Maddenİn Ayirt Edİcİ Özellİklerİ

İsimli konu WH 'Kültür' kategorisinde, spartakus üyesi tarafından 18 Kasım 2007 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Maddenİn Ayirt Edİcİ Özellİklerİ. MADDENİN AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLERİ Özkütle (Yoğunluk): Maddelerin 1 cm3’ünün gram cinsinden kütlesine öz kütle denir. Öz kütle (d) ile gösterilir. ... Madde Nedir ? ve Maddenin Özellikleri Maddenin Özellikleri ...

  1. MADDENİN AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLERİ

    Özkütle (Yoğunluk):
    Maddelerin 1 cm3’ünün gram cinsinden kütlesine öz kütle denir. Öz kütle (d) ile gösterilir.
     Kütle (m) ve hacim (V) arasında d=m/v bağıntısı vardır. Öz kütlenin birimi g/cm3 dür.
     Saf maddelerin (element ve bileşik) öz kütleleri sabittir. Karışımların öz kütleleri ise sabit değildir.
     Bir maddenin öz kütlesinden söz ederken sabit bir sıcaklıktaki öz kütlesinden söz edilmelidir. Sıcaklık değiştiğinde maddenin hacmi değişeceğinden öz kütlesi de değişir. Özellikle gazlardaki değişiklik daha belirgindir.
    Öz kütle, maddenin karakteristik özelliği olmasına rağmen yalnız öz kütlesi bilinen bir maddenin hangi madde olduğu anlaşılamayabilir. Bir maddenin hangi madde olduğunun anlaşılabilmesi için birden fazla ayırt edici özelliğinin incelenmesi gerekir.
    Aşağıdaki tabloda bazı maddelerin g/cm3 cinsinden öz kütleleri verilmiştir.

    Madde Öz kütle Madde Öz kütle
    Altın 19,30 Zeytin yağı 0,910
    Kurşun 11,30 Benzin 0,879
    Bakır 8,92 Etilalkol 0,780
    Demir 7,86 Oksijen 1,43.10–3
    Alüminyum 2,70 Hava 1,29.10–3
    Kloroform 1,49 Azot 1,25.10–3
    Su (+4°C) 1,00 Helyum 1,78.10–4


    Erime ve Donma Noktası:
    Katı maddelerin ısıtıldığında sıvı hâle geçtiği sıcaklığa erime; sıvıların sıvı halden katı hale geçtiği andaki sıcaklığa donma sıcaklığı denir
     Katı ve sıvılar için ayırt edicidir.

    Kaynama Noktası:
    Isıtılan bir sıvının gaz fazına geçtiği sıcaklıktır.
     Kaynama sırasında sıvının buhar basıncı açık hava basıncına eşittir.
     Sıvılar ve gazlar için ayırt edici bir özelliktir, çünkü kaynama sıcaklığı yoğunlaşma sıcaklığına eşittir
    - 1 atmosfer basınç altında -20°C sıcaklığa sahip bir buz parçasının ısıtılması olayının grafiği aşağıdadır.
    - Grafiğin II. ve IV. bölgelerinde hâl değişimi sırasında sıcaklıkta değişiklik yoktur.
    - I. III. ve V. bölgelerde sıcaklık artmaktadır. I. bölgede verilen ısı buzun ısınmasında, II. bölgede verilen ısı buzun erimesinde, III. bölgede verilen ısı suyun ısınmasında, IV. bölgede verilen ısı suyun buharlaşmasında, V. bölgede verilen ısı su buharının ısınmasında kullanılmaktadır.

    Kaynama Sıcaklığına Etki Eden Faktörler :
    a) Açık Hava Basıncı : Kaynama sıcaklığı atmosfer basıncıyla doğru orantılı olarak artar ya da azalır. Yükseklere çıkıldıkça dış basınç düştüğünden sıvıların kaynama sıcaklıkları da düşer.
    b) Sıvının Cinsi : Kaynama sıcaklığı her sıvı için farklıdır. Örneğin saf su 100 0C de , C2H5OH 78 0C de kaynar.
    c) Sıvının Saflığı: Saf sıvılar sabit basınç altında her zaman sabit bir sıcaklıkta kaynarlar. Fakat sıvıya, sıvıda çözünebilen bir katı eklendiği zaman kaynama sıcaklığı yükseldiği gibi, donma sıcaklığı da düşer.
    Saf su 1 atm basınçta 100 0C de kaynadığı halde tuzlu su 100 0C nin üzerindeki bir sıcaklıkta kaynar ve kaynarken sıcaklık sabit kalmaz.
     Kaynama noktası buhar basıncıyla ters orantılı olup buhar basıncı yüksek olan sıvıların kaynama noktaları düşüktür. Alkolün kaynama noktası saf sudan düşük olup buharının yaptığı basınç saf sudan fazladır.
     Sıvının miktarı yada ısıtıcı kaynağın gücü kaynama sıcaklığını değiştirmez sadece sıvının kaynamaya başlaması için gerekli olan süreyi değiştirebilir.
     Buhar basıncı madde miktarına bağlı değildir. Sadece sıvının cinsine ve sıcaklığına bağlıdır.

    Çözünürlük:
    Doymuş çözeltideki 100 gram suda çözünmüş olan madde miktarı, o maddenin o sıcaklıktaki çözünürlüğüdür.
     Çözünürlük, çözücünün cinsine, çözünenin cinsine, sıcaklık, basınç ve ortak iyonun varlığına bağlıdır.
     Sıcaklığın değiştirilmesi maddelerin çözünürlüğünü değiştirir. Genellikle sıcaklığın artırılması ile katılarda çözünürlük artarken gazlarda azalır
     Katı-sıvı-gazlar için ortak ayırt edici bir özelliktir

    Genleşme:
    Genleşme, ısıtılan cisimlerin, boyunda, yüzeyinde veya hacmindeki değişmedir.
     Genleşme katı ve sıvılar için ayırt edici bir özelliktir. Her katı ve sıvının farklı bir genleşme katsayısı vardır.
     Aynı şartlarda eşit hacimdeki iki gaz örneği özdeş ısıtıcılarda aynı sürede ısıtıldıklarında hacimleri eşit miktarda artar. Bütün gazların genleşme katsayısı (hacimlerinin 1/273’ü oranında) aynıdır ve bu sebepten gazlar için ayırdedici bir özellik değildir.

    Yandaki resimde sıcak su içerisindeki hava genleştiğinden balon şişerken, soğuk sudaki balonda değişiklik olmamaktadır.




    Esneklik:
     Esneklik yalnız katılar için ayırt edici bir özelliktir.
     Sıvı ve gaz maddelerin esneme özellikleri yoktur

    İletkenlik:
    Üzerinden geçen elektrik akımına karşı maddelerin gösterdiği kolaylık iletkenliktir.
     Bir madde elektrik akımına karşı ne kadar az direnç gösterirse o kadar iyi iletkendir.
     Maddelerdeki elektrik akımı iletkenliği elektronların hareketi ve iyonların hareketi ile ilgilidir.
     Elementlerden metaller elektrik akımını iletir, ametaller iletmez.
     İyonik bağlı katı kristaller elektrik akımını iletmezler. Bunlar sıvı hâlde ve sulu çözelti hâlinde elektrik akımını iletirler.

