Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu

DÖVÜŞ SPORU YILDIZLARI

Spor kategorisinde ve Diğer Spor Dalları forumunda bulunan DÖVÜŞ SPORU YILDIZLARI konusunu görüntülemektesiniz.Dövüş Sporu Yıldızları. (17.04.2006) 80’lerin sonu ile 90’ların başı arasındaki süreçte ünü bütün dünyaya yayılan dövüş filmleri Dünyanın tanıdığı ve ...



Geri git   Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu > Spor > Diğer Spor Dalları

Maşaallah DÖVÜŞ SPORU YILDIZLARI

İndir Sitemap Liseler Harita Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


DÖVÜŞ SPORU YILDIZLARI



Yeni Konu aç  Cevapla

 

LinkBack Seçenekler
Alt 04-22-2006, 04:10 PM  
Standart


Dövüş Sporu Yıldızları. (17.04.2006)


80’lerin sonu ile 90’ların başı arasındaki süreçte ünü bütün dünyaya yayılan dövüş filmleri Dünyanın tanıdığı ve hayran olduğu bir çok yıldız yetiştirdi.Bunlardan en ünlüleri jackie chan,steven seagal,jeet li ve mark dacascos tur.İşte bu ünlülerin çok ilginç hayat hikayelerinin ayrıntıları.



Mark Dacascos.

Son yıllarda beyazperdede yıldızı parlayan isimlerden bir tanesi Dacascos.Dövüş sporlarındaki üstün kabiliyeti ve tüm Dünyada popüler olan capoeira sistemini film lerin dede temsil etmesi ve tanıtması onu daha da önemli yapıyor.İşte Dacascos ile ilgili ayrıntılar.

Boy:5' 9 1/2"

Kilo:155 lbs

Saç:Kahverengi

Göz:Kahverengi

Doğum Tarihi:Şubat 26, 1964

Doğum Yeri: Honolulu, Hawaii

Irk:Mark Çin,Japon,Filipin,Portekiz

Evlilik Durumu:Evli,Ocak 1998 Julie Condra ile

Çocuklar:Makoalani Charles,Aralık 31, 2000

Sevdiği Aktörler:Bruce Lee, Mel Gibson, Tom Hanks

Sevdiğ Renk:Açık Mavi

Mark Hakkında Bilinen Bazı Küçük Gerçekler(Ailesi ve Arkadaşlarından)

• Çok sağlıklı bir insandır. •

Mark asla çay ve sudanbaşka bir şey içmez. •

Çukulata nun zayıf noktasıdır. •

İş dışında:Köpeğiyle koşar,ağırlık kaldırır,ve cimnastik yapar. •

Mark endi sitilinde dans etmeyi sever...Beyaz adam için çok şeker uçar. •

4.danını bir kaç yıl önce törensiz aldı. •

Babası hatırlıyor:Bir keresinde Portland'a geldiğinde,uçağın kapısında onu bekliyordum,ve beni görmeden geçti,Çinli adamların şapkası ve koyu renk gözlükler!!!Mark geri geldi ve bana bozuk bir aksanla bir soru sordu bir kaç saniye sonra anladımki o Mark'tan başkası değili ve kahkahayı bastım!!! •

Mark iyi bir ritim duygusuna sahiptir,her zaman çaldığı iki davul seti vardır,bazebn gitardan bile fazla. •

Kaymayı çok sever,ayrca sörfte tercihleri arasındadır. •

Babası hatırlıyor:"Onun hakkında beni en çok korkutan şey,14 yaşındayken o ve bir arkadaşı Hawai'de yüzüyorlarmış.Gerğinden fazla açılmışlar ve bir köpekbalığı onların bulunduğu yere saldırmış.Bazı budist kişiler orada ayin yapıyorlarmış ve onların sesini duyup yardım çağırmışlar." •

Mark lisanslı bir sualtı dalgıcıdır. •

Mark kolje başlamış fakat aktörlük için iki yıl ara vermiş ve hala geri dönecek! •

Oynadığı filmler içinde en sevdiği karakter Güçlülerin Dünyası'ndaki Lois Stevensmiş.

