tolstoy insanlar ne ile yaşar? -kitap ozeti

İsimli konu WH 'Kitap Özetleri' kategorisinde, cagoooo üyesi tarafından 3 Aralık 2007 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: tolstoy insanlar ne ile yaşar? -kitap ozeti. Kitap Kahramanları Matryona Simon Mihael Kitapta bir meleğin Allah tarafından cezalandırılışı anlatılmaktadır....

  1. Kitap Kahramanları

    Matryona
    Simon
    Mihael

    Kitapta bir meleğin Allah tarafından cezalandırılışı anlatılmaktadır.

    ----------------------------------------------------------------------------

    Simon ne evi nede kendine ait toprağı olan bir kunduracı. Karısı ve çocukları ile kulübede yaşıyordu. Emek ucuz ekmek ise pahalı...

    Bir gün Simon koyun postu almak için köye gidecekti. Köye gitti ve koyun postunu satın alacağı kişi evde yoktu. Simon geri dönmeye koyuldu. Geri dönerken Türbenin arkasında oturan çırıl çıplak adamı gördü. Orada oturan adam Mihael yani Allah tarafından cezalandırılan melekti. Simon önce korktu ve görmemezlikten geldi. Sonra içine bir kurt düştü geri döndü. Adamın üstünde herhangi yara,bere yoktu. Adam oracıkta yaslanmış oturuyordu. Mihael gözlerini açtı ve Simon'un yüzüne baktı. Bu bakış Simon'un adamı sevmesine yetti. Simon üstündeki birkaç parça eşyayı Mihael e verdi ve ikisi beraber evin yolunu tuttular.

    Eve geldiklerinde Simon'un karısı Matryona kızgındı. Eve bir dilenci getiriyor diye sinirlenmişti. Üstelik üstünde Simon'un eşyalarını görünce siniri iki katına çıktı. Matryona Simon'u yanına çağırdı ve konuştu. Simon birden itiraz etti.
    "Neden ön yargılı davranıyorsun? Önce adama sor neyin nesisin diye! " dedi. Matryona dahada öfkelendi. Ardından yemek yediler. Matryona Mihael e yemek verdi ve Mihael gülümsedi,yüzünde bir nur açığa çıktı.

    Simon adam hakkında herhangi bir bilgi hala bilmiyordu. Sabah uyandığında ilk işim ona soru sormak olacak dedi ve uyudu.

    Sabah olduğunda Simon kalktı Mihael hala uyuyordu. Simon un sesine birden uyandı. Simon ona ne iş bilirsin dedi. Ve o hiç bir iş bilmem dedi. Simon birden şaşırdı. Öğrenmek istiyormusun dedi ve İnsanlar çalışır, bende çalışacağım dedi. Simon sonra adını sordu ve Mihael dedi. Mihael kendi hakkında en ufak birşey bile söylemedi.

    Ardından Simon Mihael'i Kundura dükkanına aldı ve çalışmaya başladılar. Mihael işi 1 ayda öğrenmesine rağmen Simon'dan daha güzel işler yapıyordu.

    Bir kış günü Simon ve Mihael çalışırken kızağa koşulmuş üç atın çektiği, zilleri olan bir araba kulübelerinin önüne geldi. Merakla pencereden dışarı baktılar. Kürk paltolu biri arabadan indi. Matryona yerinden fırlayıp kapıyı hemen açtı. Simon ayağa kalktı ve beyefendi ye selam verdi. Ve şaşkın şaşkın ona baktı.

    Beyefendi yardımcısından deriyi getirmesini istedi. Ve Simon'dan onun için bir çizme yapmasını istedi. Bir yıl giymek istediğini , ne şekli bozulsun ne dikişleri sökülsün isteyen bir çizme yapmasını istedi. Simon kızgın adamı görünce korkmuştu ve yavaşca Mihael e işi alıp almaması gerektiğini sordu. Mihael evet al dedi. Ve Simon beyefendinin ölçüsünü aldı. Beyefendi diz kısmını dar yapmamasını istedi. Beyefendi Mihael'e ona iyi bak dedi. Bu çizmelerin 1 yıl dayanmasını istediğini söyledi. Mihael oraya baktı ve tekrar gülümsedi yüzünde nur açığa çıktı .

