Internet'in nedir ve Tarihçesi

İsimli konu WH 'Genel' kategorisinde, Shady08 üyesi tarafından 13 Nisan 2007 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Internet'in nedir ve Tarihçesi. Internet'in Tarihçesi Internet nedir? Internet dünya çapında bir bilgisayar ağları sistemidir. Ağlardan oluşan bir bilgisayar ağıdır ve... Greenpeace Nedir? Hedefleri, Tarihçesi ve Başarıları Gravür Nedir? Tanımı ve Tarihçesi ...

  1. Internet'in Tarihçesi

    Internet nedir?
    Internet dünya çapında bir bilgisayar ağları sistemidir. Ağlardan oluşan bir bilgisayar ağıdır ve dünyanın herhangi bir yerinde, Internet'e bağlı bir bilgisayarın başına oturan bir kullanıcı, eğer izni varsa, dünyanın öbür ucundaki bir bilgisayara erişebilir. Hatta bazen diğer bilgisayarlardaki kullanıcılarla konuşabilir bile...
    Internet'in tarihçesi
    Internet bir yerde ABD ve SSCB arasındaki soğuk savaş ve çekişmenin ürünüdür. SSCB'nin ilk uyduyu atmasından sonra 1962 yılında Amerika'da ARPA (Advanced Research Projects Agency - İleri Araştırma Projeleri Ajansı) kuruldu ve bir bilgisayar ağı oluşturmak için ilk adımlar atıldı.
    1965 yılında mevcut telefon hattının yetersizlikleri çözüldü ve Berkeley ile MIT üniversitelerinin bilgisayarları arasında ilk kez telefon hattı üzerinden iletişim sağlandı. Böylece ilk geniş alan ağı (WAN - wide area network) uygulaması gerçekleştirilmiş oldu.
    1968 yılında ayrı yapılardaki bilgisayarların anlaşabilmeleri için ortak bir protokol oluşturma çalışmaları tamamlandı. Veriler paketler halinde gönderilecekti. Böylece hem verilerin değişik hatlar üzerinden gidebilmeleri yani iletişim esnekliği sağlanacaktı, hem de hatlara kulak misafiri olmak zorlaşacaktı.
    1969 aralık ayında, Santa Barbara ve Utah'taki araştırma merkezlerinde bulunan iki bilgisayarın daha katılımıyla, yalnızca dört bilgisayarı birbirine bağlayan ARPANet oluşturuldu.
    ARPANet'in kuruluş amacı kendi üniversitesindeki bir bilgisayarda araştırma yapan bir kullanıcının diğer üniversitelerdeki bilgisayarlara da erişip onlardaki bilgileri kullanabilmesine veya uzaktan bağlanarak onlarda da program çalıştırabilmesine olanak vermekti. Kurulan ağ yapısında merkezi bir bilgisayar yoktu ve bir bilgisayardan gönderilen ileti, hedeflenen bilgisayara bir çok ayrı yol üzerinden ulaşabiliyordu. Bunun en büyük yararı ise, savaş ya da felaket durumunda ağın bir bölümü çökse bile, diğer bölümünün çalışmayı sürdürebilmesiydi. Özellikle ülke güvenliğini sağlamak ön plana çıkıyordu.
    ARPANet 1971 yılına gelindiğinde 23 bilgisayarı kapsıyordu. Büyük bölümü ABD'nin askeri bütçesinden finanse ediliyordu ve bilgisayarlar kiralık hatlar aracılığıyla birbirlerine ulaşıyordu.
    1972 yılında ilk e-mektup gönderildi. E-mektupta kullanılan "@" işaretinin öyküsünü ise bu yazının devamında okuyabilirsiniz...
    1974 yılında da bugün Internet'in temel protokolü olan TCP/IP (Transmission Control Protocol / Internet Protocol - Gönderme Denetleme Protokolü / Ağlararası Protokol) yazıldı.
