Reenkarnasyon (Ruh Göçü) Hikayeleri; Reenkarne Olan (!) İnsanların Yaşadıkları

İsimli konu WH 'Garip Olaylar' kategorisinde, Revenge66 üyesi tarafından 23 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Reenkarnasyon (Ruh Göçü) Hikayeleri; Reenkarne Olan (!) İnsanların Yaşadıkları. Insanlar tekamül etmek için tekrar dogarlar. Ruh bütün evrenlere dagilmis olan Tanri Kanunlari'ni, insan bedenini kullanarak arastirir ve ögrenmeye... Ruh göçü Reenkarnasyon ...

  1. Insanlar tekamül etmek için tekrar dogarlar. Ruh bütün evrenlere dagilmis olan Tanri Kanunlari'ni, insan bedenini kullanarak arastirir ve ögrenmeye çalisir. Fakat bu bilgi tek bir hayat içerisinde elde edilemez, çünki bilgi sonsuzdur. Ruhlar, evrenin her yerinde tekrar tekrar dogarlar. Her tekrardogusunda biraz daha bilgi ve tecrübe kazanarak yükselir. Gerileme yoktur, yani insan gene insan olarak dogar; ceza olsun diye bitki ya da hayvan bedeninde dogmaz. Ruh, insan degildir; ruh, bitki ya da hayvan da degildir. Bunlar tekamül araçlaridir. Bunun için ruh, bitki, hayvan ve insan bedenlerini kullanir. Her tekrardogus yeni bir role bürünmektir. Ruh, her seferinde dünya sahnesinde yeni bir rol oynar ve isi bitince çekilir.

    [​IMG]

    Geçmis hayatlarimizi neden hatirlamiyoruz? Çünki unutan bedene ait hafizadir; ruha ait olan hafizamiz hiç bir seyi unutmaz. Yeni bir bedenle, yeni bir hayata baslayan ruhun, dünya hayatinda basarili olmasi için geçmis yasamini unutmasi gerekir. Geçmis yasamlari hatirlamak, simdiki hayatimizin sebebini bilmek demektir. Halbuki dünya hayatinin gayesi, deneye yanila çaba göstermek ve tecrübe kazanmaktir. Bu sebeple geçmis hayatlarimizi unutmamiz büyük bir kolayliktir.

    Geçmis hayatlar kendiliginden ve deneysel olarak hatirlanabilir.

    Gerçek adalet tekrardogusla saglanir. Çünki evrenin idaresi; bazi insanlara uzun ömür, zenginlik, saglik, güzellik ve sans dagitirken, bazilarina kisacik bir ömür, fakirlik, hastalik, çirkinlik ve bahtsizlik vererek keyfi davranan bir tanrinin elinde olmadigi gibi, tesadüflerin elinde de degildir. Evrende her sey Tanri'nin koydugu Kanunlar'la islemektedir. Tesadüf yoktur. Iste, gerçek adalet, Sebep-Sonuç Kanunu'na göre saglanir. Daima bir Tanrisal Dengelenme vardir. Yukaridaki maddi degerler, ruhun bilgi ve tecrübesini artirmaya yarayan vasitalar olup, hepsi dünyada kalacak olan göreceli degerlerdir.

    Insan kaderini kendi olusturur. Çünki Tanri, varliklarini bu kabiliyette yaratmistir. Maddesel evrende her sey Sebep-Sonuç Kanunu'na göre yürür. Bu kanun geregi, ne ekersek onu biçeriz. Yasadigimiz bütün olaylar, basimiza gelen her sey, daha önceki hayatlarimizda yaptiklarimizin dogal sonucudur. Bir hayatin sonucu, gelecek hayati hazirlar. Bir hayat kendisinden önceki hayatin sonucudur. Tanri kimsenin alnina kara yazi yazmadigi gibi, kimseyi kayirmaz; dili, dini, cinsiyeti, irki ve milliyeti ne olursa olsun, bütün insanlar O'nun nazarinda birdir. Insan, kendi bilgi ve görgüsüyle sinirli hür bir iradeye sahiptir; yani seçme yapabilir. O halde Sebep-Sonuç Kanunu'na göre iyilik de, kötülük de insandandir ve asla bir adaletsizlik söz konusu degildir. Ne kadar istirapli olaylar yasarsak yasayalim, ne baskalarini ne de Tanri'yi suçlama hakkina sahip degiliz. Çünki her seyin sorumlusu insanin kendisidir. Seçmenin sorumlulugu insana aittir.