Markın Oynadığı Filmler: •

Scorcher, (2001) •

Instinct to Kill, (2000).... JT Dylan ... aka The Perfect Husband ... aka Killing Instinct •

China Strike Force, (2000).... Tony Lau •

Le Pacte des Loups, (2000)....Mani ... aka Brotherhood of the Wolf •

The Base, (1999)....John Murphy/Dalton •

No Code of Conduct (1999) .... Paul DeLucca •

"The Crow: Stairway to Heaven" (1998) TV Series .... Eric Draven •

Deathline (1997) .... Merrick ... aka Armageddon (1997/I) ... aka Redline (1998) (USA) •

DNA (1997/I) .... Dr. Ash Mattley •

Boogie Boy (1997) .... Jesse •

Sanctuary (1997) .... Luke Kovak •

The Island of Dr. Moreau (1996) .... Lo-Mai •

Drive (1996/I) .... Toby Wong •

Sabotage (1996) .... Michael Bishop •

Crying Freeman (1995) .... Yo/Freeman •

Deadly Past (1995) .... Leo •

Wing Commander IV: The Price of Freedom (1995) (VG) .... 2nd Lt. Troy "Catscratch" Carter •

Dragstrip Girl (1994) (TV) .... Johnny •

Kickboxer 5 (1994) .... Matt Reeves ... aka Kickboxer 5: The Redemption (1994) ... aka Redemption, The (1994) •

American Samurai (1993) (V) .... Kenjiro •

ouble Dragon (1993) .... Jimmy Lee ... aka Double Dragon: The Movie (1993) •

Only the Strong (1993) .... Louis Stevens ... aka Street Fighters (1993) •

Roosters (1993) .... Filipino's Son •

Dead On the Money (1991) (TV) •

Angel Town (1990)

TV'de Misafir Oyuncu Olduğu Diziler •

"Martial Law" (1999) as Steven Garth in episode: "90 million reasons to die" •

"Tales from the Crypt" (1989) in episode: "Pit, The" 12/1994 •

"Doogie Howser, M.D." (1989) playing "Julian" in episode: "Grass Ain't •

Always Greener, The" (episode # 1.25) 4/25/1990 •

"One West Waikiki" (1994) playing "Moku" in episode: "Rest in Peace"

Dublörlük

• Steele Justice (1987) (stunts Batı dünyası yeni bir Çinli kahramana gözlerini dikti. Bruce Lee ile başlayan ardından Jackie Chan ile devam eden Amerikalıların Asya kaynaklı savunma sanatlarına ilgisi, Jet Li ile sürüyor. Kung Fu efsanesi Bruce Lee’nin tahtı Çinli wushu şampiyonu Jet Li tarafından sallanıyor. Wushu sporları dalında birçok rekoru bulunan Jet Li, Çin’in ulusal spor kahramanı. 8 yaşındayken Pekin’de Changgiao ilkokulundaki hocası tarafından keşfedilir. Yükseklere sıçramadaki becerisi, hareketlerindeki çeviklik ve zerafet dikkat çekicidir. Bu özellikleri nedeniyle Jet Li, wushu sporunun en iyi hocalarında Wu Bin’e teslim edilir. Li’deki bu doğal yetenekler nedeniyle Wu Bin ona extra bir eğitim uygular. Bir süre sonra yumruk atmak, çeviklik, esneklik, kılıç ve mızrak kullanmak konusunda uzmanlaşacaktır. 3 yıllık ciddi wushu eğitiminden sonra ülkenin genç şampiyonlarından biri olur ve 1974 yılında henüz 11 yaşındayken Pekin’deki profesyonel wushu takımına çağrılır.

Bu durum Jet Li’nin savunma sanatlarına bakış açısının genişlemesine neden olur. Li, serbest jimnastik egzersizlerini, boksu ve silahları bir araya getirir. Bunlara yetenek gerektiren sıçramaları ve hızı ekler.