    ARPANet Amerika'nın ayrı yerlerinde olan akademisyenlerin ve araştırmacıların birbirlerine ileti ve dosya göndermelerini ya da uzaktaki bir bilgisayara bağlanıp çalışmalarını sağlayan ideal bir sistemdi. 1975 yılında, ABD Savunma Bakanlığı'nın iletişim gereksinimlerini daha iyi karşılamak amacıyla Savunma İletişimi Ajansı ARPANet'in yönetimini ele aldığında, bilgisayar ağı üzerindeki trafik artmayı sürdürdü. Ancak kullanıcıların çoğunu askeri personel değil, meslektaşlarıyla iletişim kuran akademisyenler yani siviller oluşturuyordu. Sonunda ARPANet ikiye bölündü. 1980'lerin ortalarında araştırma yönelimli kısmı ARPANet olarak kalırken, askeri kısmı MILNET adını aldı.
    Bu iki ağ birbirlerine bağlıydı ve aralarındaki bu bağ DARPA Internet (Defence Advanced Research Agency - Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı) olarak adlandırıldı. Sonra da kısaca Internet oldu.
    Alternatif ağların ortaya çıkışı
    ARPANet'e erişim yalnızca savunmaya yönelik üniversitelerle sınırlıydı. Bunun dışında bırakılanlar tarafından BITNET (Because It's Time Network - Çünkü Artık Zamanı Ağı) ve CSNET (Computer Science Network - Bilgisayar Bilimleri Ağı) oluşturuldu. Bunlar da Amerika'daki akademisyenleri ve araştırma merkezlerini birbirlerine bağlıyordu. Türkiye'de de 1993 yılının sonunda Internet'in gelmesinden önce BITNET bağlantısı vardı.
    Avrupa'da da İngiltere, İskandinav ülkeleri ve Hollanda'daki bilgisayar ağları birleştirildi. 1984 yılında bir yerde BITNET'in Avrupa çeşidi olan EARN (European Academic and Research Network - Avrupa Akademi ve Araştırma Ağı) ortaya çıktı.
    1991 yılında özel bilgisayarların da Internet'e bağlanmasına izin verildi. Sonunda diğer tüm ağların da Internet'in içinde yer almasıyla, bugünkü yapı oluştu.
    Internet'in omurgası
    1986 yılında 56 Kbps'lık modemler aracılığıyla (şimdi neredeyse olmazsa olmaz dense de, o zamanlar için müthiş bir hızdı) Amerika'daki gelişmiş bilgisayar merkezleri birbirlerine bağlandı ve Internet'in Amerika'daki omurgası oluşturuldu. Bu omurga bir bilgi otoyolu olarak da düşünülebilir. Bilgi buradan orta büyüklükteki yerel ağlara, ya da Internet servis sağlayıcılara, oradan da kullanıcılara ulaşır.
    Türkiye'deki ağın omurgasının nasıl olduğunu merak ediyorsanız, bunu gösteren bir resmi TR-NET'in sitesinde bulabilirsiniz.
    WWW
    WWW'in ortaya çıkması 1991 yılına dayanıyor. Ancak 1993 yılında, NCSA'de Mark Andraseen tarafından Mosaic göstericisinin yazılmasıyla işlerlik kazandı ve yayılmaya başladı.
    Internet'in Türkiye'ye gelmesi de 1993 yılında oldu ve 1994 yılında ben ODTÜ Bilgi İşlem Dairesi'nde işe başladığımda, herkes Mosaic kullanıyordu. Türkiye'deki tüm Internet sunucularının (www, ftp, gopher...) listesi bir sayfaya sığıyordu. Şimdi ise ODTÜ bununla baş edemediği için, Internet sunucularını listeleme işini TR-NET'e devretmiş.
    Özet
    Özetlersek, 1960'ların başında ABD Savunma Bakanlığı bünyesine kurulmuş olan ARPANet, zaman içinde sivillerin kullandığı Internet'e dönüştü. Bugün Internet dünya üzerindeki yüz milyonlarca kullanıcının bağlı olduğu, kamuya açık, ortaklaşa çalışılan ve kendi kendini yöneten bir sistemdir.