    Insana hatalarindan dolayi ceza degil, telafi imkani verilir. Çünki mükemmel olan Tanri, mükemmel olan ruhu, maddesel tecrübesizliginden dolayi azarlamak ve cezalandirmak için yaratmamistir. Evrenin hiç bir kösesinde ruhu yakabilecek bir ates mevcut degildir. Dünyada beden vasi tasiyla tekamül etmekte olan ruh, dünyanin sartlari geregi ancak deneye yanila, hata yaparak bilgi edinebilmektedir.

    Aslında hepimiz kostümlü ruhlarız
    Reenkarnasyon inancina göre ruhlar, dünyaya her gelislerinde degisik bir 'kostüm' giyiyor. Bu, bir önceki hayatlarinda yaptiklarina göre, insan da olabiliyor, havvan ya da bitki de... Kisacasi ruh, ilk hayatta 'ne ektiyse', ikinci hayatta 'onu giyiyor'...

    Ayten Görgün

    Reenkarnasyon... Yani ölümden önceki ve sonraki hayatlar... Bazilarina göre bilim, bazilarina göre hurafe... Insanoglu binyillarca ölümün herseyin sonu mu yoksa yeni bir hayatin baslangici mi oldugunun yanitini aradi.

    Bu Dogu inanci Bati dünyasinda da hizla taraftar buldu. Geçtigimiz yil Fransiz La Nouvel Observatuer Dergisi'nin yayimladigi anket sonucuna göre Avrupa'da her bes kisiden biri yeniden dogduguna ya da dogacagina inaniyor. Polonyalilar yüzde 32 ile birinci sirada. Ingiltere ve Fransa yüzde 24, Italya ve Almanya ise yüzde 19. Ayrica Amerika'da reenkarnasyona in******rin yüzde 25'i düzenli olarak kiliseye gidiyor, yüzde 26'si koyu Protestan, yüzde 28'i koyu Katolik.

    Neleri bulacaksiniz?
    Bu yazi dizimizde reenkarnasyonu konunun taraflarindan dinleyip, herkesin aklina takilan sorularin yanitlarini bulacaksiniz...
    Bunlarin arasinda 'Ölümden sonra hayat var mi?', 'Yeniden dogus mu kisilik parçalanmasi mi?', 'Ruhlar bedeni kullaniyor mu?', 'Ruhlar ölmek bilmiyor mu?', 'Reenkarnasyon Nirvana'ya ulastirir mi?', 'Kur'an ve Incil'de reenkarnasyon var mi?', 'Batili ünlü reenkarneler kim?', 'Hipnozda neler yasanir?' gibi sorularin yanitlari da var...
    Fransizca kökenli bir kelime olan reenkarnasyon, ölümden sonra ruhun insan, hayvan ya da bitki biçiminde bedenlenerek bir ya da daha çok kez yeniden dünyaya gelmesi anlamini tasiyor. Bu inanca göre ölenlerin ruhlari evrimlerini tamamlayana kadar dünyaya defalarca gelip gidebiliyor. Bedeni kostüm olarak kabul eden ruhlar, dünyaya her gelislerinde degisik kostüm giyiyor. Insan olarak bir takim deneyimler yasayan ruh, öldükten sonra yaptiklarina göre yeniden bedenleniyor. Ikinci üçüncü hayatlarinda yasayacaklari, geçmis hayatlari tarafindan belirleniyor. Yani ruh, 'neyi ekerse onu biçiyor'.

