9.Sınıf Tarih Kitabının Özeti

İsimli konu WH 'Soru Cevap' kategorisinde, ekin su üyesi tarafından 6 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: 9.Sınıf Tarih Kitabının Özeti. ya ben tarih sınavıma çalışıyorum da bu senenin 9.sınıf son konularının özetini bulmam lazım ama bulamadım 9.Sınıf Tarih Dersi Ders Kitabının Cevapları Uçan Sınıf Kitabının Özeti ...

  1. ya ben tarih sınavıma çalışıyorum da bu senenin 9.sınıf son konularının özetini bulmam lazım ama bulamadım
    6 Haziran 2010
    #1
  2. 9.Sınıf Tarih Kitabının Özeti Cevapları

  3. MEZAPOTAMYA UYGARLIGI
    SÜMERLER;
    Şehir halinde yaşamışlardır. En önemli devletleri Ur Urul Lagaş ve Kiş’tir.
    Tarihte ilk kez yazıyı Sümerler kullanmışlardır.
    Ay yılı takvimini ilk kez Sümerler kullanmışlardır.
    İlk yazılı kanunlar Sümerlilerin Lagaş kralı urgakine tarafından yapılmıştır.
    Çok tanrılı dinlere inanmışlardır ahret inançları yoktur.
    Gılgamış estanı tufan destanı ve yaradılış destanı sümerlilere aittir.
    Akadlar tarafından son verilmiştir.

    AKADLAR;
    İlk imparatorluğu ve düzenli oldu kurulmuştur.

    ELAMLILAR;
    En önemli şehri sus şehridir. Asurlular tarafından yıkılmışlardır.

    ASURLULAR;
    Başkenti Ninova’dır. Ticari amaçlı olarak anadoluya koloniler kurmuşlardır.
    İlk kütüphaneyi Asurlular kurmuştur.

    BABİLLİLER;
    Hammurabi ceza mülkiyet ve ticaret alanında önemli kanunlar yapmışlardır. Bu kanunlar daha serttir.
    En önemli mimari eserleri ‘’Babil’in asma bahçeleri’’dir.

    İSKİTLER;
    Türk kökenlidir. Gök tanrı dinine inanmışlardır.
    Medlerle birleşerek uraltuları yıkmışlardır.

    **************************
    Afaneseyova Kültürü; Türklerin en eski kültürüdür


    MISIR MEDENİYETİ;
    Nom adı verilen şehir devletlerinden oluşmuşlardır. Çok tanrılı dine inanmışlardır. Firavunlar ülkeyi tanrı kral olarak yönetiyordu.
    Ahiret inançlarının olması mumyacılığın gelişmesine neden olmuştur.Mumyacılıkta eczacılık ve tıp biliminin gelişmesine sebep olmuştur.
    Güneş yılı takvimini icat etmişlerdir.
    M.Ö 1280 yılında Hititlerin mısırlılar arasında imzalanan KADEŞ ANLAŞMASI tarihteki ilk yazılı anlaşmadır
    İRAN MEDENİYETİ;
    Haberleşme ve posta örgütünü kurmuşlardır. Yunan sanatınsan etkilenerek kendilerine özgü pers üslubunu yaratmışlardır.

    HİNT MEDENİYETİ;
    Bölgeyi istila eden ariler kast sistemi Hindistan’a taşınmışlardır.
    Hindistan’da Budizm Brahmanizm gibi inançlar görülür.

    ÇİN UYĞARLIĞI
    Köylüler ve asiller olarak 2ye ayrılmışlardır.
    Kağıdı matbaayı barut ve pusulayı icat etmişlerdir.
    Askeri alanda Türklerden etkilenmiş ve ordularını Türk ordusu gibi düzenlemişlerdir.
    Kumaş iplik ipek ve porselen üretilmiştir.
    En büyük eseri Çin Seddi ve Budist tapınaklardır.

    DOĞU AKDENİZ UYĞARLIGI
    FENİKELİLER;
    Denizciliğe ve ticarete önem vermişlerdir. Akdeniz kıyılarında ticaret kolonileri kurmuşlardır. Bu sayede doğu kültürünü batıya taşımışlardır.
    Alfabeyi icat etmişlerdir. Daha sonra değiştirilerek Latin alfabesi çıkartılmıştır.

    İBRANİLER;
    Dünyada ilk kez tek tanrılı din İbranilerde görülür.İbranilerde Musevilik milli din olarak kabul edilmiştir ve öyle kalmıştır.
    Yahudiler dünyanın çeşitli yerlerine dağılmalarına rağmen milli kimliklerinin kaybetmemişlerdir ve asimile olmamışlardır.

    ANADOLU UYĞARLIGI
    HATTİLER;
    Anadolu’ya göçler sonucu gelmişlerdir.
    Hattiler’e ait kalıntılar Çorlu’daki Alacahöyük’te bulunmuştur.
    Hititler ile kaynaşarak birlikte yaşamaya karar vermişlerdir. Hayvan figürlü tanrı kültürünü geliştirir ve boğa hattiler için önemli bir sembol haline gelir.

    HİTİTLER;
    Merkezleri Çorum Hattuşaş’tır.
    Devlet yönetiminde kralın yanı sıra soylulardan oluşan ‘’pankuş’’ mecliside söz sahibidir.
    Tavana adı verilen kraliçeler devlet yönetiminde kraldan sonra et yetkili kişidir.
    Sümer’lerin kanunlarından etkilenerek yeni kurallar yapmışlardır.
    Hititler hem de çivi yazılısı kullanmışlardır.
    Çok tanrılı dinlere inanmışlardır.
    Çevre kültürlerin tanrılarını da kutsal saydıkları için bin tanrı ili denilmiştir.
    Krallar tanrıya hesap vermek için anallar (yıllıklar) yazmışlardır.

    İYONYALILAR;
    Siyasi bir dili olmayışı özgür düşünceyi ve pozitif bilimleri geliştirmiştir.
    Felsefe tıp ve matematik temelleri burada atılmıştır.
    İyonyalılar’da kolonicilikle uğraşmışlardır.

    URARTULAR;
    Merkezleri Tuşpa (Van’dır). Ahiret inancına sahip oldukları için mezarlarını ev şeklinde yapmışlardır.
    Tarıma ve hayvancılığa önem vermişlerdir.

    FRİGYALILAR;
    Merkezi Ankara yakınlarında ki Gordion’dur.
    Tarıma ve hayvancılığa çok önem vermişlerdir. Öküz öldüren saban kıranın cezası ölümdür.
    En büyük tanrıları Bereket ve toprak tanrıçası Kibele’dir.

    LİDYALILAR;
    Küçük menderes nehri ile Gediz nehri arasında kalan bölgede yaşamışlardır. Ordularında paralı asker kullandıkları için yıkılmıştır.
    Ticarete önem vermişlerdir. Sard’dan Ninova’ya kadar uzanan ticaret yolu olan ‘’Kral yolu’’nu yapmışlardır.
    Parayı icat ederek takas usulüne son vermişlerdir.

    EGE VE YUNAN UYGARLIKLARI;
    Girit miken ve eski yunan olmak üzere 3 dönemde ele alınır.
    Polis adı verilen şehir devletinden oluşmuşlardır.
    Çok tanrılı dinlere inanmışlardır tanrılarını insan şeklinde düşünerek heykellerini yapmışlardır böylece heykelcilik gelişmiştir.
    Yunan felsefesinin en önemli temsilcileri Sokrat Eflatun ve Aristo’dur.

    ROMA UYGARLIĞI
    753’de İtalya’da kurulmuştur.
    Zamanla zayıflayan devlet M.S 395 yılında Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrılmıştır.
    Hunların saldırısı sonunda Batı Roma imparatorluğu 475 yılında yıkılmıştır.
    Daha sonra Doğu Roma’ya Bizans atı verilmiştir.1453 yılında Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fed etmesiyle birlikte doğu Roma yıkılmıştır.
    *Sınıflar arası mücadelelere son vermek için 12 levha kanunu yapılmıştır.
    Fenike alfabesini geliştirerek bugünkü Latin alfabesini oluşturmuşlardır.
    Mısırlıların icadı olan güneş yılı takvimi miladi takvime dönüştürülmüştür.