    Fiziksel olarak olağan iletişim için kullanılan telefon ve uydu hatları üzerinde çalışmaktadır.
    Teknik olarak ayırt edici özelliği ise TCP/IP (Transmission Control Protocol / Internet Protocol - Gönderme Denetleme Protokolü / Internet Protokolü) diye adlandırılan standart bir protokoller topluluğundan oluşmasıdır. Internet'e bağlı tüm bilgisayarlar üzerinde bu protokolün içerdiği programlar kuruludur.
    Şu @ işareti de nereden çıkmış?
    İngilizce at olarak okunan ve Türkçe'de -de, -da eki anlamına gelen @ e-mektup adreslerinde kullanıcı adını, bilgisayarın adından ayırmak için kullanılır.
    Belki de Amerika'da kullanılan daktilolardaki standart karakterlerden biri olduğu için, ASCII (American Standard Code for Information Interchange - Bilgi Değişimi için Amerikan Standart Kodu) kümesine dahil edilmiştir. ASCII kümesi neredeyse tüm bilgisayarlarda bizim kullandığımız harfler, sayılar, noktalama imleri ve diğer karakterleri bilgisayarın anlayacağı sayısal kodlara dönüştürmek için kullanılmaktadır.
    1972 haziranında, dosya aktarma protokolünün (FTP) özellikleri belirlenirken, birisi Ray Tomlinson tarafından yazılmış olan e-mektup programlarının da bu projeye dahil edilmesini önerdi. Bu kişi ARPANet projesinde uzman olarak çalışıyordu ve kullanıcı adıyla, kullanıcının bağlı olduğu bilgisayarın adını birbirlerinden ayırmak için bir işarete gereksinim duymuştu. Hiçbir durumda, kullanıcının adının içinde yer almayacak bir karaktere gerek vardı. Önünde duran klavyeye baktı, harfler ve sayılar dışında kalan bir düzine kadar noktalama imi içinden @ işaretini seçti. Bu konuda Ray Tomlinson aynen şöyle demiştir: "E-mektup programını ilk önce ben yazmıştım ve istediğim işareti seçmek de bana düştü..." Ve büyük bir olasılıkla bu seçimi yaparken, @ işaretine bütün dünyada kullanılacak bir anlam yüklediğinden habersizdi...
    Internet'in kullanım alanları
    Internet'in en popüler iki kullanım alanı e-posta (e-mail) ile WWW'dir (World Wide Web - Dünya Çapında Örümcek Ağı).
    Bunlar dışında IRC (Internet Relay Chat - Internet'te canlı söyleşi) protokolü yardımıyla bu programı bilgisayarlarına yüklemiş olan diğer Internet kullanıcılarıyla söyleşebilirsiniz. Internet kafelerdeki bilgisayarlardan söyleşi (chat) odalarına takılmak bugünlerde gençler arasındaki en yaygın Internet kullanım biçimi sanırım.
    Telnet uzaktaki bir bilgisayara erişip onun üzerinde çalışmak için kullanılır.
    FTP (File Transfer Protocol - Dosya Aktarma Protokolü) ile bilgisayarımıza çeşitli ekran koruyucular, programlar, resimler indirebiliriz. Başka bir bilgisayara istediğimiz dosyaları gönderebiliriz.
    Artık Internet'in içinde yer alan haber gruplarını izleyerek ilgi alanlarınızdaki bilgilere erişip, kendi söylemek istediklerinizi de buralardan duyurabilirsiniz. Burada bir not düşmek istiyorum. Haber gruplarının gelişimi, Internet'ten (ARPANet'ten) tamamen bağımsız olmuştur. Bu konuda ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz, yazının sonundaki kaynaklardan yararlanabilirsiniz.
