İpsiz Recep Kitap Özeti

İsimli konu WH 'Soru Cevap' kategorisinde, Misafir üyesi tarafından 14 Aralık 2012 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: İpsiz Recep Kitap Özeti. ipsiz recep kitabı can alpgüvenç 2 sayfalık özeti Kitap Özeti kitap özeti ...

  1. ipsiz recep kitabı can alpgüvenç 2 sayfalık özeti
    14 Aralık 2012
    #1
  2. İpsiz Recep Kitap Özeti Cevapları

  3. Milli Mücadele’nin isimsiz kahramanı: İpsiz Recep
    Milli Mücadele topyekun bir milletin verdiği bir mücadeledir ve bu mücadelenin çok sayıda kahramanı vardır. “İpsiz Recep” olarak bilinen Recep Reis de bu kahramanlardan biridir. İpsiz Recep, hem İngiliz işgal kuvvetlerine hem de Rum çetelerine karşı verdiği mücadeleyle vatanın ve milletin sahipsiz olmadığını, ihtiyarlamış da olsa bir aslanın kediye boğdurulamayacağını gösterir.
    Cihan imparatorluğunun son demlerinin yaşandığı yıllar… İstanbul işgal altındadır. Anadolu’daki azınlıklar, işgal ordularından aldıkları cesaretle taşkınlık yapmakta, Müslüman ahaliye saldırmakta, cinayetler işlemektedirler. Devlet-i Aliyye’nin otoritesi kaybolmuş, ordusu terhis edilmiş, milletin hak ve hukukunu savunacak kurumsal yapılar işlemez hale gelmiştir.
    Bu şartlar altında bir Karadeniz uşağı olan Recep Reis, işin başa düştüğünü görür. Recep Reis, 1862 Rize doğumludur. Çocukluk ve ilk gençlik yılları Rize’de geçer. 1920’de Batı’ya, Zonguldak’a gelir. Gemisiyle yük ve insan taşımacılığı yapan, korkusuz, zaman zaman acımasız, ama ülkesi ve milleti için gözünü budaktan sakınmayan bir yiğittir. Hem İngiliz işgal kuvvetlerine hem de Rum çetelerine karşı cesaret, akıl ve beceri dolu eylemlere girişir. Kadın ve çocukların, kundaktaki bebelerin dökülen kanlarını yerde koymaz. Vatanın ve milletin sahipsiz olmadığını, ihtiyarlamış da olsa bir aslanın kediye boğdurulamayacağını gösterir.
    Tarihî romanları ve araştırmalarıyla tanınan Can Alpgüvenç, yakın zamanda televizyonda bir diziye de konu olan İpsiz Recep’in düşman işgaline karşı verdiği mücadeleyi romanlaştırdı. Alpgüvenç, dizide anlatılan İpsiz Recep ile gerçek İpsiz Recep arasında çok farklar olduğunu, çarpıtılan tarihî gerçekleri romanında ortaya koyduğunu söylüyor.
    Tanınmıyor, çünkü…
    Recep Reis’in toplumumuzda az bilinen bir halk kahramanı olduğunu belirten Alpgüvenç, “Rahmetli kayınpederim Ali Berber Bey, 1985-86 yıllarında ondan sıkça söz eder; babası Mehmed’in, İpsiz’in önemli adamlarından biri olduğunu anlatırdı. Kayınpederimin vefatından yıllar sonra bir televizyon kanalı, Kurtuluş Savaşı kahramanlarını tanıtan bir program hazırlamamı isteyince, listeme Karadeniz’in bu efsane kahramanını da ekledim. İpsiz Recep’i anlattığım on beş dakikalık bölüm seyirci tarafından büyük ilgi görmüş olacak ki, bu konuda pek çok telefon ve mail aldım. Yoğun ilgi, bende bu gözü pek fedaiyi daha geniş biçimde anlatma fikri uyandırdı; romana işte bu düşünceyle başladım” diyor.