    Çözeltilerde elektrik
    akımı iletkenliği
    Işık yananlar iletir


    Saf Su NaCL Çözeltisi HCL Çözeltisi Sekerli Su
    18 Kasım 2007
    #1
  2. Maddenİn Ayirt Edİcİ Özellİklerİ Cevapları

  3. tşk ödewim vardı
    26 Ekim 2008
    #2
  4. ya biri bana sabit oranlar kanununu anlatabilir mi acaba???
    29 Ekim 2008
    #3
  5. Bu güne kadar bu soruyu bilen olmadı tahmin etmeye hazırmısınız.
    3 Aralık 2008
    #4
  6. MADDENİN AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLERİ
    Özkütle (Yoğunluk):
    Maddelerin 1 cm3’ünün gram cinsinden kütlesine öz kütle denir. Öz kütle (d) ile gösterilir.
     Kütle (m) ve hacim (V) arasında d=m/v bağıntısı vardır. Öz kütlenin birimi g/cm3 dür.
     Saf maddelerin (element ve bileşik) öz kütleleri sabittir. Karışımların öz kütleleri ise sabit değildir.
     Bir maddenin öz kütlesinden söz ederken sabit bir sıcaklıktaki öz kütlesinden söz edilmelidir. Sıcaklık değiştiğinde maddenin hacmi değişeceğinden öz kütlesi de değişir. Özellikle gazlardaki değişiklik daha belirgindir.
    Öz kütle, maddenin karakteristik özelliği olmasına rağmen yalnız öz kütlesi bilinen bir maddenin hangi madde olduğu anlaşılamayabilir. Bir maddenin hangi madde olduğunun anlaşılabilmesi için birden fazla ayırt edici özelliğinin incelenmesi gerekir.
    Aşağıdaki tabloda bazı maddelerin g/cm3 cinsinden öz kütleleri verilmiştir.
    Madde Öz kütle Madde Öz kütle
    Altın 19,30 Zeytin yağı 0,910
    Kurşun 11,30 Benzin 0,879
    Bakır 8,92 Etilalkol 0,780
    Demir 7,86 Oksijen 1,43.10–3
    Alüminyum 2,70 Hava 1,29.10–3
    Kloroform 1,49 Azot 1,25.10–3
    Su (+4°C) 1,00 Helyum 1,78.10–4
    Erime ve Donma Noktası:
    Katı maddelerin ısıtıldığında sıvı hâle geçtiği sıcaklığa erime; sıvıların sıvı halden katı hale geçtiği andaki sıcaklığa donma sıcaklığı denir
     Katı ve sıvılar için ayırt edicidir.
    Kaynama Noktası:
    Isıtılan bir sıvının gaz fazına geçtiği sıcaklıktır.
     Kaynama sırasında sıvının buhar basıncı açık hava basıncına eşittir.
     Sıvılar ve gazlar için ayırt edici bir özelliktir, çünkü kaynama sıcaklığı yoğunlaşma sıcaklığına eşittir
    - 1 atmosfer basınç altında -20°C sıcaklığa sahip bir buz parçasının ısıtılması olayının grafiği aşağıdadır.
    - Grafiğin II. ve IV. bölgelerinde hâl değişimi sırasında sıcaklıkta değişiklik yoktur.
    - I. III. ve V. bölgelerde sıcaklık artmaktadır. I. bölgede verilen ısı buzun ısınmasında, II. bölgede verilen ısı buzun erimesinde, III. bölgede verilen ısı suyun ısınmasında, IV. bölgede verilen ısı suyun buharlaşmasında, V. bölgede verilen ısı su buharının ısınmasında kullanılmaktadır.
    Kaynama Sıcaklığına Etki Eden Faktörler :
    a) Açık Hava Basıncı : Kaynama sıcaklığı atmosfer basıncıyla doğru orantılı olarak artar ya da azalır. Yükseklere çıkıldıkça dış basınç düştüğünden sıvıların kaynama sıcaklıkları da düşer.
    b) Sıvının Cinsi : Kaynama sıcaklığı her sıvı için farklıdır. Örneğin saf su 100 0C de , C2H5OH 78 0C de kaynar.
    c) Sıvının Saflığı: Saf sıvılar sabit basınç altında her zaman sabit bir sıcaklıkta kaynarlar. Fakat sıvıya, sıvıda çözünebilen bir katı eklendiği zaman kaynama sıcaklığı yükseldiği gibi, donma sıcaklığı da düşer.
    Saf su 1 atm basınçta 100 0C de kaynadığı halde tuzlu su 100 0C nin üzerindeki bir sıcaklıkta kaynar ve kaynarken sıcaklık sabit kalmaz.
     Kaynama noktası buhar basıncıyla ters orantılı olup buhar basıncı yüksek olan sıvıların kaynama noktaları düşüktür. Alkolün kaynama noktası saf sudan düşük olup buharının yaptığı basınç saf sudan fazladır.
     Sıvının miktarı yada ısıtıcı kaynağın gücü kaynama sıcaklığını değiştirmez sadece sıvının kaynamaya başlaması için gerekli olan süreyi değiştirebilir.
     Buhar basıncı madde miktarına bağlı değildir. Sadece sıvının cinsine ve sıcaklığına bağlıdır.
    Çözünürlük:
    Doymuş çözeltideki 100 gram suda çözünmüş olan madde miktarı, o maddenin o sıcaklıktaki çözünürlüğüdür.
     Çözünürlük, çözücünün cinsine, çözünenin cinsine, sıcaklık, basınç ve ortak iyonun varlığına bağlıdır.
     Sıcaklığın değiştirilmesi maddelerin çözünürlüğünü değiştirir. Genellikle sıcaklığın artırılması ile katılarda çözünürlük artarken gazlarda azalır
     Katı-sıvı-gazlar için ortak ayırt edici bir özelliktir
    Genleşme:
    Genleşme, ısıtılan cisimlerin, boyunda, yüzeyinde veya hacmindeki değişmedir.
     Genleşme katı ve sıvılar için ayırt edici bir özelliktir. Her katı ve sıvının farklı bir genleşme katsayısı vardır.
     Aynı şartlarda eşit hacimdeki iki gaz örneği özdeş ısıtıcılarda aynı sürede ısıtıldıklarında hacimleri eşit miktarda artar. Bütün gazların genleşme katsayısı (hacimlerinin 1/273’ü oranında) aynıdır ve bu sebepten gazlar için ayırdedici bir özellik değildir.
    Yandaki resimde sıcak su içerisindeki hava genleştiğinden balon şişerken, soğuk sudaki balonda değişiklik olmamaktadır.
    Esneklik:
     Esneklik yalnız katılar için ayırt edici bir özelliktir.
     Sıvı ve gaz maddelerin esneme özellikleri yoktur
    İletkenlik:
    Üzerinden geçen elektrik akımına karşı maddelerin gösterdiği kolaylık iletkenliktir.
     Bir madde elektrik akımına karşı ne kadar az direnç gösterirse o kadar iyi iletkendir.
     Maddelerdeki elektrik akımı iletkenliği elektronların hareketi ve iyonların hareketi ile ilgilidir.
     Elementlerden metaller elektrik akımını iletir, ametaller iletmez.
     İyonik bağlı katı kristaller elektrik akımını iletmezler. Bunlar sıvı hâlde ve sulu çözelti hâlinde elektrik akımını iletirler.
    Çözeltilerde elektrik
    akımı iletkenliği
    Işık yananlar iletir
    3 Aralık 2008
    #5
  7. [​IMG]

    ÖZ KÜTLE : Sabit sıcaklık ve basınçta birim hacimdeki madde miktarıdır. Katı ve sıvılarda birim hacim genellikle Gram/ cm3 alınır. Gazlarda ise hacim litre alınır. Öz kütle "d" ile sembolize edilir.
    3 Aralık 2008
    #6
  8. Bir maddeyi diğerlerinden ayırmamıza ve ayırdığımız maddeyi tanımamıza yarayan özelliklere denir. Bu ayır edici özellikler, fiziksel , kimyasal, biyolojik, nükleer...

    şeklinde sınıflandırılabilir. Tabloda bazı ayırt edici özelliklerin hangi fiziksel hallerde ayırt edici olduğu görülmektedir. Şimdi bu tablodaki özellikleri tek tek inceleyelim.

    [​IMG]

    ÖZ KÜTLE : Sabit sıcaklık ve basınçta birim hacimdeki madde miktarıdır. Katı ve sıvılarda birim hacim genellikle Gram/ cm3 alınır. Gazlarda ise hacim litre alınır. Öz kütle "d" ile sembolize edilir.

    [​IMG]

    ERİME NOKTASI : Sabit sıcaklıkta ve basınçta katı saf bir maddenin katı halden sıvı hale geçtiği sıcaklıktır. Genellikle birimi ( 0C ) olarak verilir.



