Bir Şizofrenden Genel Psikolojik notlar!

İsimli konu WH 'Genel Sohbet' kategorisinde, psierol üyesi tarafından 19 Şubat 2008 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Bir Şizofrenden Genel Psikolojik notlar!. arkadaşlar selamlar. ben bir şizofrenim, bu siteyi oldukça samimi ve kaliteli buldum, bu yüzden bazı temel günlük psikolojik konuları paylaşayım istedim.... <<Bir evin kapısında yazan notlar...>> Felsefe Genel Notlar ...

  1. arkadaşlar selamlar. ben bir şizofrenim, bu siteyi oldukça samimi ve kaliteli buldum, bu yüzden bazı temel günlük psikolojik konuları paylaşayım istedim.

    önce kendimi biraz tanıtayım, tanımanız amacıyla. ben orta yaşlarda bir erkek şizofreni hastasıyım. lise mezunuyum. 21 yaşıma kadar şizoit(içe dönük) herkesin takdir ettiği ve örnek gösterdiği bir gençtim (!?) ve felsefe müzik edebiyat psikolojiye karşı aşırı bir ilgim vardı ergen yaşlarımdan beri ve sanırım yatkınlığımda var doğuştan bu konulara..

    ama ne yazıkki bu yaşta aniden bir hezeyan dönemim ol-muş. (-muş diyorum çünkü ben şizofren olduğumu ancak gene kendim psikoloji ile ilgilenirken 28 yaşlarımda öğrendim) 4 ay akut mistik hezeyan geçirdim(dinsel kaygıların ağır bastığı psikoz türü) sonra bu dört ay sonunda sönme dönemine girdim. psikoloji ile ilgili olmam en büyük şansım olacakki, acaba bunlar hastalıkmı yoksa gerçekmi? diye sorabiliyordum. mistik hezeyan betimlemesi; işte en ufak günahını saplantı haline getirirsin, zaman zaman kendini bir seçilmiş zaman zaman lanetlenmiş olarak görürsün ve büyüklük sanrıları mevcuttur.(mesihlik evliyalık gibi) bende halüsinasyon olmadı.
    sonra rezidüel(kalıntı) sürecinde bunlar artık pek etkili değildir ama birincil belirtiler giderek ön plana çıkar, bunlar; ikiyanlılık, düşünce akışı bozuklukları (sözdizimi bozukluğu, düşünce kesilmesigibi), kapanım ve duygusal küntlük, bunlarla başım dertte idi. ama paranoid yada parafrenik tip olduğum için iyi gizleyebiliyordum kendimi ve 33 yaşıma kadar herkes beni normal sözüm ona peygamber gibi bir adam olarak biliyordu(!)işin dramatikliğini anlatıcam bu konuya ilikşin aşağıda.. bu durumda birde güney doğuda tim çavuşu olarak askerlik yaptım. sesizliğim ve tutukluğum dışında hi çbir şikayet olmadı ve alnımın akı ile görevimi yapıp teskeremi aldım.

    ve işte ben 28 yaşımda psikolojik bir şeyler okurken mistik hezeyan betimlemesini tesadüfen okuyunca ilk defa o anda şizofren olduğumu anladım. çünkü 21 yaşımda yaşadıkarımın tam bir çerçevesi idi. ve kimseye söz etmeden bundan, acaba kendimi tedavi edebilirmiyim diye 4-5 yıl çabaladım ve gittikçe içgörü sahibi oldum, psikolojik bilgim arttı. ama 33 yaşımda artık belirtiler iyice dışa vurmaya başlayınca bu halde çalışmamın artık doğru olmayacağını ve hastalığımın artacağını düşündüğümden malulen emekliliğe başvurdu mve hi çbir sorun çıkmadan emekli oldum. işte asıl sorunlar bundan sonra başladı!