    Ölümsüz olan ruhtur
    Tarihi binlerce yil öncesinin Hint felsefesine kadar giden reenkarnasyon, bazi dinlerde de eskiden beri var olan bir inanç.
    Asya kökenli din ve felsefelerin karakteristik özelligi olan reenkarnasyona en çok ilkel dinlerde rastlaniyor. Hinduizm ve Budizm'de, reenkarnasyon için her varligin insan bedenine ulasincaya kadar 8 milyon 400 bin degisik yasam formundan geçmesi gerektigine inaniliyor.
    Bazi inanç sistemlerinde yeniden dogusun insan bedeninde, bazilarinda ise hayvan ve bitki olarak gerçeklesecegi savunuluyor. Ama ruh hep bir bedenden ötekine geçerek yasamaya devam ediyor.
    Bu ögreti yeni dinlerde de kabul görüyor, ahlak ve yasamin anlamini reenkarnasyonun sundugu iddia ediliyor.

    'Nirvana'ya nasıl ulaşılır?
    Reenkarnasyona inanan baslica dinler Hinduizm, Caynacilik, Budizm ve Sihlik gibi Asya dinleri.
    Bu dinlerin kabul ettigi 'karman' adi verilen ögretiye göre herkesin simdiki yasamindaki davranislarinin sonucu sonraki yasaminda ortaya çikiyor. Hinduizm'e göre reenkarnasyon çevrimi (samsara), ancak kisinin 'kurtarici dogruyu' yani Atman (bireysel ruh) ile Brahman (mutlak ruh) arasindaki özdesligi kavramasiyla son buluyor.
    Mutlak ruh inancini paylasan Caynaciliga göre 'karman'in yogunlugu kisinin eylemleriyle belirleniyor. Bu nedenle her ruh göçünden sonra eski 'karman'in yükü yeni 'karman'a ekleniyor. Bu çevrim çesitli dinsel disiplin uygulamalari yoluyla ruhun kendisini özgürlestirmesi ve kurtulmus ruhlar arasina katilmasiyla sona eriyor.
    Budacilik ruhlarin bedenden bedene geçtigi inancini paylasiyor. Insan ruhu ölümle birlikte yok oluyor. Ama ölünün 'karman'i yasiyor ve bir ana rahminde bir 'vicnana'ya (ruhun yeni bir bedene göç eden bölümü) yani ruh göçü çemberinden kurtularak arzularin tümüyle söndügü 'nirvana'ya (insani aci çekme, yanilsama ve bilgisizlikten kurtaran ve bu dünyadaki tüm isteklerin silenmesi ile gerçeklesen durum) erisiyor.

    Batili ünlü reenkarneler
    Birçok yazar, bilim adami, doktor, filozof, psikolog, sair, siyasetçinin reenkarnasyona inanmasi ve bunu çesitli eserlerinde islemeleri bu inanca ilgiyi arttiriyor.
    Batili ünlü reenkarnelerin basinda Eflatun, Pisagor, Dante, Goethe, Nietzche, Jung, Empodogles, Napolyon, Salvador Dali'ye kadar birçok isim var. Bugün dünyanin dört bir yanindan çok sayida insan reenkarne olduklarini belirterek deneyimlerini paylasiyorlar. Bu inanç, Türkiye'de de oldukça yaygin. Dr. Bedri Ruhselman'in Metapsisik Tetkikler ve Ilimler Dernegi'nin kurmasi ile yayilmaya basliyor. Dernegin kurucusu Ruhselman, 1898 Istanbul dogumlu ve Çerkez kökenli. Dr. Ruhselman'in yazmis oldugu kitaplar içinde 'Ruh ve Kainat' adli bir eser de bulunuyor.
    Reenkarnasyon, Ergün Arikdal tarafindan 1994'de kurulan, Insanligi Birlestiren Bilgiyi Yayma Vakfi (BILYAY)'in da ele aldigi konulardan biri. Vakif, 1960'dan bu yana her ay kesintisiz olarak yayin hayatini sürdüren Ruh ve Madde Dergisi'ndeki makaleler, Ruh ve Madde Yayinlari'ndan çikan kitaplar ve vakfin içindeki 3 bin eserlik kitapligi ile reenkarnasyon olaylarini anlatiyor.
    Türkiye UFO ve Paraanormal Olaylari Arastirma Organizasyonu, Gizemciler Arastirma Grubu, Ruhsal Evrim Arastirma Grubu gibi birçok topluluk da, Türkiye'de reenkarnasyonla ciddi anlamda ilgilenen diger gruplardan.

