Futbol nasıl ortaya çıktı

İsimli konu WH 'Spor' kategorisinde, batuhanbaba97 üyesi tarafından 23 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Futbol nasıl ortaya çıktı. [IMG] Yetmiş iki sapık fırka nasıl ortaya çıktı? Aptal sarışın kelimesi nasıl ortaya çıktı? ...

  1. [​IMG]
    23 Mart 2010
    #1
  2. Futbol nasıl ortaya çıktı Cevapları

  3. İnsanoğlunun "top" ile oynamaya başlamasının tarihi çok eskilere
    dayanıyor. Mısır'da mezarlardaki duvar resimlerinde ayakla top
    oynayan insan figürlerine rastlanmıştır. Hatta bu zamandan kalma,
    7.5 cm çapında deri veya ketenden yapılmış toplar 2500 yıl önceden
    günümüze kadar ulaşmıştır ve kimi müzelerde sergilenmektedir.
    Homeros da "Odiesa"da top oyunlarından bahseder. M.Ö 2500
    yıllarında da Çin'de yere dikilmiş iki mızrak arasından bir topu
    tekmelemek suretiyle geçirmeye çalışarak talim yapıldığı
    bilinmektedir.
    Orta Asya Türklerinin de kız ve erkeklerden kurulu karma
    takımlarla, topa elle dokunmadan, sadece ayak ve kafa ile vurularak
    rakip kaleden içeri atmaya çalışarak bir oyun oynadıkları kaynaklarda
    yer alıyor. İçlerinde Kaşgarlı Mahmut'un da bulunduğu pek çok
    tarihçinin kitaplarında da Türklerin oynadığı "Tepük" isimli bir
    oyundan bahsedilir. Bu oyunun söylenen kuralları günümüz
    futbolununkilere oldukça benzer. Elle oynamak yasaktır, Faullü
    hareketler tespit edilmiştir, top oyun alanının dışına çıkamaz...
    Futbol tarih boyunca hemen hemen bütün medeniyetlerde benzer
    biçimlerde boy gösterdikten sonra bugünkü haline en yakın seklini 17.
    yüzyılda İngilterede almıştır. Daha sonraki gelişimi ise şöyle
    gösterilebilir:
    1841 - Futbol topunun tam bir küre biçiminde olmasının kabulü.
    1848 - "Cambridge kuralları" adi altında futbol kuralları toplanmış ve
    bu kurallarla ilk futbol maçı Cambridge'de öğrenciler arasında ilk
    futbol maçının oynanması.
    1855 - Bir İngiliz takımının ilk kez yurt dışına çıkarak futbol oynaması
    ve böylece Almanya'da futbolun temelini atması.
    1857 - İngilterede ilk futbol kulübü Sheffield Club'in kurulması.
    1863 - İngiltere Futbol Federasyonunun ve böylece modern futbolun
    doğuşu.
    1870 - Portekiz'de oturan İngilizlerin burada futbolu yaymaya
    başlamaları.
    1871 - "Kral Kupası" veya "İngiltere Federasyon Kupası" nın
    başlaması.
    1872 - "İngiltere-İskoçya" , ilk milli maç.
    1875 - Kalelere üst direk konulması ve topa kafayla vurulmasına izin
    verilmesi.
    1876 - Korner kuralının kabulü.
    1879 - Glascowdan Darwen'e para teklifiyle futbolcu getirilerek
    profesyonellik yolunun açılması.
    1882 - Futbol kurallarında değişiklik yapmaya yetkili "International
    Board"un kurulması.
    1885 - Profesyonelliğin İngilterede resmen kabulü.
    1886 - Ofsayt kuralının kabulü.
    1889 - Danimarka ve Hollanda'da futbol federasyonlarının kurulması.
    1890 - Futbol maçlarında tam yetkinin hakemlere verilmesi.
    1891 - Penaltının kabulü.
    1893 - Amerika'da ilk futbol federasyonunun Arjantin'de kurulması.
    1895 - İngilterede bayanların ilk futbol maçını oynaması.
    1899 - Sürenin 90 dakika, ölçülerin 118.4 x 91.4 olarak belirlenmesi.
    1901 - Sheffield United - Tottenham Hotspur federasyon kupası
    finalini 110.802 kişinin izlemesi.
    1902 - İngiltere dışında oynanan ilk milli maçta Avusturyanın
    Macaristanı 5-0 yenisi.
    1903 - Averajın kabulü.
    1904 - Belçika, Fransa, Danimarka, Hollanda, İspanya, İsveç,
    İsviçrenin FIFA yı kurması.
    1906 - Kıtalar arası ilk milli maçta Güney Afrikanın Brezilyayı
    Brezilya'da 5-0 yenmesi.
    1907 - Kendi sahasında bulunan bir futbolcunun ofsayt
    sayılmamasının kabulü.
    1908 - Londra Olimpiyat Oyunları'nda futbolun ilk kez olimpiyat
    oyunlarında yer alması.
    FUTBOLUN TÜRKİYE'YE GELİŞİ
    Modern futbolun İngiltereden çıkarak yayılması sırasında Osmanlı
    İmparatorluğu'nun belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşen
    İngilizler futbolu ülkemize sokan kişiler olmuşlardır. İstanbul, İzmir,
    Selanik futbolun oynandığı ilk 3 şehir olmuştur. Buralarda İngilizler
    futbol oynarken Rumlar da onlara katılmışlar ve hem futbol
    oynayanlar hem de takımlar önemli sayıda artmıştır. Osmanlı
    topraklarında ilk futbol maçının 1875'te Selanik'te oynandığı
    bilinmektedir. 1877 yılında ise İzmirin Bornova çayırlarında futbol
    maçları yapılmıştır. Ancak, bu sıralarda Müslüman gençlerin futbol
    oynamaları hoş karşılanmayacağı için Türklerin futbol oynamaları için
    biraz daha süre geçmesi gerekmiştir. İzmirde ilk futbol kulübü 1894
    yılında İngilizler tarafından kurulmuş ve adı "Football Club Smyrna"
    olmuştur. İstanbulda futbol oynanmaya başlanması ise ancak 1895
    yılında Kadıköy ve Moda'da olmuştur. İzmirden İstanbula göçen
    İngilizler burada futbol oynamışlardır. Buradaki Rumlar da futbola
    merak salmışlardır ve futbol İstanbulda çok büyük bir hızla
    yayılmıştır. 1897, 1898, 1899, 1904 yıllarında İzmir karması ve
    İstanbul karması 4 maç oynamışlar ve bunların tümünü İzmir karması
    kazanmıştır. 1906 yılında Atina'da düzenlenen "Ara Olimpiyat"ta İzmir
    karması ve Selanik Karması yer almıştır. İzmir karması bu turnuvada
    2., Selanik karması da 3. olmuştur. İzmir karması İngilizlerden,
    Selanik karması ise Rumlardan oluşuyordu.
    TÜRKLERİN FUTBOL OYNAMASI
    Futbol oynayan ilk Türk 1898 yılında İzmirde İngilizlerle beraber