    Mihael ve Simon işi yapmaya koyuldu. Fakat Mihael çizme değil Terlik yapmıştı. Simon aniden bağırdı Ne yaptın diye. Aniden beyefendinin yardımcısı içeriden girdi. Beyefendinin karısı çizmeler için göndermişti. Ve artık o çizmelere ihtiyacı olmadığını, beyefendinin öldüğünü söyledi. Buradan ayrıldıktan sonra eve kadar bile yaşamadığını söyledi. Mihael ardından deriden artakalanları topladı,sardı yaptığı hafif terlikleri birbirine vurup önlüğüne sildi sonrada onları deri paketiyle birlikte uşağa verdi.

    Ve birgün ikisi dükkanda durarken bir kadın ve iki çocuk geliyordu. Mihael onları görünce yine gülümsedi ve yüzünde nur açığa çıktı. Kadın içeriye girdi ve iki kız için baharlık deri ayakkabı yaptırmak istediğini söyledi. Ve ardından Simon'a hikayeyi anlattı.

    ...​

    Simon Mihael e sordu "Yüzün neden ışıldıyor neden 3 kez gülümsedin ? "
    Ardından Mihael cevap verdi "Çünkü cezalandırılmıştım. şimdi Allah beni affetti. Bu yüzden ışıyorum ve üç defa gülümsedim nedenmi ? Çünkü Allah beni 3 hakikati öğrenmem için Dünyaya yolladı. ." Simon tekrar sordu. "Neden Allah seni cezalandırdı?" Ardından Mihael tekrar cevap verdi " Çünkü ona itaat etmedim. Allah beni o annenin ruhunu almak için Dünyaya göndermişti. fakat Mihael acımıştı anneye. Çünkü o çocukları emzirecek kişi yoktu. Ve ben annenin ruhunu almadım tekrar semaya erdim. Ardından Allah beni cezalandırdı."

    Simon ve Matryona heyecanla onu dinliyordu. Matryona'nın içi öylesine ferahlamıştı ki... Ardından Simon sordu " Neymiş o üç hakikat?"
    Mihael cevapladı " Allah'ın bana söylediği ilk soru şuydu. 'İnsanın kalbine ne hükmeder?' ve anladım ki insanın kalbine sevgi hükmeder. ikinci soru ise 'İnsana ne verilmemiştir ? ' İnsana kendi ihtiyaçlarının bilgisi verilmemiştir. ve üçüncü soru ise 'İnsan ne ile yaşar?' ve anladım ki İnsanın elinde hiçbirşey olmasa bile Allah sevgisi olsun yeter. Yani insan Allah'a inanmadan yaşayamaz...

    --------------------------------------------------------------------------

    Özet tamamen kendi tarafımdan yapılmıştır [​IMG]
    3 Aralık 2007
    #1
  2. tolstoy insanlar ne ile yaşar? -kitap ozeti Cevapları