    Bizzat yaşayanlar anlatıyor
    'Önceki hayatimda bir hayvandim...'
    Serbest gazeteci Pinar Yilmazerler, reenkarnasyona in******rdan. Önceki hayatinda 'ne' oldugunu nasil anladigini da, söyle anlatiyor:
    'Sarlatan olmayan birinin beni uyutmasini, önceki hayatimda ne oldugumu ögrenmek isteyecek kadar reenkarnasyona inaniyorum. Bu konuyla ilgili çok sey okudum. Insanlarin reenkarnasyon öyküleri de bana saçma gelmiyor. Ayrica bedenler çözülse de ruhun hiçbir sekilde yok olmadigini düsünüyorum. Kanimca ruh yüzyillar boyu baska insanlara aktariliyor. Ben de yogun bir sekilde ilk defa bulundugum yerlerde 'Buraya daha önce de gelmistim' ya da yasadigim birseyi 'Bu ani daha önce de yasamistim' düsüncesini hissediyorum. Ya da hiç tanimadigim bir insandan durup dururken negatif elektrik aldigimi hissediyorum. Önceki hayatimda da bir hayvan oldugumu düsünüyorum. Çünkü aci çeken bir hayvani gördügümde aciyi adeta içimde hissediyorum. Bir de biçaklanmaktan çok korkuyorum. Biçaklanmanin yeri bile belli. Kalbimden degil karnimdan. Rüyalar da geçmiste yasadigimizin bir habercisi. Ayrica çocuk yaslarda ortaya çikan resim yapmak, enstrüman çalmak gibi yetenekler, önceki hayatlardan geliyor. Mozart dört yasinda piyano çalmaya baslamis. Niye sen ya da ben degil de henüz o yastaki dahi çocuk o oluyor?..'

    Reenkarnasyon ve ilgili kitaplar
    Özellikle 1990'lardan itibaren raflara reenkarnasyon ile ilgili kitaplar sikça eklendi. Bu kitaplarin bazilari ise söyle: Bilgelik Bilinci, Dogmadan Önceki Hayatimiz, Ruhçuluk ve Reenkarnasyon, Dünyadaki Kavga, Evrensel Yasa: Tekrar Dogus, Geçmis Yasamlar, Hayat, Ölüm ve Ötesi, Iman Esaslari Açisindan Reenkarnasyon, Karsi Tarafin Isigi, Kozmik Oyun, Zaman Kaymasi, Olagandisiyi Yasamak, Ölüm Dirilis ve Reenkarnasyon, Ölüm Yeni Bir Dogustur, Ölümden Sonraki Hayat, Paramhansa Yogananda ile Bilgelige Yolculuk, Reenkarnasyon, Fiziksel Astral, Evrim, Ruhçu Yanilgi, Ruhsal Alemin Isigi, Ruhunuz Daha Önce Benimle Yasadi, Sehitlerle ve Belgelerle Türkiye'de Tekrar Doganlar, Sevinç ve Güzellik Alemleri, Tibet'in Ölüler Kitabi, Yaraticinin Azameti ve Kur'an'daki Reenkarnasyon.

    Mini dizi sözlügü:
    o Budizm: Kuzeydogu Hindistan'da I.Ö. IV yüzyilin dinsel kusku, arayis ve çalkanti ortaminda bazi dini uygulamalara tepki olarak dogan dini inanis.
    o Caynacilik: Adini Cina (muzaffer) sözcügünden alan dini bir görüs. Caynacilik da Budizm gibi reform hareketi biçiminde ortaya atildi. Budizm'in çagdasi. Cayna ahlaki üç temel ilkeye dayaniyor. Dogru görüs, dogru bilgi, dogru davranis.
    o Hinduizm: Hindu halklarinin son 2 bin yildir gelistirdigi inanç ve görenekler ile toplumsal ve dini kurumlarin bütünü.
    o Sih dini: Hindistan'da XV. yüzyil sonunda Guru Nanak tarafindan kuruldu. Sihizm, tek tanriya ibadeti gerektiren bir dindir. Tüm insanlarin esit olduguna inanir.
    o Karma: Geçmis eylemlerin gelecekteki iyi ya da kötü sonuçlar doguracagini anlatir.
    o Karman: Hint dinlerinin kabul ettigi ortak temel ilke. Insan yasaminin, birçok yasamlarin olusturdugu zincirin halkasi oldugu görüsüne dayanir. Bireysel yasamlarin her biri, kisinin daha önceki yasamdaki eylemleri tarafindan belirlenir.