    TÜRK TARİHİ
    Türk adı güçlü kuvvetli töreli kanun ve nizam sahibi olgun anlamlarına gelir.
    Türklerin ana yurdu Orta Asya’dır. Kuzeyinde Sibirya batısında hazar denizi güneyinde himalaya dağları doğusunda ise kilgan dağları bulunur.

    Türk göçlerinin sebepleri;

    *Nüfusun hızla artması
    *Moğolların ve Çin’in baskıları (egemenlik altına girme ısrarı)
    *Türklerin bağımsızlığa düşkün olmaları
    *Hayvan hastalıklarının artması ve otların azalması

    Göçlerin sonuçları;

    *Göç ettikleri yerde pek çok devlet kurarak Türk kültürünün yayılmasını sağlamışlardır.
    *Türkler göç ettikleri bölgelerdeki kültürlerle karşılaşarak yeni kültürlerin oluşmasını sağlamışlardır.

    ASYA HUN DEVLETİ;
    Tarihte bilinen ilk Türk devletidir.Bunların bilinen ilk hükümdarı ‘’Teoman’’dır.
    Çine akınlar düzenlediler bu ise Çinli’lerin Çin seddini yapmalarına sebep olmuştur.
    Teoman’dan sonra Hunların başına Mete geçmiştir. Hunların en parlak dönemi olmuştur.
    Ordularda onlu sistemi ilk Mete han yapmıştır.
    Mete Handan sonra hunların başına ki-ok geçmiştir. (hunların zayıflamasına sebep olmuştur)
    Zayıflayan hun devleti doğu ve batı olarak ikiye ayrılmışlardır.
    Bunların bir kısmı Çin egemenliği altına girmiştir. Bunların bir kısmı Çin egemenliğine girmiştir.


    Aşağıda vermiş olduğum cevaplarıda ölçme ve değerlendirmede karşılaştırmanı istiyorum

    SAYFA 153
    **ÇME DEĞERLENDİRME:
    1-D, D, D, Y, Y, D
    2-E
    3-E
    4-D

    SAYFA 154:
    5-E
    6-E
    7-
    -bahar gelince dağlar yeşil giysilerini giydiler(giydi)
    -yıldızlar bana bakıyor(bakıyorlar)
    8-
    -kızını çok sever, armağanlar alırdı(ona)
    -kimseyi küçük görmemeli, insanca davranmalıyız(herkese)
    9-
    -onu severim her konuda iyi anlaşırız
    -bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, nasıl başa çıktı
    10-birçok kişiler onu övüyordu
    11-bana bir zararı olmuyor aksine hep koruyordu

    SAYFA 155
    ÜNİTE SONU **ÇME VE DEĞERLENDİRME:
    1-B
    2-E
    3-D
    4-D
    5-E
    6-A

    SAYFA 156:
    7-A
    8-D
    9-B
    10-C
    11-C
    6 Haziran 2010
    #2
  4. 9. Sınıf Konu Özetleri
    Tarih Bilimine Giriş


    --------------------------------------------------------------------------------

    TARİH BİLİMİNE GİRİŞ

    TARİHİN TANIMI: Tarih, geçmişte yaşayan insan topluluklarının her türlü faaliyetlerini yer ve zaman belirterek, sebep sonuç ilişkisi kurarak, belgelere dayalı inceleyen bilimdir.


    TARİHİN KONUSU NEDİR? : Geçmişte yaşayan insan topluluklarının her türlü faaliyetidir.


    TARİH ANLATIMINDA YER VE ZAMANIN ÖNEMİ NEDİR?

    1)- Yer ve zamanın belirtilmesiyle olayın gerçek olup olmadığını anlarız.

    2)- Olayın geçtiği yer ile olayın meydana geldiği zaman dilimi o olayın sebep ve sonuçlarını belirlememizde gereklidir. Çünkü o yerin iklimi, yaşam şartları, madenleri, o zaman içindeki nüfusu, o zaman içindeki toplumsal değerler olayın meydana geliş sebeplerini oluşturabilirler.


    SEBEP-SONUÇ İLİŞKİSİNİN ÖNEMİ NEDİR?

    Bütün olaylar bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlıdır. her olay kendisinden önceki olayın sonucu, kendisinden sonraki olayın sebebidir. Önceki olayı bilmezsek, sonraki olayı kavrayamayız.


    Olay Nedir? Olgu Nedir?

    Olay: İnsanları ilgilendiren sosyal, ekonomik, kültürel, dini ve benzeri alanlarda meydana gelen oluşumlardır.

    Olgu: Oluşum süreci içinde ya da başka bir şeyin belirtisi olarak gözlemlenmiş olaylardan ibarettir. Birçok olayın aynı yönde sonuçlar vermesidir. Olgu yüzyıllar boyu meydana gelen olayların ortak sonucudur. Bir anda olmaz, bu olay olur.


    Örnek: Anadolu’nun Türkler tarafından fethi olaydır. Miryakefalon Savaşı olaydır. Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu, Anadolu Selçuklu Devleti’nin Kuruluşu, Kurtuluş Savaşı, Çanakkale Savaşı birer olaydır. Anadolu’nun Türkleşmesi tüm bu olayların ortak sonucudur ve bir Olgu’dur.


    Tarih Felsefesi Nedir?

    Tarihi tecrübeleri günümüz meselelerinin çözümü için yeniden yorumlamaya Tarih Felsefesi denir.

    Dünyada ilk tarih felsefecisi İbn-i Haldun’dur.

    Avrupa’da ilk tarih felsefecisi Makyavelli’dir.


    Tarihimizi Öğrenmenin Gerekliliği:

    Türk milleti tarihin en eski ve en köklü milletlerinden biridir. Türkler; Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarına yayılan devletler kurmuşlardır. Bu bölgelerde Türk dilinin, Türk sanatının, Türk kültürünün izleri bugün bile sürmektedir.


    MÖ III. yüzyılda Hunlarla başlayan Türk Tarihi günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.

    Tarihimizi iyi öğrenmekle;

    Vatan, Millet sevgimiz gelişecektir.

    Millet olarak geleceğe daha güvenle bakabilecek duruma gelebiliriz.


    Tarih Biliminde Yer ve Zamanın Önemi:

    Yer ve zamanın belirtilmesiyle olayın gerçek olup olmadığını anlarız.

    Olayın geçtiği yer ile olayın meydana geldiği zaman dilimi o olayın sebep ve sonuçlarını belirlememizde gereklidir. Çünkü o yerin iklimi, yaşam şartları, madenleri, o zaman içindeki nüfusu, o zaman içindeki toplumsal değerler olayın meydana geliş sebeplerini oluşturabilirler.


    Tarih Biliminde Sebep-Sonuç İlişkisinin Önemi:

    Tarihte, bütün olaylar bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlıdır. Her olay kendisinden önceki olayın sonucu, kendisinden sonraki olayın sebebidir.


    Önceki olayı bilmezsek, sonraki olayı kavrayamayız.


    Tarih Biliminde Olay ve Olgu Kavramları:

    Olay, insanları ilgilendiren, sosyal, siyasal ve dînî alanlarda meydana gelen, başlangıcı ve bitişi beli olan gelişmedir.


    Olgu, aynı özellikteki tarihi olayları kapsayan ve belli bir süreci ifade eden genel bir kavramdır. Meselâ:

    Olay > Anadolu'nun Türkler tarafından fethi

    Olgu > Anadolu'nun Türkleşmesi

    Olay > Amerika'nın keşfi

    Olgu > Sömürgeciliğin başlaması



    TARİHİN TASNİFİ (SINIFLANDIRILMASI)

    1)- Zamana Göre Sınıflandırma:

    Tarihin çağ veya yüzyıllara bölünerek incelenmesidir.

    Çağlara Göre: İlk Çağ Tarihi, Orta Çağ Tarihi, Yeni Çağ Tarihi, Yakın Çağ Tarihi, Bilgi Çağı Tarihi

    Yüzyıllara Göre; 15. yy Tarihi, 1. yy Tarihi, 13. yy Tarihi, gibi


    2)- Mekana (Yer) Göre sınıflandırma:

    Tarihi olayların yani tarihin bir coğrafyayla, bir bölgeyle, bir yerle sınırlandırılmasıdır.

    Örnek: Türkiye Tarihi, Avrupa tarihi gibi.


    3)- Konuya Göre Sınıflandırma:

    Tarihin bir konuyla sınırlandırılmasıdır.