HOLLYWOOD Lİ’Yİ KEŞFEDİYOR

Li, uzun bir süre Hong Kong film endüstrisinde çalışır. Oyuncu ve yapımcı olarak bir çok filme imza atar ve Hong Kong’dan film yıldızı arayışında olan Hollywood tarafından keşfedilir. “Lethal Weapon 4” filmindeki rolü ona Amerikan aksiyon sinemasının kapılarını açar. O tarihten sonra da Jet Li’nin adı Hollywood’un önemli isimleriyle birlikte anılmaya başlar. Pulp Fiction’ın yönetmeni Quentin Tarantino’nun bir Jet Li hayranı olduğunu ve onun en iyi filmlerinin haklarını satın aldığını açıklamasının ardından Miramax önümüzdeki sene Li’nin, Hong Kong’ta çevirdiği filmlerin en iyilerinin dağıtımını üstleneceğini bildirdi. Bunda Jet Li’nin gelecek vaadeden bir oyuncu olmasının yanısıra daha şimdiden filmlerinin bütün dünyada yaptığı gişenin payı yadsınamaz. Filmlerinde özellikle aksiyonun ve duyguların dilini iyi konuşturmakta başarılı bir sanatçı olarak nitelenen Jet Li, dünyada wushu sporunun büyükelçisi olarak tanımlanıyor. Doğulu kahramanın Batı’daki serüveni bütün hızıyla devam ediyor. Sinemalara “Kiss of the Dragon - Ejder’in Öpücüğü” ile gelen oyuncu hakkında bazı bilgiler aşağıda:

Wushu dahisi

Jet Li bir wushu dahisi ve mükemmel bir insan olarak nitelendiriliyor... Li ise bu yakıştırmalara yanıt verirken alabildiğine mütevazi: “Ben mükemmel bir insan değilim. Bazı gazetelerde küçükken çok bilinçli bir şekilde wushu üzerine yöneldiğim söyleniyor. Bu pek doğru değil. Ben de diğer insanlar gibi bir çok problemle karşılaştım. Hatta bazen wushu sporunu bırakmayı dahi düşündüm. Ama hocam zorluklara karşı bana hep yardım etti ve bırakmamam için teşvik etti. Onun yol göstermesi ve basrı benim ufkumu genişletti.”

Jet Li, insanların savunma sanatlarına ilgisini şöyle açıklıyor: “İnsanlar bunu aktör olmak, olimpiyat şampiyonu olmak, kendini korumak ya da daha sağlıklı olmak için seçiyorlar. Biz bir kişiye tekme atmak için insanlara savunma sanatlarının öğretilmesine karşıyız. Aslında bir insanın savunma sanatlarını sokakta kullanmak için öğrenmesi oldukça düşük bir ihtimal. Eğer bu nedenle öğreniyorsa amacına ulaşması da pek mümkün değil. Biliyorsunuz sokakta dövüşü aşan silahlar var.”

Altı aylık bir hazırlık

Öncelikle oynadığı karaktere konsantre oluyor. Bu esnada gerçek hayattan kopuyor. O karakterin dünyasını tanımak için araştırmaya yaklaşık altı ayını veriyor. Tabii ki bu araştırmalar aksiyon sahnelerini de içeriyor. Filmin ilk aşamalarında Jet Li canlandırdığı karakterin neden insanlarla dövüşmesi gerektiği konusunda karar vermek zorunda. Çünkü Li, çoğu zaman dövüşmek istemiyor.

Aşk filminde oynar mı?

Tabii ki, o bir aktör ve farklı karakterlere bürünmek istiyor. Şimdiye kadar hiç kimse böyle bir teklifle gelmemiş. İleride Amerikalı yönetmen ve yapımcılar bir şans verirse, içinde aksiyon olmayan bir filmde rol almak istiyor.

Jet Li yönetmen olmak istiyor mu?

Aslında hayır. Jet Li yapımcı olmak istiyor. Hong Kong’ta tam yedi filmin yapımcılığını üstlenmiş. Li’ye göre yapımcılar çok eğleniyorlar çünkü hikayeyi onlar çıkartıyorlar. Jet şöyle düşünüyor:

“Yapımcıysanız, en iyi yönetmeni, en iyi koreografi, en iyi aktörleri buluyorsunzu. Ekibi oluşturan kişilerin hepsi çok yetenekli oluyor... Bunları bulup, doğru bir şekilde biraraya getirince ortaya muhteşem bir film çıkıyor. Rüyanızı gerçekleştiriyorsunuz bir bakıma.”

Dövüş sahnelerini çekerken hiç sakatlandı mı?