    DONMA NOKTASI : Sabit sıcaklıkta ve basınçta saf sıvı bir maddenin, sıvı halden katı hale geçtiği sıcaklıktır. Genellikle birimi ( 0C ) olarak verilir.



    ERİME - DONMA OLAYI : Katı bir maddenin ısıtıldığında sıvı hale geçmesi olayına ERİME denir. Bu olayın tersine yani sıvı bir maddenin ısı kaybı sonucu katılaşması olayına DONMA denir. Bu hal değişim olayları saf maddelerde sabit (belirli) sıcaklıklarda olur.

    Bu durumda;

    * Arı (saf) maddelerin erime ve donma süresince sıcaklıkları sabittir.

    KAYNAMA - YOĞUNLAŞMA OLAYI VE BUHARLAŞMA

    Bir miktar su ağzı açık kaba konulduğunda zamanla suyun azaldığı gözlenir. Bu olayda sıvı molekülleri bulunduğu ortamdan ısı alarak sıvı halden buhar haline geçmiştir. Bu olaya buharlaşma denir. Sıvılar bulunduğu her sıcaklıkta buharlaşabilirler.Sıvı moleküller, buhar haline gelirken sıvıdan ayrılanlar dış ortama basınç yaparlar. Yaptıkları bu basınca DENGE BUHAR BASINCI denir.

    Sıvıların sıcaklığı artıkça buharlaşması hızlanır. Dolayısı ile denge buhar basıncı da artar. Denge buhar basıncının bu artışı en nihayetinde açık hava basıncına (Po) eşik oluncaya kadar devam eder.

    Sıvının buhar basıncının; açık hava basıncına eşit olduğu anda KAYNAMA olayı gerçekleşir. Kaynama olayının başladığı sıcaklığa da KAYNAMA NOKTASI (SICAKLIĞI) denir.



    KAYNAMA NOKTASI : Sabit sıcaklıkta ve basınçta saf sıvı bir maddenin, sıvı halden gaz hale geçtiği sıcaklıktır. Genellikle birimi ( 0C ) olarak verilir.



    * Saf suyun donma noktası 0 0C , kaynama noktası ise 100 0C"dir ( 1 atmosfer basınçta)

    * Saf (arı) sıvıların kaynama süresince hem sıcaklığı hem de buhar basıncı sabittir.

    * Saf olmayan sıvıların ise kaynama süresince sıcaklığı değiştiği halde buhar basıncı değişmez.

    * Sıvıların 1 atm. basınçta elde edilen kaynama sıcaklıklarına "normal kaynama sıcaklığı" denir.

    * Kaynama sıcaklığı saf sıvılar için ayırt edici özelliktir.


    YOĞUNLAŞMA NOKTASI : Sabit sıcaklıkta ve basınçta saf gaz bir maddenin, gaz halden sıvı hale geçtiği sıcaklıktır. Genellikle birimi ( 0C ) olarak verilir.



    *Saf bir katı eridiği sıcaklıkta, sıvısı da donar; Yine aynı şekilde saf bir sıvının buharlaştığı sıcaklıkta, buharı da yoğunlaşır.

    KAYNAMA NOKTASINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER:

    1- Sıvının cinsi: Sıvının kimyasal yapısı değiştikçe kaynama noktası değişir. Kısaca sıvı molekülleri arasındaki çekim kuvveti arttıkça sıvının kaynama noktası artar.

    2- Açık hava basıncı: Sıvı yüzeyine etki eden açık hava basıncı (Po) arttıkça sıvının kaynama noktası yükselir.

    3- Yükselti (Rakım): Deniz seviyesinden yükseklere çıkıldıkça sıvının kaynama noktası düşer. Bu olay dolaylı yoldan açık hava basıncının azalmasına bağlıdır.

    4- Sıvıda yabancı madde çözünmesi: Çözüneni uçucu olamayan çözeltilerde (katı - sıvı) çözünen madde miktarı arttıkça çözeltinin kaynama noktası artar.
    Bu iki olayın grafiğini görmek için Kayıt Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayıt Olun.[​IMG]</B>

    Aynı rotamda kaynayan bütün sıvıların kaynama süresince buhar basınçları birbirine eşittir.

    Bütün sıvıların sıcaklığı arttıkça buhar basıncı artar. Ancak kaynama başladıktan sonra buhar basıncı sabit kalır

    Bütün sıvıların sıcaklığı arttıkça buhar basıncı artar demiştik. Ancak saf sıvılarda kaynama noktasından sonra hem sıcaklığı hem de buhar basıncı sabitleşir. Oysa tuzlu su gibi çözeltilerde kaynamaya başlama sıcaklığına kadar hem sıcaklık hem de buhar basıncı artar, kaynama başladığı andan itibaren, sıcaklığı arttığı halde buhar basıncı değişmez.

    Sıvıların aynı ortamda kaynama noktaları ile buhar basınçları arasında ters orantı ilişkisi vardır. Yani kaynama sıcaklığı yüksek olan sıvının buhar basıncı daha düşüktür.


    ÖRNEK:
    1 atm basınç altında

    Suyun kaynama noktası : 100 0C"dir

    Saf alkolün kaynama noktası :
    78 0C"dir

    Buhar basınçları arasında ise : Palkol > Psu' dur.

    Sıvının ısı alarak gaz fazına geçmesi olayına buharlaşma demiştik. Şimdi bu olayın tersini düşünelim. Yani buharın ısı kaybederek sıvı hale geçmesi olayına yoğunlaşma denir. Günlük hayatta camların buğulanması, buzdolabından çıkan kapların dış yüzeylerinde sıvı taneciklerin oluşması birer yoğunlaşma olayıdır.



    ESNEKLİK : Katı bir maddeye dışarıdan bir kuvvet uygulandığında maddenin şekli değişir. Kuvvet ortadan kaldırıldığında madde tekrar eski hale geliyorsa bu olaya esneklik denir.Katı maddenin biçim değiştirmeksizin etkisinde kalacağı büyük bir gerilme değeri vardır. Bu değere esneklik sınırı denir. Esneklik sınırı aşılınca maddenin şekli değişir, eğilir kırılır...



    GENLEŞME : Her hangi bir madde dışarıdan ısı aldığında eninde boyunda veya hacminde bir artış oluyorsa bu olaya genleşme denir. Genleşme katı, sıvı ve gazlarda görülür. Ancak genleşme kat sayısı yalnızca katı ve sıvılarda ayırt edici özelliktir. Gazlarda ise ortak özelliktir.

    Genleşme katsayısı: 1 0C' sıcaklık artışında maddenin hacmindeki oransal artışa denir.

    Uzama katsayısı : 1 0C' sıcaklık artışında maddenin boyundaki uzama miktarıdır.



    İLETKENLİK : İletkenlik bir maddenin ısı ve elektriği iletip iletmemesi olayıdır. Katı ve sıvılarda ayırt edici bir özelliktir. gazlarda ise değildir. Demir, bakır, grafit. lehim gibi maddeler elektriği iyi ilettiği halde; Elmas, hava, saf su,plastik gibi maddeler iyi iletmezler. Onun için iletkenlik katı ve sıvılarda ayırt edicidir.

    Elektrik iletkenliği : Bir maddenin üzerinden geçen elektrik akımına karşılık, o maddenin elektrik akımına gösterdiği kolaylıktır. Yani maddeden elektrik akımı ne kadar kolay geçerse (direnci ne kadar az ise) o madde o kadar iyi iletkendir.

    * Suda moleküller halinde çözünen maddelerin sulu çözeltileri iletken değildir. Ancak buda iyonlaşan bileşiklerin sulu çözeltileri iletkendir. şekerli su iletken değildir ama tuzlu su iletkendir.



    Maddelerde Elektrik İletkenliği:
    1- Elektron hareketi ile olur. Buna birinci sınıf iletkenlik denir. Metallerde ve alaşımlarda görülür. Bu maddeler katı, sıvı ve gaz hallerin hepsinde iletkendirler.

