Deizm nedir ?

Bu konu deist ne demek , deist nedir ve deizm nedir hakkında bilgi içerir.

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Deizm nedir ?
    Deizm (tanrıcılık)

    Tüm dinleri rededen ancak tanrının varlığına inanan inanç şeklidir. Dinler rededildiği için peygamberler, kutsal kitaplar, cennet ve cehennem, melek, şeytan gibi kavramların hiçbirinin deizm inancında yeri yoktur. Sadece evreni ve doğa kanunlarını koyan, bunun ardından evrene ve insanlığa hiç bir müdahalesi olmayan tanrıya inanılır. Bu tek inancın kaynağı, dolaysız yoldan algılarımızla doğaya ve insanın yapısına duyulan hayranlık ve bunları bir yaratan (tanrı) olması gerektiğine olan inançtır.

    Deizmde ibadetlerin ve dinsel ritüellerin olmamasından dolayı ateistler ile deistler arasında günlük hayatta, pratik anlamda bir farklılık yoktur.

    Deizm, evrim teorisine karşı değildir. Deizme göre insan, tanrının oluşturduğu kurallar çerçevesinde, daha ilkel canlıların evrimleşmesi sonucu oluşmuş olabilir. Bir tanrıya inanmak, o tanrının, insanı aşama geçirmeksizin bir anda yarattığı fikrine de inanmayı gerektirmez. Semavi dinlerde yani Musevilik, Hıristiyanlık, İslam gibi dinlerde insanın, önceden evrim geçirmeksizin yaratıldığına inanılır. Bu inanış deizmde yoktur.

    ****************************** *****

    Sorular ve Yanıtlar;

    Deizm neye dayanır?

    Akıla ve doğaya. Evrene bakınca bir düzen görürüz ve bu düzen bizi bir tanrı ya da tasarımcı inancına götürür.


    Deizm ateizmin bir çeşiti midir?

    Hayır. Ateizm tanrıyı reddeder. Deizme göre tanrı vardır. Deizm dinleri reddeder.

    Eğer deism tanrı inancını kabul ediyorsa deizm ve yahudilik, islam, hıristiyanlık gibi diğer dinler arasında ne fark vardır?

    Deizm yukarda da geçtiği gibi doğaya ve akla dayanır, vahye dayanmaz. Diğer tüm dinler vahye ya da kutsal kitaplara dayalıdırlar. Deizmde bir rahibe papaza ya da imama gerek yoktur. Deismde ihtiyaç olan tek şey kendi sağduyumuz ve düşünme becerimizdir.


    Deistler tanrının evreni yaratıp geri çekildiğine mi inanıyorlar?

    Bazı deistler öyle düşünüyor, bazı deistler tanrının insan davranışlarına müdahale edebileceğini düşünüyor. Örneğin, George Washington Long Island'dan çekilme ya da teslim olma arasında daha riskli olan çekilmeyi seçmiştir ve kendisine niye daha riskli olanı seçtiği sorulduğunda, bunun yapabileceğinin en iyisi olduğunu ve gerisinin tanrının taktiri olduğunu söylemiştir.


    Deistler dua ederler mi?

    Sadece şükür ve teşekkür için dua edebilirler, tanrıya dikte etmezler. Dua için belli bir yer ve zaman, belirli bir vücut duruşları yoktur.



    Deistler tanrıyı nasıl görürler?

    Tanrıyı istediği kadar gücü olan ölümsüz bir varlık olarak görürüz. Albert Einstein' dan alıntı deizmin tanrı tanımı için iyi bir örnek olacaktır: " Benim dinim kendini zayıf aklımızla algılamamız zor olan sonsuz güç sahibi üstün ruha alçak gönüllü bir şekilde hayran olmaktan ibarettir. Bu üstün düşünen gücün duyguları derinden etkileyen ikna ediciliği, ki bu kendini anlamak mümkün olmayan evrende ifşa eder, benim tanrı anlayışımı oluşturur"


    Deizm bir mezhep midir?

    Deizmin bir mezhep olması mümkün değildir çünkü Deizm kendine dayanmayı öğretir ve insanları daima akıllarını kullanmaya teşvik eder. Deizm bedeli ne olursa olsun otoriteyi sorgulamayı öğretir. Deizm vahye dayalı dinler gibi muhakemesi olmayan iddialarda bulunmaz. Vahye dayalı dinler insanları tanrının söylediklerine teslimiyete ya da bu sözlere karşı düşünme gücünüzü ertelemeye çağırır. Bunu iman olarak adlandırırlar. Örneğin, Musa'nın denizi yardığına ya da İsanın suyun üstünde yürüdüğüne ya da Muhammedin Kuran'ı bir melekten aldığına inanmak ne kadar mantıklıdır?