    herkes mesafe koymaya başladı bana. ki ilk başta akrabalarım! yemin ederim şizofrenimin akut döneminde bile bu kadar ac ıçekmemiş yaralanmamıştım! arkadaşlar başkalarına hiç bir zararı olmamış hatta yukarda belirttiğim gibi peygamber gibi bir adam rapor alınca şeytanmı olmalı sizce?! insan psikolojik rahatsız olamazmı? tabiki bende asla istemem değlmi bu duruma düşmeyi? etmedikleri dedikodu üretmedikleri spekülasyon kalmadı hakkımda! ve istismarlar..! siz toplumunuzu o kadar severken ve onlarda sizi yüceltiyorken bir rapor ve bağlanan cüzi bir maaş bu kadar değiştirmelimiydi insanları!? normallliği sağlayabilir,( bende genel olarak sağlayabiliyorum) şizofrenler isterseniz bunu inceleyebilirsiniz internetten. öyle ise bir kalp hastası ile bir şizofrenin farkı nedir?

    işte tam bir dram yaşadığım ve bu konularda hala ortaçağda yaşıyoruz malesefki! aslında daha ayrıntılı anlatıcam sizi etkilemek istemediğimden anlatmıyorum..

    şu anda tam bir içgörü kazanmış durumdayım ve bu kadar baskıya rağmen salt kendi çabam bilgim ve azmimle bir miktar daha iyileşmiş durumdayım! durumum genç arkadaşlarıma ibret, örnek olsun! sanırım iyi bir psikologda oldum bu yaşadıklarım sayesinde.

    arkadaşlar biz kimiz nereye gidiyoruz değerlerimiz ideallerimiz ne ve ne olmalı? benden size bir abi tavsiyesi herkes yanılıp sizi suçladığında bile soğukkanlılığınızı ve yolunuzu asla şaşırmayın! aslında bu söz bir ünlünün sözü ve ancak başıma gelince anlamını bu yaşlarda anladım!eğer... sen bunları yapabilirsen işte o zaman gerçek bir adam olursun diyordu.. bir şizofren bunu yapabiliyorsa sizde yapabilirsiniz!şerefsizliğe, basitliğe asla hiç bir zaman pirim vermeyin ve "iyi" bir adam kadın olmaktan asla vazgeçmeyin! bunu yaparken en büyük silahınız; sabır azim ve bilgi dir bunu unutmayın! ünlü psikanalist meanie klein' in dediği gibi "tüm aklın nedeni ölüm dürtüsüdür" ama ölüme ölümle karşılık vermezseniz ve aklınızı kullanmayı bilirseniz tabi.. ve bunu olumlayabilirseniz... ve gene Kleni in dediği gibi "en büyük haseti en az haset eden toplar" bırakın hasetçiler siz iyi yolda giderken kendi hasetlerinde yansınlar onlarla çatışmayın, sizi yanıltmalarına izin vermeyin.

    bu narsizm ve meta çağında giderek anlamsızlaşmayalım ve narsizmimizle yalnızlaşmayalım! gevşemeyelim bölünmeyelim! peygamberimiznde dediği gibi "işlerin en hayırlısı ortalama olanıdır" aşırı isteklerden uzak duralım. ben her görüşü okumuşumdur. atesit sartre da okudum onun esinlendiğibir rahip olan kierkegaard ı da, Freud u, Kuranıda..

    şimdilik bu kadar benden, dilerseniz görüşlerinizi bekliyorum kardeşlerim..
    19 Şubat 2008
    #1
  2. Bir Şizofrenden Genel Psikolojik notlar! Cevapları

