| |
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, hükümete göreve geldiği tarihten bu yana yapmış olduğu icraatları değerlendirerek, karne verdi.
Hükümeti, büyüme ve kişi başına gelir artışında ''zayıf'' alırken, enflasyondan ''iyi'', mali disiplinden ''pekiyi'' almayı başardı.
Dış ticaret, cari açık, işsizlik, satın alma gücündeki gelişmelerle ilgili de hükümet ikmale kaldı.
Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleriyle dün akşam Swiss Otel'deki akşam yemeğinde bir araya gelen ATO Başkanı Sinan Aygün, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Aygün, hükümete bu güne kadar yapmış olduğu icraatlardan ötürü de verdiği karnenin notlarını açıkladı.
Hükümetin milli gelirde her 100 dolarlık artış için 65,5 dolarlık borç biriktirdiğini ifade eden Aygün, bu yüzden hükümete büyüme ve borçlanma notu ''zayıf'' not verdiklerini bildirdi.
Hükümetin icraatları içerisinde en büyük başarısızlığın cari açık konusunda yaşandığına vurgu yapan Aygün, başta dış ticaret ve cari açık olmak üzere bir çok derste ikmale kaldığını söyledi.
Hükümetin önemli başarısızlıklarından bir diğerinin ise istihdam ve işsizlik konusunda yaşandığına dikkat çeken Aygün, ekonomik büyümeye rağmen, artan nüfus kadar istihdam yaratılmadığı için hükümetin istihdam ve işsizlik dersinde de ''zayıf'' not aldığını söyledi.
2003 yılından bu yana TÜİK ve Merkez Bankası tarafından aylık olarak hazırlanan satın alma gücü endeksinde ortaya çıkan rakamlara göre, Erdoğan hükümetinin ''kırık'' not aldığını belirten Aygün, 2003 yılı sonunda 97,7 olarak açıklanan endeksin 2006 yılında 83,8'e kadar düşmesi üzerine satın alma gücünde sınıfta kaldığını söyledi.
Hükümet çalışanlara ekonomik büyümeden pay veremediği için gelir politikasından ''zayıf'' not verdiklerini anlatan Aygün, ekonomik olarak güç durumda kalan insanların suça yönelmeleri nedeniyle artan suç oranlarından da hükümete ''zayıf'' not verdiğini bildirdi.
Aygün'ün hükümete verdiği karnedeki notlar şöyle sıralanıyor:
-Büyüme-borç, kişi başına gelir-borç, istihdam-işsizlik, dış ticaret-cari açık, gelirler politikası dersleri: Zayıf -Nominal faiz, enflasyon dersleri: İyi -Mali disiplin: Pekiyi ''ERDOĞAN'DAN BAKANLIK TEKLİFİ ALDIM''
DYP'den siyasete gireceğine ilişkin bir soru üzerine Aygün, ''Bırakın DYP'yi benim siyasete girip girmeyeceğim belli değil'' dedi.
Zaman zaman siyasete girmeyi düşündüğünü, zaman zaman da düşünmediğini anlatan Aygün, parlamentoya girmesi halinde sesinin kesilmesinden korktuğunu söyledi.
İstese Hükümete yakın olup ihale ve kredi alabileceğini anlatan Aygün, şu anda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın uçağında kendisiyle gezenlerin daha önce eski Başbakanlardan Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz'ın uçağındakilerin aynısı olduğunu söyledi.
Aygün, ''Hepsi aynı, sistemden beslenene insanlar bunlar, tek farkı ne biliyor musunuz? Eskiden viskiler buzlu içilirdi şimdi kolayla içiliyor, bakıyorsunuz uçakta herkesin elinde kola bardakları'' diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine AK Parti'den siyasete girmesini teklif ettiğini anlatan Aygün, şunları kaydetti:
''21 Ağustos 2002 tarihinde Tayyip beyin Oran'daki 11. kattaki dairesindeydim gece saat 22.00, sabah evden 04.00'da çıktım 6 saat oturduk, Tayyip beyin yanında sayın Abdullah Gül vardı benim yanımda da iki arkadaşım. Konuştuğumuz şuydu (Aman sen gel) ben de, (Benim yerim bakanlıktan iyi, beni niye çağırıyorsunuz?) dedim. (Başbakan Erdoğan'ı kastederek) (Oğlum ben seni bakan yapacağım zaten) dedi. Üç gün düşünmek için mühlet istedim. Babama, karıma, bir kaç arkadaşıma sordum hepsi karşı çıktı, bunun üzerine 3 gününü sonunda sayın Gül'e telefon açtım (Gelemeyeceğim) dedim.'' Aygün, sorular üzerine Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Devlet Bakanı ve Başbakan yardımcısı Abdüllatif Şener, AK Parti Grup Başkan Vekili Salih Kapusuz konusunda da değerlendirmelerde bulunan Aygün, ''Gül, Şener ve Kapusuz benim tanıdığım Gül, Şener ve Kapusuz değil'' dedi. MAL VARLIĞINI AÇIKLADI
Gazetecilerin soruları üzerine Armada ve Angora Evleri'nde bir ortaklığı bulunmadığını ifade eden Aygün, Melih Gökçek'le de bir bağlantısının bulunmadığını, kendisinin işi yapmayan bir adam varsa onun da Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek olduğunu, bu konuda yapılan spekülasyonlarını anlamadığını anlattı.
Sorular üzerine mal varlığını da açıklayan Aygün, 6-7 tane üzerine kayıtlı dairesi bulunduğunu, oturduğu evin kendisine ait olduğunu, BMW, Honda ve Ford arabaları bulunduğunu, Ümitköy'de de bin 800 metre kare civarında kat karşılığı müteahhide verilmiş bir arsasının bulunduğu bildirdi.
Aygün, nakit olarak da 150-200 bin YTL civarında parası bulunduğunu söyledi.
Bir diğer soru üzerine Rüzgarlı'da bulunan ve inşaat malzemeleri sattığı yaklaşık 150 bin YTL değerindeki dükkanını da 6 çalışanına çalıştıkları yıl oranında hisse vererek devrettiğini anlattı.
Seçimlerden sonra parlamentoda nasıl bir yelpaze beklediğinin sorulması üzerine de Aygün, sistemin AK Parti'ye bir daha iktidar olma şansı vermeyeceğini söyledi.
Barajın aşağıya indirilmesini halinde parlamentoya 6 parti gireceğini belirten Aygün, yüzde 10 barajının kalkması halinde CHP lideri Deniz Baykal'ın Başbakanlığı, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Başkan Yardımcılığında anayasayı değiştirecek çoğunluğu sağlayacak güçlü bir iktidar isteniyorsa DYP'yi de barajı aşırtıp güçlü bir koalisyonun yönetime gelebileceğini bildirdi.
Aygün, ''Eğer parlamentoya MHP ve DYP girmezse, AK Parti ve CHP'yi girmiş sayıyoruz, yine ülkede kaos vardır. Esas tehlike o zamandır'' dedi.
Aygün, seçimlerde DYP ve MHP'nin barajı aşacaklarını söyledi.
İş yeri açan ve çalışan emeklilerden 2007 yılından itibaren kazancının yüzde 33,5i oranında destek pirimi kesilmesine dönük düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Aygün, bu konuyu mahkemeye götüreceklerini bildirdi. |