ışınlanma gerçek oldu

İsimli konu WH 'İcatlar ve Buluşlar' kategorisinde, DEJ@VU üyesi tarafından 15 Ekim 2006 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: ışınlanma gerçek oldu. project rainbow(gökkuşağı projesi) PHİLADELPHİA DENEYİ 1943 1930'lu yıllarda Amerikan hükümeti bilim adamlarından gemilerin radarlarda görünmemesini... ışınlanma gerçek oldu ... Şehidin şakası gerçek oldu ...

  1. project rainbow(gökkuşağı projesi)
    PHİLADELPHİA DENEYİ 1943



    1930'lu yıllarda Amerikan hükümeti bilim adamlarından gemilerin radarlarda görünmemesini sağlayacak bir yöntem geliştirmelerini ister. Başkanlığını Nikola Tesla'nın yaptığı bir grup bilim adamı bu isteği gerçekleştirmek üzere işe koyulurlar…

    Yaklaşık 10 yıllık bir çalışmanın sonunda proje deneme aşamasına gelir. Deneyde Amerikan donanmasında görevli küçük bir destroyer olan Eldridge adlı gemi kullanılacaktır…

    Gemi, jeneratörler, vericiler, güç yükselticiler, modülasyon devreleri ve elektromanyetik alan oluşturmaya yarayacak araç gereci içeren tonlarca ekipmanla donanır…

    22 Temmuz 1943'te saatler 09:00'ı gösterirken elektromanyetik alan jeneratörleri çalıştırılır. Eldridge'in etrafını önce yeşil bir duman kaplar. Gemiyi bu dumanın ardında görmek imkânsızlaşır. Alıcılar geminin kuvvetli bir elektormanyetik alanla çevrelendiğini göstermektedir. Duman çekildiğinde ise deneyin istenenden daha başarılı olduğu anlaşılır. Çünkü Eldridge sadece radarlardan değil, mürettebatıyla beraber "gözden de" kaybolmuştur!



    Amerikan hükümeti ve deniz kuvvetleri elbette ki böyle bir deneyin ya da projenin varlığını asla kabul etmiyor. Tüm bunların asılsız, hayal ürünü iddialar olduğunu savunuyor. Ancak diğer taraftan da görgü tanıklarının ifadeleri var. Zaten deney hakkında bilinenlerin çoğu da bu tanıkların ifadelerinden sağlanmış.

    Şimdi başa dönelim ve hikayemizin ayrıntılarına bakalım. 1933 yılında Roosevelt ABD'nin başkanı oldu ve hemen ardından eski dostu ve dünyanın sayılı bilim adamlarından Nikola Tesla'yı Washington'a davet ederek ondan devlet adına bazı projeleri yürütüp yürütemeyeceğini sordu.

    Yanıt olumluydu. Başkan ona Gökkuşağı Projesi şeklinde bilinen projeden söz etti. Tesla bu proje üzerinde çalışmaya başladı. 1936'ya gelindiğinde Tesla önemli gelişmeler kaydetmiş hatta insansız bir gemiyi gözden kaybedip sonra da geri getirmeyi başarmıştı.

    Ancak yetkililerin deneyin insanlı olarak yapılmasında ısrar etmeleri ve Tesla'nın da insanlara zarar gelmeden bu deneyin yapılmasının olanaksız olduğu noktasında başlayan görüş ayrılıkları sonunda Tesla'nın son aşamada projeden ayrılmasıyla sonuçlandı. Bundan sonra projenin idaresini Dr. John von Neumann devraldı.

    Donanma, özellikle Almanlara karşı bir an önce ezici üstünlük sağlamak kaygısını taşıyordu. Bu üstünlüğü sağlamanın ise görünmezlikten geçtiği düşünülüyordu. Arzu edilen gemilerin "radarlara" görünmemesini sağlamaktı. Fakat sonuç beklenenden çok farklı oldu.

    Amerikan hükumeti için çalışan bilim adamları arasında dünyanın en büyük dahilerinden biri olarak gösterilen ve Nazi Almanyasından kaçıp ABD'ye sığınan Albert Einstein da vardı.

    Philadelphia Deneyi'nde en büyük katkılardan birinin Einstein tarafından sağlandığı düşünülmekte. Özellik Einstein'ın "Birleşik Alan Teorisi"nin deneyi başarıya ulaştıran faktör olduğu sanılıyor.