    Eskiden Internet'te yazıları bir menü yapısı içinden seçmeye ve okumaya izin veren Gopher protokolü ve WAIS, Archie gibi arama ve bilgiye erişim yolları vardı ancak artık WWW ve arama motorları ile dizinler bunların yerini tamamen almıştır.
    Peki, hepsi iyi de, kim yönetiyor bunları?
    Internet bir ülke olsaydı, yönetim biçimi de anarşidir yani hiçbir yönetimin olmaması diyebilirdik. Internet'i hiç kimse yönetmiyor ya da herkes yönetiyor...
    Hiçbir kimseye, örgüte ya da örgütler topluluğuna ait değil. İnsanların işbirliğiyle oluşmuş. Başlangıçta yalnızca 4 bilgisayar vardı. Şimdi ise yüzlerce ticari iletişim ağı, binlerce kuruluş, yüz binlerce iş yeri ve milyonlarca kullanıcının bağlı olduğu kamuya açık, bilgisayar ağları arasında kurulmuş bir ağ var. Peki bu sistemi ayakta tutan kim?
    • Sizler: Üreticiler, tüketiciler, bilgiyi kullananlar, düşünce ve anlatım özgürlüğünden yana olanlar, anne babalar, toplumun bireyleri, dünya vatandaşları... Evet, bunların hepsi Internet'ten yararlanıyor ve onu ayakta tutuyor...
    • The Internet Society - Internet Topluluğu: Internet'in kurumsallaşmış ruhu olarak da tanımlanabilir. Herkes üye olabilir. Yaptığı bir çok şeyin yanı sıra, IETF'yi de gözetir.
    • The Internet Engineering Task Force - Internet Mühendislik İş Gücü: Bu topluluk bir çok örgütte veya kuruluşta çalışan bireylerin yanı sıra ilgili ve konuya hakim bireylerden oluşur. Internet'in altyapısını oluşturan TCP/IP protokolünün gelişiminden sorumludur.
    • The World Wide Web Consortium - Dünya Çapında Ağ Üst Kurulu: Sanayinin de desteklediği bu üst kurul, WWW'in standartlarını belirler. Örneğin sizin göstericinizde (Netscape, IE) ve ağ sunucularında kullanılan HTTP (Hypertext Transfer Protocol - Üstün Yazı Aktarma Protokolü), ağ sayfalarını biçimlendirirken kullanılan HTML (Hypertext Mark-up Language / Üstün Yazı İşaretleme Dili) ve diğer ağ standartları bu üst kurul tarafından oluşturulur.
    • The Internet Corporation for Assigned Names and Numbers (ICANN) - Internet Adları ve Sayıları Atama Kuruluşu: Bu kuruluş, kâr amacı gütmeyen ve hükümet dışı bir örgüttür. Hem IP (Internet Protocol) sayılarının, hem de alan adlarının dağılımından sorumludur.
    • Alan adı veren kuruluşlar: Bir kaç ay öncesine kadar .com, .org, .net uzantılı uluslararası alan adlarını yalnızca InterNIC adındaki bir kuruluş kaydedebiliyordu. Şimdi bu tekel kırıldı ve alan adı fiyatları da düştü. Türkiye'de alan adı kaydetmeye yetkili tek kuruluş ODTÜ'dür.
    • Hükümetler: Internet ABD hükümetinin soğuk savaş dönemindeki güvenlik gereksinimleri nedeniyle oluşturulmuştu ve bugün de hükümetlerden etkilenmektedir. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu demokratik ülkelerde herkes özgürce Internet'ten yararlanabilirken, bazı ülkelerde kimin ne şekilde Internet kullanabileceği sınırlandırılmıştır. Demokratik ülkelerin hükümetleri ise yalnızca ülke güvenliğini ilgilendiren konular, çocukların pornografik sitelere erişiminin önlenmesi ve iletişim altyapısının düzenlenmesi ve iyileştirilmesi gibi konularda Internet'e müdahale etmektedirler.