    'Avusturyali Silvia'ydim...'

    Muhabirimiz Ayten Görgün, bir hipnoz seansiyla eski hayatina 'gitti'. Beyinde açilan bir ekranla baslayan bu yolculuk, 'sonunu' görmesiyle bitti... Iste adim adim, bu tüyler ürperten deneyim...

    Londra'daki Horoscope of Art Okulu'nda 'okült bilimini' inceleyen ve 'Magnetizma Hipnoz' adi verilen bir teknikle 1 dakikada hipnoz eden Esin Uzer, beni de uyuttu.
    Seans öncesi biraz tedirgindim. Bazi arkadaslarim böyle bir deneyimi yasamami dogru bulmuyordu. Esin Hanim önce kolay uyup uyumayacagimi test etti, ardindan 'aurami' açacagini söyleyerek, Hindistan'dan getirdigi bitkilerden hazirlanmis aurosomat isimli mis gibi kokan bir koku gezindirdi üzerimde.
    Bir koltuga uzandim. Elime bir tür manyetik dalga yayan rose quartz isminde açik pembe renkli bir kristal verdi. Yesim tasiyla ellerimi ovdu. Esin Hanim, çakralarimda bir sorun olmadigini, uzun yillar yasayacagimi söyledi. Elini basima koyup manyetik enerji dedigi enerjiyi taç sakramdan vererek uyuttu.
    23 Ocak 2010
    #1
  2. Reenkarnasyon (Ruh Göçü) Hikayeleri; Reenkarne Olan (!) İnsanların Yaşadıkları Cevapları

  3. merak ettiğim konulardan biri... ama Kur'an'da geçtiği için inanmıyorum...
    23 Ocak 2010
    #2
  4. Ben bir müslüman olarak böyle şeylere inanmıyorum.
    23 Ocak 2010
    #3
  5. Paylaşım için teşekkürler
    24 Ocak 2010
    #4
  6. inamıyorum:D
    24 Ocak 2010
    #5
  7. Sapık bir inanış,kesinlikle inanmıyorum..[kizgin]
    24 Ocak 2010
    #6
  8. dinsiz misiniz?
    24 Ocak 2010
    #7
  9. cok sacma bi inanis allah akil fikir versin size kafirler
    9 Şubat 2011
    #8
  10. saçma ve gerçegi olmuycak bir olay ruh insan bedeninden bir kere çıkarsa tekrar dönemez.. inanmıyorum
    14 Şubat 2011
    #9
  11. Yorumlara sağolun :tamam:
    22 Eylül 2011
    #10
  12. konuyla ilgili araştırmalarım vardır bu konu parapsikolojiyi ilgilendiren bir konudur reenkarnasyon diye bir şey yoktur var diyenler çok büyük bir yanlışın içindeler eğer reenkarnasyon olsaydı ahiret, cennet, cehennem denilen kavramlar olmazdı daha söylenecek çok şey var ama ben kısa kesmeye çalışıyorum:)
    23 Eylül 2011
    #11
  13. bunda inanılmayacak birşey olduğunu sanmıyorum bununla ilgili kitap okusanız dahada anlarsınız bilmedikleriniz hakkında yorum yapmaktan vazgeçin

    bence olabilr ben örneklere dayanarak böle birşey diyorum ayrıca bunu yaşadığını söyleyenlerin neredeyse hepsi aynı şey sölüyorlar
    28 Ekim 2011
    #12
soru sor

Reenkarnasyon (Ruh Göçü) Hikayeleri; Reenkarne Olan (!) İnsanların Yaşadıkları