  3. merhaba... Bir kaç gün önce WH de ne yapıyorsun nasıl bir site diye sormuştu arkadaşımın biri..dedim hoş sohbet ve güncel paylaşımlardan filan derken..o an duygularını ve düşüncelerini gerçekten paylaşacak birileri kimdir derken...siz aklıma geldiniz nedense...yine buna benzer bir yazı veya tanışma yazısı...acaba.....bir iki kere yazdı daha niye yazmadı dedim kendi kendime.. acaba onu anlamayan mı olmadı yoksa buradakiler pek işine mi gelmedi her şeyi saçma sapan mı buldu diye düşün düm..baktım ki şimdi burda ve aramızdasın..çok sevindim inanın..şu an acaba ne hissediyor diye düşünüyorum..duygularını ve hayatının bir kısmını yazmışsın, burada paylaşmışsın..bu çok güzel bir şey..ben insanlarla aradamdaki mesafeleri kendim kaldırdım.. şu anda olduğu gibi uzaklaşan değil yakınlaşan oldum...şimdilik bitti..;)
    19 Şubat 2008
    #2
  4. iki kere tıkladım...........
    19 Şubat 2008
    #3
  5. Gerçekten merak ettiğim bir konu daha önce hakkında biraz bir şeyler okudum ama yaşayan birinden bazı şeyleri öğrenmek daha farklı.Paylaşımlarınızın devamını bekliyorum.
    20 Şubat 2008
    #4
  6. bunu bizlimle paylastıgın için tesekkürler
    20 Şubat 2008
    #5
  7. yaşadıklarınızı paylaştığınız için tşkkrler.devamını beklerim...
    20 Şubat 2008
    #6
  8. çok yürekten samimi bir şekilde çekinmeden dile getirmişsin tebrik ederim keşke hepimiz senin gibi cesaretli olabilsek...
    20 Şubat 2008
    #7
  9. Kesinlikle size katılıyorum
    20 Şubat 2008
    #8
  10. Arkadaşım sen en azından başına gelen olayı kabullenmiş, hayatın bu şekildede yaşanacağını,iyisiyle kötüsüyle mücadele etme gücünü kendine benimsemişsin.Öncelikle seni kutlarım.Ama çevredekilerin bu tip durumlarda neden yardımcı olmak yerine karşısındaki kişiyi kusur işlemiş gibi görürler anlamam bir türlü.Oda toplumun bir ayıbı olsa gerek.
    20 Şubat 2008
    #9
  11. evet kabullenmek en iyileşmede elde edilen başarıyı fazlasıyla etkiler.. sen bunu başarmışsın.. ve anladığım kadarıyla ağır şizofrenide degilmişsin... etrafındaki insanları umursama asla onlar sadece canını sıkarlar...
    20 Şubat 2008
    #10
  12. arkadaşlar merhaba.
    içten likli yorum ve takdirleriniz için çok teşekkür ederim. hüseyni iyi empati kurabilen iyi bir iletişimci olduğunu düşünüyorum. tebri kederim kardeşim.

    aslında daha öncede değişik perspektiflerden ele aldığım gibi iyi ile kötü arasında mutlak bir ilişki vardır. ve biz "bir şey" olurken hep ötekine göre bir şey oluruz. örneğin kötü bir çocukluğu olan birindenbir terörist çıkması beklenirken o insanların benlik yaralarını onaracak usta bir psikoterapist yada psikanalitik kuramcı olabilir. ki psikanaliz tarihine baktığımızda kuramcıların çoğu şizofren yada nevrotiktir. ve müthiş dahiyane kuramları vardır.

    cesur olmaktan bahsetmişsiniz. aslında her insanın içinde ürkek bir çocuk vardır, sürekli onaylamayı sevilmeyi, merhamet edilmeyi kutsanmayı bekleyen.. ve çok cesurmuş gibi görünen tipler vardır, büyüklenmeci, tümgüçlü davranan.. psikopatlar! aslında bunlar büyük, cesur falan değil korkaklığı süreğenleşmiş ve bu yüzden bu davranışları süreklilik kazanmış kişiliklerdir. bunlar sizi aldatmasın ve onları idealleştirmemeye dikkat edin! ve b utipler birde her güzel ve doğru üremsel şeyi kendilerine yapılmış bir aşağılama, saldırı olarak algılarlar ve hemen cevap vermekte hiç gecikmezler. işte bu ceurluk değil aldatıcı bir karışıklık, baskılayıcılık ve istismarcılıktır.