“Bundan yıllar önceyi, film dünyasındaki ilk yedi yılımı düşünüyorum; her film sırasında ya bacağımı ya kolumu kırıyordum. Vücudumda tam yedi yer kırılmıştı. Gerçekten o tip durumlardan ürküyorum. Aksiyon filmi yapmaktan da bu yüzden ürküyorum. Çünkü belki gelecek filmdeki rolümde bir yerimi kırabilirim düşüncesi hep aklımda. Daha önceden kırılmış yedi yer var hali hazırda. Birgün kendime şunu telkin etmeye karar verdim; eğer aksiyon filmi oyuncusu olacaksam bacağımı kırmayı göze almalıyım. Eğer orduya katılmayı istiyorsanız, savaşmak, dövüşmek ve hatta ölüme gitmek zorunda kalabilirsiniz. Öyleyse, benim de başka çarem yok.

“Kiss of the Dragon” Hong Kong stilinde çekildi. Paris’te geçen, Fransız oyuncuların ağırlıkta olduğu film Amerikan piyasası için düşünüldü. Peki Jet Li film üzerine neler düşünüyor?

Jet Li film hakkında şöyle diyor: “The Fifth Element” ve “The Big Blue”nun yönetmeni, Taxi, Nikita, The Professional gibi filmlerin yapımcısı Luc Besson’u, oldukça yaratıcı buluyor. Onun bakış açısından herşey farklı görülüyor. Filmdeki hareketler bildiğimiz hareketler ama bizim isteğimiz farklı bir açıdan bakmaktı. Bu durumu yapımcı Luc Besson, yazar Robert Kamen ve ben, müzakere ettik Başından itibaren filmi yeniden yarattık. Bu görüşmelerden üç hafta sonra senaryomuz hazırdı. Altı hafta sonra Paris’te çekimlere başlamıştık. Oldukça hızlı bir çalışma. Çünkü Asya, Avrupa ve Amerika’da film yapmak biraz farklı. Avrupa’da film çekmek Asya’daki çalışmaya benziyor. Sanki küçük bir aile gibisiniz, el sıkışıyorsunuz filmi yapıyorsunuz. Herşey içih çok fazla enerji var. Ve film oldukça çabuk çıkıyor.

Kiss of the Dragon’un benzerlerinden farkı ne?

Bu filmde şiddetin çok olduğu, hatta bazı Hong Kong filmlerinden daha karanlık olduğu iddialarına karşılık Jet Li, bu filmdeki aksiyonun gerçeğe yakın olduğunu düşünüyor. Hong Kong’ta çok aksiyon filmi çektiğini ve genelde karakterin hep “kahraman” olduğunu söylüyor ve şunları ekliyor: “Dövüşün başından sonuna o bir kahramandır, hiçbir zaman kaybetmez. Bu açıdan bakıldığında Luc Besson farklı bir karakter yaratıyor daha başlangıçta... Biz süper bir kahraman yaratmak istemedik.

Bu adam bir miktar bencil, yaptığı işle uğraşan, kadınlarla ilgilenmeyi bilmeyen, durumun değişmesinden ürken, hatta kaçan, ilerde olabilecekleri bilmeye çalışan yani mükemmel olmayan, sahici bir karakter yaratmaya çalıştık. Mesela kahramanımız otelin içinde dövüşürken kendine çok güveniyor. Ama bir süre sonra, Paris’te, Sen nehrinde ve tren istasyonunda aynı durumla karşı karşıya gelince korkuyor.

Herkesin ona düşman olduğunu düşünmeye başlıyor. Sinirli bir kişi oluveriyor. Gerçek bir insan gibi neredeyse.

Bridget Fonda ile çalışmak nasıl bir duygu?

“Bridget Fonda, muhteşem bir aktrist. Luc Besson onu filmde kullanmaya karar verdiği için memnunum. Genelde aksiyon filmlerinde aktrist güzel bir çiçektir. Çiçeği filme koyup, daha sonra kavga ederler. Ne zaman filmde çiçeğe ihtiyaç olur. O zaman aktris kareye girer.

Fakat bu filmde Bridget, kötü adamlar ile iyi adamlar arasındaki anahtar rolünde. O olayların ortasında kalmış. B udurumda seyirciye karakterle ilgili bir şeyler anlatıyor. Film sadece dövüş üzerine kurulu değil. Mesela benim canlandırdığım karakter ondan çok şeyler öğreniyor.”