    • The Electronic Frontier Foundation - Elektronik Öncü Vakfı: 1990'da kurulan bu vakıf, Internet'te düşünce ve anlatım özgürlüğünü savunuyor. Her türlü sansüre karşı olan ve konuşma özgürlüğünü desteklediği Mavi Kurdele (Blue Ribbon) kampanyasını başlattığı sıralarda, siteleri en çok ziyaret edilen 4 siteden biri olmuştu.
    • Standart belirleyiciler: ISO (International Standards Organisation - Uluslararası Standartlar Örgütü) ve IEEE'nin (Institute of Electrical and Electronical Engineers - Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) başını çektiği uluslararası standart belirleyici kuruluşlar, Internet'e de bir düzen vermeye çalışmaktalar.
    • Mucitler ve ürünleri geliştirenler: Internet Vinton Cerf (TCP/IP), Tim Berners-Lee (HTTP) gibi kişilerin akıllarına gelen parlak düşünceleri gerçekleştirmeleri, kendini adamış programcı grupların çabaları ve katkıları, bazen de Netscape, Microsoft, Sun Microsystems, IBM gibi şirketlerin Internet üzerinde kullanmanız için ortaya koydukları ürünlerin sonucu olarak şimdiki durumuna gelmiştir.
    • Sayfaları hazırlayanlar, programları yazanlar... : Internet'in en önemli sahipleri belki de bunlardır. Bir Internet sayfası hazırladığınızda, bazen ev hayvanınızın resimlerini, bazen kentinizle ilgili bilgiyi, bazen de günlerce uğraşıp yazdığınız bir programı diğer Internet kullanıcılarıyla paylaşmış olursunuz.
    • Altyapıyı kuranlar: Internet servis sunucular, yerel telefon kuruluşu (Türk Telecom), belki kablolu televizyon şirketiniz ve ürünleriyle Internet altyapısını oluşturan diğer yüzlerce firma...
    Kaynaklar
    • ISOC (Internet Topluluğu)
    Internet'in tarihçesiyle ilgili bir çok kaynağın listesini ISOC'un sitesinde bulabilirsiniz.
    • Internet for Historians, History of Internet: The development of the Internet
    Bu belge ve Tarihçiler için Internet serisinin diğer iki belgesi, R.T. Griffiths tarafından ders notu olarak hazırlanmış ve oldukça ayrıntılı bilgiler içeriyor. İlk belge ARPANet'ten Internet'e nasıl gelindiğini ve WWW'in oluşmasını anlatıyor.
    • Internet for Historians, History of Internet: E-mail, newsgroups and lists
    E-mektubun nasıl ortaya çıktığından, gelişimleri en az Internet'inki kadar ilginç olan haber gruplarına, Internet'teki iletişim yollarının tarihçesiyle ilgili bir yazı.
    • Internet for Historians, History of Internet: Search Engines
    Archie ve WAIS'ten, günümüzdeki Altavista, Yahoo gibi arama motorları veya dizinlere nasıl gelindiğini merak edenler için iyi bir kaynak.
    • Keith Lynch's timeline of net related terms and concepts
    Keith Lynch'ın 25 yıl boyunca biriktirdiği e-mektup ve haber grubu arşivlerinden derlediği bir zaman çizelgesi. Microsoft'tan, :-) işaretlerine kadar Internet'le ilgili bir çok şeyin ne zaman ortaya çıktığını merak ediyorsanız, bir göz atın.
    • USENET The Great Renaming 1985 - 1988
    USENET haber gruplarının gelişiminden bir kesit, sık sorulan sorular ve yanıtları biçiminde, Lee S. Bumgarner tarafından anlatılıyor.
    • WhatIs.com
    Özellikle bilgisayarlar ve Internet'le ilgili bir çok terimin kolayca anlaşılır açıklamalarını bu siteden bulabilirsiniz.
    13 Nisan 2007
    #1
  2. Internet'in nedir ve Tarihçesi Cevapları