    İpsiz Recep’in Kurtuluş Savaşı esnasında çok önemli rol oynamış bir kahraman olmasına ve başarılarından dolayı İstiklal Madalyası’na layık görülmesine rağmen pek bilinmeyen bir isim olduğunu ifade eden Alpgüvenç şunları söylüyor:
    “Kurtuluş Savaşı’nın içinde yer alan ve bunu gerçekleştiren kahramanların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Ancak, Cumhuriyet tarihimiz Mustafa Kemal Paşa’ya göre dizayn edildiğinden, onun yanı başında yer alan ve zaferde büyük payı olan pek çok paşadan fazla söz edilmez, buna gerek duyulmaz. Onların ortak adı, Atatürk’ün ‘silah arkadaşları’dır. Böylece kamuoyunda, bütün işlerin Mustafa Kemal Paşa tarafından tek başına düşünülüp gerçekleştirildiği izlenimi oluşturulmak istenir. Bu çevrelerce, kahraman sayısı arttıkça, Paşa’nın kudret ve etkisinin azalacağı endişesi hâkimdir. Harbin kazanılmasında büyük fedakârlıklar göstermiş, fakat sonradan Mustafa Kemal Paşa ile anlaşmazlığa düşmüş isimler dahi sonradan aforoz edilmiş, bunların bütün hizmetleri kamuoyundan saklanmıştır. Resmî tarihimizin sistemi böyle işlemektedir... İpsiz Recep’i de bu kahramanlardan biri olarak düşünebilirsiniz.”
    TRT’de “İpsiz Recep” ismiyle yayınlanan dizide o günkü gerçeklere temas eden ipuçları olmakla birlikte, genel seyrinin gerçeklerden uzak olduğunu kaydeden Alpgüvenç, “Birincisi; savaşın arka planı gerçeklerden farklı anlatılmaktadır. İkincisi; bütün bölümlerde, İpsiz Recep’in fedaileriyle ilişkilendirilen yoğun gönül ilişkileri yaşanmaktadır ki; bunlar tamamıyla hayal ürünüdür. Şu var ki; dizi uzayıp bölüm sayısı arttıkça fantezilerin çoğalması da kaçınılmazdır. Üçüncüsü; İpsiz Recep, kendisiyle bağlantısı olmayan birçok olayın içine sokulmaktadır. Dördüncüsü; dizide Recep Reis’i oynayan Kadir İnanır’ın tipi, İpsiz’le bağdaşmamaktadır. İpsiz kısa boylu, ufak tefek yapılı birisiydi... Dizide yer alan, ‘Öğretmen Halide’ karakteri, sanırım bilerek Halide Edip’le (Adıvar) karıştırılmak isteniyor… Aslı faslı olmayan bu anlatım da gerçeğe uygun düşmüyor. Ancak bu diziyi, bütün hata ve gerçek dışılıklarına rağmen, savaş sırasında böyle kahraman ve gözü pek bir adamın da yaşadığını, Kurtuluş Savaşı’nda önemli bir rol üslendiğini, İstanbul ve çevresindeki Rum çetelerinin korkulu rüyası olduğunu ortaya koyması, ayrıca Kandıra ve Adapazarı’nın kurtuluşunda büyük katkısı olduğunu göstermesi bakımından faydalı buluyorum” diyor.
    İpsiz Recep’in kişiliği
    Recep Reis’in vatanı işgal eden düşmana karşı son derece şiddetli ve merhametsiz olduğunu ifade eden Alpgüvenç, İpsiz Recep’in kişiliğiyle ilgili şu bilgileri veriyor: “Korku denen duygu semtine hiç uğramamış. Mesela; halka zulmeden Andon Çetesi’ni imha etmek ve liderini öldürmek için, reisin uğradığı lokantada boğaz tokluğuna günlerce çalışıyor, çeteye karşı tek başına dövüşüyor… Birkaç adamıyla Yunan, Fransız ve Rus gambotlarını basarak, silah ve cephane ele geçiriyor… Bir defasında Beykoz’da demirli bir İngiliz gemisini basarak teknenin amiralini öldürüyor, yani düşmana karşı böylesine gözü kara biri… Buna karşılık; din, namus ve