215 okkalık mermi nasıl kaldırıldı!

İsimli konu WH 'Garip Olaylar' kategorisinde, NoKTaSıZ üyesi tarafından 5 Temmuz 2008 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: 215 okkalık mermi nasıl kaldırıldı!. Çanakkale Savaşları'nı, bu deniz savaşadır, bu kara savaşıdır deyip ayırıma girmek mümkün değildir. Çünkü Çanakkale Savaşları bir bütündür. 18... G.Saray'ın 215. Avrupa sınavı Mermi ...

  1. Çanakkale Savaşları'nı, bu deniz savaşadır, bu kara savaşıdır deyip ayırıma girmek mümkün değildir. Çünkü Çanakkale Savaşları bir bütündür.

    18 Mart deniz Savaşı'na anlatırken Rumeli Mecidiye tabyası'nda meydana gelen mucizevi olaydan sayfa açmamak ondan söz etmemek mümkün değildir. Bu olay yetmiş yılı aşkın bir zamandan beri daima heyecanını muhafaza etmiş ve bu yüzden Havranlı Koca Seyit'in efsanevi hareketi zamanların üstünde kalmış, gönüllerde kurduğu sevgi tahtında saltanat sürmeyi bilmiştir.

    Şimdi, gelin, bu olayı beraberce okuyalım:

    Aslında, bu hikayeler o kadar çok ki! yazmakla bitmez. İşte ben böyle ateşten ateş, güzelden güzel hikayelerin üzerindeki sırlı perdelere dokunmak istemiyorum. Zira bir kere elim o örtülerin altında demlenen gerçeklere değince ne sözün ardı arkası geliyor, ne ateşin!

    Benim niyetim tatlı tarihimizden bir nefes verebilmektir.

    Kanlı ve çok çetin geçen 18 Mart deniz Savaşı'nda, Rumeli Mecidiye Tabyası korkunç saldırının hedefi olmuş, cephaneliğin bir kısmı havaya uçmuş, 16 topçumuz şehitlik rütbesine ulaşmıştı. Tabyada Batarya Kumandanı Yüzbaşı Hilmi Bey, Topçu Neferi Niğdeli Ali ve Mucize kahraman Havranlı Koca Seyit Yüce Allah'ın koruyucu kanatları altında kalanlardan olmuşlardı.

    Ne hikmetse bataryada tek top ayakta kalabilmiş! Fakat onun da vinci kırılmış olduğundan mermileri namluya sürülemiyordu.

    Yüzbaşı Hilmi Bey, etrafındaki birliklerinden yardım alabilmek düşüncesiyle bataryadan uzaklaştığı sırada, Niğdeli Ali ile Koca Seyit ümitsiz ve perişan idiler.

    İngiliz ve Fransız savaş gemileri denizin üstünde ateş püskürerek ağır ağır yol alırken, Koca Seyit donuk donuk ve ümitsiz gözlerle bu tabloyu seyretme talihsizliği içinde idi. Bu cehennem içinde birden kendisini yok farzetti, bu ulu kubbenin altında Rabbiyle başbaşa kaldığını ve çocukluğunda Annesi Emine Hatun'un öğrettiği duayı hatırladı. Avuçlarını semaya açtı:

    "-Ulu ve yüce olan Allah'tan başka hiçbir güç ve kuvvet yoktur." duası, ağzından nur tanesi gibi dökülmeye başladı. Seyit bu duayı defalarca okudu ve: "Ey eksiği ve fazlası olmayan! Ey alemlerin rahmeti! Benim vücuduma öyle kuvvet ver ki, benden başka hiç, ama, hiçbir kulun benden kuvvetli olmasın!"

    Gözlerinden sel sel akan yaşlar yerleri ıslatıyordu. Güzel dudakları aşk ve iştiyaktan şerha şerha yarılmıştı, "Allahım! Allahım! benden kuvvetini esirgeme..."