    2- İyonların hareketi (göçü) ile olur. Buna ikinci sınıf iletkenlik denir. Asit baz ve tuzların sulu çözeltilerinde görülür.



    ÇÖZÜNÜRLÜK : Sabit sıcaklık ve basınçta birim hacim çözücüde çözünmüş madde miktarıdır. Genellikle sulu çözeltilerde birim hacim 100 cm3 alınır. Çözünürlük kavramı çözeltiler konusunda detaylı bir şekilde işlenecektir.
    3 Aralık 2008
    #7
  9. birşey deyil.Sen ödevini sor ben cevaplarım. Hüseyin 10
    3 Aralık 2008
    #8
  10. :muahaha::ban::D:bravo::bravo::agla:[kahretsin]
    :yuppi:
    3 Aralık 2008
    #9
  11. Öyle bişey yok
    3 Aralık 2008
    #10
  12. SABİT ORANLAR YASASI Karışımların bileşimleri istenilen oranda değiştirilebilir.Demir ile kükürtün oluşturduğu bir karışımaz miktarda demir, çok miktarda kükürt içerdiği gibi, bunun terside olabilir. Karışma bir fiziksel olaydır. Maddelerin özelliklerinin değişmediği bu olaylarda maddeler istenilen oranda karıştırılabilir. Elementler ancak belli kütle oranlarında birleşerek bileşik oluştururlar. Örneğin 7 gram demir ile 4 gram kükürt birleşerek 11 gram demir sülfür bileşiğini oluşturur. Sabit oranlar yasası bileşikleri karışımlardan ayıran bu önemli farkı belirtir. Hangi yolla elde edilmiş olursa olsun, bir bileşiği oluşturan elementlerin ağırlıkları arasında sabit bir oran vardır. Örnek : Kalsiyum oksit bileşiğinde, kalsiyumun oksijene kütlece oranı, 5/2’dir. a)25 g kalsiyum ile 8 g oksijen tepkimeye sokuluyor. Hangi maddeden kaç gram artar ve kaç gram kalsiyum oksit oluşur? b)Kütleleri birbirine eşit olan kalsiyum ve oksijen karışımının tepkimesinden 14 g kalsiyum oksit oluşuyor. Buna göre başlangıç karışımı kaç gramdır ve hangi madeden kaç gram artar?
    6 Aralık 2008
    #11
  13. SABİT ORANLAR KANUNU
    Sabit ve katlı oranlar yasasını incelemeden önce, Atomla ilgili bilimsel çalışmaların tarihi seyri hakkında kısa bilgi sunmak daha aydınlatıcı olacaktır.

    19. yy’a gelindiğinde fizikçilerin ilgi alanı hala kuvvet, itim ve çekimdi. Yani fizikçilerin atoma pek gereksinimi yoktu. Ya kimyacılar? Kimyasal tepkimeleri anlamaya çalışan kimyacılar atom daha çok ilgi duyuyordu. Gerçekten 19. yy’da atom kuramının canlanmasını sağlayanlar kimyacılardı.

    Şöyle soralım: Dalton, 19. yy başında,1803’te, “atomun varlığı”nı ileri sürerken kanıt ol
    arak neleri göstermiştir? Bunu kavrayabilmek için kimyanın temel birleşme yasalarını
    anımsamalıyız. Çünkü John Dalton (1766-1844) “
    atomun varlığının kanıtları” olarak bu yasaları göstermiştir. Bunlar kütlenin korunumu,
    sabit oranlar ve katlı oranlar yasası adıyla bilinir.

    19. yüzyıl, aslında atomla açıldı. John Dalton, 1803-8 arasında atomun varlığının
    kanıtlarını açıkladı ve bilimsel anlamdaki ilk atom kuramını geliştirdi. Dalton, kimyasal
    tepkimelerdeki kütlenin korunumu (Lavoisier ve Lomonosov), bileşiklerin oluşmasında sabit
    kütle oranının varlığı (Joseph Proust), katlı oran yasası(John Dalton) gibi denel sonuçları
    başarıyla yorumladı ve bu sonuçların (yasaların) ancak atomun varlığıyla kavranabileceğini gösterdi.

    Joseph Proust ise 1799’da yaptığı bir yayında kimyanın diğer büyük bir yasasını açıkladı.
    Buna kimyacılar, sabit kütle oranları yasası der. Bu yasa şöyle der: Belirli bir bileşiği oluşturan
    elementler, daima belirli ve sabit olan bir kütle oranında birleşir. Örneğin su oluşurken
    diyelim 30 gram hidrojen ile 70 gram oksijen ya da başka bir oran değil;ama daima kütlece yüzde
    11.19 hidrojen ve yüzde 88.81 oksijenden oluşur.

    1803’te John Dalton, katlı oranlar yasası denen yasayı buldu. Bu yasa sabit oranlar yasasının
    atomik oran düşüncesine daha kesin bir destek veriyordu. Çünkü iki element arasında iki ve
    daha çok bileşik oluşuyorsa,elementlerden birinin kütlesi sabit tutulduğunda onunla birleşen
    ikinci elementin kütleleri arasında basit tam sayılı bir oran vardı. Buradaki kütle terimleri
    atomları anlatıyordu. “Basit, tam sayılar” atomların oranıydı. İşte Dalton’un vardığı sonuçlar:

    1.Her element atom adı verilen çok küçük ve bölünemeyen taneciklerden oluşmuştur. Atomlar
    kimyasal tepkimelerde oluşamazlar ve bölünemezler. “Atomu parçalayacak adam yoktur” diye
    de ekleyivermişti. Kimyacıların da hata yaptıkları bir gerçektir!
    2.Bir elementin bütün atomlarının kütlesi (ağırlığı) ve diğer özellikleri aynıdır. Fakat bir elementin
    atomları diğer bütün elementlerin atomlarından farklıdır.
    3.Kimyasal bir bileşik iki ya da daha çok sayıda elementin basit sayısal bir oranda birleşmesiyle
    oluşur. Örneğin bir atom A ve bir atom B, AB ya da bir atom A ile iki atom B yani AB2.

    18.yy kimyacılarının en büyük başarılarından biri, atmosferin homojen bir ortam olmadığını, oksijen
    ,azot (nitrojen), su buharı ve belki de başka şeylerin oluşumundan oluştuğunu keşfetmeleriydi.
    Ama atmosferin değişmez bir bileşim olduğu anlaşılınca,bütünlüğü ve kalıcılığına ilişkin sorular
    anlamsızlaşıyordu. Bununla birlikte.Dalton, atmosferin yoğunlukları farklı olan üç ya da daha fazla
    esnek akışkandan oluştuğunu öne sürünce,aynı orular yeniden ele alınabilirdi.

    En yoğun gaz üstte ve en seyrek gaz altta olmak üzere niçin ayrı düzeyler oluşmuyordu?
    Bir Newtoncu olan Dalton, Principia’yı açtı ve orada Newton’ın ‘atmosfer,birbirini iten küçük
    parçacıklar ya da atomlardan oluşur’ dediğini gördü. Dalton buna ‘bir atom kendi türünden
    olan atomu itmez, başka tür atomları iter’ varsayımını ekledi. Zafer kazanmış tavrıyla sonuca
    varıyordu: “ Bu, gazların spesifik çekimleri ne olursa olsun bir gazın diğerinin içine işlemesi içindir.”

    Dalton, atom kuramına asıl özgün katkısını henüz yapmamıştı. Bunlar yine belirli bir bilimsel
    sorundan ötürü ortaya çıkıyordu. Geleneksel atomcular ,atomun biçimi ve boyutları üzerinde
    yoğunlaşmaya eğilimliydiler. Ne var ki bunun,şu soruyu sorarken Dalton’a pek yardımı dokunmayacaktı:
    “Niçin su diğer gazlar gibi kütlesini kabul etmiyordu? “ Niçin su,örneğin azot oksiti,nitrojen ya da
    hidrojenden daha fazla miktarlarda içine alıyordu? Dalton’a göre bunun nedeni tepkimenin,
    ‘çeşitli gazların temel parçacıklarının sayısına ve ağırlığına bağlı olmasıydı’,en hafif olan en
    az soğurulabilendi. Bu, Dalton’I atım ağırlıklarıyla ilgilenmeye yöneltmeye yetmişti. Dalton,
    önceki birkaç varsayıma dayanarak,oksijen ve hidrojen elementlerinin görece ağırlık oranlarının
    7:1 olduğu sonucuna vardı ve bu temele dayanarak kimyasal bileşimin temel yasaları üzerinde çalışmaya başladı.