  3. sağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağolsağol
    10 Mart 2009
    #2
  4. güzel bilqi saol Xd
    1 Ekim 2010
    #3
  5. internet günümüzde çok yayagın bir sistermdir internet 1960 lı yılların başlarında başında askeri ve bilimsel araştırma ve geliştirme alanında, bilgisayarlar yardımıyla bilgi paylaşımında büyük potansiyel değer olduğunu gören bir grup insanın vizyoner düşüncesinin bir sonucudur. MİT (Massachusetts Institute of Technology)'den J.C.R Licklider, 1962 yılında bilgisayarların global şebekesini önerdiği ve sosyal etkileşimlerin kayıtlı ilk tanımını yaptığı, "kısa notlar serisi" çalışmasını yayınlamıştır. Aynı yılın sonunda, Licklider ilk başkanı olduğu DARPA'ya girdi.

    MIT'den Leonard Kleinrock internet bağlantısının temelini biçimlendirmek için paket anahtarlar teorisini geliştirdi. MIT'den Lavvrence Roberts 1965 yılında çevirmeli Roberts 1966 yılında DARPA'ya katıldı ve ARPANET için kendi planını hazırladı. Burada ismi geçen ve geçmeyen vizyonerler ilk internetin kurucuları oldular.

    1969 yılında ARPA kuruldu ve internet kavramı olarak kullanılmaya başlandı. ARPA başlangıçta 4 ayrı üniversitedeki ana bilgisayarlarla bağlantı halindeydi. Birkaç yıl içinde çok sayıda kurum (çok sayıda araştırma enstitüsü ve üniversite) aşamalı olarak ARPA'ya bağlandı.

    Internet, başlangıç aşamalarında bilgisayar uzmanları, bilim adamları ve kütüphaneciler tarafından kullanıldı. Sıradan insanların kullanabileceği kolaylıkta değildi. Bu anlamda, ilk internet bugün kullanılan gibi kolay kullanım olanağı olan kullanıcı dostu değildi. O günlerde, evlerde ve ofislerde bilgisayar yoktu. İnterneti kullanacak kişi kim olursa olsun, karmaşık bir sistemi kullanmayı öğrenmesi gerekiyordu.

    1972 yılında, Ray Tomlinson tarafından elektronik posta ARPAnet'e uyumlaştırıldı. Kullanıcı adı ve adresini birleştirmek için, birçok sembol arasından "@" sembolünü seçti. 1972 yılında RFS10 olarak yayınlanmış Telnet protokolü uzaktaki bilgisayara bağlanmayı başardı. 1973 yılında RFS standartlarında yayınlanmış Ftp Protokolü, internet siteleri arasında dosya transferini olanaklı kıldı.

    İlk defa Bob Kahn tarafından önerilen TCP/IP mimarisinin bir sonucu olarak, internet 1970'li yıllarda olgunluğa ulaştı. TCP/IP çok sayıda bilgisayar arasında dosya transferi, elektronik posta ve uzaktan bağlanma gibi olanaklar sunan bir internet protokolüdür. TCP/IP yukarıda belirtilen birkaç temel hizmeti verebildiği için başarılı olmuştur. 1983 yılında ABD savunma bakanlığı daha önce kullandığı NCP protokolü yerine TCP/IP'yi adapte etmiştir.

    1986 yılında ABD'de Ulusal Bilim Vakfı'nın sponsorluğunda, NSFnet ABD çapında 56 kbps hızında internet omurgası oluşturulmuştur. Vakıf sponsorluğunu yaklaşık on yıl devam ettirmiş ve ticari olmayan hükümet işleri ve araştırma amaçlı kuralların düzenlenmesini desteklemiştir. Elektronik posta, Ftp ve Telnet komutları standartlaştırılmış, teknik olmayan personelin internet kullanımı da kolaylaşmıştır. Bugünkü standartlar kadar kolay olmasa da, üniversitelerdeki belirli insanlara internet kullanımını açmıştır. Kütüphanelerin yanı sıra, bilgisayar, fizik, mühendislik bölümleri internet şebekesinin yararlı bir şekilde kullanımının yolunu bulmuşlardır.

    İnternetteki site sayısı az olmakla birlikte, ilgilenilen alandaki araştırmaların kayıtlarını bulmak kolay hale gelmişti. O dönemde, ulaşılabilir kaynakları indekslemek için hala çok daha fazla araca ihtiyaçlardır.

    Kütüphane katalogları dışında,, ilk internet indeksi 1989 yılında yaratıldı. Peter Deutxch ve onun ekibi, Montreal McGill Üniversitesi'nde Ftp dosyalan için "archie" adıyla anılan bir arşivleyici yaratmıştır. Bu yazılım periyodik olarak elde edilmeye açık olduğu bilinen Ftp dosyalarına ulaşıyor ve listeliyordu. Archie Unix işletim sistemi komutlarını kullanıyor ve tam kapasite kullanılabilmesi için bazı unix bilgilerini de sunuyordu.