  3. paylaşım için saol........
    15 Aralık 2007
    #2
  4. paslasım için tesekkurler...
    20 Aralık 2007
    #3
  5. çok gsl olmus thanks
    17 Aralık 2008
    #4
  6. son zamanlarda çok işim oluyor
    ama sağol güzel paylaşım
    18 Ocak 2009
    #5
  7. inşallah hoca anlamaz
    28 Nisan 2009
    #6
  8. inşallah anlamaz hoca
    17 Eylül 2010
    #7
  9. arkadaşlar burda sadece bitane hikayeyi anlatmışsınız bu kitapta 3 hikaye vardır insan ne ile yaşar1. si,2. si insana ne kadar toprak lazım,3. sü efendi ile uşak...
    yani bunu kim yazıp öğretemenine götürürse hoca bu kitabı okumamış veya okuyan birini tamıyorsa çakmaz
    21 Kasım 2010
    #8
  10. neden sadece insan neile yaşarın özeti var onun içinde bir sürü hikaye var örn: üç soru,insana ne kadar toprak lazım, efendi ile uşak
    29 Kasım 2010
    #9
  11. bence biraz daha kısa olbailirdi ve ilk cümle devrik cümle olmuş bu kitabın içinde sadace bu hikaye yok k ki başşka hikayelerde var yani onun için diğerlerinin dfe özeti olsa iyi olurdu :)
    20 Ocak 2011
    #10
  12. çk glz tşkklr
    6 Şubat 2011
    #11
  13. Kunduracı Simon, karısı ve çocuklarıyla birlikte bir köylü*nün evinde oturuyordu. Kazancı, ancak boğazlarına yetiyordu. O kadar, fakirdi ki, karı koca parça parça olmuş aynı paltoyu giyi*yorlardı. Yeni palto yaptırmak istiyordu. Fakat, o kadar parayı nasıl toplayacaktı. Bir ümitle, köydeki alacaklarını toplamak için gitti. Ancak, yirmi köpekten fazla toplayamadı. Canı çok sıkıldığı için onunla da içki İçti. Söylene söylene evine dönerken, kilisenin yanında çırılçıplak, heykel gibi duran bir adam gördü. Önce, hızlı bir şekilde oradan uzaklaştıysa da, sonra insanlığından utanarak, geri döndü. Bu genç bir adamdı. Hemen, üstünden ceketini çıkar*dı ve adamın sırtına geçirdi. Kuşağını da beline bağladı. Yetmedi, ayağındaki çizmeleri de çıkarıp adama giydirdi. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, kalacak yeri yok diye, alıp evine getirdi. Bu arada adamın isminin Mikail olduğunu öğrendi.
    O esnada, Simon’un karısı Matroyna, bir pişirimlik ununu bugün mü yarın mı ekmek yapmanın düşüncesi içindeydi. Bir anda ayak sesleri duydu. Kapıda kocası ve tanımadığı birisi vardı. Kocası ve adam içeri girip oturdular. Sonra da, Simon Matroyna’dan kendilerine yemek getirmesini istedi. Matroyna da “Sızın gibi sarhoşlara verecek yemeğim yok” dediyse de, adamın bu sessiz ve gariban haline acıyıp, evde olan son bir tabak yemeği de getirip önlerine koydu. Sonra da yabancıya, tavan arasında yata*cak yer verdiler. Kendileri de yattıklarında karısı Sİmon’a, “Biz yardım ediyoruz da, neden hiç kimse bize yardım etmiyor” diye sordu. Simon, hiçbir cevap veremedi.
    Ertesi gün, Mikail erkenden kalkmış, sessizce oturuyordu. Sİmon ona, çalışması gerektiğini anlatıp, kundura dikmeyi öğret*meye başladı. Kısa sürede usta bir kunduracı haline gelmişti. Sessizce çalışıyor, çok az yemek yiyor, çok az konuşuyordu.
    Böylece bir yıl geçti. Mikail artık herkesin beğendiği bir usta olarak ün yapmıştı. Haliyle, Simon’un da işleri düzelmişti. Bir gün, dükkândan içeri dev gibi, kibirinden yanına varılmayan bir adam girdi ve uşağının elindeki deriyi göstererek, bundan çok iyi bir çift çizme yapmasını istedi. Simon, Mikail’e baktı ve kabul etti. Mikail deriden çizme değil de terlik yaptı. Simon bu işe kızmak için ağzını açacaktı ki, adamın uşağı kapıdan içeri girdi ve efendi*sinin Öldüğü için çizmeye gerek kalmadığını, hanımının onun yerine bir çift terlik yapılmasını istediğini belirtti. Mikail yaptığı terlikleri uşağa uzattı.