    Buna karşın atomculuk, kimyacılar arasında bile dikkate değer bir direnişle karşılaştı.
    Birçok bilgin,kimyager ve filozof,algılanamaz ve bölünemez parçacıkların varlığını kabul
    edemiyordu.William Whewell, Philolosophy of the Inductive Science ( 1840)
    çalışmasında bunun bilimin, kimyasal deneyimin sonucu değil, metafiziğin sonucu olduğunu iddia ediyordu:

    “ Ama eğer atomik kuram öne sürülecekse.. ki buna göre kimyasal elemetler bölünemeyen
    parçacıklardan oluşmaktadır,şunu belirtmeden geçemeyiz ki, kimyasal araştırma bunu kanıtlamamıştır
    ve hatta hiçbir doyurucu kanıt ortaya koyamamıştır.”
    Benzer biçimde büyük kimyacı F.A. Kekule 1867’de şöyle direnebiliyordu: “Atomların varolup
    olmadığı sorusu kimyasal bakış açısıyla hiçbir önem taşımamaktadır;bu tartışma metafiziğe ait bir tartışmadır.”

    Kimyagerlerin atomculuğa olan bu açık kayıtsızlıklarının bir nedeni de kimyasal tepkimeleri açıklamanın
    ,kimyasal denklemlerin dili gibi başka yollarının da olmasıydı. Dönemin ders kitaplarında örneğin
    denklem tabloları şöyle sunuluyordu:” Kimyasal denklemler yalnızca birbirine bağlanan
    maddelerin göreli niceliklerini temsil eder.” Ya da bir bilim sözlüğünde açıklandığına göre şöyleydi:
    “ Nesnelerin,bileşimindeki yerleri değiştirildiği zaman eşit olabildikleri söylenmektedir.”

    Örneğin:” Deneyler sonucunda… Çeşitli metallerin değişik ama belirli ağırlıklarının birbirinin yerine
    geçebildikleri anlaşılmıştır. Cıva ağırlığından 100 ölçü,31.7 bakır, 32.5 çinko ve 1 ölçü hidrojen
    35.5 ölçü klorla yaptıkları bileşimde birbirlerinin yerine geçme durumundadırlar.”

    Böylece Dalton ve diğer atomcular ikili bir bileşik olan suyu,bir hidrojen atomu ve ondan yedi
    kat daha ağır bir oksjen atomunun oluşturduğunu düşünürken,diğerleri oksijen ağırlığında yedi
    birimin bir birim hidrojenle birleşerek birim su oluştuğunu düşünüyorlardı. Belki de kolaylık olsu
    diye oksijen ve hidrojen atomlarından söz edilebilirdi ama ısrar edildiğinde bunun yalnızca kimyasal deneylerden söz etmenin daha kolay
    bir yolu olduğunu söylerlerdi.

    Sabit Oranlar Yasası


    1799 yılında Proust elementler birbirleri ile bileşik oluştururlarken belli oranda birleştiklerini buldu.
    Bugün sabit oranlar yasası olarak bilien yasaya göre “bir element başka bir elementle birleşerek
    bileşik oluşturduklarında bileşik içindeki elementlerin kütleleri oranı sabittir”. Buna göre;
    bir bileşik örneğin suyun 18 gramında 16 gram oksijen varken geri kalan 2 gramı hidrojendir.
    9 gram su alınırsa bunun 8 gramı oksijen ve 1 gramı hidrojendir. Bu oran suyun ne şekilde
    elde edilmiş olura olsun kesinlikle değişmez.

    Özetle: Bir bileşiği oluşturan atomların ağırlıkları arasında değişmez bir oran vardır.Bu orana göre
    fazla olan miktar tepkimeye girmeyip artar.Sabit oranlar yasası bir bileşiğin ağırlıkça %
    yüzde bileşimi sabittir diye de tanımlanır. Başka bir ifadeyle, Bir bileşiği oluşturan atomların
    ağırlıkları arasında değişmez bir oran vardır.Bu orana göre fazla olan miktar tepkimeye
    girmeyip artar.Sabit oranlar yasası bir bileşiğin ağırlıkça % yüzde bileşimi sabittir diye de tanımlanır.


    Bileşik
    Atom sayısı olarak birleşme oranı
    Kütlece birleşme oranı
    Ağırlıkça % bileşim
    H2O
    2:1
    1:8
    % 11,1 H



    % 88,9 O
    C3H4
    3:4
    9:1
    % 90 C



    % 10 H








    Örnek:
    Karbon ve hidrojenden oluşmuş bir bileşiğin 0.058537 g karbon ve 0.019512 g
    hidrojen olarak belirlenmiştir. Eğer aynı bileşikten alınan yeni örnek içerisinde
    0.12 gram karbon bulunduğuna göre hidrojen kütlesinin ne kadar olmasını beklersiniz?



    Çözüm :

    Sabit oranlar kanununa göre bileşik içindeki elementlerin kütleleri oranları korunacağına göre
    0.12 g. karbon kütlesine karşın bileşik içindeki hidrojen kütlesi;


    Sodyum klorürün 0.243 g. gramlık örneğinde 0.1491 g. klor bulunduğu görülmüştür.
    0.595 gram örnek kullanılmış olsaydı. Bileşik içindeki klor ve sodyum miktarının ne kadar olacağını hesaplayınız.




    Katlı Oranlar Yasası


    Yasa 1804 yılında John Dalton bulmuştur. Bileşiklerde elementler arasındaki kütle oranının korunmasına
    karşın bazen aynı elementlerin birbirleriyle birleştiklerinde farklı özellikler gösteren bileşikleri oluşturduğu
    gözlenmiştir. Örneğin karbon ve oksijenin birleşmesiyle özellikleri tamamen birbirinden farklı karbondioksit
    ve karbonmonooksit diye adlandırlan iki farklı ürün meydana gelir. Karbonmonoksit oldukça zehirli bir gazken
    karbondioksit soluk alıp verirken dışarı attığımız zehirli olmayan bir gazdır ve yeşil bitkilerin yaşamını sürdürmesi
    için gereken en temel elemanlardan biridir. Aslında oksijen ile hidrojenin birlikte oluşturdukları birbirinden
    farklı 2 form vardır. Biri bildiğimiz su, diğeri hidrojenperoksittir.

    Hidrojenperoksidin yaklaşık %3 lük su ile seyreltilerek hazırlanmış çözeltisi eczanelerde oksijenli su olarak satın
    aldığımız ticari üründür. Ve özellikleri kesinlikle sudan çok farklıdır. Yalnızca karbon ve hidrojenden oluşmuş
    bileşiklerin sayısını ise tam olarak söylemek çok kolay değildir. Bütün bu karmaşaya karşın Dalton şunu fark etti.
    “Eğer bir element bir başka element ile birden fazla bileşik oluşturabiliyorsa elementlerden birinin sabit miktarı
    ile diğer elementtin değişen miktarları arasında basit ve tam sayılarla ifade edilebilen bir oran vardır.” Örneğin karbondioksit-karbonmonoksit örneğine geri dönersek, 44 karbondioksitte 12 gram karbon ve 32 gram oksijen
    vardır. Karbonmonooksidin 28 gramında ise 12 gram karbon ve 16 gram oksijen vardır. Heriki bileşikteki karbon
    miktarı 12 gramı için birinde 32 diğerinde 16 gram oksijen vardır. Birinci bileşikteki oksijen kütlesinin ikinci
    bileşiktekine oranı 32/16=2 dir. Bu dalton’a Kendi adıyla anılan Dalton Atom Teorisi fikrini verdi.