    Deizmin dünyadaki fenalıklara karşı cevabı nedir?

    Dünyadaki fenalıkların büyük bir kısmı eğer tanrı vergisi aklımızı kucaklasaydık ortadan kalkabilirdi. Unutulmamalıdır ki, Doğanın bulduğumuz ve ilerlemekte kullandığımız bütün kanunları, bilgisayardan tıppa ve uzay yolculuğuna kadar önceden beri vardı. Ama biz bilgimizi ilerletmek ve öğrenmek yerine batıl itikadları ve korkuyu seçtik. Başarının gereği olan zor işleri becermektense kendi davranışlarımızdan sorumlu olmadığımızı düşünmek daha çok yatıştırıcıdır. Deizm her soruya bir cevabının olduğunu iddia etmemektedir, deizm sadece bu sorulara giden doğru yolda olma iddiasındadır.
    Sponsorlu Bağlantılar

    Benzer Yazılar

    • ASP NEDİR? Asp Microsoft tarafından 1996 yılında gelistirilmiştir. Asp Activ Server Pages ( Aktif sunucu sayfaları )nın kısaltılmıs... »»

    • Overclock bir bileşenin kendisi için belirlenmiş saat frekansının üzerinde (over – clock) çalıştırılmasıdır. Overclockta Terimleri : Saat... »»

    • Spam Nedir ? Internet üzerinde aynı mesajın yüksek sayıdaki kopyasının, bu tip bir mesaji alma talebinde bulunmamış kişilere, zorlayıcı nitelikte... »»

    • BitTorrent ? Nedir ? Nasıl Kullanılır ? ************************************************** ****** Öncelikle Çalışma Mantığını Anlamaya... »»

    • Isletim sistemlerine duyulan ihtiyaçlardan biri standart olarak her program tarafindan yapilmasi gereken seyleri ortak bir çati altinda toplamak ve... »»

    HoLyWar

    Albay
    05-09-2008, 09:48 PM
    Okunma Sayısı: 118943

  2. Uzun süre düşündükten sonra Deist olmaya karar verdim ... Objektif düşündükten sonra gerçekten de mantıklı .. anahtar kelime ( biz ne yazıkkı bilgimizi ilerletmek yerine , batıl itikadları ve korkuyu seçtik)

  3. deist olanlara sesleniyorum siz hatanızı kendi elinizle veriyorsunuz nedense hep ALBERT EINSTEIN'ini kendi tarafınıza aldığınız için yine sizinle bu şahısı kullanarak cvp. vereceğim.

    Albert Einstein' dan alıntı deizmin tanrı tanımı için iyi bir örnek olacaktır: " Benim dinim kendini zayıf aklımızla algılamamız zor olan sonsuz güç sahibi üstün ruha alçak gönüllü bir şekilde hayran olmaktan ibarettir. Bu üstün düşünen gücün duyguları derinden etkileyen ikna ediciliği, ki bu kendini anlamak mümkün olmayan evrende ifşa eder, benim tanrı anlayışımı oluşturur"

    yani gördüğünüz gibi albertin dediği gibi akıl tanrıyı anlamada
    yetersiz o halde geriye tek bir seçenek kaldı o daha vahy

    .....gön hz ibrahimin dininden olan İBRAHİM MUTLU
    "EŞEK İÇİN OT İLE ŞEKER BİRDİR AMA EŞEK YARATILIŞI BAKIMDAN OTU BEĞENİR"
    HZ MEVLANA

  4. Bir şeye karşı çıkmadan önce okumalı ve üzerine düşünmeli, zahmet olmazsa aşağıdaki yazılanları bir kez olsun okuyun lütfen..

    MÜLK SÛRESİ

    Mekke'de inmiştir. 30 âyettir. Adını başlangıç kısmında geçen ve Allah'ın kâinatı yaratıp yönetmesinde ortaya çıkan mülkünden, yani hakimiyetinden bahsetmesinden alır. Allah'ın dünyayı bütün imkânları ile insanlara âmade kıldığını, insanlara gözler, kulaklar, gönüller verdiğini, daha nice hikmetli eserlerinin O'nun tek Yaratıcı, tek Mâbud olduğunu ortaya koyduğunu bildirip âhirette O'na hesap verileceğine inanmayanların kendilerini mâruz bıraktıkları tehlike bildirilir. Allah ve buyruklarını tanıyanların felaha ereceği bildirildikten sonra, ikinci kısımda kâfir ve nankörlerin kötü âkıbetleri anlatılır.