    bir gün bir tartışma sırasında iyi tanıdığım paranoid tip bir psikopat bana şöyle dedi şiddetle; "sen hiçmi bana acımıyorsun!" oysa yaptığım sadece dikkatli bir biçimde doğruyu ortaya koymaktı.:) sanırım bu canlı örnek buraya kadar ne demek istediğimi en iyi şekilde anlatıyor. psikozlular ve narsistik, paranoid, borderline,anti sosyal bozukluğu olan kişilerde "yarılma" mevcuttur. yarılma; bir kişinin zihninde birbirine karşıt yargı yada nesnelerin birbirini etkilemeden yanyana bulunmasıdır. bu yüzden az önce savundukları bir görüşün tersini bir kaç saniye sonra bunlardan duymak mümkündür. hatırlattığınızda ya hatırlamazlar yada alışageldikleri için ustaca ve öfke ile kıvırmaya çalışırlar. bunada çarpıtma deniyor psikiyatride..

    ve bu kişilerde terkedilme anksiyetesi vardır ama ölümüne bunu gizlemeye çalışırlar. özellikle paranoid tipler sanki hi çkimseye ihtiyacı olmayan tanrılar gibi davranırlar. oysa içlerinde imgesel olarak sürekli,kendilerini terketmi şkişilerle savaşıp dururlar. yani özetle gerçek iyi ilişkinin yerini sanrısal ilişki almıştır malesefki..! ben felsefecilere gerçekten büyük saygı duyarım. çünkü en belirgin ve doğru fikirleri onlar düşünsel emekle ortaya koyarlar kuramcılarda onlardan çalıp kendilerine mal edip okuyuculara satarlar:) Kierkegaard ı ve Sartre ı çok takdir ederim. sartre derki, özetle; kötü niyet özgürlükten kaçınan kişinin tutumudur. yani işte yukarıda bahsettiğim hastalıklı kişiliklerin hepsini kapsıyor bu söz. bu yüzden satre insanları çözüm için düşünmeye sevk eder. burdanda gerçek cesaret konusuna kayıyoruz..

    peki gerçek cesaret nedir ve nasıl olur?
    gerçek cesaret kişinin kendini ve çevresindekilerini bilmekle olurbir kişi kendini ve çevresindekileri yukarıda anlattığım hastalıklı kişilikler gibi "dağıtmadan" (yarılmadan) üremsel ilişkiler kurabiliyorsa o kişi cesurdur bana göre.. biz burda bir duygudan bahsetiyormuyuz? cesaret duygusundan.. işte böylece güven veriyor ise kişi ve güven alıyorsa cesaret böyle oluşur. başka nasıl olacakki? işte b uda "bilmekle" olur. peki bilmeden olmazmı:)) olurda işte o deli cesareti olur:)

