Bosna-Hersek’te
Yıldırım: “Bosna’ya gönül kö
prüsü kuruyoruz”
Ekonomik sivil toplum örgütleri içinde yüklendiği sorumluluk misyonuyla, hergün temsil ettiği KOBİ’lerle ilgili farklı çalışmalara imza atan TÜMSİAD, küresel rekabet pazarında ülkemize yeni açılımlar sağlama çabasıyla Bosna-Hersek’e çıkarma yaptı.
Ekonomik sivil toplum örgütleri içinde yüklendiği sorumluluk misyonuyla, hergün temsil ettiği KOBİ’lerle ilgili farklı çalışmalara imza atan TÜMSİAD, küresel rekabet pazarında ülkemize yeni açılımlar sağlama çabasıyla Bosna-Hersek’e çıkarma yaptı.
TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, Genel Başkan Yardımcıları ve yaklaşık 25 işadamının katıldığı Bosna-Hersek gezisinin yaklaşık beş gün süreceği, seyahat esnasında gerek Bosna-Hersekli işadamlarıyla, gerekse yetkililer nezdinde farklı girişimler yapılacağı kaydedildi.
TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, TÜMSİAD’ın ülkemizin küçük ve orta ölçekli işletmelerini başarıyla temsil etme misyonunu yerine getirmek için çaba gösterdiklerini belirterek, “Daha önce de bu bağlamda farklı çalışmalara imza atmıştık. Örneğin, çok önemli bir Suriye seyahati yapmış, burada kurduğumuz bağlantılarla, üyelerimizin ticaret faaliyetlerine çok önemli katkıda bulunmuştuk. Bosna-Hersek seyahatimizden de çok olumlu gelişmelerle döneceğimize inanıyoruz. Bu seyahat, hem ticari, hem de yıllardır tarih ve gönül bağıyla birbirimize bağlı olduğumuz bir ülke arasında, “Gönül Bağı Kö
prüsü” kurma yönünde güzel bir adım olacaktır” dedi.
Bosna-Hersek’in Avrupa’nın göbeğinde çok yakın bir zaman önce, çok acılar çektiğini, Türkiye’nin tüm etnik ve tarihi bağıyla bu acılara ortak olabilmek için o dönemde, diplomatik, siyasal ve ekonomik her türlü çalışmayı yaptığını dile getiren Yıldırım, “Acıların, sancıların geride kaldığı bir dönem arzuluyoruz. Bosna-Hersek’le ticari bağlarımızı daha da sağlamlaştırmak, Avrupa’nın merkez üssü olmaya aday, ticaret üssü olmaya aday bu ülkeyle, çok daha sıcak ilişkiler kurmak için çabalıyoruz. Türkiye, Ortadoğu’nun üretim üssü olma yolunda çok önemli adımlar atarken, bu yönde Bosna-Hersek’in de Avrupa’nın göbeğindeki coğrafi avantajından faydalanacak girişimler yapılmalıdır. Bu çabaları sadece ticari anlaşmalar ve iş bağlantıları olarak değerlendirmeyelim. Bu coğrafya bizim kültürümüzle yoğrulmuş, bizim insanlarımızın yaşadığı, hala Türkiye’yle türlü bağlantıları bulunan bir coğrafyadır. Bu coğrafya bizimdir, bu coğrafyanın yatırımı, ticari bağlantıları, siyasi etkinlikleri, Avrupa’daki konumu, bizi de çok yakından ilgilendirmektedir” açıklamasını yaptı.