    Özetle: İki element birden fazla bileşik yapıyorsa;birini aynı miktarı ile birleşen diğer elementin miktarları
    arsında tam sayılarla belirtilen bir oran vardır.Katlı oranlar kanunun en önemli sonucu kimyasal tepkimelerde
    atomun parçalanmamasıdır. Başka Bir ifadeyel İki element birden fazla bileşik yapıyorsa;birini aynı miktarı
    ile birleşen diğer elementin miktarları arsında tam sayılarla belirtilen bir oran vardır.Katlı oranlar
    kanunun en önemli sonucu kimyasal tepkimelerde atomun parçalanmamasıdır.

    Örnek:

    * Kükürdün florla birbirinden farklı iki bileşiği için aşağıdaki sonuçlar bulunmuştur. Bu verilere göre
    bu iki bileşiğin katlı oranlar kanununa uyup uymadığını tartışınız.





    I. BİLEŞİK
    II. BİLEŞİK
    Kükürt Kütlesi
    0.447 g
    0.438 g
    Flor Kütlesi
    1.06 g
    1.56 g.


    Çözüm :


    Bu bileşiklerin katlı oranlar kanununa uyup uymadığını tespit etmek için II. Bileşiği 0.447 gram kükürt içeren örneğinin kaç gram flor içeriği;

    0.447 g kükürt içeren I. Ve II. Bileşik içindeki flor kütleleri oranı;



    Bu iki bileşiği daha sonra SF4 ve SF6 formülleri ile göstereceğiz.

    Silisyum klorür bileşiklerinde sırasıyla % 83.36, % 78.98 ve % 76.97 O bulunmaktadır.
    Bu bileşiklerin katlı oranlar yasasına uyduğunu gösteriniz.
    Çözüm : 100 gramlık Silisyumun 3 farklı klorürlü bileşiği için aşağıdaki tobloyu düzenleyebiliriz.


    I. Bileşik
    II. Bileşik
    III. Bileşik
    Silisyum Klorür
    16.64 g.
    21.02 g.
    23.03 g.
    Oksijen Kütlesi
    83.36 g.
    78.98 g.
    76.97 g.

    II. ve III. Örneklerin 16.64 g. Silisyum bulunduran örneklerdeki oksijen kütlesi



    8. ULUSAL KİMYA OLİMPİYATLARI 1. AŞAMA SORULARI


    1.Br- iyonunun elektron dizilişi enerji seviyelerine göre yazıldığında en son eklenen elektronun dört kuvant sayılarının her birisi aşağıdakileden hangisidir?
    n l ml ms
    a. 3 0 0 +1/2
    b. 3 1 -1 -1/2
    c. 4 2 0 +1/2
    d. 4 1 -1 -1/2
    e. 4 2 -1 -1/2

    2.Sulu sodyum klorür, NaCl (su), elektrolizi için aşağıdakileden hangisi yanlıştır?

    * Elektroliz ürünleri Cl2, H2 ve NaOH dir.
    * Anotta Cl- yükseltgenerek Cl2 gazı oluşur.
    * Katotta Na+ indirgenerek Na metali oluşur.
    * Su indirgenerek H2 gazı ve OH- iyonuna dönüşür.
    * Oluşan H2 ve Cl2 birbirleriyle karışırsa, hızlı bir tepkimeyle HCl oluşur.

    3.İdeal bir çözelti 4 mol A ve 6 mol B sıvıları karıştırılarak elde ediliyor. Bu sıvılardan saf A
    nın 20 oC deki buhar basıncı 112 mm Hg ve saf B nin ise 94 mm Hg dır. Elde edilen sıvı
    karışımın 20 oC de üzerindeki buharında B nin mol kesri nedir?

    * 0.44
    * 0.60
    * 0.40
    * 0.36
    * 0.56

    4.Kapalı bir kap içerisine eşdeğerde mol sayısı CO(g) ve H2O(g) konularak sıcaklığı
    500 oC ye getiriliyor. Bu anda kabın içindeki toplam basınç 1 atm dir. Daha sonra
    tepkime başlıyor ve aşağıdaki denge oluşuyor.




    CO(g) + H2O(g) CO2(g) + H2(g) Kp(500 oC) = 5.5

    Denge durumunda CO2(g) nın kısmi basıncı kaç atm dir?
    a.1.00
    b.0.85
    c.0.70
    d.0.45
    e.0.35

    5.Endüstride bakır elektroliz yöntemiyle saflaştırılıyor. Eğer böyle bir elektroliz, 400 miliamper ve 2.0 volt gerilimle 15 saat süreyle yapılırsa katotta kaç gram bakır Cu2+ den Cu haline dönüşürek toplanır?

    * 14.22
    * 7.11
    * 3.56
    * 1.98
    * 0.14

    6.Aşağıdakilerden hangisi temel (başka birimlerden türetilmeyen) uluslararası kabul edilen bir birim DEĞİLDİR?

    * Kilogram
    * Newton
    * Saniye
    * Metre
    * Amper

    7.Doğada bulunan brom elementinin izotoplarından bir tanesinin kütlesi 78.9183 ve bolluk yüzdesi 50.64,
    diğerinin kütlesi ise 80.9163 ve bolluk yüzdesi 49.36 dür. Buna göre doğadaki bromun ortalama atom ağırlığı nedir?

    * 79.1836
    * 79.5673
    * 79.8954
    * 79.9045
    * 79.9173

    8.Eğer 25 mL 0.02M Na3PO4 çözeltisi 40 mL 0.03M CaCl2 çözeltisine eklenirse kaç gram Ca3(PO4)2 çökelir?


    a.0.079
    b.0.158
    c.0.372
    d.0.017
    e.0.062

    9.Elektron dizilişi 1s2 2s2 2p6 3s2 3p6 3d10 olan element veya iyon aşağıdakilerden hangisidir?

    * Zn
    * Cu+
    * Ni2+
    * Fe3+
    * Ga

    10.Aşağıdakilerden hangisi YANLIŞTIR?

    * Sıvıların sabit hacimleri vardır ve bulunduğu kabın şeklini alır.
    * Gazlar bulunduğu kabın tamamını doldurur ve şeklini alır.
    * Katıların ısıtılarak doğrudan gaza dönüşmesine sublimleşme denir.
    * Her madde için belli bir sıcaklık ve basınçta katı, sıvı ve gaz fazları dengede bulunur.
    * Katı haldeki her madde ısıtılıp sıvı hale dönüştürüldüğünde hacmi artar.







    11.Bir çözelti 40 mL 0.060M AlCl3 ve 60 mL 0.020M KCl karıştırılarak elde ediliyor. Çözelti homojen olduğuna göre Cl- iyonünün çözeltideki molar derişimi nedir?

    a.0.036
    b.0.048
    c.0.054
    d.0.084
    e.0.096

    12.Azot ve oksijenden oluşan gaz halindeki bir bileşik %30.4 azot ve %69.6 oksijen
    içermektedir. Bu gazın normal koşullardaki yoğunluğu 4.11g/L olduğuna göre molekül fomülü nedir?

    a.NO
    b.NO2
    c.N2O4
    d.N2O5
    e.N3O6

    13.Aşağıdakilerden hangisi bir kimyasal değişimdir.

    a.Sütten yağ çıkarmak
    b.Yollara tuz dökerek buzlanmayı önlemek
    c.Baraj suyunu arıtarak içme suyu haline getirmek
    d.Demirin paslanmasını önlemek için boya ile kaplamak
    e.Ağaçtan sandalye yapmak

    14.Katlı oranlar yasasını göz önüne alarak aşağıdaki bileşiklerin hangisinde oksijenin ağırlıkça yüzdesi en yüksektir.

