Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Ne Zaman Kabul Edildi?

İsimli konu WH 'Ansiklopedi' kategorisinde, ziyaaktas üyesi tarafından 1 Ocak 2014 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Ne Zaman Kabul Edildi?. 1924 Anayasası’nın Kabulü: 20 Nisan 1924 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1924) 20 Nisan 1924'te yürürlüğe giren 1924 Anayasası Teşkilât-ı Esasîye Kanunu'nu... Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ...

  1. 1924 Anayasası’nın Kabulü: 20 Nisan 1924


    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1924)


    20 Nisan 1924'te yürürlüğe giren 1924 Anayasası Teşkilât-ı Esasîye Kanunu'nu yürürlükten kaldırmıştır. Birkaç önemli değişiklikle (Altı ilkenin eklenmesi, devletin dininin İslam olduğuna dair ibarenin kaldırılması ve kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi gibi) 1961'e dek yürürlükte kalmıştır. 1 Ekim 1945'te içeriği değiştirilmeden, dili Türkçeleştirilerek yeniden kabul edilmiştir. 27 Mayıs 1960 ihtilalinin ardından, 1961'de yeni bir anayasa hazırlanarak kabul edilmiş ve 1924 Anayasası yürürlükten kaldırılmıştır.
    Madde: Devletin Yönetim şekli Cumhuriyettir.
    Madde: Türk Devleti'nin dili Türkçe, başkenti Ankara'dır, (13 Ekim 1923'te başkent olmuştur.)
    Madde: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu egemenliğin tek temsilcisi TBMM'dir.
    Hükümet sistemi yerine kabine sistemi getirilmiştir.
    Seçme ve Seçilme hakkı yalnızca erkeklere değil kadınlara da tanınmıştır.
    1928 yılında- "Devletin dini islamdır." ibaresi çıkarılmış
    1937 yılında Laiklik ilkesi anayasaya girmiştir.
    1924 Anayasası’nın temel özellikleri şunlardır: Cumhuriyet İlkesi: 1924 Anayasası Cumhuriyet ilkesini temel almıştır. Nitekim anayasanın 1. Maddesi “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir” demektedir. Bu hükümle devletin yönetim şeklinin “cumhuriyet rejimi olduğu” belirtilerek, ülkeyi idare edeceklerin ancak seçim yoluyla bu hakkı elde edebilecekleri kabul edilmiştir.
    Milli Egemenlik İlkesi: 1924 Anayasası 3. Maddesinde “hâkimiyet kayıtsız milletindir” denilmektedir. Bu hükümle anayasa millet egemenliğini kabul etmiştir. Bu hüküm aynı zamanda demokratik bir devlet düzeninin ilk hareket noktası olmuştur. Türk Milleti, egemenliğinin sahibi olduğunu verdiği Millî Mücadele ile bütün dünyaya kabul ettirmiştir. Bu egemenlikte artık hiçbir kişinin veya dini inanç ve kurumun ilişkisi yoktur. Millet egemenliğinin sahibidir. Bu egemenlik Türkiye Büyük Millet Meclisi aracılığıyla kullanılır. Türkiye büyük Millet Meclisi, milletin tek ve gerçek temsilcisi olup millet adına egemenlik hakkını kullanmaya yetkili tek organdır.
    Güçlerin Birliği ve Büyük Millet Meclisi’nin Üstünlüğü: 1924 Anayasası da güçler birliği sistemini kabul etmiştir. Anayasanın 5 nci Maddesi “yasama yetkisi ve yürütme gücü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde belirir ve toplanır” demektedir. Bu anayasada da kuvvetler ayrılığı ilkesi benimsenmemiştir.
    Büyük Millet Meclisi’nin üstünlüğü vardır. Meclisin üstünde bir kuvvet yoktur. Bu nedenle meclis ancak kendini fesh edebilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi devletin organları içinde en üst organdır. Milletin tek temsilcisidir, yasama yetkisini meclis doğrudan kendisi kullanır. Yürütme yetkisini kendisi tarafından seçilecek bir cumhur başkanı ve onun atayacağı bakanlar kurulu aracılığıyla kullanır.
    1924 Anayasası’na göre devletin temel nitelikleri bu anayasanın devrimci yapısını da yansıtmaktadır. 1924 Anayasası’nın 2 nci Maddesi ile; Türkiye Devleti’nin dininin İslâm olduğu, resmi dilinin Türkçe olduğu ve devlet merkezinin Ankara olduğu açıklanmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren gerçekleştirilen köklü atılım ve devrimlerle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sosyal ve ekonomik karakteri de ortaya konmuş ve bunlar 1937 de Anayasa’nın 2.nci maddesinde yapılan değişikliklerle anayasaya dahil edilmiştir. Böylece Türkiye Devleti’nin “Cumhuriyetçi, milliyetçi, laik, halkçı, devletçi ve inkılâpçı” bir devlet olduğu anayasayla da belirtilmiştir. Bu özellikleri ile Türkiye, hukuksal olarak çağdaş ve modern bir devlet olmuştur.