    Einstein bu teorisini 1925-27 tarihleri arasında Prusya'da yayımlanan bir bilim dergisine göndermiş ancak tamamlayamadığını düşünerek geri çekmiş. Einstein'ın ileriki yıllarda teorisini tamamladığı, ancak bunun savaş sırası ve sonrası hükümetlerce gizlenmiş olabileceği tahmin ediliyor. Biz şimdi gelelim ilk deneyin ayrıntılarına.

    Haziran 1943'te deney için seçilen USS Eldridge'e elektormanyetik alan oluşturucu donanım yüklendi ve gemi Philadelphia Deniz Üssü açıklarında deneye tabi tutuldu. Deney sırasında yeni mürettebat da gemide bulunuyordu.

    Deneye ticari bir gemi olan Andrew Furuseth'in mürettebatı da tanıklık etti. Andrew Furuseth'in özel bir yeri var, çünkü deney hakkında bugün bilinenlerin çoğunu bu gemide görev yapmış olan Carlos Allende'nin anlattıklarından biliyoruz.

    (Allende, 50'li yıllarda UFO araştırmacısı Morris Jessup'a yazdığı mektuplarda yaşadıklarını anlatmasaydı belki de bu olaydan hiç haberimiz olmayacaktı. Ve küçük bir not daha: Jessup 1959'da intihar etti. Ne ilginç değil mi?)

    22 Temmuz 1943'te şalterler kaldırıldı. Geminin gözden kayboluşuna kadar olanları biliyorsunuz. Ondan sonra olanlar da oldukça ilginç.

    15 dakika sonra şalterlerin indirilmesi emredildi. Yeşil duman yeniden belirdi ve duman çekilirken Eldridge yavaş yavaş yeniden materyalize oldu. Ancak bir şeylerin ters gittiği hemen anlaşılmıştı. Gemiye iletilen telsiz mesajlarına yanıt gelmiyordu.

    Gemiye çıkıldığında mürettebatın hiç de iyi durumda olmadığı görüldü. Bir bölüm mürettebat yaşadıkları korku dolu dakikalarda gemiden aşağı atladı (Gemiden o anda atlayanların hiç birinin cesedi bulunamadı). Sağ kalanların çoğu akıllarını kaçırmıştı.

    5 asker geminin metal gövdesi ile kaynaşmıştı! İkisinin elleri çelik gövdenin içine geçmişti. Ellerini keserek adamları kurtardılar ve yerine protez eller taktılar.
    Normal durumda olan mürettebatın ileriki zamanda olağan üstü şeylerle karşılaştıkları rapor edilmiştir.

    Bulundukları yerde birden yokolup başka bir yerde görünebiliyorlardı.
    Duvarların içinden geçebiliyorlardı.
    Bir çoğu bu duvarların arasına sıkışarak can verdi.
    Birden bire taş kesilip bir başkası onlara dokunana kadar öyle kalanlar vardı (Boyutlar arasında sıkışıyorlardı).
    Bunun yanında doğa üstü güçlere sahip olanlarda vardı.
    Sağ kalan adamlar asla tam anlamıyla düzelemediler. Akıl sağlıklarını kaybettikleri gerekçesiyle de ordudan uzaklaştırıldılar.

    Donanma bu personeli topyekun emekliye sevk ederek gemiye yeni personel atadı. Bilim adamlarına da sadece radar görünmezliği istediklerini, optik görünmezliğe gerek olmadığını bildirdi.

    28 Ekim 1943'te ise Eldridge üzerinde ikinci deney gerçekleştirildi. Saatler 17:15'i gösterirken elektromanyetik jeneratörler yeniden çalıştırıldı. Gemi bir kez daha hemen hemen tamamen görünmez oldu. Sadece gövdesinin ana hatları seçilebiliyordu.

    Bir kaç saniye süresince işler yolunda gider gibiydi ki ansızın gözleri kör edebilecek kadar güçlü mavi bir ışık patlaması meydana geldi ve gemi gözlerden tümüyle kayboldu.

    Şimdi duyduklarınıza inanmayacaksınız belki ama Eldridge, bir kaç saniye sonra, 600 kilometre ötede, Norfolk açıklarında yeniden maddeleşti.

    Norfolk'ta bir kaç dakika boyunca görülür durumda kaldıktan sonra tekrar görünmez oldu ve saniyeler içinde Philadelphia Deniz Üssü açıklarında yeniden belirdi.