    futbol oynayan Selim Sırrı Tarcan olmuştur. Ancak kendisine "İlk Türk
    futbolcusu" diyemeyiz. İlk Türk futbolcusu Fuat Hüsnü Beyedir.
    İstanbulda futbolu İngilizlerden görerek merak salan Fuat Hüsnü Bey,
    daha sonra arkadaşlarını ikna ederek ilk Türk futbol takımını
    kurmuştur. "Black Stocking" adi alan takım Rumlarla bir maç yapmış
    ve bu maçı 5-1 kaybetmiştir. Kaçabilenler kaçmış, kaçamayanlar
    yakalanmıştır ve böylece ilk Türk futbol takımının ömrü uzun
    olmamıştır. Fuat Hüsnü Bey daha sonra İngilizlerin kurduğu Kadıköy
    takımında "Bobby" takma adıyla oynamıştır.
    TÜRK FUTBOLUNDA İLK KULÜPLER
    "Black Stocking" takımının başarısızlığından sonra Türkler uzun
    süre futbol oynayamamışlardır. Ancak, kimse de bu oyunun
    cazibesinden kendilerini kurtaramamışlardı. Türkiye'de kurulan
    kulüplerin hemen hepsi futbol kulübü olarak kurulmuştur. Bir önemli
    istisna "Beşiktaş Jimnastik Kulübü"dür. İlk futbol kulübü ise
    "Galatasaray"dır.
    İSTANBUL KULÜPLERİ :
    GALATASARAY SPOR KULÜBÜ
    Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) öğrencileri tarafından 1905'te
    kurulmuştur. İlk baslarda Kırmızı-Beyaz renkleri seçen Galatasaray,
    daha sonra Sarı-Siyah ve son olarak da Sarı-Kırmızı renklerle sahaya
    çıkmıştır. İlk maçını Barhau İngiliz gemisiyle yapan Galatasaray
    1906-1907 sezonunda İstanbul Futbol Ligine katılmıştır. 1908-1909
    sezonunda da bu ligde şampiyon olmuştur. 1911 yılında Romanya ve
    Macaristan'a giderek yurt dışında Türk futbolunu temsil eden ilk takım
    olmuştur. Bükreşte Bükreş karmasını 11-1 yenmiştir.
    FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
    1907'de Kadıköyde kurulmuştur. İlk olarak Sari-Beyaz renkleri
    seçen Fenerbahçe daha sonra Sari-Lacivert renkleri kullanmıştır.
    1908-1909 sezonunda İstanbul Ligine katılan Fenerbahçe ilk
    şampiyonluğunu 1911-1912 sezonunda kazanmıştır. İşgal yıllarında
    düşman askerlerin takımlarına karşı aldığı başarılarla gönüllerde taht
    kuran Fenerbahçe Galatasaray'la birlikte en çok taraftara sahip iki
    takımdan biri olmuştur.
    BEŞİKTAŞ JİMNASTİK KULÜBÜ
    1903 yılında "Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü" adıyla kuruldu.
    Barfiks, paralel, halter, güreş, boks ve aletli jimnastik, eskrim
    dallarında faaliyet göstermişlerdir. Bir süre sonra adi "Beşiktaş
    Osmanlı Jimnastik Kulübü" olmuştur. Futbolun oynanması ise 1910'lu
    yıllarda başlamıştır. Önceleri Kırmızı-Beyaz olan renkleri daha sonra
    Siyah-Beyaz olarak değiştirilmiştir. Çeşitli dallarda büyük basarılar
    kazanmasına rağmen Beşiktaş futbolda 1920'li yıllarda aldığı seri
    başarılarla adını duyurmuştur.
    KADIKÖY FUTBOL KULÜBÜ
    İngilizlerin kurduğu Kadıköy, İstanbulun ilk futbol kulübüdür. 1905-
    1906 ve 1906-1907 yıllarında İstanbul Liginde şampiyon olmuştur.
    MODA FUTBOL KULÜBÜ
    1903 yılında İngilizlerce kurulmuş, 1907-1908'de şampiyon
    olmuştur.
    ELPİS FUTBOL KULÜBÜ
    1904 yılında Kadıköylü Rumlar tarafından kurulmuş, ligde hiç bir
    zaman başarılı olamamıştır. IMOGENE FUTBOL TAKIMI İngilizlerin
    aynı adı taşıyan gezi gemisinin mürettebatının oluşturduğu bir
    takımdı. 1904-1905 şampiyonu oldu.
    TATAVLA HERAKLİS JİMNASTİK KULÜBÜ
    1896 yılında önceleri jimnastik, atletizm, güreş dallarında faaliyet
    göstermek üzere kurulmuştur, 1910'lu yılların sonunda futbol da
    oynanmaya başlanmıştı. Halen "Kurtuluş Gençlik Kulübü" olarak
    faaliyetinin sürdürmektedir.
    ANADOLU SPOR KULÜBÜ
    1908 yılında Burhan Felek ve arkadaşlarının girişimiyle
    kurulmuştu. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.
    VEFA TERBİYE-İ BEDENİYYE KULÜBÜ
    1908'de, üç takımın birleşmesiyle oluşan kulüp İstanbul'un belli
    başlı kulüplerinden biri olmuştur.
    BEYKOZ ZİNDELER İDMAN YURDU
    Beykoz Sark İdman Yurdu ve Beykoz Zindeler Yurdu'nun
    birleşmesiyle oluşan kulüp, uzun yıllar başarılar kazanmıştır.
    SÜLEYMANİYE TERBİYE-İ BEDENİYE KULÜBÜ
    1911 yılında kurulmuştur.
    ANADOLUHİSARI İDMAN YURDU
    1912 yılında kurulmuştur.
    HİLAL SPOR KULÜBÜ
    1912 yılında kurulmuştur.
    TELEFONCULAR
    İstanbul Telefon Şirketinin İngiliz teknisyen ve isçileri 1912'de
    kurmuştur, 1914'te harp hali nedeniyle hükümetçe kapatılmıştır.
    ALTINORDU İDMAN YURDU
    1910 yılında Galatasaray'a kardeş kulüp olarak kurulan Progress
    International, 1914 yılında bu adi almıştır. Dahiliye Naziri'ni
    başkanlığa getirerek hem mali destek sağlamış hem de hükümetten
    destek alarak cepheye asker yollamayan tek kulüp olmuştur. Mali
    yönden kuvvetlenince yaptığı transferlerle İstanbul liginde
    şampiyonluk da kazanmıştır.
    PERA SPOR KULÜBÜ
    1914 yılında bir Rum kulübü olarak kurulmuştur. Kurtuluş Savası
    sonunda kaçmayan Rumlar "Beyoğluspor" adıyla kulübün yaşamını
    sürdürmüşlerdir.
    İTTİHAT SPOR KULÜBÜ
    1920'de Altınordu'dan ayrılanlar tarafından kurulmuştur. Ömrü pek
    uzun olmamıştır.
    DARÜŞŞAFAKA
    Darüşşafaka Lisesi öğrencileri tarafından kurulmuştur.
    BEYLERBEYİ SPOR KULÜBÜ
    1919 yılında kurulmuştur.
    MAKABİ SPOR KULÜBÜ
    1913 yılında Museviler tarafından kurulmuştur. 1930'lu yılların
    sonunda faaliyetini bitirmiştir.
    EYÜP SPOR KULÜBÜ
    1917'de kurulmuştur. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.
    KASIMPAŞA SPOR KULÜBÜ
    1921'de kurulmuştur. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.
    TOPKAPI İDMAN YURDU