ahlâk kavramlarına karşı son derece duyarlı. Toplumun değerlerine olan bağlılığı, ömrünün her safhasında açıkça görülüyor. Ayrıca İpsiz Recep, son derece arkadaş canlısı biri… Meselâ; Birinvi Dünya Savaşı sırasında, Portakallık’ta babasından kalan bahçeyi satarak, eline geçen parayı cezaevinde kalan ve ihtiyacı olan arkadaşlarına veriyor. Bahçesinin bir kısmını da mezarlık yapılmak üzere camiye bağışlıyor. Arkadaşlık duyguları böylesine kuvvetli… Kadınlara karşı ise her zaman duygusal ve yardımsever; onlara her fırsatta yardım ediyor.”
    Milli Mücadele sonrası
    Milli Mücadele tamamlandıktan sonra Recep Reis, çetesinin ileri gelenlerinden yaklaşık yirmi beş kişiyle Ankara’ya geldiğinde bando ile karşılanır. TBMM Hükümeti, kendisine mükâfat olarak, Sakarya kıyısındaki daha önce Ermeniler’e ait olan Kızılcık köyünü verir, ancak İpsiz Recep o büyük arazinin sadece altı dönümünü kabul ederek geri kalanını halka dağıtır. Ayrıca İstiklal Madalyası ile taltif edilip maaşa bağlanan Recep Reis, “Biz bu mücadeleyi madalya için yapmadık!” diyerek, madalyayı da kabul etmez, maaşını da yeni kurulan Tayyare Cemiyeti’ne -Türk Hava Kurumu- bağışlar. Daha sonra Karasu’ya dönen İpsiz Recep, artık kabuğuna çekilerek silahını duvara asıp toprağıyla ilgilenmeye başlar.
    Bir gün bahçesinde çalışırken, Ankara’dan bir heyet gelerek kendisini Ankara’ya davet edince İpsiz Recep onlara kendine yakışır bir cevap verir: “Biz işimizi tamamladık efendiler, savaşta dik duran başımızı siyasette eğmeyiz... Tilkinin pazarda işi yoktur!”
    1928 yılında tifoya yakalanan Recep Reis, aynı yılın sonlarında 66 yaşında rahmet-i Rahman’a kavuşur ve büyük bir cemaat refakatinde Karasu Ulu Camii yanındaki Merkez Mezarlığı’na defnedilir. Ancak kabri 1972’de, aradan 44 yıl geçtikten sonra, adını taşıyan bir dernek tarafından yaptırılarak, başına mermer bir kitabe dikilir.
    Can Alpgüvenç: “Milli Mücadele’nin isimsiz kahramanları çok fazla”
    Romanımda her şeyden önce, Kurtuluş Savaşı’nın isimsiz bir kahramanı olan İpsiz Recep’i tanıtmak istedim. Bu savaşın daha pek çok isimsiz kahramanı olduğunu göstermeye çalıştım. Bu savaşın arka planının resmî tarihlerdeki gibi olmadığını, Sultan Vahdeddin’in millî mücadelenin yanında yer aldığını ve Mustafa Kemal Paşa’yı sonuna kadar desteklediğini anlattım. Kazım Karabekir Paşa’nın bu mücadeledeki önemli rolüne genişçe yer verdim. Yunan ordusu, ülkemizdeki azınlıklar ve Boğaz’da zulüm yapan, bölgeye kan kusturan Rum çeteleri o zamanki süper güç İngiltere’nin emriyle hareket etmişlerdir. Ülkemizin gerçek düşmanı, 19. asrın başından itibaren başta İngilizler olmak üzere ‘Düvel-i Muazzama’ adı verilen Batılı güçlerdir. Su uyur düşman uyumaz. Bugün de içimizdeki bir takım kişi veya zümreleri satın alarak veya iğfal ederek, onları ülkesine düşman haline getirmek isteyenlerin arkasında da benzer güçler ve aynı tezgâh vardır.
    19 Aralık 2012
    #2
soru sor

İpsiz Recep Kitap Özeti

Alakalı Aramalar:

  1. ipsiz recep kitap özeti