    Bismillâhirrahmânirrahîm.

    1 – Hakimiyet elinde bulunan o yüce Allah mukaddestir, hayrı ve bereketi sınırsızdır ve O herşeye kadirdir.

    2 – Hanginizin daha güzel iş ortaya koyacağını denemek için, ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O azîzdir, gafurdur (üstün kudret sahibidir, affı ve mağfireti boldur).

    3-4 – Yedi kat göğü birbiriyle tam uyum içinde yaratan O'dur. Rahman'ın yaratmasında hiçbir nizamsızlık göremezsin. Gözünü çevir de bak: Her hangi bir kusur görebilir misin?

    Sonra tekrar tekrar gözünü çevir de bak, gözün bir kusur bulamadığından, eli boş ve bitkin geri döner.

    5 – Biz yere en yakın semayı lambalarla donattık. Onları şeytanlara atılan mermiler yaptık. Hem onlara alevli ateş hazırladık.

    En yakın sema: Yıldız ve gezegenleri vasıtasız olarak görebildiğimiz gökyüzüdür. Onun ötesi ancak araçlar vasıtasıyla görülebilir. Daha ötesi cihazlar vasıtasıyla bile görülemez.

    Cin şeytanları yüce gayb âlemini dinleyip, haber çalarak onları dünyadaki yoldaşları kâhin ve falcılara vermek isteyince onlar şihaplarla (alevlerle) kovalanırlar. Şihaplar meteorlarla ilgili olabilir. Gayb âleminde cereyan eden hadiselere, görünen âlemde alamet koymak Cenab-ı Allah'ın âdetinde bulunan bir şeydir.

    6 – Rab'lerini inkâr edenlere de cehennem azabı var. Gidilecek ne kötü yerdir orası!

    7 – Onlar oraya atılınca, cehennemin müthiş homurtusunu, kaynaya kaynaya çıkardığı uğultuyu işitirler.

    8 – Cehennem öfkesinden nerdeyse çatlayacak haldedir. Ne zaman oraya yeni bir kafile atılsa, oranın bekçileri: “Sizi uyaran bir peygamber dâveti size ulaşmadı mı?” diye sorarlar.

    9 – Onlar şöyle cevap verirler: “Evet, bizi uyaran oldu, ama biz onu yalancı saydık ve “Rahman hiçbir vahy indirmedi, siz besbelli bir sapıklık içindesiniz” dedik.

    10 – Ve ilave edecekler: “Şayet biz gerçeği işiten ve aklını çalıştıran kimseler olsaydık, elbette bu alevli ateşe girenlerden olmazdık!”

    11 – Böylece günahlarını itiraf ederler. Bizden ırak olsun o cehennemlikler!

    12 – Fakat Rab'lerini görmedikleri halde, O'na karşı saygılı davrananlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

    13 – Sözünüzü ister içinizde gizleyin, ister açığa vurun, hepsi birdir. Zira Allah gönüllerin künhünü dahi bilir.

    14 – O yarattığı mahlûkunu hiç bilmez olur mu?

    (İlmi herşeye nüfuz eden, herşeyden haberi olan) latîf ve habîr O'dur.

    15 – Yeryüzünü size hizmete hazır, uysal bir binek gibi kılan da O'dur.

    Haydi öyleyse siz de onun omuzları üstünde rahatça dolaşın. O'nun takdir ettiği rızıklardan yiyin, istifade edin. Ama ölümden sonra dirilip O'nun huzuruna çıkacağınızı da bilin.

    Yer uysal bir binek gibi insana hizmet ediyor. Omuzlar atın en hassas azasıdır. Binicisinin omuzuna basmasına pek razı olmaz. Arzın, omuzları üzerinde yürünürse, bunun mânası, onda itaat etmeyen hiçbir tarafın kalmadığıdır.

    Cenab-ı Allah, barındırdığı milyonlarca tür mahlûkata göre küçücük olan bu dünyayı, onların sayılara sığmayan fertlerine hazırlanmış yüzbinlerce çeşit erzak ve ihtiyaç maddeleri ile doldurmuştur. Bu yerküreyi, bir gemi gibi uzay okyanusunda hızla hareket ettirip mevsimlere uğratarak, bahar ve yaz mevsimini, yüz binlerce yiyeceklerle doldurup, her kış erzakı tükenen canlıların, imdadına, erzak gemisi halinde göndermektedir.