    1921'de kurulmuştur.
    ARMSTRONG-VİCKERS
    1912'de Ayni adli İngiliz firmasının memur, teknisyen ve isçileri
    tarafından kurulmuştur. 1914'te hükümetçe kapatılmıştır.
    TÜRK İDMAN OCAĞI
    1912'de kurulmuştur. 1.Dünya Savaşı sırasında kapanmıştır.
    SARIYER SPOR KULÜBÜ
    1923'te kurulmuştur.
    İSTANBUL SPOR KULÜBÜ
    İstanbul Erkek Lisesi Öğrencileri tarafından 1926'da kurulmuştur.
    KARAGÜMRÜK SPOR KULÜBÜ
    1926'da kurulmuştur. Halen faaliyetini sürdüren kulüp büyük
    başarılar kazanmıştır.
    FERİKÖY SPOR KULÜBÜ
    1927'de kuruldu.
    GÜNEŞ SPOR KULÜBÜ
    1923'te çok güçlü futbolcularla kurulan kulüp 10 yıldan fazla bir
    süre varlığını sürdürdü.
    İZMİR KULÜPLERİ :
    KARŞIYAKA SPOR KULÜBÜ
    1912 yılında "Karşıyaka Terbiye-i Bedeniyye Kulübü" adıyla
    kuruldu. İzmirin işgali sırasında tüm İzmir takımları gibi faaliyetlerini
    bir süre kestikten sonra yeniden canlanan Karşıyaka , öncelikle
    "Karşıyaka Gençlerbirliği" , daha sonra "Karşıyaka Spor Kulübü"
    adlarını aldı. 'K' , 'S' , 'K' harflerinin eski dilde okunuşlarından oluşan
    "KAF-SIN-KAF" sözüyle ölümsüzleşti ve Türk futbolunun en başarılı
    kulüplerinden oldu.
    ALTAY SPOR KULÜBÜ
    1914'te "Hilal" adıyla kuruldu. Kısa süre sonra "Altay" adını aldı.
    İşgal sırasında faaliyetlerine ara verdikten sonra yeniden çok güçlü
    bir şekilde futbola başlayan Altay, 1923-1924 sezonunda ilk İzmir
    Futbol Ligi'nin şampiyonluğunu kazandı. Daha sonraki yıllarda da
    başarılarına devam eden Altay 1. Profesyonel Futbol Ligi'nde 3
    büyüklerden sonra en çok kalan takım ünvanına sahiptir. 2. lige
    düştüğü 2 sezonda da hemen o sene 2.lig şampiyonluğunu
    kazanarak 1. lige dönmüştür.
    İZMİR İDMAN YURDU
    1919'da Yunan işgali sırasında işgalcilere karşı bir hırsla kurulan
    kulüp, Rum takımlarına karşı aldığı başarılarla adını duyurmuştur.
    Çok ünlü kişilerin oynadığı futbol takımında eski başbakanlarımızdan
    Adnan Menderes de yer almıştır. İzmir kurtulduktan kısa süre sonra
    dağılmıştır.
    ALTINORDU SPOR KULÜBÜ
    1923'te Altay'dan ayrılan bazı futbolcular tarafından kuruldu ve
    kısa sürede büyük başarılar kazandı. İzmirin en başarılı
    kulüplerinden biri olan Altınordu, günümüzde yaşadığı bazı sorunlara
    rağmen Türk futbolunda çok önemli bir yere sahiptir.
    GÖZTEPE SPOR KULÜBÜ
    1925'te Altay'dan ayrılan bazı futbolcular tarafından Göztepe
    semtinde, Sarı-Kırmızı renklerle kuruldu. Kazandığı sayısız
    şampiyonlukların yani sıra Avrupa Kupalarında da çok büyük
    başarılar elde etti. Türk futbolunun en güçlü kulüplerinden biri olan
    Göztepe son yıllarda 2. ligden 1. lige çıkma uğraşı vermektedir.
    ÜÇOK SPOR KULÜBÜ
    1937'de Altay, AltInordu, Buca kulüplerinin birleşmesiyle oluştu, 2 yıl
    sonra kapandı.
    DOĞANSPOR KULÜBÜ
    1937'de Göztepe, İzmirspor, Egespor kulüplerinin birleşmesiyle
    oluştu, 2 yıl sonra kapandı.
    23 Mart 2010
    #2
  4. bir gün sarışın kısa boylu 10 yaşında bir çocuk sokakta gezerken gazete kağıtlarını yuvarlanmış bir şekilde yolda bulur..bunun üstünü bantlayan küçük çocuk topu ayağına alır ve bir otarafa bir butarafa vurmaya başlar..
    Maxicep.com - futbol nasıl doğdu?? derken çok yakışıklı bir çocuk ingilterenin güzel bir kentinde bu koşan çocuğu görür ve yanına giderek;
    merhaba benim adım David Beckham der.gazeteyle oynayan çocuk ise memnun oldum benim adımda Owen der...
    bu iki 10 yaşındaki çocuk arkadaş olur ve bu gazeteyle oynamaya başlarlar..
    bir gün bu işin gazeteyle olmayacağı kanaatine varırlar ve ünlü bir firma olan ADİDAS ın kapsını çalarak onlara bize yuvarlak bir şey yapın demişler..fakat teklifleri kabul edilmemiş..sonra bunlar MİTRE ye koşmuşlar..Mitrenin sahibleri bunlara güzel ve yuvarlak şeyi vermişler..bunun ismini top koymuşlar...
    ellerindeki topla koşabilecekleri bir yer ararken boş bir arazi bulurlar ve oynamaya başlarla..fakat yine eksiklikler var..
    bu oyunu renklendirmek için kale denilen şeyi yapmışlardır..fakat hem owen hemde beckham okadar kötüydüki bu atlama işinde olmuyordu işte..bunlar sahilde gezerken denize atlayan çocugun tekini tutup konuşmaya başladılar..owen bu oyunu anlatır ve çocuğa çok güzel atladığını söyler..çocukta bende sizinle oynarım diyor..bu arada çocugun ismi David Seamen..
    sahanın çok uzun olduğunu düşünen beckham almış eline tebeşiri ve sahanın etrafını çizmeye başlamış..resimde biraz kabiliyetliymişde...neyse saha çizildikten sonra çift kale maça başlamışlar..herkes birbirine tekme tokat dalıyormuş..yoldan geçen bir adam bunları görüyor ve durun ne yapıyorsunuz diye müdahele etmiş..olayı öğrenincede;
    bu iş böyle olmaz..bu oyuna hakem gerekiyor demiş..ve tanışmışlar orada..adamın ismi COLLİNA...
    sürekli faul yapılıyor ve collina eliyle ıslık çalıyormuş..sonunda collinada nefes kalmamış..ve gitmiş bakkaldan bir tane düdüklü şeker almış..ve düdükte böyle meydana gelmiş işte..
    nesye collina sahanın hertarafına yetişemiyormuş..karar vermiş abisi ve kardeşini yanlara koaycakmış..çağırmış kardeşlerini ve koymuş sahanın yanlarına..tabi bunlar el sallıyorlar fakat Collina bunları görmüyor..bunada yan hakemlere verilen bayrak çözmüş sorunu...artık herşey tamam derken...bi bakmıoş owen ilerde top bekliyor..beckham vuruyor defansta kimse yok owen gol atıyor..işte bunu engellemek için ofside denilen illet şeyi koymuşlar ortaya..
    neyse..ingilterede futbol yayıldı...şimdi yurt dışında...