    1991 yılında, Minnesota Üniversitesi'nde ilk gerçek kullanıcı dostu internet arayüzü geliştirildi. Üniversite, kampus içindeki yerel ağında bilgi ve dosyalara erişim için basit bir menü sistemi geliştirdi. Hemen ardından ana makinelerde kullanılan bu sistemin kişisel bilgisayarlarda da kullanım olanakları tartışılmaya başlandı. Bir süre sonra, menü sistemini kullanıcılara da yaygınlaştıran \ Gopher geliştirildi. Gopher, Minnesota Üniversitesi'nin maskotu olan sincap i demektir. Gopher, internette arama yapan kelimeye dayalı bir arama motorudur. Geliştirildikten birkaç yıl sonra dünya çapında 10.000'den fazla Gopher ortaya çıktı.

    1989 yılında başlayan fakat Gopher'dan daha yavaş gelişen, kullanımı kolaylaştıran başka bir gelişme yaşandı. Tim Berners ve ekibi, Avrupa Parça Fiziği Laboratuvarı'nda bilgi dağıtımı için Cern adıyla bilinen yeni bir protokol önerdiler. Bu protokol 1991 yılında günümüzde de yaygın olarak kullanılan www (world wide web) adını aldı. www hipertextlere dayalı bir internet protokolüdür.

    1993 yılında, internet tarihi açısından çok ileri bir gelişme olarak görülen, ilk grafiğe dayalı tarayıcı Mosaic, Mare Andreessen ve ekibi tarafından geliştirildi. Andreesen daha sonra, Microsoft'un Internet Explorer'i geliştirmesine kadar en popüler grafik tipi tarayıcı ve servis sağlayıcı olarak bilinen Netscape firmasına katıldı.

    Delphi, abonelerine internet üzerinden ulusal çapta ticari işlemler yapma olanağı sunan ilk işletmedir. Delphi, Haziran 1992'de bir e-posta bağlantısı ile hizmete açıldı ve aynı yılın sonlarında tam internet hizmeti vermeye başladı. 1995 yılında, Ulusal Bilim Vakfı'nın internet omurgasına yönelik sponsorluğuna "son verdiğinde ticari kullanımdaki hileli sınırlamalar kalktı ve tüm aktörler ticari şebekeye güven duydular. AOL, Prodigy, Compuserve internete katıldılar. Böylece, internetin ticari kullanımı genişledi.

    Microsoft'un tarayıcı ve internet servis sağlayıcı pazarına tam olarak girmesi, ticarete dayalı internetin sınırlarının gelişmesinde başlıca rolü oynamıştır. 1998 yılında, Microsoft'un Windows 98 sürümü işletim sistemi, internet tarayıcısı ile masa üstü kişisel bilgisayarlara iyi entegre oldu. Bu sayede, internet çok hızlı yayılmaya başladı. Microsoft'un başarısı o kadar yüksek oldu ki, ABD mahkemeleri rekabeti düzenlemek için Microsoft'un faaliyetlerini ayırarak küçültme kararı aldı.

    İnternetin dünya üzerinde herhangi bir yerden her an kullanılabilmesi, gerek tüketicilerin gerekse işletmelerin ticari amaçla internet ortamına gelmesine neden olmuştur. İnternetin son 10 yıllık dönemdeki adaptasyonu o kadar hızlı olmuştur ki, fiziki ortamda yer alan hemen her şey internet ortamına taşınmıştır. İnsanlar için tanışma, sohbet etme, alışveriş yapma, müzik dinleme, film seyretme veya satın alma, bilgi arama v.b. çok çeşitli amaçlar için dünyanın her yerinde birçok ülkede çok sayıda işletme ve tüketici internet ortamında boy göstermektedir.

    Bütün bu hızlı gelişimine rağmen, internet ile ilgili gelişmelerin sonuna gelindiği anlaşılmamalıdır. İnternetin verimli bir pazar ortamı olabilmesi için önünde daha birçok engeller mevcuttur. Bağlantı hızlarının artırılması, internete yönelik güvenin oluşturulması, işletme ve tüketicilerin internet ortamına adaptasyonları v.b. birçok alanda yapılması gereken birçok çalışma mevcuttur.

    "http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nternetin_tarihsel_geli%C5%9Fimi" adresinden alındı.
    19 Ekim 2010
    #4
soru sor

Internet'in nedir ve Tarihçesi