    Örnek: Tıp Tarihi, Sanat tarihi gibi


    Tarihi Neden Sınıflandırıyoruz?

    Tarihi Zamana, Mekâna ve Konuya göre sınıflandırmamızın nedeni öğrenmeyi, öğretmeyi, araştırmayı kolaylaştırmaktır.


    Tarih Biliminin Yöntemleri:

    Tarihi olayları araştıran bir tarihçi sırasıyla aşağıdaki yöntemleri uygular.


    1)- Kaynak Arama (Tarama):


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Önce olayla ilgili kaynaklar aranır.

    Kaynaklar 2′ye ayrılır:

    1- Ana Kaynaklar (Birinci el kaynaklar): Olayın geçtiği döneme ait kaynaklardır.

    a- Yazılı Kaynaklar: Kitabeler, fermanlar, kanunlar, mahkeme kayıtları, noterlik yazıları, gazeteler, dergiler vb…

    b- Sözlü Kaynaklar: Evler, kaleler, tapınaklar, heykeller, silah, eşyalar, destanlar, efsaneler, fıkralar, atasözleri örf ve adetler vb…

    c- Arkeolojik Kalıntılar:

    d- Görüntülü-Sesli Kaynaklar:


    2- İkinci El Kaynaklar: Ana kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan kaynaklardır. Olaydan çok sonraki bir zamanda 1. Elden kaynaklardan yararlanarak hazırlanan kaynaklardır. Mesela; bir konuyla ilgili yapılan araştırmalar, makale, kaynak kitap, ansiklopedi, belgesel gibi.


    2)- Tasnif (Sınıflandırma)


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Tasnif (Sınıflandırma): Elde edilen bilgiler zamana, mekâna ve konuya göre tasnif edilir.

    Karşılaştırma yapılarak bilgiler bu yönde incelenir.


    3- Tahlil


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Tahlil (Analiz=İnceleme) : Kaynaklardan elde ettiğimiz bilgiler güvenilir mi?


    4- Tenkit


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Tenkit (Eleştiri):Elde edilen bilgilerin işe yarayıp yaramadığı, hangi bilgilerin kullanılacağı belirlenir.


    5) Sentez (Birleştirme):


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Kaynaklardan elde edilen bilgiler düzenlenip yazılması safhasıdır.


    Tarih Bilimine Yardımcı Bilimler


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    4. Tarihin Diğer Bilimlerle İlişkisi

    1. Coğrafya: Tarih, olayın geçtiği yerin fizîki ve beşerî özelliklerini Coğrafya'dan öğrenir.


    --------------------------------------------------------------------------------

    2. Arkeoloji (Kazı Bilimi): Toprağın ve suyun altında kalmış olan tarihi eserleri ortaya çıkarır.


    --------------------------------------------------------------------------------

    3. Kronoloji (Takvim Bilgisi): Tarihi olayların zamanlarını belirleyerek, meydana geliş sıralarını düzenler.


    --------------------------------------------------------------------------------

    4. Paleografya: Eski yazıların okunmasını sağlayan bilim dalıdır.


    --------------------------------------------------------------------------------

    5. Epigrafya (Kitabeler Bilimi): Taş, mermer gibi sert cisimler üzerine yazılan yazıları inceler.


    --------------------------------------------------------------------------------

    6. Sosyoloji (Toplum Bilimi): Sosyal olayları, insanlar ve toplumlar arası ilişkileri inceler.


    --------------------------------------------------------------------------------

    7. Antropoloji: Toplumların ırk yapılarını inceler.


    --------------------------------------------------------------------------------

    8. Filoloji (Dil Bilimi): Dilleri ve diller arasındaki bağları inceler.


    --------------------------------------------------------------------------------

    9. Etnografya: Örf,adet, gelenek ve görenekleri inceler.


    --------------------------------------------------------------------------------

    10. Diplomatik: Günümüze kadar gelmiş olan resmi belgeleri, fermanları vb. inceler.


    --------------------------------------------------------------------------------

    11. Heraldik (Mühür Bilimi): Resmi belgelerdeki mühür, arma ve özel işaretleri inceler.


    --------------------------------------------------------------------------------

    12. Nümizmatik / Meskûkat (Para Bilimi): Eski paraları inceler.


    --------------------------------------------------------------------------------

    13. Kimya (Karbon 14 Metodu): Herhangi bir tarihî eserin yaşını hesap eden bilimdir.


    --------------------------------------------------------------------------------

    14. Onomatoloji: Yer adlarını inceleyen bilim dalıdır.


    --------------------------------------------------------------------------------

    15. Şecere: Soy kütüğü bilimidir.


    --------------------------------------------------------------------------------

    16. Sigilografi: Mühürleri inceler.

    Bunlardan başka tarihe yardımcı bilimler arasına Felsefe, İstatistik, Psikoloji, Astronomi, Tıp gibi bir çok bilimi katabiliriz.

    B. ZAMAN VE TAKVİM


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    1. Takvimin Ortaya Çıkışı ve Tanımı

    Takvim zamanı günlere, aylara, yıllara bölme metodudur.


    İnsanlar zamanı ölçerken ölçü aracı olarak Güneşi ve Ay'ı kullanmışlardır.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Güneşi kullananlar dünyanın güneş etrafında bir tam dönüşünü esas almışlardır (365 gün 6 saat). Bu şekilde oluşturulan takvimlere Güneş Takvimi diyoruz.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Ay'ı kullananlar ise Ay'ın Dünya etrafında 12 kez dönmesini (12 x 29.5 =354) esas almışlardır. Bu şekilde oluşturulan takvimlere Ay Takvimi diyoruz.


    Tarihte ilk güneş takvimini Mısırlılar, ilk ay takvimini de Sümerler kullanmışlardır.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Her toplum kendi takvimini oluştururken kendileri için önemli saydıkları bir günü başlangıç olarak kullanmışlardır.


    Romalılar, Roma'nın kuruluşunu,

    Müslümanlar, hicreti,

    Hıristiyanlar, Hz. İsa'nın doğumunu gibi...


    2. Türklerin Kullandıkları Takvimler

    1. 12 Hayvanlı Türk Takvimi:

    Türklerin kullandığı en eski takvimdir. Güneş yılını esas alır . Bu takvimde her yıl bir hayvan adıyla anılıyordu.

    2. Celâlî Takvimi:

    Büyük Selçuklular zamanında Melikşah tarafından Ömer Hayyam ve ekibine hazırlatılan bu takvim güneş yılına göre hazırlanmıştı.

    3. Hicrî Takvim:

    Ay yılını esas alır. Başlangıç olarak Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicret ettiği 622 yılını alır. Günümüzde Ramazan ayı, kutsal gün ve gecelerde bu takvimi kullanmaktayız.

    4. Rûmî Takvim:

    Osmanlı Devleti'nde resmî ve mâlî işlerde kullanılmak üzere 19. yüzyıl başlarından itibaren yürürlüğe giren takvimdir. Güneş yılını esas alır.

    5. Milâdî Takvim:

    1926'dan itibaren kullandığımız takvimdir. Güneş yılını esas alır. Temeli Mısırlılara dayanır. İyon ve Yunanlılar kanalıyla Batı'ya aktarılmıştır. Romalılar Sezar zamanında Jülyen takvimi olarak düzenlemiş ve kullanmışlardır. Yeniçağ'da Papa XII. Gregor tarafından yeniden yapılan düzenlemelerle Gregoryen Takvimi olarak anılmıştır. Miladî takvim Hz. İsa'nın doğuşunu başlangıç olarak kabul eder.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Tarih Bilimine Giriş


    --------------------------------------------------------------------------------

    TARİH BİLİMİNE GİRİŞ

    TARİH: İnsan topluluklarının, geçmişten günümüze kadar olan yaşantılarını, olay ve olguları (siyasi,sosyal, kültürel tüm faaliyetlerini), birbirleri ile olan ilişkilerini, yer ve zaman belirterek, neden-sonuç ilişkisi içinde, belgelere dayanarak objektif olarak inceleyen bir bilimdir.

    Tarihi Oluşturan Unsurlar:

    * Yer (Mekan) * Zaman * Neden * Sonuç * Belgeler * Objektiflik


    TARİHİN KONUSU:

    İnsanlığın geçmiş yaşantılarının tümü ve günümüze kadar geçirdiği aşamalardır. İnsan topluluklarının yaşadığı olaylar ve olgulardır.
    Olay: İnsanı ilgilendiren siyasi, sosyal, askeri, ekonomik, kültürel alanlarda yaşanan her şey olaydır.