    ilk hedef brezilya..
    brezilyaya giden ingiltere 11 yaş milli takımı hemen bir arazide futbola başlamışlardır..
    uzun saçlı bir çocuk haran hayran maçı izlerken top birden ona gelir ve çıkar sahaya..herkesi tek tek çalımlar ve gol atar..sonra çocukla tanışmak ister ingiletereliler...owen başlar söze;
    çok güzel top oynuyorsun..burada kendi takımını kur der..ve çocukla tanışır..çocugun ismi..Ronaldinho...

    brezilyadada yayılır..bir çok ülkede bu şekilde yayılırken türkiyeye gelmesi baya bir gecikmiştir..

    onuda daha sonra anlatacağım..şimdilik yeter bu kadar..
    23 Mart 2010
    #3
  5. Birçok insanın, özellikle de erkeklerin hayatının önemli bir parçasıdır futbol. Öyleki, bazı insanlar futbol ile yatıp, futbol ile kalkmaktadır. Özelliklede çağımızda, gelinen nokta itibari ile futbol, endüstrileşmiş, çok büyük paraların döndüğü bir, medyanın göz bebeği olan bir oyun haline gelmiştir. Peki ama futbol ilk olarak nerede, nasıl ortaya çıkmıştır? Bu yazımızda kısaca bu soruya cevap bulmaya çalışacağız.
    Futbolun nerede ve nasıl icat edildiği tam olarak bilinmemekle beraber, eski tarihi uygarlıklardan Çinliler, Romalılar, Mısırlılar, Yunanlılar ve Maya’larda bu kültürlerin bir parçası olan ayakla vurulan bir oyun oynadıklarından bahsedilmektedir. İlk futbol oyun kuralları, 1863 yılında Londra Futbol Birliği tarafından geliştirilmiştir. Futbol oyunu İngiliz askerler, gemiciler ve ticaret yapanlar vasıtasıyla Hindistan, Güney Afrika, Avrupa ve Güney Amerika’ ya götürülmüştür.
    Uluslararası Futbol Federasyonu Birliği (FIFA) 21 Mayıs 1904 yılında Fransa Paris’te Fransa, Belçika, Hollanda, İsveç, İsviçre, Danimarka ve İspanya Futbol Federasyonlarının katılımı ile kurulmuş ve diğer Avrupa ülkelerinin katılımı bundan sonraki tarihlerde olmuştur. İlk Dünya Kupası FIFA tarafından 1930 yılında Uruguay’da organize edilmiş ve ilk dünya kupasını Uruguay kendi evinde kalmasını sağlamıştır.
    19. yüzyılın sonuna doğru futbol Amerika’ya götürülmüş ve burada öncelikle göçmenler tarafından oynanan bir spor dalı olarak kalmış; ulusal futbol (soccer) liginin kurulması 1970′ li yıllara rastlar. Futbol ilk 1908 yılında olimpik bir spor dalı olarak kabul edilmiş ve ilk Olimpiyat madalyasını İngiltere milli takımı kazanmıştır. Günümüzde, futbol uluslararası alanda popülerliği ve izleyicisi en fazla artan spor dallarının başında gelmektedir.
    23 Mart 2010
    #4
  6. [​IMG]
    23 Mart 2010
    #5
  7. [​IMG]
    23 Mart 2010
    #6
  8. [​IMG]
    23 Mart 2010
    #7
  9. [​IMG]
    23 Mart 2010
    #8
  10. [​IMG]
    23 Mart 2010
    #9
  11. [​IMG]
    23 Mart 2010
    #10
  12. [​IMG]
    23 Mart 2010
    #11
  13. FUTBOLUN TARİHÇESİ

    Dünyada en fazla ilgi toplayan bu oyun başlangıç tarihi, ne zaman nasıl ortaya çıktı ve ülkemize nasıl geldiğinden bahis edeceğiz. Kulüplerin milyonlarca taraftarı ve bir ülkenin bütçesi kadar büyük bütçelere sahip yalnızca insanları kendine bağlamakla kalmayıp ekonomide de söz sahipleri haline geldiler. İşte detaylarıyla futbol…