    1924 Anayasası’na göre yasama organı Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Meclis egemenliği millet adına kullanacak olan tek yetkili organdır. Meclis yasama görevini doğrudan kendisi yapmaktadır. Bu görevler arasında; “Kanun koymak, tefsir etmek, kanunları değiştirmek, kaldırmak, devletlerle sözleşmeler yapmak, barış yapmak, savaş ilan etmek, devlet bütçesini incelemek, para basmak, genel ve özel af çıkarmak, idam kararlarını onaylamak” gibi yasama görevleri bulunmaktadır.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa’yı, üyelerinden 1/3 nün teklifi ile 2/3 nün çoğunluk oyuyla değiştirebiliyordu. Ayrıca yürütme meclisi fesih edemiyordu.
    1924 Anayasası’nın beşinci maddesi ile yürütme kudreti Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde toplanmıştır. Ancak Meclis bu görevini kendisi tarafından seçilen bir Cumhurbaşkanı ve onun tayin edeceği İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu) aracılığıyla kullanmaktadır. Yürütmenin en üst organı olarak Cumhurbaşkanı öngörülmüş ve yürütme görevini yapacak organ olarak bugünkü anlamda bir Başbakan ve onun belirlediği bakanlardan oluşan Bakanlar Kurulu olarak belirtilmiştir. Bakanlar, Başbakan tarafından belirlenir, Cumhurbaşkanınca tasdik edilir ve meclisin onayına sunulurdu. Türkiye Büyük Millet Meclisi her zaman Hükümeti denetleyebilir ve düşürebilirdi.
    1924 Anayasası yargı yetkisini bağımsız mahkemelere vermiştir. Anayasa yargı organlarının verdiği kararların, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile İcra Vekilleri Heyeti’nce değiştirilemeyeceğini ve yerine getirilmesine mani olunamayacağını hüküm altına alarak, yargı kararlarına hem teminat hem de bağımsızlık getirmiştir. 1924 Anayasası, 1921 Anayasası’nın aksine yargı kuvvetini Meclise vermemiş, bağımsız mahkemelere bırakmıştır.
    1924 Anayasası’nda Yapılan Değişiklikler: 1924 Anayasası’nda 1924’ten 1960 yılına kadar bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler şunlardır:
    10 Nisan 1928 tarihinde yapılan değişiklikle Anayasa’nın 2 maddesinde yer alan “Türkiye Devleti’nin dini İslâm’dır” hükmü çıkarılmıştır. Ayrıca milletvekillerinin yeminlerindeki vallahi kelimesi “namusum üzerine söz veririm” ifadesiyle değiştirilmiştir. Yine Meclisin görevleri arasında yer alan “ahkam-ı şer’iye’nin tenfizi” (dinsel hükümlerin yerine getirilmesi) hükmü anayasadan çıkartılmıştır.
    Bu değişikliklerle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çağdaş ve laik bir devlet olması amaçlanmış ve laik devlet anlayışına yönelinmiştir.
    5 Aralık 1934’de yapılan değişikliklerle kadınlara milletvekili seçme ve seçilebilme hakkı verilmiş ve seçmen yaşı 18’den 22’ye çıkartılmıştır.
    5 şubat 1937’de aslında Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri olan “Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılâpçılık” Anayasanın 2. maddesine dahil edilerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel nitelikleri olarak belirtilmiştir.
    10 Ocak 1945’de ve 24 Aralık 1952’de yapılan değişikliklerle Anayasa’nın dili üzerinde değişikliklere gidilmiştir.
    Türkiye Cumhuriyeti’nin en uzun süre yürürlükte kalan Anayasası niteliğindeki 1924 Anayasası, 27 Mayıs 1960 hareketine kadar yürürlükte kalmış ve bu hareketle birlikte yürürlükten kalkmıştır.
    Modern hukuk kurallarını benimsemek durumunda olan genç Cumhuriyet, aynı zamanda laiklik ilkesini hukuk alanına da uygulamak ve kanun koyarken dini esaslara bağlı kalmadan, kanunları, modern çağın gereklerine dayandırmak zorundaydı.