    16 – Yüceler yücesi olan Allah'ın sizi yerin dibine geçirmesinden emin mi oldunuz? O zaman bir de bakarsınız yer çalkalanıp duruyor.

    Bu ifadeden, Allah'ın yukarıda bir cihette ve bir yerde olduğu mânası çıkarılamaz. İnsan, mekanlara sığmayan Rabbini, farkında olmadan hep yücelerde düşündüğünden böyle buyurulmuştur. Nasıl ki duada eller yukarıya kaldırılır. Vahiyler, kitaplar, melekler, emirler yukarıdan indirilir. Hâşa, bunlar Allah'ın yukarıda olduğunu anlatmak gayesini taşımazlar. Bu müteşabih âyetler insana bir tasavvur verirler. Bu gibi âyetler Allah'ın mutlak yüceliğini ifade ederler. Bunlar. “O'nun hiç benzeri yoktur” “Yüzünüzü nereye döndürürseniz Allah oradadır” gibi muhkem âyetlerin ışığında gerçek mânalarını bulurlar.

    17 – Yahut O'nun size taş yağdıran bir kasırga göndermesinden emin mi oldunuz? Fakat bu tehdidimin ne demek olduğunu yakında öğrenirsiniz!

    18 – Onlardan öncekiler de dini, peygamberleri yalan saydılar. Ama Benim red ve inkâr edişim, intikamım nasıl olurmuş, anladılar!

    19 – Üstlerinde kuşların saf saf dizilip kanatlarını açıp yumarak dolaşmalarını hiç görmüyorlar mı? Onları havada Rahman'dan başka tutan yoktur. O elbette her şeyi görür.

    20 – Rahman'ın dışında size güyâ yardım edecek kimmiş? Doğrusu kâfirler büyük bir aldanış içindedirler.

    21 – Peki, Allah size ihsan ettiği nasibi alıkorsa, sizi başka rızıklandıracak kimmiş? Doğrusu, onlar azgınlık ve nefret içinde diretmektedirler.

    22 – Düşünün bir: Yüzükoyun kapanıp yerde sürünen mi varılacak yere daha kolayca ulaşır, yoksa dümdüz yolda düzgün şekilde yürüyen mi?

    Burada âhireti inkâr edenler, psikolojik bir delil ile ikna edilirler: İnsan yaratılışı gereği tehlikeden kaçar. Hatta onda bir, yirmide bir tehlike ihtimali olsa bile o yoldan gitmek istemez. Fayda ve menfaatini garantilemek ister. Cenab-ı Allah ona şunu hatırlatıyor: Âhirete inanırsan, dümdüz yolda güven içinde elini kolunu sallaya sallaya yolda ilerlersin. Ama âhireti inkâr edenin işi çok zordur; âdeta yüzüstü sürünerek yol almaya çalışan gibidir. Hiç insan böyle olmak ister mi? Her an yakalanma tehlikesi ve endişesi ile firarî duruma düşmek ister mi?

    23 – De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve gönüller veren O'dur. Sizin şükrünüz ne de az!

    24 – Sizi yeryüzünde yaratıp zürriyet halinde yayan O'dur. Ölümden sonra da diriltilip yine O'nun huzurunda toplanacaksınız.

    25 – Ama onlar yalnızca şunu soruyorlar: “Eğer iddianızda tutarlı iseniz, bu vaad yani inanmadığımız takdirde geleceğini bildirip tehdid ettiğin azap ne zaman?

    26 – De ki: “Bunu yalnız Allah bilir. Ben ise sadece açık ve kesin bir tarzda uyarırım.”

    27 – Onu yanıbaşlarında buldukları zaman inkâr edenlerin kederden yüzleri mosmor kesilir. Kendilerine: “İşte sizin isteyip durduğunuz şey!” denilir.

    28 – De ki: “Söyler misiniz bana: Allah eğer beni ve beraberimdeki müminleri, ister helâk eder, ister merhamet eder,

    ne ederse eder, peki kâfirleri o acı azaptan kim kurtarır?”

    29 – De ki: “Sizi imana dâvet ettiğimiz İlah Rahmandır. Biz O'na iman ettik. O'na dayandık.

    Kimin kesin bir yanlışlık içinde olduğunu yakında öğrenirsiniz.