    İnsanoğlunun “top” ile oynamaya başlamasının tarihi çok eskilere dayanıyor. Mısır’da mezarlardaki duvar resimlerinde ayakla top oynayan insan figürlerine rastlanmıştır. Hatta bu zamandan kalma, 7.5 cm çapında deri veya ketenden yapılmış toplar 2500 yıl önceden günümüze kadar ulaşmıştır ve kimi müzelerde sergilenmektedir.
    Homeros da “Odiesa”da top oyunlarından bahseder. M.Ö 2500 yıllarında da Çin’de yere dikilmiş iki mızrak arasından bir topu tekmelemek suretiyle geçirmeye çalışarak talim yapıldığı bilinmektedir.
    Orta Asya Türklerinin de kız ve erkeklerden kurulu karma takımlarla, topa elle dokunmadan, sadece ayak ve kafa ile vurularak rakip kaleden içeri atmaya çalışarak bir oyun oynadıkları kaynaklarda yer alıyor. İçlerinde Kaşgarlı Mahmut’un da bulunduğu pek çok tarihçinin kitaplarında da Türklerin oynadığı “Tepük” isimli bir oyundan bahsedilir. Bu oyunun söylenen kuralları günümüz futbolununkilere oldukça benzer. Elle oynamak yasaktır, Faullü hareketler tespit edilmiştir, top oyun alanının dışına çıkamaz…
    Futbol tarih boyunca hemen hemen bütün medeniyetlerde benzer biçimlerde boy gösterdikten sonra bugünkü haline en yakın seklini 17. yüzyılda İngiltere’de almıştır. Daha sonraki gelişimi ise şöyle gösterilebilir:
    1841 – Futbol topunun tam bir küre biçiminde olmasının kabulü.
    1848 – “Cambridge kuralları” adi altında futbol kuralları toplanmış ve bu kurallarla ilk futbol maçı Cambridge’de öğrenciler arasında ilk futbol maçının oynanması.
    1855 – Bir İngiliz takımının ilk kez yurt dışına çıkarak futbol oynaması ve böylece Almanya’da futbolun temelini atması.
    1857 – İngiltere’de ilk futbol kulübü Sheffield Club’in kurulması.
    1863 – İngiltere Futbol Federasyonunun ve böylece modern futbolun doğuşu.
    1870 – Portekiz’de oturan İngilizlerin burada futbolu yaymaya başlamaları.
    1871 – “Kral Kupası” veya “İngiltere Federasyon Kupası” nın başlaması.
    1872 – “İngiltere-İskoçya” , ilk milli maç.
    1875 – Kalelere üst direk konulması ve topa kafayla vurulmasına izin verilmesi.
    1876 – Korner kuralının kabulü.
    1879 – Glascow’dan Darwen’e para teklifiyle futbolcu getirilerek profesyonellik yolunun açılması.
    1882 – Futbol kurallarında değişiklik yapmaya yetkili “International Board”un kurulması.
    1885 – Profesyonelliğin İngiltere’de resmen kabulü.
    1886 – Ofsayt kuralının kabulü.
    1889 – Danimarka ve Hollanda’da futbol federasyonlarının kurulması.
    1890 – Futbol maçlarında tam yetkinin hakemlere verilmesi.
    1891 – Penaltının kabulü.
    1893 – Amerika’da ilk futbol federasyonunun Arjantin’de kurulması.
    1895 – İngiltere’de bayanların ilk futbol maçını oynaması.
    1899 – Sürenin 90 dakika, ölçülerin 118.4 x 91.4 olarak belirlenmesi.
    1901 – Sheffield United – Tottenham Hotspur federasyon kupası finalini 110.802 kişinin izlemesi.
    1902 – İngiltere dışında oynanan ilk milli maçta Avusturya’nın Macaristan’ı 5-0 yenisi.
    1903 – Averajın kabulü.
    1904 – Belçika, Fransa, Danimarka, Hollanda, İspanya, İsveç, İsviçre’nin FIFA’ yı kurması.
    1906 – Kıtalar arası ilk milli maçta Güney Afrika’nın Brezilya’yı Brezilya’da 5-0 yenmesi.
    1907 – Kendi sahasında bulunan bir futbolcunun ofsayt sayılmamasının kabulü.
    1908 – Londra Olimpiyat Oyunları’nda futbolun ilk kez olimpiyat oyunlarında yer alması.
    FUTBOLUN TÜRKİYE’YE GELİŞİ
    Modern futbolun İngiltere’den çıkarak yayılması sırasında Osmanlı İmparatorluğu’nun belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşen İngilizler futbolu ülkemize sokan kişiler
    olmuşlardır. İstanbul, İzmir, Selanik futbolun oynandığı ilk 3 şehir olmuştur. Buralarda İngilizler futbol oynarken Rumlar da onlara katılmışlar ve hem futbol oynayanlar hem de takımlar önemli sayıda artmıştır. Osmanlı topraklarında ilk futbol maçının 1875′te Selanik’te oynandığı bilinmektedir. 1877 yılında ise İzmir’in Bornova çayırlarında futbol maçları yapılmıştır. Ancak, bu sıralarda Müslüman gençlerin futbol oynamaları hoş karşılanmayacağı için Türklerin futbol oynamaları için biraz daha süre geçmesi gerekmiştir. İzmir’de ilk futbol kulübü 1894 yılında İngilizler tarafından kurulmuş ve adı “Football Club Smyrna”olmuştur. İstanbul’da futbol oynanmaya başlanması ise ancak 1895 yılında Kadıköy ve Moda’da olmuştur. İzmir’den İstanbul’a göçen İngilizler burada futbol oynamışlardır. Buradaki Rumlar da futbola merak salmışlardır ve futbol İstanbul’da çok büyük bir hızla yayılmıştır. 1897, 1898, 1899, 1904 yıllarında İzmir karması ve İstanbul karması 4 maç oynamışlar ve bunların tümünü İzmir karması kazanmıştır. 1906 yılında Atina’da düzenlenen “Ara Olimpiyat”ta İzmir karması ve Selanik Karması yer almıştır. İzmir karması bu turnuvada 2., Selanik karması da 3. olmuştur. İzmir karması İngilizlerden, Selanik karması ise Rumlardan oluşuyordu.

    TÜRKLERİN FUTBOL OYNAMASI
    Futbol oynayan ilk Türk 1898 yılında İzmir’de İngilizlerle beraber futbol oynayan Selim Sırrı Tarcan olmuştur. Ancak kendisine “İlk Türk futbolcusu” diyemeyiz. İlk Türk futbolcusu Fuat Hüsnü Beyedir. İstanbul’da futbolu İngilizlerden görerek merak salan Fuat Hüsnü Bey, daha sonra arkadaşlarını ikna ederek ilk Türk futbol takımını kurmuştur. “Black Stocking” adi alan takım Rumlarla bir maç yapmış ve bu maçı 5-1 kaybetmiştir. Kaçabilenler kaçmış, kaçamayanlar yakalanmıştır ve böylece ilk Türk futbol takımının ömrü uzun olmamıştır. Fuat Hüsnü Bey daha sonra İngilizlerin kurduğu Kadıköy takımında “Bobby” takma adıyla oynamıştır.
    TÜRK FUTBOLUNDA İLK KULÜPLER
    “Black Stocking” takımının başarısızlığından sonra Türkler uzun süre futbol oynayamamışlardır. Ancak, kimse de bu oyunun cazibesinden kendilerini kurtaramamışlardı. Türkiye’de kurulan kulüplerin hemen hepsi futbol kulübü olarak kurulmuştur. Bir önemli istisna “Beşiktaş Jimnastik Kulübü”dür. İlk futbol kulübü ise “Galatasaray”dır.
    İSTANBUL KULÜPLERİ:
    Galatasaray Spor Kulübü
    Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) öğrencileri tarafından 1905′te kurulmuştur. İlk baslarda Kırmızı-Beyaz renkleri seçen Galatasaray, daha sonra Sarı-Siyah ve son olarak da Sarı-Kırmızı renklerle sahaya çıkmıştır. İlk maçını Barhau İngiliz gemisiyle yapan Galatasaray 1906-1907 sezonunda İstanbul Futbol Ligine katılmıştır. 1908-1909 sezonunda da bu ligde şampiyon olmuştur. 1911 yılında Romanya ve Macaristan’a giderek yurt dışında Türk futbolunu temsil eden ilk takım olmuştur. Bükreş’te Bükreş karmasını 11-1 yenmiştir.
    Fenerbahçe Spor Kulübü
    1907′de Kadıköy’de kurulmuştur. İlk olarak Sari-Beyaz renkleri seçen Fenerbahçe daha sonra Sari-Lacivert renkleri kullanmıştır. 1908-1909 sezonunda İstanbul Ligine katılan Fenerbahçe ilk şampiyonluğunu 1911-1912 sezonunda kazanmıştır. İşgal yıllarında düşman askerlerin takımlarına karşı aldığı başarılarla gönüllerde taht kuran Fenerbahçe Galatasaray’la birlikte en çok taraftara sahip iki takımdan biri olmuştur.
    Beşiktaş Jimnastik Kulübü
    1903 yılında “Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü” adıyla kuruldu. Barfiks, paralel, halter, güreş, boks ve aletli jimnastik, eskrim dallarında faaliyet göstermişlerdir. Bir süre sonra adi “Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü” olmuştur. Futbolun oynanması ise 1910′lu yıllarda başlamıştır. Önceleri Kırmızı-Beyaz olan renkleri daha sonra Siyah-Beyaz olarak değiştirilmiştir. Çeşitli dallarda büyük basarılar kazanmasına rağmen Beşiktaş futbolda 1920′li yıllarda aldığı seri başarılarla adını duyurmuştur.
    Kadıköy Futbol Kulübü
    İngilizlerin kurduğu Kadıköy, İstanbul’un ilk futbol kulübüdür. 1905-1906 ve 1906-1907 yıllarında İstanbul Liginde şampiyon olmuştur.
    Moda Futbol Kulübü
    1903 yılında İngilizlerce kurulmuş, 1907-1908′de şampiyon olmuştur.
    Elpis Futbol Kulübü
    1904 yılında Kadıköylü Rumlar tarafından kurulmuş, ligde hiçbir zaman başarılı olamamıştır. IMOGENE FUTBOL TAKIMI İngilizlerin aynı adı taşıyan gezi gemisinin mürettebatının oluşturduğu bir takımdı. 1904-1905 şampiyonu oldu.
    Tatavla Heraklis Jimnastik Kulübü
    1896 yılında önceleri jimnastik, atletizm, güreş dallarında faaliyet göstermek üzere kurulmuştur, 1910′lu yılların sonunda futbol da oynanmaya başlanmıştı. Halen “Kurtuluş Gençlik Kulübü” olarak faaliyetinin sürdürmektedir.
    Anadolu Spor Kulübü
    1908 yılında Burhan Felek ve arkadaşlarının girişimiyle kurulmuştu. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.
    Vefa Terbiye-İ Bedeniyye Kulübü
    1908′de, üç takımın birleşmesiyle oluşan kulüp İstanbul’un belli başlı kulüplerinden biri olmuştur.
    Beykoz Zindeler İdman Yurdu
    Beykoz Sark İdman Yurdu ve Beykoz Zindeler Yurdu’nun birleşmesiyle oluşan kulüp, uzun yıllar başarılar kazanmıştır.
    Süleymaniye Terbiye-İ Bedeniye Kulübü
    1911 yılında kurulmuştur.
    Anadoluhisarı İdman Yurdu
    1912 yılında kurulmuştur.
    Hilal Spor Kulübü
    1912 yılında kurulmuştur.
    Telefoncular
    İstanbul Telefon Şirketinin İngiliz teknisyen ve isçileri 1912′de kurmuştur, 1914′te harp hali nedeniyle hükümetçe kapatılmıştır.