    neyse biraz dinlenelim devam ederiz. bana zamanınızı ayırdığınız için teşekkür ederim arkadaşlar..
    20 Şubat 2008
    #11
  13. bende de obsesif kompulsif bozukluk var.
    20 Şubat 2008
    #12
  14. hüseyni, yeşilalıcıve müzeyyen ki 17 yaşında isen ve b uyorumları gerçek olarak yapabiliyorsan alnından öperim.. hüseyni müthiş bir empatin var kardeş. ki tabi ben samimiyete önem veririm ve haketmeden pek kimseye şans tanımam! laz17 okb de uzmanım diyebilirim ama yo köyle uğraş biraz kendin..! bakarız durmuna göre ... evet kardeş helal olsun sana müthiş anlamışsın benibirazda değermi değmezmi diye yazmadım... ben bir şizofrenken insanların caına can katıyorsam insanlardan emek vefa gerçek değerler beklemem hakkım değilmi? görüşürüz kardeşler .. uyanın gaflet uykusundan ey türk titre kendine gelll!
    20 Şubat 2008
    #13
  15. 21 şubat 2008 saat 01:55 ve ben senin yazdıklarını ve yorumları okudukça sanki bir kitap ile insanların konuşmalarını okuyor gibi oldum uzun zamandır hissetmediğim duyguları tekrar hissetmemi tanışma yazısını okuyunca da hissetmiştim ama ne varki bu sayfada daha baskın oldu bu durum inaniyorum ki sen ve senin gibi hisseden bir cok insan sadece sanal olduğu için bu ortamda açılamıyorlar biz seninle inşaallah bu sitede bu duyguyuda kıracağız ben buna inanıyorum ayrıca tespitlerin ne kadar doğru bunu sende biliyorsun tavsiyelerinide zamanla alacağız paylaşımlarında tüm wh cilere yön gösterir inşaallah. sen bu güzel akşamda gercekten endişe duygularımı aldın ve beni rahatlattın ancak senden ricam benide çok etkiler bu durum ama çevredekiler ne düşünürse düşünsün bence sen zaten yeterince sen olmuşsun bir başkasının yorumu seni etkilemesin lütfen...
    Aramıza hoş geldin ama boş gelmedin güzel kardeşim....:thankyou:
    21 Şubat 2008
    #14
  16. paylasım ıcıns agol
    21 Şubat 2008
    #15
  17. dün hiç bir şey yapmadan gittin...sadece bakmakla olmaz ..seni gözlüyorum...konularımıza katılıp daha aktif olmanı isterim...yakınlaşmanın böyle daha iyi olacağına ve senden hayat hakkında çok şey öğreneceğimize inanıyorum...haydiiiiiii erol...
    22 Şubat 2008
    #16
  18. :) peki şöyle bi şey desem acaba yazmamama yeterli gerekçe olabilirmi? bu güne kadar belki 50 tane bebek büyütmüşümdür, sayısız büyüğüme saygı sayısız küçüğüme eşine az rastlanır sevgi göstermişimdir. bir çok kişi benim sayemde şizofren olmaktan kurtulmuş olanda benle teselli bulmuştur. patronlarıma patronluk babama babalık anama analık etmişimdir. iyide o zaman ben niye hala şizofren oluyorumda çoğu kişi sözde normal oluyor ve niye hep ben den harikalar yaratmam bekleniyor? ben nerdeyim kardeşim ya ben nerde?! nerde bana ana nerde baba çocuğum nerde, eşim nerde::? bu nasıl iştir bu nası lkaderdir?! ha sizde bana bir ceva pverin.. anlatabildim değilmi yeterince???
    22 Şubat 2008
    #17
  19. Yoksa şizofreni denen şey bu paradoxa düşmüş bir kişiden başka birşey değilmidir? ha yazdımmı dostum ve sizde anladınızmı!!!???
    22 Şubat 2008
    #18
  20. bence insanlara yoldaş olman, yardım etmen, yukarıda belirttiğin gibi öyle bir insan olmanın ayrıcalığını yaşıyorsun..olsada onlar,senin onlara verebileceğinden fazlasını verirsin..bazı insanlar liderdir..doğuştan verendir..lutuftur bu .. bazı insanlar kaybedendir... varlığın, zenginliğin kibirliğin riyakarlığın yanında kaybolmuştur...unutulmuştur..insana verilen daha doğrusu insan kendisine değilde başka insanlara verdiği değer-ki karşındakide onu anlaması lazım. yada insandır beşerdir hataları hoş görmek lazım..çünki kader deki olgun insan, manevi olarak sürekli veren, hani banada yokmu diye beklemeyen,insan olmalıdır. ilahi takdir etmiş ise bunu kabullenmek lazım bence...
    22 Şubat 2008
    #19
  21. teşekkürler abicim paylaşım için.çok iyi yürekli bir insan olduğunu bütün kalbimle inanıyorum ALLAH yolunu açık etsin.yazılarının devamını bekliyoruz
    22 Şubat 2008
    #20
soru sor

Bir Şizofrenden Genel Psikolojik notlar!