    Bu âyet Allah'ın varlığına dair ilzamî bir delil ihtiva eder. Bu öyle bir delildir ki inkârcıyı susturur, diyecek bir söz bırakmaz. “Biz O'na inandık. Farz-ı muhal, dediğimiz olmasa da hiçbir zararımız olmaz. Ama siz, olan bir gerçeği inkâr ettiyseniz, onun ebediyyen cezasını çekeceksiniz.”

    30 – De ki: “Söyleyin bana: şayet suyunuz çekilir, yerin dibine giderse, o akan tatlı suyu, kim getirebilir size?”


    Dahası için anlayabileceğiniz en iyi dil hangisi ise Kur'an-ı Kerîm'in o dildeki mealini bir kez olsun baştan sona okumanızı öneririm. Allah yardımcınız olsun...

  5. PayLasm İCin TesskürLr..!

  6. mrb öncelikle..benim merak ettiğim bir konu var semavi dinleri reddeden bir inanışın(ki bence yanlıştır)anlatıldığı bir siteye islami arkadaş bulma gibi bir reklam neden alınır..her şeyi mantıkla açıklamaya çalışan arkadaşlar bu sizce mantıksızlık değil midir_?bu sorarlar adama...

  7. Gerçekten güzel bi paylaşım...

  8. ya arkadaslar ben muslumanım elhamdulıllah ve de ülkücüyüm ama yenı tanıstıım bırı dıstmıs ve bırz konusmayla yanıma cekcem gıbı duruyo aklı karısmıs sadece cok baskı yapmıslar bana yardımcı olacak bırı varmı ayrıca burdakı deıstım dıen arkadaslara sorum var bes tane bılyeyı fırlatsanız hepsı 5 er santım arayla nasıl dusurebıırsınız sızce hersey tesaduf dıyellım yada tanrı yarattı gıttı pekı hersey tesaduf eer bu dedıım olayı gerceklestırın bende deıst olcam bı ımkansız yanı bence aklınızı kullanın herseyı reddetmeden once ha bu ınandıınız sey nerden cıktı onuda solım ınsanlara allahın emırlerı zor geldı ıbadet etmek 24 saatın bır saatını ayırmak sonra bole bı yola bsvurdular

  9. Bu yazıyı yeni okudum ve iftara 5 dk. var zihnimin bağlantıları bir yerde koparsa şimdiden özür dilerim Arkadaş deizmin tarifini vermiş yer yer mantıklı gelen (mantıklı olan demiyorum) taraflarını ifade etmeye çalışmış. Şimdi buraya nakilden değil (çünkü peygambere, meleğe kısacası herhangi bir vasıtay inanmıyor) akıldan pek çok delil getirebilrim ama manasız kalıcak... Çünkü bu mevzu tartışılacaksa bile bunun zamanı ve zemini burası değil. Yani dini savunacak arkadaşlar lütfen burada bu gayrette olmasınlar. Çünkü yaşamayan ve hissetmeyen için yaşamadığı şey yoktur. Öyle zanneder.. Siz ne derseniz deyin her zaman karşıdaki anlamak istediğini cımbızla seçer cümlelerinizden. Kimseyi kınadığım için söylemiyorum bunları fakat inanmayan arkadaşlara şunu söylemek isterim ; Hidayet Allahtandır o istemedikçe siz bunu hissedemezsiniz rabbim sizlere de hissetmeyi nasib etsin

  10. Cevap: Deizm nedir ? hayyrett Nickli Üyeden Alıntı
    Bir şeye karşı çıkmadan önce okumalı ve üzerine düşünmeli, zahmet olmazsa aşağıdaki yazılanları bir kez olsun okuyun lütfen..

    MÜLK SÛRESİ

    Mekke'de inmiştir. 30 âyettir. Adını başlangıç kısmında geçen ve Allah'ın kâinatı yaratıp yönetmesinde ortaya çıkan mülkünden, yani hakimiyetinden bahsetmesinden alır. Allah'ın dünyayı bütün imkânları ile insanlara âmade kıldığını, insanlara gözler, kulaklar, gönüller verdiğini, daha nice hikmetli eserlerinin O'nun tek Yaratıcı, tek Mâbud olduğunu ortaya koyduğunu bildirip âhirette O'na hesap verileceğine inanmayanların kendilerini mâruz bıraktıkları tehlike bildirilir. Allah ve buyruklarını tanıyanların felaha ereceği bildirildikten sonra, ikinci kısımda kâfir ve nankörlerin kötü âkıbetleri anlatılır.

    Bismillâhirrahmânirrahîm.

    1 – Hakimiyet elinde bulunan o yüce Allah mukaddestir, hayrı ve bereketi sınırsızdır ve O herşeye kadirdir.