    Olgu:Olaylar sonucunda ortaya çıkan ise olgudur.

    Alparslan’ın 1071’de Malazgirt’te Bizans’ı yenmesi olay,

    Bu olay sonucunda, Anadolu’nun kapılarının Türklere açılması olgu dur.


    TARİHİN BİLİM OLARAK ÖZELLİKLERİ:

    • İnsan faaliyetlerini incelediği için sosyal bir bilimdir.

    • Bir tarihi olay aynısıyla tekrar etmez. Bu yüzden tarih araştırmalarında deney ve gözlem metodu kullanılamaz.

    • Temel yasaları ve kuralları bulunmayan tek bilimdir.

    *Tunus’ta ekmeğe zam geldi, halk isyan etti.

    *Türkiye’de ekmeğe zam geldi, halk isyan edecek diyemeyiz. İsyan çıkabilir de çıkmayabilir de...

    • Değişmemezlik kuralı yoktur. Bulunan her yeni belge olayı, ya değiştirebilir ya da netleştirir.

    • Tarihi olayların yer ve zamanı belli olmalıdır. Bu durum tarihi masal olmaktan kurtarır.

    • Tarihi araştırmalarda belgelere dayanmak da şarttır. Belgeye dayanmayan tarihi bilgi yalan demektir.

    • Tarihi olaylar incelenirken neden-sonuç ilişkisi kurulmalıdır. Çünkü her tarihi olay bir sonraki olaya neden olur.

    • Tarih araştırmalarında, olayın geçtiği zamanın şartları dikkate alınmalıdır. Bugünün koşulları ile düne bakılmaz.

    • Bütün bilimler gibi, incelediği olaylara objektif yaklaşır. (Ortak özellik)


    TARİH BİLİMİNİN YÖNTEMİ :

    1. Kaynak Arama: Konu ile ilgili tüm malzemeler toplanır.

    2. Tasnif (Sınıflandırma) : Yazılı ve yazısız belge olarak, zamana, mekana, konuya göre tasnif yapılır.

    3. Tahlil : Verilerin doğruluğu araştırılır.

    4. Tenkit (Eleştiri) : Kaynaklar ve içerisindeki bilgiler doğruluk açısından tenkit edilir.

    5. Terkip (Sentez) : Tasnifi, tahlili, tenkidi yapılan bilgiler birleştirilir (terkip) ve araştırma tamamlanır.


    TARİHİN SINIFLANDIRILMASI

    Geniş bir ilgi alanına sahip olan Tarih biliminin ; öğrenilmesini, inceleme ve araştırılmasını kolaylaştırmak için uygulanır. Tarihi olaylar sınıflandırılırken ,tarih bütünü içinde ele alınmalıdır.

    Zamana Göre: İlk Çağ , Orta Çağ Tarihi ...

    Mekana Göre : Avrupa, Anadolu Tarihi...

    Konuya Göre : Tıp , Hukuk Siyasi Tarih...


    --------------------------------------------------------------------------------

    Tarih Bilimine Giriş


    --------------------------------------------------------------------------------

    TARİHE YARDIMCI BİLİMLER :

    Coğrafya: Yer Bilimi

    Kronoloji : Zaman ,Takvim Bilgisi

    Arkeoloji: Kazı Bilimi

    Paleografya : Eski Yazı Bilimi

    Nümizmatik = Meskukat: Para Bilimi

    Filoloji : Dil Bilimi

    Antropoloji: Irk Bilimi

    Epigrafya:Kitabe Bilimi

    Etnogratya: Halk ,Kültür Bilimi (Giyim tarzları,süs eşyaları , yemekleri ,mimarileri...)

    Sosyoloji: Toplum Bilimi

    Diplomatik:Antlaşma, yazışma bilimi

    Heraldik : Arma, unvanları

    Sicillografya:İmza ve Mühür Bilimi

    Arkeometri: Kalıntıların Tarihleri

    Kimya (Karbon 14 Yöntemi ):Buluntuların yaşı saptanır.( Bozulan nesnelerdeki Karbon 14 izotopu parçalanır. Kütlesi giderek azalır.

    Hesaplamalara göre 5500 yılda kütle yarıya iner.

    30 gramlık kütle 5500 yıl sonra 15 grama iner.


    ZAMAN VE TAKVİM

    Takvim : Zamanı ,yıllara ,aylara ve günlere ayırma metodudur. Güneşin yada ayın hareketlerini ölçüt alarak takvimler geliştirilmiştir.



    TAKVİM

    Ay Takvimi (Kameri) Güneş Takvimi (Şemsi)

    • 1 yıl 354 gündür * 1 yıl 365 gün 6 saat

    • Artık yıl yok * Artık yıl var

    • Sümerler * Mısır


    İslamiyet öncesi Araplar Yunan

    Müslüman Araplar İyon

    Türk-İslam Devletleri Roma


    TÜRKLERİN KULLANDIKLARI TAKVİMLER

    1. 12 Hayvanlı Takvim : Türklerin İslamiyet öncesi kullandıkları takvimdir. Güneş yılı esasına dayanır. 12 Güneş yılı 1 yıl kabul edilir. 12 yıllık devirler halinde devam eden takvimin en önemli özelliği her yılın bir hayvan adı ile anılmasıdır.


    *2004 yılı pars yılı olsa, 2016 yılı tekrar pars yılı olur.

    Hunlar, Göktürkler, Uygur, Kırgızlar kullanmıştır. Bir güneş yılı 365 gün 5 saattir.

    2. Hicri Takvim : Türkler İslamiyet’i kabul ettikten sonra (Karahanlılar’dan itibaren) kullanmaya başladılar. Ay yılı esasına dayalıdır. Başlangıcı Hicret tir. Günümüzde , dini ayların,kandillerin ve dini bayramların belirlenmesinde kullanılır. Güneş yılı (Miladi) ile arasında 11 günlük fark vardır.

    3. Celali Takvim : Büyük Selçuklu sultanı Melikşah adına düzenlenmiştir.(miladi 1079)güneş yılı esas alınmıştır.

    4. Rumi Takvim : Hicri Takvimi kullanan Osmanlı Devleti , güneş ve ay takvimleri arasındaki 11 günlük farkın resmi işlerde getirdiği karışıklığı gidermek için düzenlenmiştir.(Mali Takv.)

    5. Miladi Takvim: İlk defa Eski Mısır uygarlığında tarımsal faaliyetlerde karşılaşılan zorluklar sonucu oluşturulmuştur. İyon,Yunan,Roma’nın katkıları ile günümüze ulaşmıştır.

    • Miladi Takvim, güneş yılı esasına dayalıdır. Başlangıcı Hz.İsa’nın doğumu “0” kabul edilir.

    Yüzyıl (Asır): Tarihte zamanın yüzyıllık dilimlere ayrılan bölümüdür.

    Çağ: İnsanlık tarihini çok yönlü etkileyen ve toplumlar üzerinde siyasi,ekonomik yada sosyal değişmelere zemin hazırlayan önemli ve evrensel olaylar arasında kalan bölümdür.


    MÖ. MS.


    3500 3000 2500 2000 1500 1000 500 0 500 1000 1500 2000 2005


    • Milattan Sonraki tarihlerin rakamsal değeri büyüdükçe günümüze yaklaşır.

    • Milattan Önceki tarihlerin rakamsal değeri büyüdükçe günümüzden uzaklaşır.


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Tarihin Tasnifi (Sınıflandırılması)


    --------------------------------------------------------------------------------

    Tarih Öğrenimini ve araştırmasını kolaylaştırmak için tarihi olaylar zaman, mekân ve konusuna göre sınıflandırılır.

    a) Zamana Göre Sınıflandırma

    Zamana göre sınıflandırmada tarihi olaylar çağlara ayrılarak, kronolojik dilimler halinde incelenir. Bu sınıflandırmada tarih, tarih öncesi çağlar ve tarih çağlan olarak iki sınıfa ayrılmış, bu sınıflar da kendi içlerinde alt sınıflara bölünmüştür.