“Kiss of the Dragon”la nasıl bir mesaj vermeyi amaçlıyorsunuz?

Jet Li, bu filmle söz verip bunu tutmanın önemini vurgulamak istediklerini belirtiyor. Kendisi özel yaşamında geleneksel bir Çinli olduğunu ve geleneklere göre bir kıza söz verirsen bunu tutmak zorunda olduğunu söylüyor. Ona göre bu, bir çok Asyalı ve Amerikalı izleyici için de geçerli. Şöyle düşünüyor:

“Erkekler aksiyon filmi görmek istediklerinde kız arkadaşlarına yalvarırlar, fakat bu sefer kadınlar hadi bakalım birlikte bu filmi izleyelim diyecek. Çünkü verdiğiniz sözü hatırlayın. Bence ne yaparsanız yapın, erkeklerin dürüst olup, sorumluluklarını yerine getirmesi lazım. Bu benim kişisel görüşüm.

Jet Li’nin “Wushu” sporu üzerine düşünceleri? “Wushu” kelimesinde “wu” kelimesi savunmayı “shu” ise sanatı anlatıyor. Bu sporda en temel amaç, hayatta kalmaktır.

Jet Li filmlerinden seçmeler

• Shaolin Temple (1979)

Born to Defence (1986)

Dragon Fight (1988)

The Master (1989)

Once Upon a Time in China (1991)

Claws of Steel (1993)

Shaolin Kung Fu (1994)

Fist of Legend (1994)

High Risk (1995)

My Father is a Hero (1995)

Black Mask (1996)

Once Upon a Time in China and America (1997)

Lethal Weapon (1998)

King of Assassins (1998)

Romeo Must Die (2000)

Top Fighter (2000)

Kiss of the Dragon (2001)

The One (2001) Wushu insanların yaşamsal ihtiyaçlarının değişmesine uygun olarak değişmiştir. Doğadan korunmak için insanlar yerleşim birimleri inşaa ettiler. Bir süre sonra kavga etmeye başladılar. Wushu’nun formu bu tipte kavgalar sonucunda gelişti. Günümüz dünyasında dört amaç için wushu yapılıyor.

Olimpiyatlar gibi yarışmalar, film ve dublörlük kendini savunma ve sağlık için... Hangi amaçla yapılırsa yapılsın wushu yaparken, boyunuz, yaşınız, kişiliğiniz ve diğer yaşamsal kaygılarınız önemli. Kişisel hedefleriniz arasında sağlığınızı daha iyi bir duruma getirmek varsa, 70 yaşında olsanız bile wushu eğitimine başlayabilirsiniz.

Olimpiyatlara wushu sporu ile katılmak isterseniz, o zaman olabildiğince erken başlamak gerekir. Başlama yaşı 13’ten öncedir. Kişisel nedenlerden dolayı 15 yaştan sonrasına kalırsanız, belirli bir deneyim kazanmanız zaman alacaktır. Eğer filmde aktör ya da dublör olmak istiyorsanız, dublörlük için 18 yaşından sonra da başlarsanız başarılı olursunuz ve bunun için üç yıl kurs görmelisiniz.

Dünyanın en popüler aktörlerinden biri olan Jackie Chan, 7 Nisan 1954’te Hong Kong’lu fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Aktörün anlattığına göre ailesi o kadar fakirdi ki, neredeyse onu doğar doğmaz para karşılığında zengin bir İngiliz çifte evlatlık vereceklerdi. Ama öyle olmadı ve Chan, ailesinin en büyük destekçisi oldu.

7 yaşında Çin Opera Araştırma Enstitüsü’ne kaydını yaptıran Chan, takip eden on yılını Pekin Operası’nda yoğun bir çalışma temposu içinde geçirdi. Bu dönemde dövüş sanatları ve akrobasi alanındaki yeteneklerini geliştirme imkanı buldu.

İlk gençlik yıllarında Cheng Lung ismiyle bazı filmlerde rol alan Chan, daha 20 yaşına basmadan 25 filmde rol almıştı bile. İşe cambazlıkla başlayan Chan, Bruce Lee’nin potansiyel varisi olmaya adaydı. İlk filmlerinde soğuk ve ciddi karakterleri canlandıran genç aktör, Lee’nin ölümünün intikamını almaya kararlı gibi görünüyordu. Ama Chan’ın oyunculuğuyla dikkat çekmesi, bu ciddiyetinden sıyrılıp komedi filmlerinde boy göstermeye başlamasıyla gerçekleşecekti.