    2 – Hanginizin daha güzel iş ortaya koyacağını denemek için, ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O azîzdir, gafurdur (üstün kudret sahibidir, affı ve mağfireti boldur).

    3-4 – Yedi kat göğü birbiriyle tam uyum içinde yaratan O'dur. Rahman'ın yaratmasında hiçbir nizamsızlık göremezsin. Gözünü çevir de bak: Her hangi bir kusur görebilir misin?

    Sonra tekrar tekrar gözünü çevir de bak, gözün bir kusur bulamadığından, eli boş ve bitkin geri döner.

    5 – Biz yere en yakın semayı lambalarla donattık. Onları şeytanlara atılan mermiler yaptık. Hem onlara alevli ateş hazırladık.

    En yakın sema: Yıldız ve gezegenleri vasıtasız olarak görebildiğimiz gökyüzüdür. Onun ötesi ancak araçlar vasıtasıyla görülebilir. Daha ötesi cihazlar vasıtasıyla bile görülemez.

    Cin şeytanları yüce gayb âlemini dinleyip, haber çalarak onları dünyadaki yoldaşları kâhin ve falcılara vermek isteyince onlar şihaplarla (alevlerle) kovalanırlar. Şihaplar meteorlarla ilgili olabilir. Gayb âleminde cereyan eden hadiselere, görünen âlemde alamet koymak Cenab-ı Allah'ın âdetinde bulunan bir şeydir.

    6 – Rab'lerini inkâr edenlere de cehennem azabı var. Gidilecek ne kötü yerdir orası!

    7 – Onlar oraya atılınca, cehennemin müthiş homurtusunu, kaynaya kaynaya çıkardığı uğultuyu işitirler.

    8 – Cehennem öfkesinden nerdeyse çatlayacak haldedir. Ne zaman oraya yeni bir kafile atılsa, oranın bekçileri: “Sizi uyaran bir peygamber dâveti size ulaşmadı mı?” diye sorarlar.

    9 – Onlar şöyle cevap verirler: “Evet, bizi uyaran oldu, ama biz onu yalancı saydık ve “Rahman hiçbir vahy indirmedi, siz besbelli bir sapıklık içindesiniz” dedik.

    10 – Ve ilave edecekler: “Şayet biz gerçeği işiten ve aklını çalıştıran kimseler olsaydık, elbette bu alevli ateşe girenlerden olmazdık!”

    11 – Böylece günahlarını itiraf ederler. Bizden ırak olsun o cehennemlikler!

    12 – Fakat Rab'lerini görmedikleri halde, O'na karşı saygılı davr******ra mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

    13 – Sözünüzü ister içinizde gizleyin, ister açığa vurun, hepsi birdir. Zira Allah gönüllerin künhünü dahi bilir.

    14 – O yarattığı mahlûkunu hiç bilmez olur mu?

    (İlmi herşeye nüfuz eden, herşeyden haberi olan) latîf ve habîr O'dur.

    15 – Yeryüzünü size hizmete hazır, uysal bir binek gibi kılan da O'dur.

    Haydi öyleyse siz de onun omuzları üstünde rahatça dolaşın. O'nun takdir ettiği rızıklardan yiyin, istifade edin. Ama ölümden sonra dirilip O'nun huzuruna çıkacağınızı da bilin.

    Yer uysal bir binek gibi insana hizmet ediyor. Omuzlar atın en hassas azasıdır. Binicisinin omuzuna basmasına pek razı olmaz. Arzın, omuzları üzerinde yürünürse, bunun mânası, onda itaat etmeyen hiçbir tarafın kalmadığıdır.

    Cenab-ı Allah, barındırdığı milyonlarca tür mahlûkata göre küçücük olan bu dünyayı, onların sayılara sığmayan fertlerine hazırlanmış yüzbinlerce çeşit erzak ve ihtiyaç maddeleri ile doldurmuştur. Bu yerküreyi, bir gemi gibi uzay okyanusunda hızla hareket ettirip mevsimlere uğratarak, bahar ve yaz mevsimini, yüz binlerce yiyeceklerle doldurup, her kış erzakı tükenen canlıların, imdadına, erzak gemisi halinde göndermektedir.

    16 – Yüceler yücesi olan Allah'ın sizi yerin dibine geçirmesinden emin mi oldunuz? O zaman bir de bakarsınız yer çalkalanıp duruyor.