    * NO
    * NO2
    * N2O

    * N2O5
    * N2O4

    15.Normal şartlar altında ideal bir gaz için aşagıdakilerden hangisi YANLIŞTIR.

    a.Bir molünün hacmi 22.4 litredir.
    b.Sabit sıcaklıkta P nin 1/V ye karşı çizimi negatif eğimli doğru verir.
    c.PV nin T ye karşı çizimi pozitif eğimli doğru verir.
    d.Sabit sıcaklıkta PV nin P ye karşı çizimi, eğimi sıfır olan eğri verir.
    e.Sabit hacimde P nin T ye karşı çizimi, pozitif eğilimli doğru verir.







    16.Aşağıdakilerden hangisinin kaynama noktası en YÜKSEKTİR?

    * CH3CH2CH2CH2CH3
    * H2O
    * HOCH2CH2OH
    * CH3CH2OCH3
    * CH3CH2CHO

    17.Hacmi ihmal edilen musluklu bir boru ile birbirlerine bağlı iki balon He gazı ile doldurulmuş.
    Balonlardan birisi 0 oC deki buz-su karışımı, diğeri ise 50 oC deki sıcak suya konulmuş. Birinci
    balonun (0 oC) hacmi 10 L ve içindeki basınç 600 mm Hg, ikincisinin ise hacmi 5 L ve basıncı
    2 atm dir. Bu iki balonun her ikiside oda sıcaklığına (25 oC) getiriliyor ve aralarındaki musluk
    açılarak gazlar karıştırılıyor. Dengeye geldiklerinde balonlardaki ortak basınç atm cinsinden ne olur?

    * 1.92
    * 1.72
    * 1.51
    * 1.19
    * 0.84


    18.Bir çözelti, 40 mL 0.030M CH3COOH (Ka = 1.8x10-5) çözeltisi ile 60 mL 0.020M NaOH
    çözeltisi karıştırılarak elde edilmiştir. Bu çözeltinin pH’ı nedir?

    * 5.59
    * 8.41
    * 3.33
    * 10.61
    * 7.23

    19.Etan, C2H6 havada tam yandığında CO2 ve H2O verir. Aşağıda verilen bağ enerjilerin
    i kullanarak, etanın yaklaşık yanma enerjisini kJ cinsinden hesaplayınız.

    Bağ Enerji (kJ/mol)
    C-C 348

    C-H 413
    C=O 799
    O-H 463
    O=O 495
    a.–1415.5
    b.+1415.5
    c.–2617.0
    d.+2617.0
    e.–4241.5





    20.Bir çözelt, 50 mL 1.000x10-7 M HCl ve 50 mL 1.002x10-7 M NaOH karıştırılarak elde edilmiş.
    Bu çözeltinin pH’ı nedir?

    a. 2
    b. 4
    c. 7
    d.10
    e.12

    21.3MnO4- (su) + 5Cr(k) + 24H+ ® 3Mn2+ (su) + 5Cr3+ (Su) + 12H2O
    Tepkimesi için aşağıdakilerden hangisi YANLIŞTIR?

    a.İleri yöndeki tepkime asidik ortamda olabilir.
    b.Tepkimede değişen toplam elektron sayısı 15 tir
    c.Bu tepkime bir redoks tepkimesidir.
    d.Tepkimede Cr(k) indirgendir.
    e.MnO4- beş elektron alarak Mn2+ ye yükseltgenmiştir.

    22.Aşağıdakilerden hangisinde en fazla atom vardır
    .
    a.0.64g SO2
    b.1x10-4 mol O3
    c.3x1020 molekül CH4
    d.0.44g C3H8
    e.1.5x1021 atom He

    23.Aşağıdakilerden hangisi YANLIŞTIR?

    a.Karışımı oluşturan bileşenler yalnızca kimyasal yöntemlerle birbirlerinden ayrılabilirler.
    b.Aynı cinsten olmayan atomların kimyasl bağlarla birleşmelerine bileşik denir.
    c.Kimyasal yöntemlerle bozunarak daha basit maddelere dönüşmeyen saf maddelere element denir.
    d.Birden fazla bileşiğin karışımıyla elde edilen karışımda, birden fazla faz varsa karışım heterojendir.
    e.Homejen karışımlara çözelti denir.

    24.Ca3(PO4)2 Bileşiğinde fosforun değerliği nedir?

    a.+7
    b.+5
    c.+3
    d.+1
    e.–3








    25.Aşağıdakilerden hangisi YANLIŞTIR?

    a.Bir atomdaki toplam proton sayısına atom numarası denir.
    b.Yüksüz bir atomda proton sayısı elektron sayısına eşittir.
    c.Kütle numarası, proton ve nötron sayılarının toplamına eşittir.
    d.Proton ve nötronları çekirdekte bir arada tutmak için gereken enerjiye çekirdek bağlama enerjisi denir.
    e.Farklı atomlarda nötron sayıları aynı fakat proton sayıları farklı ise bu atomlara izotoplar denir.

    26.Kireç taşı kapalı bir kapta 600 oC de ısıtılırsa aşağıdaki şekilde bozunur,
    CaCO3(k) + ısı CaO(k) + CO2(g)
    Denge durumunda CO2(g) miktarını artırmak için aşağıdaklerden hangisi yapılmalıdır?
    a.CaCO3 miktarı artırılır
    b.CaO miktarı artırılır
    c.Ortamdaki CaO uzaklaştırılır
    d.Sıcaklık artırılır.
    e.Toplam hacim azaltılır.


    27.0.01M NH3 (Kb = 1.8x10-5) çözeltisinin pH’ı nedir?

    a.10.63
    b. 8.64
    c. 7.00
    d. 5.34
    e. 3.37

    28.10.0 g Ca ile 3.5 g Cl2 tepkimeye girdiğinde kaç gram CaCl2 oluşur?
    a.13.5
    b.11.0
    c. 7.0
    d. 5.5
    e. 3.8

    29.SrCO3 ün su çözeltisindeki çözünürlüğü 25 oC de 5.9x10-4 g/100mL dir. Buna göre SrCO3 ün 25 oC deki çözünürlük çarpımı, Kçç nedir?

    a.3.4x10-11
    b.1.6x10-9
    c.3.4x10-7
    d.4.0x10-6
    e.3.5x10-5






    30.Aşağıdaki tepkime denkleştirildiğinde H+ nın katsayısı ne olur?
    Cr2O72- + S2- + H+ ® Cr3+ + S + H2O
    a. 1
    b. 3
    c. 6
    d.10
    e.14

    31.Aşağıdaki tepkime için çizelgede verilen hız ölçümleri yapılmıştır.
    A + B ® C
    [A]o, Molar o, Molar Hız, Molar/saniye
    0.01 0.02 1x10-3
    0.01 0.04 4x10-3
    0.02 0.04 8x10-3
    Bu tepkimenin toplam derecesi nedir?
    a.1
    b.2
    c.3
    d.4
    e.5


    32.Bir Cu-Ag pilinin gerilimi 0.46 Volt ve Ag elektrodu katottur. Bu pilde
    Cu2+ + 2e- ® Cu Eo = 0.34 Volt
    Olduğuna göre gümüşün (Ag/Ag+) yükseltgenme gerilimi kaç volttur.
    a.+0.80
    b.+0.12
    c.–0.80
    d.–0.12
    e.–1.20

    33.Su içerisindeki 0.1 molal HX zayıf asit çözeltisinin donma noktası –0.189 oC dir.
    Bu asitin iyonlaşma yüzdesi nedir? Su için donma noktası sabiti Kd = 1.86 K/molal dır.

    a.2.8
    b.1.6
    c.1.1
    d.0.7
    e.0.2



    34.Aşağıda verilen bileşiklerden hangisinin atomları arasındaki bağ en çok kovalent karektere sahiptir.

    * BeO
    * BF2
    * SO2
    * Na2S
    * KBr

    35.Aşağıdakilerden hangisi YANLIŞTIR?

    * Alkali metaller tüm bileşiklerinde +1 değerlikli olurlar.
    * Hidrojen metallerle yaptığı iki elementli bileşenlerinde –1 diğer tüm iyonik bileşiklerinde ise +1 değerlikli olur.
    * Oksijen çoğu bileşiklerinde –2, peroksitlerde –1 ve süperoksitlerde –1/2 değerlikli olur.
    * Toprak alkali elementler hemen hemen tüm bileşiklerinde +2 değerlikli olurlar.
    * Halojenler bileşiklerinde yalnızca –1, +1 veya +3 değerlikli olurlar.


