SODOM VE GOMORE yakup kadri karaosmanolu -Kitap zeti

İsimli konu WH 'Kitap Özetleri' kategorisinde, cagoooo üyesi tarafından 28 Kasım 2007 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: SODOM VE GOMORE yakup kadri karaosmanolu -Kitap zeti. SODOM VE GOMORE yakup kadri karaosmanoğlu KİTABIN ADI =SODOM VE GOMORE KİTABIN YAZARI =YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU YAYIN EVİ İletişim yayınları BASIM... Sodom Ve Gomore > SODDOM VE GOMORE - Yakup Kadri Karaosmanoğlu ...

  1. SODOM VE GOMORE yakup kadri karaosmanoğlu


    KİTABIN ADI =SODOM VE GOMORE
    KİTABIN YAZARI =YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU
    YAYIN EVİ İletişim yayınları
    BASIM YILI =1984


    1.KİTABIN KONUSU:İstanbul’un işgali ve İsatanbul halkının işgale karşı tutumu kitapta anlatılıyor.

    2.KİTABIN ÖZETİ:
    Birinci Dünya Savaşı henüz sona ermiştir.Osmanlı İmparatorluğu da bu felaketten payını almış ve ülkenin heryeri kargaşa içindedir. 1921’lerin İstanbul’u,İngilizler şehri şigal etmiş ve saray buna sesiz kalmıştır. İstanbul,Anadolu’dan kopuk ayrı bir dünya gibidir.Tıpkı Sodom ve Gomore gibi.Tanrının naletlediği şehirlerden ikisidir. İstanbul kızları İngiliz subaylarıyla beraber olmaktan gayet mutludurlar. Leyla’da bunlardan biridir.Bu nazik kızlarımız Kuvayi Milliyetçileri yabani dağ insanı olarak görmekte,hatta tiksinmektedirler.Leyla’ya aşık olan Necdet ise bağımsızlıktan umudunu kesmiş,olaylara sadece seyirci kalmıştır.Sevdiği kızın işgalci subaylarla olan yakınlığını görür fakat görmezden gelir,hatta o da bu subayların çevresinde oluşan yüksek sosyeteye katılır.Oysa Necdet’in arkadaşı Cemil bir şeyler yapmak gerektiğini düşünür ve Kuvayi Milliyecilere katılır ve sonunda şehit olur.Fakat o değeri bilinmez insanlardandır,vatan o ve onun gibilerinin kanlarıyla hayat bulmuştur.Vatanın ayakları aslında bağımsızlık savaşında ayaklarını yitiren gazilerimizindir.Onlar her bir uzuvunu kaybederken vatan yeniden el ayak sahibi olmuştur.
    İstanbul’un bu şaşalı hayatı çok kısa sürer.Ezilmiş Anadolu insanının özlediği gün gelir.Bir gece Kuvayi Milliyeciler karanlığın içine akın eden ışık hizmeleri gibi akın ederler şehre.
    Leyla,o eski hayatlarının mahvettiği için bu büyük savaşçıları nefretle karşılar.Necdet ise artık bu İngilizler tarafından kullanılmış vatanperverlik duygusundan yoksun kızdan soğumuştur.
    Leyla dudaklarını Necdet’in dudaklarına uzatır.Necdet onu kucaklar ve bir köşeye bırakır. Dudaklarında bir kimyevi maddenin “rujun” yavan tadıyla bağımsız İstanbul’a katılır. Ve bu aşkın bittiği yerde roman da son bulur.

    3.KİTABIN ANA FİKRİ:Çöküşün getirdiği bir çürümenin romanıdır. Savaş gi,bi zor anlarda insanlar maskelerini çıkartıp kendilerini gösterirler. “Dost kara günde belli olur”

    4.KİTAPTA OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
    Necdet, karamsar sorunlar arasında sıkışıp kalmış kendine öz güveni olmayan biridir. Yolu biliyor fakat yolda yürümeye cesareti yok. Küçük kırılganlıkları ve vazgeçemediği rahatlığı onu yurt savunması gibi bir şereften yoksun bırakıyor.

    Leyla, bakımlı ,ince yapılı ,dikkati çeken güzel bir İstanbul kızıdır. Fakat ailesi gibi vatan duygularından yoksun, sosyeteyi seven, hovarda bir kızdır. Hayatı yalancı bir cennetten farksız yaşamak istiyordu. Fakat kağıttan yapılmış saraylar çok çabuk bozulurdu ve o asıl kaybeden oldu.
    Cemil, yurtsever biri vatanın köle oluşuna katlanamayacak derecede onurlu, güçlü, iri yapılı bir Türktür. Biz bugün bağısızlığımızı o ve onun gibilere borçluyuz.

    5.KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:Her milletin içinde fedekar insanlar olabileceği gibi menfaat için insanalrda bulunmaktadır. Bağımsızlık bu fedakar insanlar sayesinde devam etmektedir. Asayişi bozan, kan dökülmesine sebep olan, kötülüğün kaynağı olan hep ikinci gruptur. İşte hayat bu iyi ile kötünün kavgasından ibarettir.