    Elektronik kamuflajı gerçekleştirmeye çalışan bilim adamları koca bir gemiyi, mürettebatı ile birlikte ışınlamış ve sonra da geri getirmişlerdi. Ancak, daha önce de belirttiğimiz gibi ABD hükümeti asla böyle bir deneyin yapıldığını ya da projenin yürütüldüğünü kabul etmedi.

    Donanmaya göre Eldridge, sözü edilen tarihlerde Philadelphia'da bile değildi. Deneyin yapıldığı günlere yakın bir tarihte, yine enteresan bir yerde, Bermuda Şeytan Üçgeni'nde eğitim amaçlı olarak bulunduğu açıklandı. Eldridge daha sonra Yunanistan'a satıldı ve 90'lı yıllara kadar da 'Leon' adıyla hizmette kaldı.

    O KADAR BERBATMI YA BİRİNİZDE YORUM YAZIN
    15 Ekim 2006
    #1
  2. ışınlanma gerçek oldu Cevapları

  3. abd yönetimi kabul etse bile
    fizik kurallarını aykırı birşey bu
    15 Ekim 2006
    #2
  4. Arkadaşım Çok Tesekkur Ederim.. Gercekten Çok Güzel Bir Paylaşım....:)
    10 Haziran 2009
    #3
  5. paylaşımın için tşkler... ama bana pek inandırıcı gelmedi
    11 Haziran 2009
    #4
  6. paylasım için tsşk
    11 Haziran 2009
    #5
  7. ben arkadaşa katılmıyorum kuantum mekaniği her türlü olaya izin verir buna ışınlanmada dahildir çünkü bu olaylar 4 boyutlu ortamda gerçekleşiyor yani zamanında bulunduğu bir ortam şu an bile yıldızlara bakarken en az 4 sene öncesini görebiliyorsak zamanda yolculukta yapılabilir ama holgramsal bi düzende ve ileri değil sadece geriye gidelebilir buda ışınlama demektir daha açacak olursam zamanda geriye gidişte ışınlanmada bir bakıma aynı özelliği kullanıyor ışık hızından hızlı gitme...:tamam:
    27 Haziran 2009
    #6
  8. Cok ilginc yhaaa :alala:
    28 Haziran 2009
    #7
  9. Selamlar Öncelikle Konuyu daha öncede biyerde okumuştum @amerikan dediği gibi quantum mekaniği ztn fizik kurallarının dışında meta fizik le alakalı bir konu mevcut kanunlarla yapılacak bişeyler değil belki ama teoriler mevcut... Fakat bi hata var evet 4. boyut zamanın boyutu ve düzlemde x,y,z gibi bi boyut değil 4. boyut... nedeni ise x,y,z diye adlandırdığım 1. 2. ve 3. boyutun sonsuza doğru uzantıları var. -x e doğru sonsuz, +x e doğru sonsuz.. tabi uzayı sonsuz kabul edersek. :D sorun ise şurada zamanıda çizgi olarak düşündüğümüzde uzayın oluşmasıyla zaman (4. boyut) ve mekan (1,2,3) tabi uzayın 11 boyutlu hatta 21 boyutlu bir kavram olduğu söyleniyor nekdr doğru bilinmez.... Fakat zaman boyutunda zaman devamlı ilerleyen bir çizgi yani ışınlanmada olsa örneğin çizgi 2100 yılını gösteren zamana ulaşmadıysa orası ztn şuanda yoktur. Evet buraya kadar sorun yok peki zamanda geri gidilebilrmi?... Öyle görünüyor gibi fakat şu var zaman çizgisinde geriye gitmeyi düşünmeden önce bulunduğun noktayı koruyabilmen önemli buda mümkün deil :D kuantum dahi açıklayamaz diye düşünüyorum... Ondan zamanda geriyede gidilmez hatta biz 3 boyutlu varlıklarız ve 4. boyuta ulaşamayız müdahale edemeyiz..Birşey var Karadelikler onlar uzayda belirdiğinde cisimleri yutuyur fakat cisimleri yutarken hatta ve hatta ışığı bile yutması bir nebze olsun zamanı ve mekanı ortadan kaldırması gibi görülebilir :D Belki karadelik içerisinde zamandan ayrı yaşanılabilir :D (Tamamen benim sallamam sakın bi girip bakıyım demeyin :D)...Bir nokta daha var uzayın her yerinde zaman eşit dağılmıyor örneğin güneş sisteminde güneşin kütlesinin hatta her yıldızda boledir hatırı sayılır kütlesinin olmasından dolayı zamanı büktüğünü söylüyor bilim adamları... Uzayzaman - Vikipedi buradan daha ayrıntılı bilgi edinilebilir... Valla alaksız şeyler gibi gözüktüğünü biliyorum.Boşlukları dolduralım :D 5 yıldır bole şeyler le ilgileniyorum.Ama hala adam gibi bişe anlamış deilim....:D kolay gelsin
    25 Temmuz 2009
    #8
  10. paylaşım için thanks
    25 Temmuz 2009
    #9
  11. paylaşım için sağ ol
    25 Temmuz 2009
    #10
  12. İnsanlar üzerinde ışınlanma olabiliyorsa, bu da tüm hücrelerin birbirinden saniyeler içinde de olsa ayrılabildiğini gösterir.Tüm hücreler ayrıldığı zaman da canlı kaybedilebilir..Takdir-i ilahi diyelim..Peygamberler de bazı yerlerde gözükebiliyorlardı..İnsanoğlunun da aynısı değil fakat ona benzeri yapacağı belirtilmiştir.:tamam:Eğer ışınlanma olduysa bile insanoğl ışık hızını zaten 1943'te aşmış..:)