    36.Aşağıda verilen atom ve/veya iyonların yarıçap artış sırasında hangisi DOĞRUDUR?

    * F- < N3- < Ca2+ < C
    * N3- < F- < Ca2+ < C
    * C < Ca2+ < F- < N3-
    * Ca2+ < C < F-< N3-
    * Ca2+<C < N3- < F-

    37.Dışarı ile sıcaklık değişimi olmayan bir termos içinde 75 oC deki 50 g su ile –10 oC deki 5 g buz karıştırılıyor. Dengeye ulaşıldığında sıcaklık kaç derece olur? (Su ve buz için özgül ısılar sırasıyla 4.18 J/g·K ve 2.06 J/g·K; buzun erime ısısı ise 6.001 kJ/mol dür)

    * 60.5
    * 13.0
    * 18.6
    * 21.4
    * 25.6

    38.Aşağıdakilerden hangisi Dalton atom teorisinin söylediklerinden birisi DEĞİLDİR?

    * Elementlerin niteliklerini kayıp etmeden ayrılabilecekleri en küçük parçaya atom denir.
    * Aynı elementin atomları tamamen aynıdır ve diğer elementlerinkinden tamamen farklı özellik gösterirler.
    * Kimyasal tepkimelerde atomlar yok olmaz veya değişik yeni atomlar oluşamaz.
    * Bileşikler, değişik element atomlarının belirli oranlarda birleşmesiyle oluşurlar.
    * Atomlar, proton, nötron ve elektronlar içerirler.




    39.Üç tane şişe içerisinde bulunan bütanın birincil, ikincil ve üçüncül alkollerinin etiketleri kaybolduğu
    için testler yapılarak tekrar etiketlenmesi isteniyor. Bunun için aşağıda yapılan test ve/veya çıkarılan sonuçlardan hangisi yanlıştır?

    * Her bir şişeden alınan örnekler asitli ortamda KMnO4 ile etkileştirilir. Tepkime veren örnek mavi
    turnusol kağıdını kırmızıya çevirir ise bu birincil alkoldür.
    * KMnO4 ile tepkime vermeyen örnek üçüncül alkoldür.
    * Örnek, KMnO4 ile tepkime verir, Fehling çözeltisine duyarsız kalır fakat iyot ile bazik ortamda
    iyodoform testi verir ise bu örnek ikincil alkoldür.
    * Örnek sodyum metali ile vakum altında tepkime vererek hidrojen gazı açığa çıkarır ise bu örnek
    birincil alkoldür.
    * Örneklerin kaynama noktaları farklılık gösterir. En yüksek sıcaklıkta birincil sonra ikincil ve en düşük
    sıcaklıktada üçüncül alkol kaynayacaktır.

    40.14C için yarı ömür 5730 yıldır. Bulunan tarihi bir ağaçtan yapılmış masanın içindeki radyoaktif 14C
    izotopunun %80 inin bozunduğu saptanmıştır. Buna göre bu masa kaç yıl önce yapılmıştır?

    * 1845
    * 8593
    * 10213
    * 11460
    * 13307


    41.Aşağıdakilerden hangisi K3[CoCl6] nın doğru isimlendirilmesidir?

    a.Potasyum hekzaklorocobaltat (III)
    b.Tripotasyum hekzaklorocobalt (IV)
    c.Tripotasyum hekzaklorocobalt (III)
    d.Potasyum hekzaklorocobaltat (IV)
    e.Potasyum hekzaklorocobaltat (II)

    42.Periyodik çizelge için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    * Elektron ilgi katsayısı (elektronegativite), aynı periyot içinde soldan sağa ve aynı
    grup içinde aşağıdan yukarıya artar.
    * Atom yarıçapı aynı periyot içerisinde soldan sağa artar ve aynı grup içerisinde
    yukarıdan aşağıya azalır.
    * Değerlik elektronları d-yörüngesinde bulunan elementlere geçiş elementleri
    denir.
    * Aktanit ve lantanit elementlerine aynı zamanda iç geçiş elementleri denir.
    * Elementlerin oksijenle yaptıkları oksitlerinin asitliği, aynı periyot içerisinde,
    soldan sağa artar.





    43.Aşağıdaki tepkimelerden hangisi yanlıştır?

    a. CH3COOH + CH3OH + H+(katalizör) ® CH3COOCH3 + H2O
    b. CH3CH(Br)COOH + KOH + alkol(Çözücü) ® CH3CH(OH)COOH + KBr
    c. CH3CH2COOH + PCl3 ® CH3CH2COCl + POCl3 + HCl
    d. CH3COOOCCH3 (asetik anhidrit)+ 2NH3 ® CH3CONH2 + CH3COONH4
    e. CH3CH=CHCH3 + H2 + Pt ( katalizörü) ® CH3CH2CH2CH3

    44.Aşağıdakilerden hangisi doğal bir polimerdir?

    * Nişasta
    * Nylon
    * Polietilen
    * Çay şekeri
    * Teflon

    45.Havanın yalnızca %80 i N2 ve %20 side O2 den oluştuğu varsayılırsa, 1 atm basınç ve 25 oC de yoğunluğu kaç g/L dir?

    * 0.012
    * 0.816
    * 1.179
    * 1.436
    * 1.853


    46.Aşağıdakilerden hangisi alkol elde edilen yöntemlerden birisi değildir?

    a.Şekerin fermantasyonu ile alkol elde edilir
    b.Karbon monoksit ve hidrojen, ZnO katalizörlüğünde, uygun sıcaklık ve basınçta tepkimeye girerek metanol verir.
    c.Alkenlere uygun koşullarda su eklenerek alkol yapılır.
    d.Asetaldehit az asidik ortamda K2Cr2O7 ile yükseltgenirse etanol oluşur.
    e.Aseton, asidik ortamda LiAlH4 ile indirgenirse 2-propanol oluşur.

    47.Aşağıda verilen formüllerden hangisinin ismi yanlıştır?

    a. CH3COOH etanoik asit
    b. CH3CH2COOCH3 metil propanat
    c. PhSO3H benzensulfonik asit (Ph = fenil)
    d. CH3CH2OCH2CH2Br 1-bromo-2-etoksietan
    e. CH3CH2CH2NH2 1-propilamid





    48.İçinde karbonil grubu olan organik bileşik aşağıdakilerden hangisidir?
    a.Aseton
    b.Etilen glikol
    c.Gliserin
    d.Petrol eteri
    e.Naftalin


    49.Mağnezyum hidroksitten, Mg(OH)2, hazırlanan doymuş sulu çözeltinin pH’ı kaçtır? (Kçç(Mg(OH)2 = 1.8x10-11)

    * 3.48
    * 3.78
    * 7.00
    * 10.21
    * 10.52


    50.Soy gazlar için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    * Bu grup elementlerin son yörüngelerinde ns2np6 olduğundan elektron almak veya vermek istemezler, dolayısıyla tepkimesiz elementlerdir.
    * Bu elementlerden Xe nun bazı bileşikleri sentezlenebilinmekta ancak He ve Ne gibi küçük atom numaralı soy gazların hiç bir bileşiği sentezlenememiştir.
    * Bu elementlerin hepsi radyoaktif özellik taşımaktadır.
    * Bu elementlerden Ne, Ar, Kr, ve Xe havadan O2 ve N2 elde edilirken yan ürün olarak elde edilirler.
    * He, balonların sişirilmesinde ve dalgıçların oksijen tüplerine karıştırılarak yaygın bir şekilde kullanılıyor.


    __________________
    6 Aralık 2008
    #12
soru sor

Maddenİn Ayirt Edİcİ Özellİklerİ

Alakalı Aramalar:

  1. zeytinyağının genleşme katsayısı

    ,
  2. genleşme katsayısı kimler için ayırt edici