    Zamanın yüzyıllara ayrılarak incelenmesi de mümkündür. Onüçüncü yüzyıl (1200-1299) veya on beşinci yüzyıl (1400-1499) gibi tarihi; tarihe damgasını vuran kişilerin isimleri ile anılan bölümlere ayrılarak da değerlendirilir (Mete Han, Attila, Kanuni dönemi gibi).


    b) Mekâna Göre Sınıflandırma

    Bu yöntemde coğrafî bölgeler önem taşır. Asya tarihi, Avrupa tarihi, Mısır tarihi, Türkiye tarihi, Urfa tarihi, vb. gibi. Coğrafî bölgelerin taşıdıkları özellikler, birbirinden farklı olabilmektedir. Asya'nın coğrafî özellikleri ile Avrupa'nınki arasında benzemeyen taraflar bulunabilmektedir. Ancak, yine de bölgeleri kesin olarak ayırmak zordur. Sınıflandırmaya esas olan mekânlar büyüklük bakımından birbirinden farklı olabilir: Bir kıt'a, bir ülke veya bir şehir gibi.


    c. Konuya Göre Sınıflandırma

    Toplulukların veya bir topluluğun başlangıcından günümüze kadarki gelişimini bütün olarak inceleyen tarih çeşidine genel tarih denilir. Bu tarih kolunda ayrıntılara girilmez, konuya bütün hâlinde bakılır.


    Bunun dışında, tarih araştırmaları, çeşitli konulara göre yapılabilir.

    Siyasî Tarih: Toplumların teşkilâtlanmasıile ortaya çıkan devletler, birbirleriyle ilişki içinde yaşarlar. Bu ilişki, devletlerin kendi çıkarlarınıkorumak için belirli bazıhedeflere yönelmelerini gerektirir. Bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için uygulanan yönteme "siyaset" denilir. Devletlerarası ilişkilerin geçmişini inceleyen tarih dalına ise siyasî tarih adı verilir.

    İktisat Tarihi: insanlar ve toplumlar, varlıklarını devam ettirebilmek için maddî değerler üretmek zorundadır. Üretim biçimleri, satış, satın alma, değiş-tokuş gibi faaliyetler iktisadî ilişkileri meydana getirir. Bir toplumun iktisadî geçmişini inceleyen tarih dalına iktisat tarihi denilir.

    Sanat Tarihi: İnsanlar, tarih öncesi çağlardan günümüze kadar sanatla uğraşmışlardır. Bu bakımdan, geçmişteki sanat eserleri, bize tarihî bilgiler de ulaştırır. Onun için, sanat eserlerinin tarihini incelemek önem taşır. Bu bilim dalına sanat tarihi adı verilir.

    Dinler Tarihi: Din, insanlığın geçmişinde önemli rol oynayan bir unsurdur. İnsanlar, toplum hayatına geçtikleri zamandan beri çeşitli dinlere sahip olmuşlardır. Tarih içinde, dinî sebeplerle çıkan savaşlar yaşanmıştır. Bu bakımdan dinlerin ortaya çıkışlarını, gelişmelerini ve etkilerini incelemek önem taşır. Bu bilim dalına dinler tarihi denilir.

    Hukuk Tarihi: Toplumda düzeni sağlamak için konulmuş kuralların bütününe hukuk denilir. Bu kuralların konulma sebeplerini, geçmişteki uygulamaları ve gelişmeleri inceleyen bilim dalına hukuk tarihi denilir.

    Tarihin konulara göre incelenmesinde buna benzer başka sınıflandırmalar da vardır.


    Tarih Bilimi


    --------------------------------------------------------------------------------

    Tarih Yazıcılığının Türleri


    --------------------------------------------------------------------------------

    TARİH YAZICILIĞININ TÜRLERİ

    1. Hikayeci (Rivayetçi) Tarih

    Bu tarz ilk olarak eski Yunan'da ortaya çıkmıştır. Başlangıçta ağızdan ağıza dolaşan hatıralar şairler tarafından nazım tarzında söylenmekte ve bunlara "epos" adı verilmekteyken, Logograflar tarafından hikayeleştirilerek nesre çevrilmişler ve arşivlerdeki malzemenin de ilavesiyle içlerine birtakım gerçekler de karışmıştır. Fakat yine de, Strabon'un ifadesiyle bunlar "epos" olmaktan kurtulamamışlardır. Logografların eserleri ne edebi, ne de tarihi eserlerdir. Sadece ilmi araştırma yolunu açan "basit kronikler"dir.

    "Tarihin Babası" adıyla bilinen Heredotos her ne kadar Logografların yolundan gitmişse de, insanı merkez haline getirmiş olması ve kavrayış üstünlüğüyle onlardan ayrılır. Herodotos da hikayeci tarih tarzını kullanmıştır. Fakat olayları peş peşe sıralamakla kalmamış, onları bir düzen içinde nakletmiş ve bir kompozisyon örneği vermiştir. Eserinde az da olsa siyasi görüşler vardır. Tenkit düşüncesine sahip olmamakla birlikte, gördükleri ile duydukları arasında bir ayrım yapmıştır.


    2. Öğretici (Pragmatik) Tarih

    Geçmiş olaylardan ders almak, gelecekteki yolu doğru çizebilmek, okuyucuya ahlaki ve milli duygular aşılayabilmek maksadıyla yazılan bu tarz eserler, öğretici bir mahiyet arz ettiklerinden "öğretici" veya "pragmatik" denilen tarihçilik akımı içinde yer alırlar. Bu tarzın önderliğini yapan kişi Thukydides'tir. Gerçek anlamda tarihçilik, onun "Pelopennesoslular ile Atinalıların Savaşı" adlı eseriyle başlamıştır. Bu eser sadece edebi bakımdan değil, metod ve zihniyet bakımından da daha önceki eserlerden çok farklıdır. Bu fark, eserin gerek konu, gerekse muhtevasında kendini göstermektedir. Eser zaman ve mekan bakımından sınırlandırıldıktan başka, sadece müellifin yaşadığı devrin olaylarına tahsis edilmiş; devlet, tarihi realitenin merkezi olarak görülerek, esas yerine getirilmiştir. Devlet düşüncesinin esasını siyaset teşkil etmesi dolayısıyla da Thukydides bir siyasi tarih yazıcısı olmuştur. Thukydides yetişme tarzı sebebiyle de, araştırmaya yeni bir anlam getirmiştir. Bu da "siyasi öğretim de faydalı olmak"tır. Böylece ilk defa olarak tarih biliminin sosyal bilimler içindeki yeri de tayin edilmiştir.


    Burada amaç, faydalı olmak, tarih yoluyla tecrübeyi arttırıp bilgiyi çoğaltarak geliştirmek ve insanı başarılı kılmaktır. Bunun şartları ise: 1) gerçeğe tamamen sadık kalmak, 2) olay ve durumları anlatırken, aralarındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Geçmişi öğrenerek, bu bilgilere dayanarak şu anki durum ve gelecek hakkında hüküm vermek anca bu şekilde mümkündür. Tarih yazıcılığında bu tür, Thukydides'den sonra diğer eski Yunan ve Roma tarihçilerince de benimsenmiş; Polybios, Plutarkhos, Tacitius, Machiavelli gibi yazarlar onun izinden gitmişlerdir. Pragmatik tarih yazıcılığının en belirgin özelliği, tarihte ün yapmış şahsiyetlere geniş yer verilmesi, bu kişilerin idealleştirilmesi, hatta adeta insan üstü varlıklar haline getirilmesidir. İslam tarihçiliğindeki "Siyer" kitapları bu tarza örnek olarak gösterilebilir. Thukydides'in açtığı çığır, tarihi gerçekleri ortaya koymak hedefini güttüğü halde, örnek olmak prensibiyle de hareket ettiğinden, bunu benimseyen müelliflerin eserlerinde hep zaferler ve parlak olayların işlenmesine özen gösterilmiş, başarısızlıklar ve hayal kırıklıkları karşısında sessizlik tercih edilmiştir. Bu da öğretici tarzın en büyük zaafını teşkil etmiştir.

    3. Araştırmacı Tarih (Bilimsel Tarih, Neden-Nasılcı Tarih)

    XIX. yüzyılda tarih yazıcılığı tarzında ciddi bir hamle yapılmış, olayların sade anlatım ve geleceğe matuf öğreticisi vasfı yanında, çıkış sebepleri, bunları hazırlayan amiller, çeşitli olayların sebep ve sonuç ilişkilerinin araştırılmasına başlanmıştır ki, böylece tarih bir bilim olma kimliğini kazanmıştır.