    6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:
    27 Mart 1889’da Kahire’de doğdu. İbrahim Paşa’nın ölümü üzerine Manisa’ya geldi. 1913’te ilk hikaye kitabını çıkarır: “Bir Serencan.” Vedat Nedim Tör, Burhan Asaf Belge, İsmail Hüsrev Tökin ve Şevket Süreyya Aydemir’le birlikte “Kadro” dergisini çıkarır. 13 Aralık 1974’te Ankara’da öldü. Eserleri : Rahmet(1923), Milli Savaş Hikayeleri(1947), Kiralık Konak(1922), Nur Baba, Sodom ve Gomore(1928), Hüküm Gecesi, Yaban(1932), Ankara, Bir Sürgün, Erenlerin Bağından(1922), Okun Ucunda, Zoraki Diplomat(1955), Anamın Kitabı, Vatan Yolunda, Politikada 45 yıl(1968), Nirvana(1909), Veda, Sağnak(1929) ve Mağara(1934).
    28 Kasım 2007
    #1
  2. SODOM VE GOMORE yakup kadri karaosmanolu -Kitap zeti Cevapları

  3. KİTABIN KONUSU
    Sodom ve Gomore işgal yıllarında İstanbul’da oluşan Batı hayranlığını konu edinmektedir. 1. Dünya savaşı sonrası işgal altındaki İstanbul’da oluşan çürümüş çevreleri kokuşmuş kişilikleri, bunlara ve işgal güçlerine karşı oluşan kinin oluşmunu anlatır.


    KİTABIN ÖZETİ

    Osmanlı’nın son dönemlerinde ortaya çıkan Batı hayranlığı özellikle 1. Dünya Savaşı sonunda etkisini iyice artırmaya başlamıştı.İşgal kuvvetleri komutasında şehre gelen yabancı subayların bunda etkisi fazlaydı. İstanbul’un ileri gelenleri bu subaylarla aralarını iyi tutarak belli çıkarlar elde etmeye çalışmaktaydılar. Leyla’da Captain Jackson ile babasının bu ilişkileri sonucu tanıştı.

    Captain Jackson, hem kişiliği hem de tipiyle çevresindeki bayanların kuşatması altındaydı. Fakat buna rağmen o kendine Leyla’yı daha yakın buluyordu. Çünkü onda İngiliz asaletini ve eğitimini görüyordu. Fakat ailevi özelliklerinden dolayı kendini Leyla’ya ne kadar yakın hissetse de onunla ilişkisi bir yere kadardı.
    Ayrıca Leyla dayısının oğlu Necdet ile nişanlıydı. Necdet tam bir İngiliz düşmanıydı. Çünkü eğitimini Fransa ve Almanya’da yapmıştı.
    Necdetin bütün itirazlarına rağmen Leyla, Captain Jackson’la görüşmeye devam etti. Ayrıca dönemin bütün gençleri gibi kendini eğlence hayatına verdi. Her gece başka bir toplantıya, partiye katıldı.Bu Necdet ile arasının devamlı bozuk olmasına sebep oluyordu. Yine böyle bir eğlence günü Necdet Leyla’yı Captain Jackson ile bir bahçede yakaladı. Artık ilişkileri tamamen kopmuştu.
    Leyla da iyice yoldan çıkmış, arkadaş çevresindeki kaliteyi düşürmesi nedeniyle İngiliz dostları bile onu aramaz olmuştu. Hiç bir partiye çağrılmaması onun sinirlerini bozuyordu. Bu nedenle çevrede olup bitenleri öğrenmek için evinde bir parti düzenledi. Fakat düşmanı olan Madam Jimson ona karşı bir parti düzenleyerek onun partisine katılımın az olmasını sağladı. Bu morali bozuk olan Leyla’nın yataklara düşmesine neden oldu.
    İyileşmesi için Avrupa’ya bir seyehate gidip herşey den bir süre uzaklaşması gerektiğine ailesi tarafından karar verildi. Necdet’in de yardımıyla Avrupa’ya giden Leyla bir süre sonra Türkiye’ye geri döndü. Karşısında çok değişmiş bir İstanbul buldu. Ankara Hükümeti düşmanı yurttan çıkarmıştı ve işgal kuvvetleri İstanbulu terk etmişti.

    KİTABIN ANA FİKRİ

    Sodom ve Gomore, yanlış Batılılaşma ve topluma etkilerini aktarmaya çalışmıştır.

    OLAY VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ


    Leyla :
    Batılılaşmayı eğlence olarak gören, kendine hakim olamayan ve çevresiyle ilişkilerinde sınırlar koyamayan bir kişiliğe sahip.

    Necdet : Fransız ve Alman kültürü ile yetişmiş İngiliz düşmanı, vatanseverlik yönü ağır basan, moda olan eğlence hayatından hoşlanmayan bir kişidir. Leyla’yı sürekli affetmesi çabuk etkilendiğini göstermektedir. Buna Nermin’le Leyla hakkında araların da geçen konuş- mayıda örnek verebiliriz.
    Captain Gerald Jackson Read : Bir İngiliz suba- yı olarak özel hayatı ile iş hayatı arasında bocalamakta- dır.Leyladan hoşlanmasına rağmen kariyerini de devamlı göz önünde bulundurmaktadır.

    Bunların yanında Nermin, Major Will, Madam Jimson Captain Marlow, Azize Hanım, Atıf Bey, Colonel de Roc -hepierre gibi yardımcı kahramanlar bulunmaktadır.


    KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER

    Sodom ve Gomore, tanzimat sonrası gelişen batılılaşma çabalarının yanlış yönlerini akıcı bir dille anlatmıştır.Kitapta kullandığı olayların örgüağı başarılı olsa da bazı bölümlerde konuda monotonlaşma görülmek-tedir.


    YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU

    Romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Uslüp özellikleri bakımından Yakup Kadri’nin 1910’dan 1974’e dek verdiği eserler Türkçe’nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri’nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı 1920’lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe ve dönem çatışmalarına yönelir.
    24 Haziran 2010
    #2
soru sor

SODOM VE GOMORE yakup kadri karaosmanolu -Kitap zeti