    1924 ANAYASASI'NIN KABULÜ 20 Nisan 1924



    - 20 Ocak 1921’de kabul edilmiş olan ilk anayasa, öncelikli ihtiyaçların giderilmesine yönelik maddeler içermekteydi.
    - Halkın bütün ihtiyaçlarına cevap vermekten uzaktı.
    - 1924 Anayasası Çeşitli değişikliklere uğrayarak 1961 yılına kadar devam etmiştir.


    Not: 1924 Anayasası en uzun süre yürürlükte kalan ve üzerinde en çok değişiklik yapılan anayasadır.


    1924 Anayasası’nın Bazı Maddeleri:



    - Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
    - Devletin yürütme şekli cumhuriyettir.
    - Devletin dini İslam, dili Türkçe, başkenti Ankara’dır.
    - Yasama, yürütme ve yargı yetkileri TBMM’ye aittir.
    - Seçme ve seçilme hakkı sadece erkeklere aittir.


    1924 Anayasası’nda Yapılan Bazı Değişiklikler:



    - Yapılan her inkılap hareketi anayasaya eklenmiştir.
    - Seçme yaşı 18 den 22 ye çıkarılmıştır.
    - 1928’de din ibaresi anayasadan çıkarılmış böylece anayasa laikleştirilmiştir.
    - 1934’te kadınlara siyasî hakların verilmesi ile ilgili haklar anayasaya eklenmiş, böylece siyasî alanda kadın erkek eşitliği sağlanmıştır.
    - 1937’de Atatürk ilkeleri anayasaya eklenmiştir.
    1 Ocak 2014
    #1
  2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Ne Zaman Kabul Edildi? Cevapları

  3. SHERLOCK HOLMES ÖZEL DEDEKTİFLİK HİZMETLERİ
    http://www.dedektifsherlock.com/hukuksal_danismanlik.html
    Danışmanlık hizmetlerimizle, şirketinizin iştigal konusu ve sair tüm işlerinin sağlıklı bir hukuki süreçte işlemesi için, özen hukuk tarafından, şirketiniz mercek altına alınmakta, gerekli hukuki denetimler ve incelemeler yapılmakta, belgeler ve şirket işleyiş süreci incelenmekte, eksik veya hatalı uygulamalar revize edilmekte, mevcut olmayanlar tarafımızca hazırlanmakta ve tüm uygulama baştan sona kontrol edilmektedir. Bu çalışmalarla; şirketinizde güvenli bir hukuki altyapı kurulması, hukuki ihtilaf sayısının en aza indirilmesi, karşılaşılan ihtilaflarda şirket menfaatlerinin azami ölçülerde korunması amaçlanmaktadır. Burada nihai amaç şirket üzerinde oluşturulacak hukuki koruma şemsiyesi ile ihtilaflar oluşmadan evvel, sizlere “ koruyucu avukatlık ve önleyici hukuk hizmeti” verebilmek ve bu suretle şirketlerinizin sağlıklı gelişmesine katkıda bulunmaktır.
    Daha detaylı bilgi almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.
    http://www.dedektifsherlock.com/hukuksal_danismanlik.html
    12 Nisan 2014
    #2
soru sor

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Ne Zaman Kabul Edildi?