık rüzgarı, hanemize koşarken, uzaklara
    eden ak mintanlı gün, tepelerin üzerinden aşarken, vadilerin üzerinden devrile devrile akan sular ırmağından taşarken ben ellerimi açtım, sana geldim. Kapına geldim. Üzerime kapanmış sandığımkapına geldim. Hüznün sarkacında asılı duran kederli yüreğimi sana getirdim. Yüreğim senin inayetinle durulmak ister. Sen merhametinin sığınağına geldim, uyumaya, durulmaya ve yeniden doğrulmaya... Ağır ağır yükleri taşıtmayan, belalı sulara girdiğimde boğulmama geçit vermeyen sensin. Kalbimi onaran sen.Tüm hüzünlerimi bıraktım zehrin avuçlarına, geldim. Kalbim, anahtarı sen de olan huzur kapısından içeri girmek diler. Bütün pişmanlığım, bütün kederim ve sana olan aşkımla geldiğim kapını, engin lütfunla aç Rabbim. Aç ki senin ikliminin sırrına ereyim, senin ateşinle yanayım.Şükürler sana Rabbim, şükürler olsun...

    Nurunla, rahmetinle muhabbetler saçansın...

    Kilitli kapıları ihsanınla açansın.

    Bize bütün kapıları

    Açan sensin “Yâ Fettâh”

    Zaferlerin ayetlerde
    Geçen sensin “Yâ Fettâh”

    Ey sevgililer sevgilisi,

    Ey gönüller Fatihi,

    Yâ Fettâh

    Beni mahzun koyan, beni kesretin zincirlerine vuran, beni zehriyle uyutan kıskanç zamanın ellerinden düşüp sana iltica etmişim... Mülteciyim kapında Ey Sevgili...
    Dilenciyim, gönül gözü topal. Aşkına dilenciyim, mahzun koyma Yâ Fettâh... Beni kapıların arkasında bırakma. Hayırlı kapıların açılsın yüzüme, taze günlerin avucunda bir sarmaşık olayım her sana açılan, her seni zikreden. Bir kapıyı kapatıp bin kapıyı açan Allah’ım. Bir şerri, musibeti, bin hayra bağlayan, ummadıklarımı, düşünemediklerimi, bilemediklerimi esrarınla kalbime düşüren Rabbim. Mültecinim kapında, uzak seferlerden gelmişim, kabul buyur, aç nurlu ikliminin kapılarını sonuna kadar. Aç ki bir gül gibi katmerleşip açayım her seherde Hu Hu, diyerek.

    Şükürler sana Rabbim, şükürler olsun.

    Nurunla, rahmetinle muhabbetler saçansın...

    Kilitli kapıları ihsanınla açansın.


    Sultanım,

    En sevgili,

    Ey Sevgili,

    Şimdi vakitlerden tan vaktidir. Camilerde sabah ezan-ı okunuyor. Ezanın kutlu sesi açıyor yüreğimin perdesini. Esrarlı bir saba açıyor gönlümün kapısını, sızıyor ta derinlere. Ürperiyor ve sana uyanıyorum. Bir el dokunmuş yüreğime saba tadında. Gözlerim buğulanıp yağıyor nisan’a inat. Hiçliklere inat. Menekşeler, ıtırlar boy veriyor yüreğimin bahari toprağında. Kimselerin ayak basmadığı gönlümün sessiz kırlarında, bin kır çiçeği açıyor her seni anan... Kokular getiriyor, saba rüzgarı çok uzaklardan el değmemiş... Kelebek kanatlı bir düş görüyorum ve düşüyorum peşine. Beni sana getiriyor. Düşlerimi hayra yor Rabbim. Asrın cehenneminden iltica ediyorum rahmetinin saadet kapısına. Çalıyorum, çalıyorum, bir daha çalıyorum... Mültecinim diyorum kapınızda ey Sevgili... Ve bana açılıyor ümidimin kapıları... Giriyorum ardıma hiç bakmadan.

    Şükürler sana Rabbim, şükürler olsun...

    Nurunla, rahmetinle muhabbetler saçansın...

    Kilitli kapıları ihsanınla açansın.

    Tutunduk Hakk dallarına

    Düştük yollarına
    Nimetini kullarına

    Saçan sensin “Yâ Fettâh”



    Ey Ulu Allah’ım,

    Sultanım,

    Yâ Fettâh

    Yâ Rezzak,

    Nurun, şefkatin ve merhametinle içi kararmış, ruhu daralmış müminin kalbini aç. Yeniden fethet... Yeniden fethet insanlığı Rabbim. Unutulmuş ve unuttuğumuz ne varsa, hepsini yeni baştan düşür yüreğimize. Cihat aşkı, taşısın bizi asrı saadet ülkesine. Dilde, elde, fikirde, zikirde bir fetih süruru yakalasın bizi. Zamanın kifayetsizliği yetmezmiş gibi, çağa yenik düşmüş kalplere, cihetsiz kalmış aşklara, şehnaz faslına dönüşmüş hayatlara ummanından bir düşür. Vaktin elinde umarsız, aşksız, imarsız kalmış gönüllere, hislere inşirah ver. Mevsimlerin üzerine düşmüş hastalıklı güz şarkılarını yarıda kes Allahım. Baharlar gelsin, yeşilden bir zümrüt insin dallarımıza. Kara kışın karsız geçen kasvetinde kaçırdık ruhlarımızın gül mevsimini. Açsın gönlümüzde yine peygamber kokuşlu İstanbul gülleri. Şirazesi kaçmış gül mevsimlerine, kara gözlü menekşelere, yasemin kokulu günlere inşirah ver Allahım...

    Şükürler sana Rabbim, şükürler olsun...

    Nurunla, rahmetinle muhabbetler saçansın...

    Kilitli kapıları ihsanınla açansın.

    Fethi mübin inancıyla

    Coşturup iman gücüyle

    Küfrü fethin kılıcıyla

    Biçen sensin “Yâ Fettâh”

    Yâ Fettâh,

    Yâ Rezzak,

    Ey Hünkâr-ı ezel,

    Feth-i Mübin duygusunu kattığın yürek şehirleri şimdi zulmün elinde biçâre. Hicret ve niyetimiz senin için, senin ikliminin ellerine varmak için. Dünya ki bir zindan-ı bela, çah-ı u mihnettir. Bizi geçir bu dünya dehlizlerinden Rabbim. Bize, hayırlı kapılar aç, girelim -ı saadet bahçesine. Bir ashap şenliği başlasın gönlümüzde. Bize hayırlı günler et Rabbim, erelim nice haftalara, aylara, senelere. Bize hayırlı rızklar bahşet yüce ihsanınla, derelim başakları dolu tarlalarımızı. İhsanını bizden esirgeme Allahım. Senin İhsan denizinde bir mâhi gibiyiz. Bize varlığımızı hatırlat Rabbim. Bizi bize unutturma. Aklımızı, ruhumuzu, fikrimizi aç Allahım.

    Şükürler sana rabbim, şükürler olsun...

    Nurunla, rahmetinle muhabbetler saçansın...

    Kilitli kapıları ihsanınla açansın.
    Meryem Aybike SİNAN
    30 Aralık 2008
    #1
  2. Yâ Fettâh Cevapları

soru sor

Yâ Fettâh