    Bu yakarış, şüphesiz, hiç kimseninkine benzemiyordu, benzemedi. Çünkü Seyit Herkesten başka türlü bir insan oldu. Derin bir nefes aldı, Hak namına Hak yolunaydı. Aşk ile kendinden geçmesi ve 215 okkalık top mermisini kucaklayıp omuzuna alması bir oldu. Demir basamakları tam üç kez inip çıktı. Yanında bulunan Niğdeli Ali, Seyit'in Göğüs ve omuz kemiklerinin çatırtısını duyuyor, hayret ve dehşet içinde kalıyordu! Şahit olunan bu manzaranın azamet ve heybeti o kadar büyüktü ki, topun namlusuna sürülen üçüncü mermi, savaşın kaderini değiştiren olayı yaratmış ve İngilizlere ait "OCEAN" (Oşin) isimli zırhlı bu merminin isabetiyle korkunç yara almıştı. Olay müthiş idi, sanki denizin üstüne kıyamet günü gelmiş gibi ortalık feryat ve figanla doldu.

    Batarya Komutanı Yüzbaşı Hilmi Bey, üçüncü merminin namluya elledi; ateş gibi sıcaktı! Dürbünü gözlerine götürdü, denizin üstünde alevler sarmış ve batmakta olan zırhlıyı görünce, efsane insan Topçu Neferi Seyit'e sarılıp defalarca öptü. Daha sonra da mucize olayı telefonla üstlerine rapor etti.

    Aynı gün geç saatlerde Çanakkale Boğazı Müstahkem Mevki Kumandanı Cevat Paşa, Rumeli Mecidiyesi'ndeki Bataryanın sadece izleri, artıkları kalan mevzideki olduğu yere geldi. Kaybedilen şehitler ve yaralılar için üzülüp gözyaşı döktü, hem de mucize asker Seyit'i üstün başarısından, gösterdiği üstün kahramanlığından dolayı yanaklarından öperek kutladı. Cevat Paşa ödül olarak Topçu Neferi Seyit'e onbaşılık rütbesini layık gördü ve arkasından merminin bir defa da kendi huzurunda kaldırılmasını istedi.

    Bunun üzerine Onbaşı Seyit Cevat Paşa'ya şu şekilde cevap verdi:

    "-Ben bu mermileri kaldırırken, gönlüm Allah'ın feyziyle doldu. Kendimde bir başkalık hissettim. İlimle, erdemle, ibadetle elde edilir iş değildi. Ancak bu kuvvetin sırrı o anda bana Allah'ın ihsan ettiği bir vergi idi. Bu ağırlığı kaldıracak kadar bir makama varmışsam bu dua ve riza ile olmuştur. Ama şimdi kaldırmam mümkün değildir Komutanım," dedi...

    Asrın Bütün icadlarını ve icaplarını beraberinde getiren bir düşmana karşı, müzelik olmuş eski silahlarla döğüşen Türk Ordusunun gösterdiği fedakarlık her türlü takdirin üstündedir...
    5 Temmuz 2008
    #1
  2. 215 okkalık mermi nasıl kaldırıldı! Cevapları

  3. sağol arkadaşım
    5 Temmuz 2008
    #2
  4. paylasima tesekkurler
    4 Ağustos 2008
    #3
  5. ilk cumle cok etkileyici saol
    4 Ağustos 2008
    #4
  6. paylaşım için saol
    5 Ağustos 2008
    #5
  7. PayLasım için saoL
    27 Haziran 2009
    #6
  8. kim paylaştıysa saolsun agalar çok bilgi öğrendim tekrar saolun agalar
    31 Aralık 2010
    #7
soru sor

215 okkalık mermi nasıl kaldırıldı!

Alakalı Aramalar:

  1. seyit onbaşı mermiyi nasıl kaldırdı

    ,
  2. Seyit onbasi mermiyi kendimi kaldirdi.