Türk reklam sektörünün coğrafyası 500 milyona genişliyor.
Devlet Bakanı Ali Babacan, reklam sektörünün AB'ye girişle birlikte daha geniş bir coğrafyaya seslenmesi gerektiğini söyledi. Babacan, "Reklamcılar artık 500 milyonluk bir pazarı düşünerek hareket etmeli" dedi
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Avrupa Birliği'ne (AB) giriş süreciyle birlikte Türk reklam sektörünün daha geniş bir coğrafyayı hedef alması gerektiğini söyledi. Türkiye Reklam Konseyi tarafından düzenlenen "AB'ye Girerken Reklam" konulu toplantıda konuşan Babacan, "Türk reklamcılarının hedefi artık 27 ülke, 500 milyon nüfus. Şimdiden pozisyon almanız, bağlantılar kurmanız gerekir" dedi.
Babacan, bu noktada Doğan grubunun Rusya ve Doğu Avrupa ülkelerinde faaliyet gösteren reklam yayıncılığı şirketi Trader Media East'i satın almasının ve Romanya'da televizyon kanalı kurmasının önemine işaret etti.
'Türkiye ileride'
AB ile müzakerelerde 10 numaralı faslın 'bilgi toplumu ve medya' olduğunu aktaran Başmüzakereci Babacan, AB'nin bu alanda sadece şemsiye niteliğinde düzenlemeler koyduğunu, gerisini ülkelere bıraktığını anlattı.
Babacan, ayrıca, AB direktifinde reklam süreleri konusunda açık ve kesin kuralların, sigara ve tütün ürünleri ile reçeteyle alınan ilaçların tele alışverişinin yasaklanması, küçüklerin ve kamu düzeninin korunması, pornografik, ölçüsüz şiddet içeren, kin ve nefret uyandıran yayınların yasaklanması gibi kuralların da bulunduğunu söyledi.
Türkiye'nin reklam konusunda pek çok AB ülkesinden daha ileri noktada olduğunu kaydeden Babacan, AB direktifiyle uyumsuzlukların sayısının çok fazla olmadığını söyledi.
Mevzuat tartışıldı
Reklamcı, reklamveren ve televizyon yayıncılarının temsilcilerinden oluşan Türkiye Reklam Konseyi'nin toplantısında AB'deki reklam mevzuatı değişiklikleri ve bunların Türk rekam sektörüne yansımaları tartışıldı.
Toplantıda Avrupa İletişim Ajansları Birliği (EACA) Direktörü Dominic Lyle, Avrupa Özel TV Yayıncıları Birliği (ACT) Direktörü Ross Biggam ve Avrupa TV ve Radyo Reklamcıları Derneği (EGTA) Kamu ilişkileri Direktörü Bertrand Cazes Avrupa'daki düzenlemeler konusunda bilgi verirken, AB Danışmanlık Yönetim Kurulu Üyesi Pars Kutay da AB ve Türkiye uygulamalarını karşılaştırdı.
Toplantıda Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürü ve Reklam Kurulu Başkanı Özcan Pektaş da bir konuşma yaptı.
Rakamlarla reklam...
Türkiye'de reklam sektörünün GSYH'ye oranı binde 5. Bu oran bazı gelişmiş ülkelerde yüzde 2
Türkiye'de 24'ü ulusal, 76'sı kablo, diğerleri bölgesel ve yerel olmak üzere 340 televizyon kanalı var
34 ulusal gazate yayımlanırken, düzenli reklam alan 250 dergi bulunuyor
2006'da 14 bin firma 17 bin marka için reklam verdi
Tam hizmet veren reklam ajansı sayısı 100'ü buluyor
Yalçındağ: AB'yle anlayış farkı var
Türkiye Reklam Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Türkiye ile AB arasında reklam düzenlemeleri konusunda anlayış farkı olduğunu söyledi. Yalçındağ şöyle konuştu: "Kasım 2006'da yayımlanan İlerleme Raporu'nda Türk Reklam Mevzuatı ile AB mevzuatı arasında uyumun sınırlı olduğu belirtilmektedir. Bu saptamanın taraflar arasındaki bilgi değişim eksikliğinden kaynaklanması mümkündür. Ancak her iki taraf arasında bir anlayış farkı bulunduğunun altı çizilmelidir. Türkiye'de gerek mevzuatın dili, gerek Reklam Kurulu kararları reklamlara karşı bir önyargının ifadesi gibidir."
İtici güç
Türkiye'de 3.7 milyar YTL olan reklam sektörü hacmi için 2007 hedefinin 4.3 milyar YTL olduğunu söyleyen Yalçındağ, "Reklam sadece ekonomik olarak yarattığı değerle değil, ekonomiye sağladığı itici güçle de Türkiye için önemlidir. Çünkü, diğer sektörleri harekete geçirme potansiyeline sahiptir" dedi.
RTÜK Başkanı: Reklam izlenebilir olmalı
Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman reklamların bazen çekilmez hale geldiğini söyledi. Akman, reklam konusunda sıkıntı yaşadıklarını belirterek, "Reklamcılar para hedefini gözettikleri için zaman zaman çekilmez hâle gelen reklamlar izleyebiliyoruz" dedi.
Reklamların süresinin kısıtlanması gerektiğini söyleyen Akman şöyle dedi: "Reklam yayıncılarının izleyicilere 'ben size eğlence sunuyorum, siz de bunun karşılığında vereceğim sonsuz reklamları izlemek durumundasınız' deme hakkı yok. Reklam yayıncıları reklamları izlenebilir duruma getirip süre kısıtlaması getirmelidir."
AB'yle uyum başarılı
Akman, ayrıca, yayıncılık sektörüne yeni girenler ile 16 yıldır bu alana yatırım yapmış olanların ayrı tutulması gerektiğine de işaret ederek, "Yıllardır yatırım yapmış olan yayıncıların haklarını korumak görevimizdir" dedi. Akman, RTÜK 'ün, AB'yle uyum sürecini başarıyla gerçekleştirmiş kurumlardan biri olduğunu belirtti.
'Kısıtlamalar doğal'
Avrupa İletişim Ajansları Birliği (EACE) Direktörü Dominic Lyle, toplantıda yaptığı konuşmada Avrupa'da 433 milyon tüketicinin ve 90 milyar euro'luk bir sektörün söz konusu olduğunu belirterek son 20 yıllık süreçte gelinen noktada, tüketicilerin artık kendilerini daha az güvende hissettiklerini ve yapılan bazı araştırmalarda tüketicilerin reklam içeriklerine olan güvensizliklerinin yüzde 70'leri bulduğunu dile getirdi.
Lyle, ayrıca AB'nin reklam sektörüyle ilgili mevzuatına da işaret ederek alkol, sigara, yağlı ve şekerli bazı ürünlerin tanıtımının kısıtlanmasının doğal olduğunu kaydetti.
'Reklam harcaması düşük'
AB Danışmanlık Yönetim Kurulu Üyesi Pars Kutay ise medyanın "ifade özgürlüğü"nü reklamın ise "ticari ifade özgürlüğü"nü temsil ettiğini söyleyerek, "medya ve reklam birbirinin hayat kaynağı" dedi. Kutay Türkiye'de 2003'te 8 euro olan kişi başına reklam harcamasının geçen yıl 17.9 euro'ya yükseldiğini ancak bunun pek çok Avrupa ülkesinin gerisinde olduğunu kaydetti.
Kutay, kişi başı reklam harcamasının Yunanistan'da 230 euro, Almanya'da ise 244 euro olduğunu söyledi.
Milliyet