    Aradan altı yıl geçmişti. Bir gün bir kadın, birinin ayağı topal iki çocuğu ile gelir ve ayakkabı yaptıracağını söyler. Sonra da kadının anlattıklarına göre, bu ikiz çocukların anne ve babaları ölmüş ve kadın onları himayesine almıştır. Kadın gittikten sonra, Mikail gülümser. Bu onun geldiğinden beri üçüncü gülümseme-sidir. Birincisi, Simon’un hanımı ona yemek verdiğinde; ikincisi, çizme siparişi veren adam geldiğinde olmuştu.
    Mikail, önlüğünü çıkardı ve “Allahaısmarladık efendilerim, Al*lah beni bağışladı, bir kusur işledi isem siz de bağışlayın” diyerek git*mek için hareketlendi. Mikail’den bir ışık yükseliyordu. Simon kalkıp onun önünde eğildi. Ve Mikail’den mümkünse durumu izah etmesini istedi. O da, “Ben bir melektim. Allah bana yeni doğum yapmış bir kadının canını almam için görev verdi. Baktım kadının kocası yeni ölmüş. Görevi yapamadım. Allah da bana, git o kadının canını al ve şu üç hakikati de öğren dedi. İnsanda yaşayan nedir? İnsanlara verilme*miş olan şey nedir? Ve insan ne ile yaşar?”
    “Ben, hanımınızın yüzündeki yumuşamayı görünce, insanda yaşa*yan şeyin sevgi olduğunu anladım. İlk kez o zaman gülümsedim. Sonra, çizme isteyen adam geldiğinde, arkasında arkadaşım ölüm meleği vardı. O zaman da insana verilmeyen şeyin, kendi ihtiyaçlarının bilgisi oldu*ğunu anladım. O zaman yine gülümsedim. O kadın ve çocukları görün*ce de, insanın ne ile yaşadığım anladım. İnsan içindeki Allah ile yaşı*yormuş meğer. Bu da üçüncü hakikatti. Bunu anlayınca yine gülümse*dim ve Allah’ın artık beni affettiğini anladım.”
    Sonra, kılığı değişti ve bir melek haline geldi. “Anladım ki, İnsan kendi çabasıyla değil, sevgi ile yaşar” dedi. “Yine anladım ki, her ne kadar insanlar kendileri için kaygı çekmekle yaşadıklarım zannederlerse de, hakikatte yalnız sevgiyle yaşarlar, Yüreğinde sevgi taşıyan İnsanın sevgisi Allah’tandır ve Allah o insanın içindedir. Çünkü varlığın sebebi sevgidir.”
    7 Şubat 2011
    #12
  14. Ya size zahmet EFENDİ İLE UŞAĞIN ÖZETİNİDE YAZARMISINIZ YADA BİLDİNİZ BİR SİTE VARMI
    12 Şubat 2011
    #13
  15. saolun teşekkür ederim çok ihtiyacım vardı inşallah hoca anlamaz
    17 Şubat 2011
    #14
  16. Paylaşım için teşekkürler kardeşim emeğine sağlık . :)
    4 Mayıs 2011
    #15
  17. Arkadaşlar hoca 3 konuyuda özetliin demioki . Ben bizim hocaya sordum bütün hocalar böle dermiş sadece 1 konusunu özetlemek Lazımmış :tamam::tamam::tamam::tamam::tamam::tamam:
    4 Mayıs 2011
    #16
  18. ödev var ne yapıcaz bilmiyorum ama sağolun
    5 Nisan 2012
    #17
  19. Çok güzel olmuş ellerinize sağlık inşallah hoca anlamaz
    11 Nisan 2012
    #18
  20. ellerine sağlık ben bu özeti yazılıda yazdım ama hoca çakmadı.:)
    16 Nisan 2012
    #19
  21. çok uzun olmuş
    23 Nisan 2012
    #20
soru sor

tolstoy insanlar ne ile yaşar? -kitap ozeti

Alakalı Aramalar:

  1. tolstoy insan ne ile yaşar ozet

    ,
  2. tolstoy insan ne ile yaşar özeti

    ,
  3. tolstoy insan ne ile yaşar kitabının özeti

    ,
  4. insan ne ile yaşar tolstoy özet