    Altınordu İdman Yurdu
    1910 yılında Galatasaray’a kardeş kulüp olarak kurulan Progress International, 1914 yılında bu adi almıştır. Dahiliye Naziri’ni başkanlığa getirerek hem mali destek sağlamış hem de hükümetten destek alarak cepheye asker yollamayan tek kulüp olmuştur. Mali yönden kuvvetlenince yaptığı transferlerle İstanbul liginde şampiyonluk da kazanmıştır.
    Pera Spor Kulübü
    1914 yılında bir Rum kulübü olarak kurulmuştur. Kurtuluş Savası sonunda kaçmayan Rumlar “Beyoğluspor” adıyla kulübün yaşamını sürdürmüşlerdir.
    İttihat Spor Kulübü
    1920′de Altınordu’dan ayrılanlar tarafından kurulmuştur. Ömrü pek uzun olmamıştır.
    Darüşşafaka
    Darüşşafaka Lisesi öğrencileri tarafından kurulmuştur.
    Beylerbeyi Spor Kulübü
    1919 yılında kurulmuştur.
    Makabi Spor Kulübü
    1913 yılında Museviler tarafından kurulmuştur. 1930′lu yılların sonunda faaliyetini bitirmiştir.
    Eyüp Spor Kulübü
    1917′de kurulmuştur. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.
    Kasımpaşa Spor Kulübü
    1921′de kurulmuştur. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.
    Topkapı İdman Yurdu
    1921′de kurulmuştur.
    Armstrong-Vickers
    1912′de Aynı adlı İngiliz firmasının memur, teknisyen ve isçileri tarafından kurulmuştur. 1914′te hükümetçe kapatılmıştır.
    Türk İdman Ocağı
    1912′de kurulmuştur. 1.Dünya Savaşı sırasında kapanmıştır.
    Sarıyer Spor Kulübü
    1923′te kurulmuştur.
    İstanbul Spor Kulübü
    İstanbul Erkek Lisesi Öğrencileri tarafından 1926′da kurulmuştur.
    Karagümrük Spor Kulübü
    1926′da kurulmuştur. Halen faaliyetini sürdüren kulüp büyük başarılar kazanmıştır.
    Feriköy Spor Kulübü
    1927′de kuruldu.
    Güneş Spor Kulübü
    1923′te çok güçlü futbolcularla kurulan kulüp 10 yıldan fazla bir süre varlığını sürdürdü.
    İZMİR KULÜPLERİ:
    Karşıyaka Spor Kulübü
    1912 yılında “Karşıyaka Terbiye-i Bedeniyye Kulübü” adıyla kuruldu. İzmir’in işgali sırasında tüm İzmir takımları gibi faaliyetlerini bir süre kestikten sonra yeniden canlanan Karşıyaka , öncelikle “Karşıyaka Gençlerbirliği” , daha sonra “Karşıyaka Spor Kulübü” adlarını aldı. ‘K’ , ‘S’ , ‘K’ harflerinin eski dilde okunuşlarından oluşan “KAF-SIN-KAF” sözüyle ölümsüzleşti ve Türk futbolunun en başarılı kulüplerinden oldu.
    Altay Spor Kulübü
    1914′te “Hilal” adıyla kuruldu. Kısa süre sonra “Altay” adını aldı. İşgal sırasında faaliyetlerine ara verdikten sonra yeniden çok güçlü bir şekilde futbola başlayan Altay, 1923-1924 sezonunda ilk İzmir Futbol Ligi’nin şampiyonluğunu kazandı. Daha sonraki yıllarda da başarılarına devam eden Altay 1. Profesyonel Futbol Ligi’nde 3 büyüklerden sonra en çok kalan takım ünvanına sahiptir. 2. lige düştüğü 2 sezonda da hemen o sene 2.lig şampiyonluğunu kazanarak 1. lige dönmüştür.
    İzmir İdman Yurdu
    1919′da Yunan işgali sırasında işgalcilere karşı bir hırsla kurulan kulüp, Rum takımlarına karşı aldığı başarılarla adını duyurmuştur. Çok ünlü kişilerin oynadığı futbol takımında eski başbakanlarımızdan Adnan Menderes de yer almıştır. İzmir kurtulduktan kısa süre sonra dağılmıştır.
    Altınordu Spor Kulübü
    1923′te Altay’dan ayrılan bazı futbolcular tarafından kuruldu ve kısa sürede büyük başarılar kazandı. İzmir’in en başarılı kulüplerinden biri olan Altınordu, günümüzde yaşadığı bazı sorunlara rağmen Türk futbolunda çok önemli bir yere sahiptir.
    Göztepe Spor Kulübü
    1925′te Altay’dan ayrılan bazı futbolcular tarafından Göztepe semtinde, Sarı-Kırmızı renklerle kuruldu. Kazandığı sayısız şampiyonlukların yani sıra Avrupa Kupalarında da çok büyük başarılar elde etti. Türk futbolunun en güçlü kulüplerinden biri olan Göztepe son yıllarda 2. ligden 1. lige çıkma uğraşı vermektedir.
    Üçok Spor Kulübü
    1937′de Altay, AltInordu, Buca kulüplerinin birleşmesiyle oluştu, 2 yıl sonra kapandı.
    Doğanspor Kulübü
    1937′de Göztepe, İzmirspor, Egespor kulüplerinin birleşmesiyle oluştu, 2 yıl sonra kapandı.
    23 Mart 2010
    #12
  14. [​IMG]
    23 Mart 2010
    #13
  15. [​IMG]
    23 Mart 2010
    #14
  16. [​IMG]
    23 Mart 2010
    #15
  17. Futbolun Kılavuzu: Futbol ve Küreselleşme