    Bu ifadeden, Allah'ın yukarıda bir cihette ve bir yerde olduğu mânası çıkarılamaz. İnsan, mekanlara sığmayan Rabbini, farkında olmadan hep yücelerde düşündüğünden böyle buyurulmuştur. Nasıl ki duada eller yukarıya kaldırılır. Vahiyler, kitaplar, melekler, emirler yukarıdan indirilir. Hâşa, bunlar Allah'ın yukarıda olduğunu anlatmak gayesini taşımazlar. Bu müteşabih âyetler insana bir tasavvur verirler. Bu gibi âyetler Allah'ın mutlak yüceliğini ifade ederler. Bunlar. “O'nun hiç benzeri yoktur” “Yüzünüzü nereye döndürürseniz Allah oradadır” gibi muhkem âyetlerin ışığında gerçek mânalarını bulurlar.

    17 – Yahut O'nun size taş yağdıran bir kasırga göndermesinden emin mi oldunuz? Fakat bu tehdidimin ne demek olduğunu yakında öğrenirsiniz!

    18 – Onlardan öncekiler de dini, peygamberleri yalan saydılar. Ama Benim red ve inkâr edişim, intikamım nasıl olurmuş, anladılar!

    19 – Üstlerinde kuşların saf saf dizilip kanatlarını açıp yumarak dolaşmalarını hiç görmüyorlar mı? Onları havada Rahman'dan başka tutan yoktur. O elbette her şeyi görür.

    20 – Rahman'ın dışında size güyâ yardım edecek kimmiş? Doğrusu kâfirler büyük bir aldanış içindedirler.

    21 – Peki, Allah size ihsan ettiği nasibi alıkorsa, sizi başka rızıklandıracak kimmiş? Doğrusu, onlar azgınlık ve nefret içinde diretmektedirler.

    22 – Düşünün bir: Yüzükoyun kapanıp yerde sürünen mi varılacak yere daha kolayca ulaşır, yoksa dümdüz yolda düzgün şekilde yürüyen mi?

    Burada âhireti inkâr edenler, psikolojik bir delil ile ikna edilirler: İnsan yaratılışı gereği tehlikeden kaçar. Hatta onda bir, yirmide bir tehlike ihtimali olsa bile o yoldan gitmek istemez. Fayda ve menfaatini garantilemek ister. Cenab-ı Allah ona şunu hatırlatıyor: Âhirete inanırsan, dümdüz yolda güven içinde elini kolunu sallaya sallaya yolda ilerlersin. Ama âhireti inkâr edenin işi çok zordur; âdeta yüzüstü sürünerek yol almaya çalışan gibidir. Hiç insan böyle olmak ister mi? Her an yakalanma tehlikesi ve endişesi ile firarî duruma düşmek ister mi?

    23 – De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve gönüller veren O'dur. Sizin şükrünüz ne de az!

    24 – Sizi yeryüzünde yaratıp zürriyet halinde yayan O'dur. Ölümden sonra da diriltilip yine O'nun huzurunda toplanacaksınız.

    25 – Ama onlar yalnızca şunu soruyorlar: “Eğer iddianızda tutarlı iseniz, bu vaad yani inanmadığımız takdirde geleceğini bildirip tehdid ettiğin azap ne zaman?

    26 – De ki: “Bunu yalnız Allah bilir. Ben ise sadece açık ve kesin bir tarzda uyarırım.”

    27 – Onu yanıbaşlarında buldukları zaman inkâr edenlerin kederden yüzleri mosmor kesilir. Kendilerine: “İşte sizin isteyip durduğunuz şey!” denilir.

    28 – De ki: “Söyler misiniz bana: Allah eğer beni ve beraberimdeki müminleri, ister helâk eder, ister merhamet eder,

    ne ederse eder, peki kâfirleri o acı azaptan kim kurtarır?”

    29 – De ki: “Sizi imana dâvet ettiğimiz İlah Rahmandır. Biz O'na iman ettik. O'na dayandık.

    Kimin kesin bir yanlışlık içinde olduğunu yakında öğrenirsiniz.

    Bu âyet Allah'ın varlığına dair ilzamî bir delil ihtiva eder. Bu öyle bir delildir ki inkârcıyı susturur, diyecek bir söz bırakmaz. “Biz O'na inandık. Farz-ı muhal, dediğimiz olmasa da hiçbir zararımız olmaz. Ama siz, olan bir gerçeği inkâr ettiyseniz, onun ebediyyen cezasını çekeceksiniz.”

    30 – De ki: “Söyleyin bana: şayet suyunuz çekilir, yerin dibine giderse, o akan tatlı suyu, kim getirebilir size?”