Çoğu zaman kung-fu’nun Buster Keaton’u olarak anılan aktörün hayata bakışı Keaton’dan daha iyimser olmakla birlikte, çete filmlerine olan bağlılığı ve yaşamını tehlikeye atmaktan çekinmeksizin en korku verici akrobasi hareketlerini gözü kapalı kabul edişiyşe, Keaton’un temsilcisi olduğu da yadsınamazdı.

1978’de rol aldığı “The Young Master ”dan bu yana hemen hemen bütün filmlerinde kendi kendinin yönetmeni olan Chan, bu filmlerin çoğunun senaristliğini de üstlendi. Hong Kong yapımı filmlerinin en iyileri arasında 1983 yapımı “ Project A ”, 1985 yapımı “ Police Story ”, 1986’da gösterime giren “ Armour of God ” ve “ Golden Horse ” ödüllü “ Crime Story ” ( 1993 ) ilk akla gelenler.

Avrupa ve Asya’daki popülerliğine rağmen uzunca bir süre Amerikan pazarına giremeyen Chan, “ The Big Brawl ” ( 1980 ) ve “ Cannonball Run ” gibi filmlerle Amerikalı izleyicilerin de beğenisini kazanmaya çalıştı ancak fazla başarı sağlayamadı.

Chan’ın Amerika kıtasında istediği başarıya ulaşması 1996 yapımı “ Rumble in the Bronx ” ile oldu. Gösterime girdiği tarihte yüksek gişe başarısı elde eden filmde izleyiciler ilk kez “ Bronx ” ufuk çizgisindeki Kanada sıradağlarının bu kadar net ve güzel olduğunu keşfedeceklerdi.

1998’de Chris Tucker ile birlikte kamera karşısına geçtiği “ Rush Hour ” sayesinde box-office listelerinde bir kez daha üst sıralara yerleşen Chan, Amerika pazarının en tanınan Asya kökenli oyuncularından biri oldu.

2000 yılında rol aldığı bir western komedisi olan “ Shanghai Noon ” ile bir kez daha izleyicilerin beğenisini kazanan aktör, filmde, Çin İmparatorunun kaçırılan kızını kurtarması için görevlendirilen İmparatorluk muhafızı rolündeydi.

2001 yılında “ Rush Hour 2 ” için Tucker ile bir kez daha bir araya gelen Chan’ın son çalışmaları arasında “ The Tuxedo ”, “ Highbinders ” ve “ Rush Hour 3 ” yer alıyor...

Bu bilgiler Linkler sadece üyelere.... Üye ol] alınmıştır. Japon dövüş sanatları konusunda uzman olan Steven Seagal, aksiyon filmlerinin vazgeçilmez isimlerinden biri. Segal filmleri, yüksek dozda şiddet içeren filmler olmakla beraber, ruhani konulara yer vermeleri, çevre duyarlılığı gibi sosyal konulara eğilmeleri ile benzerlerinden ayrılmakta.

10 Nisan 1951’de Amerika’nın Michigan eyaletinde tıbbi teknisyen bir anne ile matematik öğretmeni bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Seagal, beş yaşında ailesiyle birlikte California’ya taşındı. Daha yedi yaşındayken dövüş sanatlarına duyduğu ilgi, onu evlerinin yakınlarındaki Garden Grove’da aikido dersleri almaya yöneltti.

1971 yılında Japonya’ya giderek orada bir yandan Zen, Budizm ve dövüş sanatları konusundaki bilgisini artırırken, bir yandan da İngilizce dersleri verdi. 1975 yılında burada evlenen Seagal, kayınpederinden devraldığı bir dövüş okulunun başına geçerek, Japonya’da bir dövüş okulu açan ilk Batılı oldu.

Bu süre boyunca zaman zaman dövüş filmlerinde kendini gösteren aktör, Sean Connery ve Toshiro Mifune gibi aktörlerin eğitmenliğini de yaptı. Doğu dinlerine de ilgi duymaya başlayan Seagal, 1997 yılında Shambala Sun için yaptığı bir röportajında, Tibet Budizmine olan ilgisinin kendisini akupunktur öğrenmeye yönelttiğini söylüyordu.