    [​IMG]


    Yeni çağın çılgın eğlencesi haline gelen futbolun küreselleşme süresini irdeleyen, çığırından çıkışı hakkında önemli çıkarımlarda bulunan "Futbol ve Küreselleşme" kitabı Pascal Boniface’nin kaleminden çıkmıştır. NTV yayınları sayesinde ülkemizde satışa sunulan kitap günümüzdeki futbolu anlamak için okunması gereken bir kitap.
    İngilizlerin 17. yy’nin sonlarından itibaren dünyaya hediye ettikleri meşin yuvarlak merkezli futbolun, yıllar geçtikçe siyasi, politik, milli, kapitalist, emperyal hareketlerin aynası haline gelişini oldukça güzel özetlemiş. Camus gibi "bildiği her şeyi futboldan öğrenen" düşünürlerin, futbolun sadece futbol olmadığını bilenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.
    Kitap ile ilgili internetteki tanıtım metni şöyle:
    Yazara göre, günümüzde futboldan daha küresel bir olgu yok. ‘Futbol İmparatorluğu’ ne sınır tanır, ne de engel. Roma İmparatorluğu, Şarlken’in imparatorluğu, Moğol imparatorluğu ve Napolyon’un imparatorluğu gibi devasa imparatorluklar bile tüm dünyaya egemen olmaktan çok uzaktaydı; dünyanın büyük bir kısmı bu imparatorlukların egemenlikleri dışındaydı.
    Tüm dünyaya hükmedebilmiş ilk imparatorluk ise ABD, ama futbol bu imparatorluğu da etki alanı ve popülerlik açısından kat be kat geride bırakmış durumda. Futbolun otoritesi çok daha eksiksiz ve sağlamdır, çünkü barışçıldır, futbolun benimsenmesinde zorlama ve dayatma yoktur; futbol dünyayı barışçı yollardan fethetmiştir. Futbol imparatorluğu üstünde güneş hiç batmaz. Futbol böylece küreselleşmenin de simgesi olmuştur.
    Futbol demokrasiden de, piyasa ekonomisinden de, hatta internetten de çok daha önce ve yaygın bir biçimde küreselleşmiştir.
    Liverpool’un eski teknik direktörlerinden Bill Shankly ise şöyle diyordu: ‘Futbol bir ölüm kalım meselesi değildir. Daha da önemlidir! ‘ Evet, futbol gerçekten de hem kitlelerle hem de elit çevrelerle ilişkisi olan bir spor olmaktan ibaret değil, aynı zamanda ‘küresel bir tutku’. Futbol, herkesin anladığı, bölgesel, ulusal farklılıkları ve kuşak farklılıklarını aşan bir spor.
    Sporla ilgili çok sayıda sosyolojik ve ekonomik araştırma yapılmasına rağmen futbolun jeostratejik özellikleri hakkında bir çalışmaya rastlamak güçtür. İşte elinizdeki kitap bu boşluğu doldurmayı amaçlıyor..
    23 Mart 2010
    #16
  18. [​IMG]