    Dahası için anlayabileceğiniz en iyi dil hangisi ise Kur'an-ı Kerîm'in o dildeki mealini bir kez olsun baştan sona okumanızı öneririm. Allah yardımcınız olsun...
    ya kardeş çok güzel yazmışsında . hani biz zaten tanrıya inanıyorz ama senin o yazdğın şeylere inanmıyorz . ona bakarsan bende müslümandım şu anda deistim. halimden de çok memnunum . hristiyanlığıda araştırdım museviliğide müslümanlığı zaten biliyorrdm. bu saçmalıkları gördükten sonra kakarımı verdim. enstein özentisi falan da değiliz. tamamen kendi irademiz . insan beyni kendisine sınırlamalar konulmasından nefret eder bunu unutma ve bütün dinler seni kısıtlıyor . sana kısıtlamalar koyuyor . bizim dinimiz de inancımızda bilim ve doğa üzerine . saygılar ....

    10 minutes süre sonraki ekleme :

    Cevap: Deizm nedir ? Misafir Nickli Üyeden Alıntı
    Bu yazıyı yeni okudum ve iftara 5 dk. var zihnimin bağlantıları bir yerde koparsa şimdiden özür dilerim Arkadaş deizmin tarifini vermiş yer yer mantıklı gelen (mantıklı olan demiyorum) taraflarını ifade etmeye çalışmış. Şimdi buraya nakilden değil (çünkü peygambere, meleğe kısacası herhangi bir vasıtay inanmıyor) akıldan pek çok delil getirebilrim ama manasız kalıcak... Çünkü bu mevzu tartışılacaksa bile bunun zamanı ve zemini burası değil. Yani dini savunacak arkadaşlar lütfen burada bu gayrette olmasınlar. Çünkü yaşamayan ve hissetmeyen için yaşamadığı şey yoktur. Öyle zanneder.. Siz ne derseniz deyin her zaman karşıdaki anlamak istediğini cımbızla seçer cümlelerinizden. Kimseyi kınadığım için söylemiyorum bunları fakat inanmayan arkadaşlara şunu söylemek isterim ; Hidayet Allahtandır o istemedikçe siz bunu hissedemezsiniz rabbim sizlere de hissetmeyi nasib etsin
    kardeş biz nasıl senin inançlarına saygı duyuyorsak sende saygı duy. biz namazın orucun zorluğundan değil saçmalığından inanmıyorz. bir insan ne için 15 saat aç kalır . kimin için? varlığını bilmedğin bir peygamber içinmi . cennet cehennem melekler için mi ? ben şu anda bu yazıyı yazıyorm. düşünüyorum ve ben varım. bu gerçektir ve ben eminim . öbür dünya ölüm sonrası hayat gerçekmidir ? bilinmiyor . sadece bir kurana yada incile bakarak görmedğim birşeye inanmak istemiyorm. aslında inanıyorm tanrıya ama dinlerine inanmıyorm. neden allah sürekli farklı dinler göndermiş yer yüzüne . bana bunun cevabını ver kurandan. allaha göre incilde hristiyanlıkta doğru olan neden musevilikte müslümanlkta yanlış . neden insanların kafalarını bu kadar karıştırıyor. bir tane din yap yada gönder . herkes ona inansın . doğrularda yanlışlarda orda olsun. sınaw diyosunuz bu dünyaya . sonu belli sınav olmaz be kardeşm. sonumuz belli sizin dininize göre . sınav bunun neresinde . irade diyosunuz sonra diyosunuz tanrı insana istedği davranışı yaptırabilice kgüce sahiptirr . ben bi hareket yaptğımda gerçkten kendi irademle mi yoksa tanrı nın isteğiylemi yaptığımı nerden bilicem. belki onu ben değilde tanrı istedi . ve bana doğmadan önce yada bşka bir alemde kimse böyle bir dünyaya gidiceksn . bunlar olcak şu olcak sınaw olcaksn sonra cennet cehennem falan filan kimse bana sormadı istermisn istemezmisn diye . ben kendimi burda buldum. tek din yada tek inancım doğa ve bilimdir. gerisi şüphelerden oluşan gerçeklik payı bile şüphe olan inançlardır . kendini iyi hissetmek için yapılan ibadetler inanışlar . bence tek bir iyi vardır bilim. tek bir kötü vardır cehalet.
    Konu ruslaivankov tarafından (09-23-2010 Saat 01:44 AM ) değiştirilmiştir.

Üye Olmadan Cevap Yaz

site stats