    Dünyada cereyan eden olaylar, sadece yeri ve zamanı bakımından değil, cereyan tarzı, rol oynayan kişiler bakımından da farklılıklar gösterir. Şartların müsait olması halinde "benzer" olaylar cereyan edebilirse de "tarih tekerrür etmez". Yani, tarihi olaylar hiçbir zaman, aynı cins ve miktarda malzemelerin kullanıldığı laboratuvar deneyleri gibi değildir. Her birinin özel şartları, değişik mekanları vardır. Bu olaylara karışan kişilerin karakterleri, olay sırasındaki halet-i ruhiyeleri, dış tesirler birbirinden farklıdır. Şu halde, gerçek manada bir tahlil için, bütün bunların derinliklerine inilip ayrı ayrı araştırılması gerekir.


    Olayın oluşuna sebebiyet veren şartların araştırılması da ayrı bir önem taşır. Bir olayı sadece tek bir sebebe bağlamak hatalıdır. Coğrafi, sosyal, siyasi, iktisadi vs. şartların iyi incelenmesi gerekir. Bunların birinin görülüp, diğerlerinin ihmal edilmesi yanlış sonuçlara götürebilir. Yani, tarihin bir bilim sıfatını kazanabilmesi için tarihin diğer sosyal bilimlerle olan ilişkilerinin her zaman göz önünde bulundurulması, yerine ve zamanına göre onlardan yardım istemesi gerekir.



    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    İlk Çağ Medeniyetleri


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Mezopotamya Medeniyeti


    --------------------------------------------------------------------------------

    Mezopotamya, ilkçağda Dicle ve Fırat Nehirleri arasında kalan bölgedir. Bu bölge Fırat ve Dicle Nehirlerinin suları sayesinde tarımsal üretim yapar. Mezopotamya, iki ırmak arası anlamına gelir.


    İlk çağda Mezopotamya’da beş devlet kurulmuştur. Bunlar; Sümerler, Elamlar, Akadlar, Babiller ve Asurlar’dir.

    a. Sümerler (Başkenti: Ur, Uruk, Kiş, Lagaş)

    - M.Ö.4000′lerde Aşağı Mezopotamya’ya yerleştiler ve diğer Mezopotamya uygarlıklarına öncülük ettiler.

    - Sümerler M.Ö 3500 yıllarında ilk yazıyı kullandılar.

    - Birbirlerinden bağımsız birçok şehir devletçiklerinden oluşan bir uygarlık kurdular. En önemli şehirleri Ur, Uruk, Kiş, Lagaş, olan Sümer şehir devletlerinin başında Patesi denilen krallar bulunurdu. Bunlar aynı zamanda rahiptiler.

    - Bilinen ilk yazılı kanunlar Sümer kralı Urganika tarafından yazılmıştır.

    - Sümerler bataklıkları kurutarak tarım arazileri kurmayı başarmışlardır.

    - Çok tanrılı dinlere inanırlardı ve kralları rahip-kral olarak bilinirdi. En önemli Tanrıları Enki, Enlil ve Anu’dur.

    - Dini amaçla yaptıkları Ziggurat adlı tapınakları aynı zamanda rasathane ve soğuk hava deposu olarak da kullanılmaktaydılar

    - Sümerler düzenli orduyu Mezopotamya’da ilk kuran Akatlar tarafından ortadan kaldırılmışlardır.

    - Sümerler bilim alanında ilerlemiş, dört işlemi kullanmış, dairenin alanını hesaplamayı başarmışlardır.

    - Edebiyat alanında en önemli eserleri Yaradılış, Tufan ve Gılgamış destanlarıdır.

    - Mezopotamya’da Sümerlerden sonra kurulan devletler, Sümer uygarlığını geliştirerek Mezopotamya uygarlığına katkıda bulunmuşlardır.

    - Toplumsal sınıflaşma vardır.


    b. Akadlar: (Başkenti: Agade)

    Paralı ve devamlı orduları sayesinde kısa sürede bütün Mezopotamya’ya egemen olan Akadlar Doğu Anadolu’ya kadar sınırlarını genişlettiler. Akadlar çok tanrılı bir inanışa sahiptiler ve başkentleri akad idi. Agade adı verilen ker*** ve tuğladan yapılan eserler en önemli mimari eserleridir. Tarihte bilinen ilk imparatorluk ve ilk düzenli orduyu Akadlar kurdular. Sümer uygarlığını Ön Asya’ya yaymayı başardılar.

    Akadlar tarihte bilinen ilk büyük imparatorluğu, ilk düzenli ve sürekli orduları kurmuşlardır. Ayrıca Sümer uygarlığını Ön Asya’ya yaymışlardır. Akadça geniş bir alanda diplomasi dili olarak kullanılmıştır.


    c. Elamlar: (Başkenti: Sus)

    Güneydoğu Mezopotamya Elam olarak adlandırılır. Mezopotamya uygarlığı içinde en sönük dönemini oluşturur. Başkentleri Sus şehridir. Bilim ve teknik, güzel sanatlarda ilerleme göstermişlerdir. Elamlar tarımla ilgilenmiştir. Çok tanrılı bir inanışa sahiptirler.


    d. Babil Krallıkları (Başkenti: Babil)

    Babil Krallıkları Orta Mezopotamya’da kuruldular ve M.Ö 3000′lerde ortaya çıktılar.

    - Babil Kralı Hammurabi ilk anayasa olarak kabul edilen Hammurabi kanunlarını oluşturdu. Hammurabi, daha önce uygulanan kanunların birleşmesinden oluşmaktadır. Hammurabi kanunlarında Urgakina Kanunları’na göre daha sert cezalar yer almaktadır. I. Babil krallığı Hititler’in saldırısı ile yıkılmıştır.

    - II. Babil krallarının en önemlisi Nebukadnazar’dır. Onun zamanında Babil’in asma bahçeleri ve Babil kulesi yapıldı. II. Babil krallığını Persler ortadan kaldırdı.

    I. Babil Devleti’nin krallarının en önemlisi olan Hammurabi ilk anayasa olarak kabul edilen “Hammurabi Kanunları’nı” yapmıştır. Bu kanunlar yapılırken daha önce uygulanan kanunlardan yararlanılmıştır. Urugakina kanunlarına göre daha sert cezalar vardır. Bazı suçlara kısas cezaları verilmiştir.

    Babil Kralı Hammurabi rahip – kral anlayışını reddederek gücünü dinden değil, askeri kuvvetten almıştır. Mutlak Krallık sistemi Hammurabi ile başlamıştır.


    e. Asur Krallığı (Başkenti: Ninova)

    Asurlar, yukarı Mezopotamya olarak adlandırılan Güney Doğu anadolu’da kuruldular. Asurlar Toros ve Anadoluya kadar yayıldılar. İbranilerle savaşıp Mısır’a kadar vardılar. Asurlar ticaret kolonileri kurdular ve ticareti geliştirdiler. Asurlar, Anadolu’da kurdukları ticaret kolonileri sayesinde Anadolu’nun tarihi devirlere girmesini ( Anadolu’da yazılı devirlerin başlamasını) sağladılar. Özellikle Kayseri’deki Kültepe’de Asur Tabletleri bulunmaktadır. Asurlar Mezopotamya’nın en geniş devletini kurmayı başardılar. Nemrut Dağı’ndaki heykeller asurlara aittir. Asurlular’ın kanunları Hammurabi kanunlarından daha sert yaptırımlar içerir. Asurlar çok tanrılı bir inanışa sahiptir. Asurlar atlı birlikleri ilk kullanan devlettir. Medler ve Babiller tarafından ortadan kaldırıldılar.

    M.Ö. 2000 yıllarında Asurlular, Anadolu’da ticaret kolonileri kurarak hem ticareti geliştirmişler, hem de Anadolu’da yazılı devirleri başlatmışlardır. Kayseri yöresindeki Kültepe’de ticaretle ilgili Asurca birçok tablet bulunmuştur.


    Not: Mezopotamya’da şehir devletine Site denir.

    Not: Mezopotamya’da çivi yazısı kullanılmıştır.

    Not: Mezopotamya’da mimari yapılar ker***ten yapıldığı için günümüze kadar ulaşamamıştır.

    Not: Mezopotamya’da tapınaklara Ziggurat denirdi.