    Futbolla ilgili kurallar Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (International Football Association Board–IFAB) tarafından belirlenir. Futbol sahasında taç çizgisi kale çizgisinden daima uzun olmalıdır. İki taç çizgisi arasında uzanan ve alanı tam ortasından ikiye bölen çizgiye ise orta çizgiadı verilir. Orta çizginin tam ortasında başlama noktası bulunur. Başlangıç noktası merkezli 9,15 metre yarıçapında bulunan çembere de orta yuvarlak denir. Taç çizgisi ile kale çizgisinin birleştiği noktaya köşe denir. Her köşeye, en az 1.5 m. (5 ayak) yüksekliğinde, ucu sivri olmayan ve bayrak takılan bir direk dikilir. Bu direklere bayrak direği denir. Bayrak direkleri ayrıca, orta saha çizgisi hizasında, taç çizgisinin en az 1 m.(1 yarda) dışına dikilebilir. Köşe Yayı Her bir köşe Bayrak direğinden itibaren oyun alanı içine 1 m. (1 Yarda) yarıçaplı çeyrek daire yayı çizilir. Kale çizgilerinin tam ortasında birer kale bulunur. Kale iki kale direği ve bir üst direk'ten oluşur. İki direk arası 7,32 metre, üst direğin yerden yüksekliği ise 2,44 metredir. Her iki direk ile üst direk aynı kalınlıkta ve en çok 12 santimetre (5 inç) olmalıdır. Kale çizgileri de kale direkleri ile aynı genişlikte olurlar. Kale ağları, yan direklere, üst direğe ve yere iyice tutturulmak ve kaleciye hareket serbestisi vermek şartı ile kalelere takılabilir. Kale direkleri ve üst direk beyaz renkte olmalıdır. Kale önlerinde kale çizgisine bitişik olmak üzere 40,32 x 16,50 metre boyutlarında ceza alanı bulunur. Bu alan içinde, kalenin hemen önünde 18,32 x 5,50 metre boyutlarındaki başka bir alana da kale alanı (altıpas) denir. Ceza alanı içerisinde kalenin ortasından 11m. uzaklıkta penaltı noktası bulunur. Penaltı noktası merkezli 9,15 metre yarıçapında ceza sahası dışında yer alan ve ceza sahası çizgilerinde sonlanan yaya Ceza yayı denir.
    23 Mart 2010
    #17
  19. IFAB Kararları
    • Karar 1: Eğer üst direk yerinden çıkar veya kırılırsa, oyun üst direk tamir edilip yerine takılıncaya kadar durdurulur. Eğer tamir imkânı yoksa, oyun tatil edilecektir. Üst direk yerine ip kullanılmasına izin verilmez. Eğer üst direk tamir edilebilirse oyun, oyunun durdurulduğu anda topun bulunduğu yerden yapılacak hakem atışı ile tekrar başlatılır.
    • Karar 2: Kale direkleri ve üst direk tahta, metal veya onaylanmış diğer cins malzemeden yapılmalıdır. Şekilleri, kare, dikdörtgen, yuvarlak veya elips olabilir ve oyunculara tehlike yaratmamalıdır.
    • Karar 3: Takımların oyun alanına giriş anından, devre arasında oyun alanından ayrılmalarına ve tekrar oyun alanına dönmelerinden maçın bitimine kadar, oyun alanına ve oyun alanıdaki gereçlere (kale direkleri ve kale ağları ile bunların sınırladığı alan da dahil) her türlü hakiki veya sanal ticari reklam koymak yasaktır. Özellikle kalelere, ağlara, bayrak direkleri ve bayraklarına hiçbir reklam malzemesi konamaz. Bu gereçlere hiçbir yabancı madde (kamera, mikrofon v.s.) takılamaz.
    • Karar 4: Teknik alanın içinde veya taç çizgisinden bir metrelik mesafede olan oyun sahası dışındaki bölgenin zemini üzerinde herhangi bir reklam olmayacaktır. Ayrıca gol çizgisi ile fileler arasındaki bölgeye de reklam konulmasına izin verilmeyecektir.
    • Karar 5: Karar 3'te belirtilen süreler dahilinde, oyun alanında ve oyun alanındaki gereçlerde (kale ağları ve çevirdikleri alanlar da dahil) FIFA'nın, konfederasyonların, ulusal federasyonların, liglerin, kulüplerin veya diğer kurumların hakiki veya sanal arma veya marka (logo veya amblem) reklamlarını yapmak yasaktır.
    • Karar 6: Köşe vuruşu yapılırken gereken uzaklığı sağlayabilmek için, köşe yayından 9.15 m. (10 yarda) uzaklıkta kale çizgisine dik ve oyun alanı dışında bir çizgi çizilebilir.
    23 Mart 2010
    #18
  20. Futbol Topu [değiştir]Futbol topu yuvarlak, deriden veya bir diğer uygun malzemeden imal edilmiş, çevresi en çok 70 santimetre (28 inç), en az 68 santimetre (27 inç), oyunun başlangıcındaki ağırlığı ise en çok 450 gr (16 onz), en az 410 gr (14 onz) gram arasında, basıncı deniz seviyesinde 0.6-1.1 atmosfer (600 gr/cm² - 1100 gr/cm²; 8.5 lbs/sq.in. ­15.6 lbs/sq.in.) arasında değişir.
    IFAB Kararları
    • Karar 1:Resmi maçlarda, sadece 2'nci kuralda belirtilmiş asgari teknik özelliklere uygun olan topların kullanılmasına izin verilir. FIFA'nın resmi maçlarında ve konfederasyonların sorumluluğu altında düzenlenen resmi maçlarda kullanılacak topun aşağıdaki yazılardan birini taşıması şarttır:
    "FIFA APPROVED" (FIFA ONAYLI) "FIFA INSPECTED" (FIFA DENETLİ) "INTERNATIONAL MATCHBALL STANDARD" (ULUSLARARASI MAÇ TOPU STANDARDI) Topun üzerinde bulunan bu yazılar, topun resmi olarak test edildiğini ve 2 nci kuralda belirtilen asgari özelliklere ek olarak her bir kategori için farklı olan özel teknik şartlara uygun olduğunu göstermektedir. Her bir kategorinin özel olarak öngörülen ek teknikşartlarının IFAB tarafından onaylanması gerekir. Bu testleri yapacak kurumlar FIFA'nın onayına tabidir. Ulusal federasyonlar, resmi maçlarında yukarıdaki üç yazıdan birini taşıyan topların kullanılmasını isteyebilir. Diğer her türlü maçlarda, top 2 nci kuraldaki teknik özelliklere sahip olmalıdır.
    • Karar 2: FIFA'nın resmi maçlarında ve konfederasyonlarla ulusal federasyonların sorumluluğu altında düzenlenen resmi maçlarda topun üzerine, maçın, maçı düzenleyen kurumun, topu üreten firmanın arma ve markası (amblemi) dışında hiçbir ticari reklam konulamaz. Konulacak arma ve markaların boyutları ve çeşidi müsabaka yönetmeliği ile belirlenebilir.
    23 Mart 2010
    #19
  21. Oyuncular

    [​IMG]
    Berlin'de bir krampon heykeli.


    Futbol oyuncularına futbolcu denir. Futbol maçında oyun alanında biri kaleci olmak üzere 11'er kişilik iki takım bulunur. Eğer takımlardan birinde 7'den az oyuncu varsa, o maç başlatılamaz. Bütün maçlarda, yedek oyuncuların isimleri maç başlamadan önce hakeme verilmelidir. İsmi verilmeyen yedek oyuncular maçta oynayamazlar.
    Yedek Oyuncular
    • Resmi maçlarda yani FIFA'nın, konfederasyonların veya ulusal federasyonların düzenlediği maçlarda en çok üç oyuncu değiştirilebilir. Müsabaka yönetmeliğinde, 3 ile 7 arasında olmak üzere yedek oyuncu sayısı belirtilmelidir.
    • Diğer maçlarda, takımlar değiştirilecek azami oyuncu sayısında anlaşırlar ve hakeme maçtan önce bildirirlerse, anlaştıkları sayıda oyuncu değiştirebilirler. Eğer hakeme bildirilmezse veya değiştirilecek oyuncu sayısında anlaşma maç başlamadan sağlanamazsa, en çok 3 oyuncu değiştirilebilir.
    Oyuncuların Giysileri Bir oyuncu, kendisine veya bir başka oyuncuya tehlikeli olabilecek herhangi bir giysi giymemeli veya {herçeşit takılar da dahil} gereçler taşımamalıdır. Oyuncular kendi takımının simgesi olan çoğunlukla forma giyerler. Her oyuncunun forması üzerinde farklı bir numara yazılır. numaralar açık okunabilir şekilde olmalıdır. Yalnızca kaleciler, öbür oyunculardan kolayca ayırt edilebilmesi için farklı renkte forma giyerler. Alt giysi olarak şort giyerler. Eğer şortun altına tayt giyilirse şortun rengiyle aynı olması gerekir. Bütün futbolcular, bu oyun için uygun biçimde üretilmiş özel ayakkabılar yani krampon kullanırlar. Ayağa veya kaval kemiğine gelen tekmelerde yaralanmaları en aza indirmek için tekmelik ve tozluk(dize kadar örtebilen uzun spor çorabı) kullanırlar. Tekmelikler yeterli koruma sağlayan lastik plastik vb. malzemeden yapılmalı ve oyun sırasında tozluklarla tamamen örtülmelidir. Kaleciler çoğunlukla eldiven takarlar.
    23 Mart 2010
    #20
soru sor

Futbol nasıl ortaya çıktı