Uzun yıllar boyunca Asya’da kalan ve burada kaldığı süre içerisinde CIA ajanları ile yakın ilişkiler içinde olduğunu söylenen aktör, burada geçirdiği 15 yılın sonunda Amerika’ya geri dönerek yeni bir dövüş sanatları okulu açtı. Aynı zamanda ünlülere bodyguardlık da yapan Seagal’ın müşterileri arasında gelecekte eşi olacak Kelly Le Brock ile Michael Ovitz gibi isimler yer alıyordu.

Ovitz’in yardımıyla, dövüş filmlerinde rol almak üzere Warner Bros ile anlaşan Seagal, Andrew Davis’in yönettiği ilk filmi “ Above the Law ”ın ( 1988 ) yüksek tempolu aksiyon sahnelerinin hayata geçirilmesinde önemli rol oynadı.

Filmdeki performansıyla takdir toplayan Seagal kendini bir anda aksiyon filmleri dünyasında buldu. Bir sonraki filmi “ Hard to Kill ”de ( 1989 ) komadan çıkıp kendini bu duruma sokanlardan intikam almak üzere işe koyulan bir polis memurunu canlandıran aktör, 1992 yılında rol aldığı “ Under Siege ” ile oyunculuk alanındaki başarısını kanıtladı.

1994’te “ On Deadly Ground ” ile yönetmenlik alanında da şansını denemeye karar verdiyse de film, eleştirmenler tarafından pek de yapıcı eleştiriler almadı.

Aktör, 1996 yapımı “ Executive Decision ” ve 1998 yapımı “ The Patriot ” ile aksiyon filmleri alanındaki çalışmalarını sürdürdü. 1999 yılında “ Prince of Central Park ” filminin yapımcılığını üstlenen Seagal, 2001 yılında gösterime giren “ Exit Wounds ” ( Kurşun ) isimli aksiyon filminde yine bir polisi canlandırdı.

2001 yılındaki diğer çalışmaları “ Ticker ” ve “ The Path Beyond Thought ” olan aktör, 1997 yılında geçmiş hayatında bir Buda rahibi olduğunu açıklayınca pek çok tartışmaya konu oldu. Budizm konusundaki çalışmalarında çok ciddi olduğunu söyleyen aktör, meditasyon yaparak, bu konuda sürekli kendini geliştirmeye çalışarak iyi bir eğitmen olmaya çaba gösterdiğini söylüyor

 
Alt 04-28-2006, 05:34 PM  
Standart

saolasın

 
Alt 04-28-2006, 05:58 PM  
Standart

sagol
 
Alt 05-27-2006, 06:53 PM  
Standart

saoalsın
 
Cevapla

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Seçenekler

DÖVÜŞ SPORU YILDIZLARI

Spor kategorisinde ve Diğer Spor Dalları forumunda bulunan DÖVÜŞ SPORU YILDIZLARI konusunu görüntülemektesiniz.Dövüş Sporu Yıldızları. (17.04.2006) 80’lerin sonu ile 90’ların başı arasındaki süreçte ünü bütün dünyaya yayılan dövüş filmleri Dünyanın tanıdığı ve ...


DÖVÜŞ SPORU YILDIZLARI konusuna benzer konular:

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Böyle dövüş maçı görülmedi cadawra Gereksiz Mesajlar 17 07-19-2007 09:57 PM
Yeşilçam´ın Dövüş Teknikleri fırattaştan Komik Şeyler 3 11-21-2006 06:37 PM
Yeşilçam'ın Dövüş Teknikleri LogarDanger Komik Şeyler 5 10-22-2006 01:21 PM
DÖVÜŞ SANATLARI VE YAŞAM ustamcan Diğer Spor Dalları 2 05-31-2006 03:01 PM
ASYA ÜLKELERİNİN GELENEKSEL DÖVÜŞ SANATLARI ustamcan Diğer Spor Dalları 1 04-28-2006 06:06 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:26 PM .





Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
eXTReMe Tracker
Forums Directory
We Hattı RSS Besleme Alexa Toolbar

Benzer Forumlar: izafet | UslanmaM | TEKplatform | MaxiCep.Com | iDo-FoRuM