    Not: Mezopotamya coğrafi olarak açık bir bölge olduğundan tarihte istilalara sahne olmuş, çok devlet kurulmuştur. Geçiş bölgesidir.

    Not: Mezopotamya, yazının ilk kullanıldığı yerdir.

    Not: Mezopotamya tarih çağlarına ilk geçen yerdir. Sümerliler, tarih çağına ilk geçen kavimdir.

    Not: Ay yılına dayalı takvimi kullanmışlardır.



    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Mısır Medeniyeti


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Mısır, Nil Nehri’nin çevresinde oluşan bir medeniyettir.

    Mısır’da tek devlet olmuş ve hanedanlıklar tarafından yönetilmiştir.

    Mısır’da devlet yöneticisine Firavun denir.

    Mısır’da devlet yöneticisinin mezarına Piramit denir.

    Mısır, Hiyeroglif yazıyı (resim yazısını) kullanmıştır.

    Mısır’da yazı yazmak için papirüs kullanılmıştır.

    Mısır’da şehir devletine nom denirdi.

    Mısır, kapalı bir coğrafya olduğundan kurulan devletler uzun ömürlüdür. İstila hareketleri yok denecek kadar azdır.

    Mısır’da çok tanrılı inanış vardır.

    Mısır’da sosyal sınıflaşma vardır.

    Mısır’da güneş yılına dayalı takvim kullanılmıştır.


    Mısır Uygarlığı, Nil Nehri ve deltasında kurulmuştur. Mısır’ın etrafının çöllerle kaplı olması diğer uygarlıklarla daha az etkileşimde bulunmasına sebep olmuştur.



    İlkçağ Mısır tarihi M.Ö 3000′lerde başlar, Persler’in M.Ö. 525 de Mısır’ı işgal etmeleri ile son bulur. Bu dönem; Eski Krallık, Orta Krallık ve Hiksoslar, Yeni Krallık, Gerileme, Sais Krallığı devirlerine ayrılır.

    - Mısır Uygarlığı ilk çağda en gelişmiş uygarlıklardan biriydi.
    - Mısır ülkesi Nom (Nomos) denilen eyaletlere ayrılmıştı. Her ilin başında merkezden gönderilen valileler bulunurdu.
    - Eski Mısır’ı Firavun denilen krallar yönetirdi. Firavunlara “katip” denilen devlet adamları yardım ederlerdi.
    - Firavunların idaresinde arabalı ve yaya olmak üzere sınıflandırılan güçlü ve disiplinli ordular bulunmaktaydı.
    - Mısırlıların inançları “Çok Tanrılı” idi.
    - Pi sayısını bularak Geometriye önemli katkıda bulunmuşlardır.
    - İlk tapu ve kadastro uygulaması Mısır’da görüldü.
    - 365 günlük ilk takvimi (güneş yılı takvimi) Mısırlılar geliştirip kullanmışlardır. Bu takvimi daha sonra diğer uygarlıklar geliştirip günümüz Miladi Takvimi’ni bulmuşlardır.
    - Mısırlılar kendilerine özgü “Hiyeroglif”i (resim yazısını) geliştirdiler. Bu yazıyı daha çok palmiye liflerinden yapılan papirüs ve taş anıtlara yazarlardı. Bu yazı ilk defa Fransız bilim adamı Şampolyon tarafından okunmuştur.
    - Mısır’da hukuk gelişmemiştir. Bunun önemli nedeni Firavun’un ilah olarak görülmesidir. Yüksek mahkemeye "Altı Büyük Ev" denirdi.
    - Firavunlar için yapılan piramit denilen mezarlar ile tapınaklar en önemli sanat eserlerini oluşturur. Keops piramidi, Mikerinos piramidi ve Karnak Tapınağı ile Luksor Tapınağı ünlü eserleridir.
    - Mısırlılar matematik, geometri, astronomi, kimya, tıp ve eczacılıkta çok gelişmişlerdi.
    - Mısır önce Pers istilasına uğradı, ardından M.Ö Makedonyalı Büyük İskender tarafından işgal edildi.


    Mısır medeniyeti, Nil nehrinin çevresinde kurulmuştur. Etrafının çöllerle çevrili olması, diğer medeniyetlerle daha az etkileşmesine neden olmuştur.

    Mısır’da firavun adı verilen ilah – kralların sonsuz yetkiye sahip olmaları hukuk alanındaki gelişmeleri engellemiştir.
    Mısırlılar öldükten sonra dirilmeye inanmışlar ve bu nedenle diğer yaşamlarında kullanabilmek için bazı eşyalarını mezarlarına koymuşlardır.
    Mısır sanatı dini ağırlıklıdır. Mısırlılar yeniden dirileceklerine inandıklarından cesetlerin bozulmamasına dikkat etmişler, bunun sonucunda Mısır’da mumyacılık gelişmiştir. Mumyacılık, insan vücudunun yakından tanınmasını ve Mısır’da tıp biliminin gelişmesini sağlamıştır.
    Mısırlılar, resim yazısı denilen hiyeroglif yazısını kullanmışlardır. Gök cisimlerini incelemek için rasathaneler kurmuşlar ve astronomide oldukça ilerlemişlerdir. Bugün kullandığımız Miladi takvimin ilk düzenli şeklini Mısır medeniyeti oluşturmuştur.
    Mısır ekonomisinin temelini tarım ürünlerinden sağlanan gelirler oluşturuyordu. Mısır’da ticaret de gelişmiştir.





    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    İran Medeniyeti


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    M.Ö 3000′lerden itibaren İran’da uygarlık izleri görülmektedir. İran Uygarlığı’nın temelini arya denen kavimler oluşturmuştur. İran Uygarlığı’nın temsilcileri Med ve Persler bu kavimleri oluşturur.

    - İlkçağ’da İran’da kurulan iki büyük devlet Medler ve Persler’dir.

    - Persler’de ülke sartaplığa (illere, eyaletlere) ayrılmış ve her ile satrap adında bir askeri vali atanmıştır.

    - İlk posta ve istihbarat örgütü İran’da kurulmuştur.

    - İran’da Zerdüştlük dini yaygındı.

    - Eski İran sanatının en önemli ürünleri, krallar adına yapılan büyük saraylar ve türbelerdir. Merkez Persepolis’teki saray ve 1. Daryus’a ait Zafer Kabartması önemlidir.

    - Tarım, ticaret ve hayvancılıkla ilgilenen İranlılar Ege’den İran’a kadar uzanan kral yolunu onararak ticareti geliştirmişlerdir.

    - Persler M.Ö 330′da Makedonya Kralı İskender tarafından ortadan kaldırılmışlardır.


    Not: İran dış tesirlere karşı kapalı bir coğrafyaya sahiptir.


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Hint Medeniyeti


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    - Hindistan, Asya kıtasının güneyinde bir yarımadadır.

    - Hindistan, baharat üretimi ve verimli arazileri ile bilinir.

    - Hindistan Baharat Yolu’nun başlangıcıdır.

    - Hindistan çok tanrılı inanışlara sahiptir.

    - Hindistan’da yaygın dinler; - Hinduizm, - Brahmanizm, - Konfüçyüslük, - Taoizm dir.

    - Hindistan’da toplumsal sınıflaşma katıdır ve sınıflararası geçişe izin vermez. Hindistan’da bu sınıflaşmaya Kast denir.


    Kast sistemi Hindistan’ın sosyal, siyasal ve kültürel yapısına etkileri olmuştur;

    - Sosyal bütünlük, toplumsal dayanışma yoktur.

    - Siyasal olarak bütünlük yoktur, dışarıdan yönetilmiştir.

    - Kültür birliği, millet bilinci yoktur. Ortak dilleri İngilazcadır.


    Not: Hindistan dış tesirlere açık bir coğrafyadır.


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Çin Medeniyeti


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    - Kağıt, matbaa, mürekkep, pusula ve barutun ilk kez kullanıldığı yerdir.

    - İpekçilik yaygındır.

    - İpek Yolu’nun başlangıcıdır.

    - Porselen, çinicilik ve kumaşı ile tarih boyunca ünlüdür.

    - Çok tanrılı inanışlar vardır. Yaygın olan dinler; Budizm, Konfüçyüslük, Taoizm, Maniehizm.

    - Toplumsal sınıflaşma vardır.

    - Çin’de hanedanlık ile yönetilmiştir. Soylular tarafından yönetilmiştir.