    25 Temmuz 2009
    #11
  13. tebrikler güzel sallamışsınız..
    30 Mayıs 2010
    #12
  14. gerçekten güzel bir baylaşım bir çok soruma cevap oldu saol
    7 Temmuz 2010
    #13
  15. 2 dünya savaşı sırasında öncelikli bayrağı almanya ardından rusya ve amerikanın aldığı bilimin savaşla bütünleştiği bir oluşumun içende doğduğu bir zamanı atlattık. bilim yeniliklerin geleceğin ışığıdır. her icat bazan bir başka benzerinin veya beklenmeyen başka bir icadın varolmasına neden olur. fakat savaşla ilgili bilim ne yazıkki aç gözlü bilim adamlarının kendi istediği amaca ulaşmak için orduya evet demesi ve bu iki şeytani gücün el şıkışması ile şuan bile anlamakta güçlük çektiğimiz gelişmelerin o zamanlarda bilinçsiz ve kontrolsüz gerçekleşmesine neden oldu.
    malüm günümüz teknolojisinin 100 1 bile sayılmayan bir zamandan bahsediyoruz. deneylerin gerçek olduğu ve hatta ışınlanmanın alman ordusu tarafından da gerçekleştiği ve sonuçlarının felaketle sonuçlandığı bir çok belgeyle ortaya çıktıysada savaş sonrası bunların abd ve rusya hükümeti tarafından kendi kişisel amaçları için kullanılmak üzere ört bas edilmesi ve yalanlanması neticesnde inandırıcılığını kaybetmiş ve akıllarda bir çok soru ile ortadan silşinmiştir.şu bir gerçekki bilim önce insanlık için değil devletlerin birbirlerine boy göstermesi alanında kulllanıldığı sonrasında bir üst modelinin çıkması ile ilkini insanlığı itaf etmesiyle kirli bir oluşum sunan büyü-k devletlerin gölgesinde cahilce yaşamaktayız. ne yazıkki bilmediğimiz ve saklanılmaktan artık yok olmuş gelecek için bir çok basamağı kibir ve çıkarlardan dolayı pas geçmişken biz neyin tartışmasını yapıyoruz. var yada yok artık bir önemi de yok...
    11 Eylül 2010
    #14
  16. birisi demiş çok güzel sallamışsınız birisi demiş çok saçma.....insaf yahu biraz düşünün bari ondan sonra yazın bişeyler veya saçma diyen arkadaşlar bide neden saçma olduğunu söylesinler eğer çok biliyorlarsa.......bi mantıklı yorum yapan america nickli arkadaş çıkmış walla...............................aynen öyle arkadaşım esas mesele IŞIK HIZI......einstein abimizinde dediği gibi boyut değitirmeden normal hız kavramında saniyede 320.000 km lık bu hıza ulasmak ımkansız kardesım kutlesız olmak gerekıyo.....kı ulastın dıyelım o zamanda ışık yılı kavramlarındaki bıze en yakın bılınen galaksı andromeda bıle ..... mılyon ısık yılı uzakta bılmem duyanınız var mı mılyon yıl yaşayan ınsan............işte bundandır ki bizim ışınlanma gibi geçmişi tekrar görebilme gibi uzayın derinliklerine gidebilmemiz gibi uçuk hedefleri başarabilmemiz için elektriği magnetizmayı birleşik alanı kullanmamız şart abiler........bir nevi portal gibi bence bu ve şunuda eklıyım kendı fıkrım olarak bence karadelıktede bu olay çok pis mevcuttur bılmem kac değerinde bir elektrıksel alan gibi.........yani sonuç olarak bunlar sadece teoridir fakat pratiğe dönüştüğünde insanlığı hatta dolaylı olarak evrendeki bazı yerlerı bıle degıstırebılecek devrim niteliğinde teorilerdir......onun için lutfen bıraz daha saygı bıraz daha araştırma sözüm saçma diyip geçen bilge arkadaşlara:P.........
    13 Kasım 2010
    #15
  17. Bende ABD'nin bu tarz bir buluş yaptığına ina nanlardanım! Yıllar öncesinde de çok kişilerden duymuştum! Ayrıca bu yeni bir olay değil. Zamanında peygamberlerin çoğu da İlahi İnayet sonucu bir yerden bir yere gidip hatta bir den fazla yerde belki de ışık hızı denilen zaman diliminden daha kısa süre içerisinde konum değiştirmişlerdir! Bunların en büyük ispatlarından biri olarak da Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in mirac vakasını gösterebiliriz. Vaka'nın hemen sonrasında Efendimiz yatağına geldiğinde daha soğumamış olduğunu farketmişti! Zaten anlatılan olaylarda değil bir kaç saatlik aylar hatta asırlar sürecek bir yolculuk olmasına rağmen... Bunun dışında HZ. Süleyman peygamberin de cisimleri bir yerden başka bir yere (Yemen Sultanı Melike`nin tahtını) ışık hızıyla taşıdığı ve geri getirdiği kaynaklarda bildirilmektedir...
    Paylaşım ve bilgilendirme için ayrıca teşekkürler! +Rep
    14 Kasım 2010
    #16
  18. Teşekkürler Çok İlginç Bir Paylaşım +ReP:bravo::bravo:

    Böyle Birşey Olmuşsa Bilinki ABD Bunu Asla Kabul Etmez Bu Teknolojiyi Kendisi Kullanır...Adamlar Kendilerinden Başka Brini Düşünmüyorki[kizgin]
    14 Kasım 2010
    #17
  19. tabii ki yıllardır yaptığı gibi...
    15 Kasım 2010
    #18
  20. İNANMAYANLAR!!!

    bir adam düşünün kiaynı anda 10 000 ampulu yakan ilk insan
    bir adam düsünün 26 mil ötedeki ötedeki 200 ampulü KABLOSUZ (ELEKTROMANYETİZMA İLE MÜMKÜN) YAKMAYI BAŞARDI
    O ADAM YILLARCA EDİSONLA ÇALIŞTI
    O ADAM ÇOCUKKEN BAŞKA BİR ODADAKİ SAATİN SESİNİ DUYABİLECEK KADAR HASSASLAŞTI
    ELDRİDGE DENEYİNDE BUNUN BİLİNMEMESİ İÇİN ASKERLERE ÖNCE RÜŞVET DAĞITILDI SONRA ŞANTAJ YAPILDI
    ADAMIN IŞINLANMA VE ZAMAN YOLCULUPU İLE İLGİLİ YAZDIĞI KİTAP NEDEN FBI TARAFINDAN ALINSIN BİR DÜŞÜNÜN
    BENCE HEPSİ GERÇEK AMA YALANLANIYORLAR
    11 Mayıs 2011
    #19
  21. valla hep merak ederdım ama bencegerçekten yapıldı bu cunku dunyada ölüme care harıcınde insanların yapamayacagı sey yoktur
    egerkı hayal edılıyorsa bence yapılabılecek seydır
    aynı bır zamanlar ınsanların uca bılecegını soylerken baskalarının bunun hayalden oteye gecemeyecegını solemesı gıbı harıkulede bı olay bence
    11 Şubat 2012
    #20
soru sor

ışınlanma gerçek oldu

Alakalı Aramalar:

  1. ruslar isinlanmayi buldu

    ,
  2. isinlama icat edildimi