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Doğu Akdeniz Medeniyeti


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Fenikeliler


    --------------------------------------------------------------------------------

    Fenike Uygarlığı M.Ö 2000 yıllarında Lübnan Dağları ile Akdeniz arasındaki kıyı bölgesinde kurulmuştur.

    - Fenikeliler tarihte ilk alfabeyi buldular. Bu alfabe 22 harfli idi.


    Bu alfabe Fenikeliler’den sırasıyla İonlar, Yunanlılar, Romalılar alıp geliştirmiştir ve günümüzde kullanılan Latin Alfabesi’ni meydana getirmişlerdir.

    İbraniler


    --------------------------------------------------------------------------------

    İbraniler Filistin Bölgesi’nde İsrail ve Yahudi adında iki devlet kurmuşlardır. (M.Ö VIII – VI. Yüzyıllar)

    - Tarihte tek tanrılı inanış ilk kez İbranilerde görülür. (Musevilik)

    - Tanrıları Yahova sadece ibranilerin tanrısıdır. Musevilik sadece ibranilere ait bir din olarak kabul edildiğinden yayılmadı.



    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Anadolu Medeniyeti


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    1- Hititler (Başkenti: Hattuşaş)

    2- İyonyalılar (Başkenti: Efes, Milet, Foça, İzmir)

    3- Urartular (Tuşpa)

    4- Frigyalılar (Gordion)

    5- Lidyalılar (Başkenti: Sardes)


    1- Hititler:

    - Orta Anadolu’ya hakim olmuşlardır.

    - Anadolu’da ilk şehir devletlerini yani ilk siyasi yapılanmayı oluşturmuşlardır.

    - Anadolu’da ilk imparatorluğu kurmuşlardır.

    - Anadolu’da yazıyı ilk kez kullanan Hititlerdir. Tarih çağlarına geçiş Hititler zamanında olmuştur.

    - Tarihte ilk yazılı anlaşmayı yapmışlardır. Kadeş Anlaşması.

    - Hititlerin çok tanrılı inanışları vardı.

    - Hititlerde toplumsal sınıflaşma vardır.

    - Devlet yönetiminde etkili bir meclisleri vardı; buna pankuş denirdi.

    - Devlet yönetiminde yöneticinin karısı tavanna etkili idi.

    - Devlet faaliyetlerinin anlatıldığı yıllıklar tutulurdu. Bu yıllıklara anal denir. Böylece Anadolu’da tarih yazıcılığı başlamıştır.

    - Hititler yazıyı Asurlu tüccarlardan öğrenmişleridir.


    2- İyonyalılar;

    - Siyasi birlik kuramadıklarından şehir devletleri halinde yaşamışlardır.

    - Özgür düşünce ve bilimde ileri seviyede idiler.

    - İzmir ve çevresinde yaşamışlardır.

    - Tales, Pisagor, Eflatun, Aristo bu dönemde yaşamıştır.


    3- Urartular;

    - Van Gölü ve çevresine hakim olmuşlardır.

    - Kaya oymacılığı ve kabartmacılıkta ilerlemişlerdir.


    4- Frigyalılar;

    - Orta Anadolu ve Orta Karadeniz’e hakim olmuşlardır.

    - Dokumacılıkta ilerlemişlerdir.

    - Edebiyatta fabl örneklerine ilk kez rastlanır.


    5- Lidyalılar;

    - Kara ticaretine nem vermişler, Kral Yolu’nu yapmışlardır.

    - Ticarette parayı kullanmışlardır.


    Not: Anadolu’da kurulan devletlerin hepsinde çok tanrılı inanış vardır.

    Not: Anadolu’da kurulan devletlerde halk sınıflara ayrılmıştır.



    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Roma Medeniyeti


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    - MÖ 753 te İtalya’da kurulmuştur. Kurucusu Romulus’tan adını almıştır.

    - Akdeniz ve çevresine hakim olmuştur. Büyük bir imparatorluk kurmuşlardır.

    - Bilim ve kültür dili olarak Latinceyi kullanmışlardır.

    - Çok tanrılı inanışları vardır.

    - Halk sınıflara ayrılır; Patriciler (Soylular), Plepler (Halk), Köleler

    - MS 381 de Hristiyanlığı kabul etmiştir.

    - Pekçok mimari eserleri günümüze kadar ulaşmıştır.

    - Büyük ordu kurmuşlardır.


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    Helenistik Medeniyet


    --------------------------------------------------------------------------------


    --------------------------------------------------------------------------------

    İskender’in Hindistan’a düzenlediği sefer sonucunda doğu ve batı kültürlerinin karışımıyla ortaya çıkan medeniyete denir. Bu döneme de Helenistik döenm denir.

    Tarihte İlkler (.::.)


    --------------------------------------------------------------------------------



    TARİH ÖNCESİ VE İLKÇAĞ TARİHİ
    1.Tarih öncesi ilk devir yontma taş devridir.İlk araçlarda bu devirde yapılmıştır.
    2.İlk resim ve heykel yontma taş devrinde yapılmaya başlanmıştır.
    3.Ateş ilk defa yontma taş devrinde bulundu.
    4.İnsanlar ilk defa yerleşik hayata yeni taş devrinde geçtiler.
    5.İnsanlar hayvanları evcilleştirmeyi ilk defa yeni taş devrinde öğrendiler.
    8.Saban ve tekerlek ilk defa maden devrinde bulunmuştur.
    9.İlk şehir devletleri bakır devrinde kurulmuştur.
    12.Tarihte ilk defa Aile Hukuku Hititlerde görülmüştür.
    14.İlk tarih yazıcılığını Hititler yapmıştır.
    16.Tarihte ilk defa meclisi Hititler kurmuştur.(Pankuş Meclisi)
    17.İlk sosyal örgütlenme Maden Devrinde Mezopotamya’daki Sümerler tarafından gerçekleştirilmiştir.
    18.Mezopotamya’daki ilk medeniyet Sümerler tarafından kuruldu.
    19.Tarihte ilk defa Güneş saatini Sümerler kullanmıştır.
    20.İlk yazıyı (Çivi Yazısı ) bulan Sümerlerdir.
    21.İlk yazılı kanunlar Sümerlere aittir.(Kral Şulgi ve Urgakina kanunları)
    22.İlk ordu Akadlar tarafından kuruldu.
    23.Tarihte ilk olarak Asya ile Avrupa arasındaki kültürel etkileşimi meydana getiren olay İskender’in Asya Seferi’ne çıkmasıdır.
    24.İlk kez Doğu-Batı Ticaretinin gelişmesine Lidyalılar neden oldu.
    25.İlk parayı Lidyalılar kullandı.
    26.İlk anayasayı Babiller yapmıştır.
    27.İlk kanun kitabını Babiller yazmıştır.
    28.Tarihte ilk defa Güneş yılına dayalı takvimi Mısırlılar bulmuş ve gün,yıl ve mevsim olarak ayırmışlardır.
    29.Tarihta ilk yazılı anlaşma Kadeş Anlaşmasıdır.(Mısırla Hititler arasında M.Ö. 1280)
    30.İlk defa Tıp ve Mumyacılığı Mısırlılar geliştirmiştir.
    31.Sulama kanalları ve sulama işi ilk kez maden devrinde Mısırda kullanılmaya başlanmıştır.
    32.İlk defa alan ve hacim hesaplarını bulan, daireyi 360 dereceye bölen Mısırlılardır.
    35.Tarihte ilk defa ticaret kolonilerini İyonlar kurmuştur.
    38.Tarihte ilk Alfabeyi bulanlar Fenikelilerdir.
    21 Haziran 2012
    #3
soru sor

9.Sınıf Tarih Kitabının Özeti

Alakalı Aramalar:

  1. 9. sinif tarih kitabi 15.sayfa ozeti

    ,
  2. 9.sinif tarih 15 ten 25 e kadar ozeti

    ,
  3. doğu akdeniz uygarlığı özet

    ,
  4. 9. sınıf tarih 25. sayfaya kadar özet,
  5. 9 sınıf tarih kitabı 40 49 kadar özet çıkar,
  6. 9. sınıf tarih kitabı 22 23 kisaca ozet,
  7. Tarih kitabi 9.sinif sayfa 30 dan 47ye kadar ozeti,
  8. 9.sınıf tarih kitabı 15.sayfaya kadar özet